Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 82: Hezeyan
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kenz-i mahfi" data-source="post: 454281" data-attributes="member: 1024011"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Hezeyanla şüpheyi birbirinden ayırt etmek gerekir. Sözgelimi bir insan komşusunun kendisini öldürmeye çalıştığını düşünse ama bundan emin olmasa buna hezeyan denemez. Psikiyatrik değerlendirmede, bir düşüncenin hezeyan olup olmadığını anlamak için, konuyu bir hafiye gibi incelemeye gerek yoktur. Mesela belli biri tarafından öldürülmeye çalışıldığına inanan bir kişinin düşüncesinin hezeyan olup olmadığını anlamak için bu durumun doğru olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Akıl yürütme biçimi ve konuyla uğraşma şeklinden hezeyan olup olmadığı anlaşılabilir. Mesela komşusunun kendisini öldürmeye çalıştığı şeklinde hezeyanı olana bu fikre nereden vardığını sorduğumuzda “komşum kapısının önüne kırmızı çöp kutusu koyuyor, bu şekilde beni öldüreceğini söylüyor” der. Bu yargı muhakeme bozukluğunu göstermektedir. Akıl hastalığının temel özelliği muhakeme bozukluğu, sebep-sonuç ilişkilerini mantıksız kurmadır. Karısının kendisini aldattığını iddia eden bir ki;i, kanıt olarak karısının akşamları yorgun olmasını gösteriyordu. “Bu durum ev işi yapmasına bağlı olamaz mı?” diye sorulduğunda “benim karımınki ondan değil, bundan eminim” der. Hezeyanları olan kişiler doğruluklarını ispatlamak, kendilerini hayali düşmanlarından korumak ya da haklarını almak için büyük bir çaba içindedirler. Hayatları adeta bu hezeyan etrafında dönmeye başlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kendisinin mehdi veya bu tür bir kurtarıcı olduğunu iddia ederek etrafına pek çok insanı toplayan kişiler, eğer dolandırıcı değillerse, genellikle hezeyanlı bozukluk (paranoya) hastasıdırlar. Hezeyanlı bozukluk (paranoya) hastalığında, şizofrenidekinden farklı olarak, tek bir hezeyan vardır; bu hezeyan sistemlidir, tuhaf değildir. Hezeyanıyla ilgili çok geniş ve detaylı açıklamaları vardır. Etrafında olup biten hemen her şeyin, o kişiye göre hezeyan sistemi içinde bir yeri vardır. Mesela kendisinin mehdi olduğuna inanan bir ki;i, şehirde çıkan orman yangınının kendi mehdiliğini kutlamak için bir işaret olduğunu der.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Hezeyanlı kişilerin çevresindeki bazı insanlar da bu hezeyana ortak olabilirler. Hezeyana ortak olan insanlar hezeyanla ilgili konuda tıpkı bir akıl hastası gibi akıl yürütürler ancak aslında akıl hastası değillerdir, sadece etki altında kalmışlardır. Hezeyanı paylaşan kişiler asıl hezeyanlı hastadan uzaklaştıklarında, bir süre sonra düşünce tarzları değişir ve tedavi edilmese bile düzelirler. Buna “paylaşılmış hezeyan” adı verilir. Hezeyanlı bir kişinin etrafında ona inananların oluşturduğu topluluklar, hezeyanlar doğrultusunda yönlendirilerek akılla bağdaşmaz yollara itilebilirler. Bu topluluklar genel kabul görmüş inanç sistemlerinin dışında fikirler öne sürebilirler. Mesela kıyametin kopmak üzere olduğuna liderleri tarafından inandırılan Amerikalı bir grup insanın topluca intihar edişi medyaya da yansımıştı. hasta oldukları anlaşılan ve mehdilik hezeyanı olan hastaların ortak bir özelliği, hezeyanlarını İslam dinindeki bir meselenin üzerine bina etmelerine ve hezeyanlarını ispatlamak için İslam dinindeki bazı meseleleri kullanmalarına rağmen dinin temel esasları ile açıkça çelişen fikirlerinin olmasıydı. Bu çarpık fikirler için kendileri dışında bir delilleri bulunmamaktaydı. Bütün hezeyanlı durumlarda olduğu gibi bu hastalar da, din konusunda bilgili kişilerle konuştuklarında dahi düşüncelerini değiştirmiyorlardı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Hezeyanlı hastalar insan ilişkilerinde genellikle güvensizlik yaşarlar. Bunun muhtemel sebeplerinden bazıları yetiştikleri aile ortamının düşmanca olması; annelerinin aşırı kontrolcü, babalarının ise soğuk ve sadist tutumlar içinde olmasıdır. Hezeyanlı kişilerin kullandığı temel savunma mekanizmaları reaksiyon formasyon (tersine davranma), inkar ve yansıtmadır. Hezeyanın meydana gelme mekanizması kişinin kendi içinde bastırdığı ve varlığını inkâr ettiği duygu ve düşünceleri (saldırganlık, bağlanma ihtiyacı vb.) bir başkasına ya da başkalarına yansıtmasıdır. Mesela saldırganlık duyguları bastırılıp inkâr edilerek “bana düşmanlık ediyorlar” şeklinde başkalarına yansıtılır. Bu insan kendini rahatsız eden duyguların varlığını inkâr ederek acı verici gerçeklerden kaçınır. Yansıttıkları kötülükleri başkalarının üzerinde görerek kabul edemeyecekleri dürtülerin kendilerinde olduğunu fark etmekten korunurlar. Aşağılık kompleksine karşı oluşturulan bir reaksiyon formasyon (tersine davranma) ve yansıtma ile büyüklük hezeyanı (megalomani) oluşur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Hezeyanlı hastaların hissettikleri durum, kendilerini anlamayan ve karşı olan bir dünyada yaşadıklarıdır. Yansıtma temel savunma mekanizmalarıdır ve bütün kötülükleri çevredeki insanlara ve kurumlara yansıtırlar. Böylece iç dünyalarında tehdit edici olabilecek bir dürtüyü, bir dış tehdit ile yer değiştirerek kontrol ederler. Hastanın kontrol etme ihtiyacı, paranoyanın temelindeki düşük benlik saygısından kaynaklanır. Paranoid hastalar, kendilerini büyük görerek veya önemli kişi ve kuruluşların kendi peşinde olduğuna ya da kötülük etmeye çalıştığına inanarak, zayıflık duygularını ve aşağılık komplekslerini telafi ederler.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">mesihlik ya da mehdilik iddia eden kişilerin normal gibi görünmeleri ve davranmalarına ya da çok bilgili ya da eğitimli olmalarına aldanmamak gerekir. Bu durum psikiyatrik bir rahatsızlığın parçası olabilir. Bu insanlar, çok aklı başında gibi görünüp pek çok insanı çevrelerine toplayabilir ve yanlış yönlendirebilirler. Bundan korunmak için inançlı kişilerin dinin bazı açık prensipleriyle çelişen ya da bazı dini konuları zorlamalı şekilde tevil eden yaklaşımlardan sakınmaları gerekir.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kenz-i mahfi, post: 454281, member: 1024011"] [SIZE=4][FONT=Palatino Linotype]Hezeyanla şüpheyi birbirinden ayırt etmek gerekir. Sözgelimi bir insan komşusunun kendisini öldürmeye çalıştığını düşünse ama bundan emin olmasa buna hezeyan denemez. Psikiyatrik değerlendirmede, bir düşüncenin hezeyan olup olmadığını anlamak için, konuyu bir hafiye gibi incelemeye gerek yoktur. Mesela belli biri tarafından öldürülmeye çalışıldığına inanan bir kişinin düşüncesinin hezeyan olup olmadığını anlamak için bu durumun doğru olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Akıl yürütme biçimi ve konuyla uğraşma şeklinden hezeyan olup olmadığı anlaşılabilir. Mesela komşusunun kendisini öldürmeye çalıştığı şeklinde hezeyanı olana bu fikre nereden vardığını sorduğumuzda “komşum kapısının önüne kırmızı çöp kutusu koyuyor, bu şekilde beni öldüreceğini söylüyor” der. Bu yargı muhakeme bozukluğunu göstermektedir. Akıl hastalığının temel özelliği muhakeme bozukluğu, sebep-sonuç ilişkilerini mantıksız kurmadır. Karısının kendisini aldattığını iddia eden bir ki;i, kanıt olarak karısının akşamları yorgun olmasını gösteriyordu. “Bu durum ev işi yapmasına bağlı olamaz mı?” diye sorulduğunda “benim karımınki ondan değil, bundan eminim” der. Hezeyanları olan kişiler doğruluklarını ispatlamak, kendilerini hayali düşmanlarından korumak ya da haklarını almak için büyük bir çaba içindedirler. Hayatları adeta bu hezeyan etrafında dönmeye başlar. Kendisinin mehdi veya bu tür bir kurtarıcı olduğunu iddia ederek etrafına pek çok insanı toplayan kişiler, eğer dolandırıcı değillerse, genellikle hezeyanlı bozukluk (paranoya) hastasıdırlar. Hezeyanlı bozukluk (paranoya) hastalığında, şizofrenidekinden farklı olarak, tek bir hezeyan vardır; bu hezeyan sistemlidir, tuhaf değildir. Hezeyanıyla ilgili çok geniş ve detaylı açıklamaları vardır. Etrafında olup biten hemen her şeyin, o kişiye göre hezeyan sistemi içinde bir yeri vardır. Mesela kendisinin mehdi olduğuna inanan bir ki;i, şehirde çıkan orman yangınının kendi mehdiliğini kutlamak için bir işaret olduğunu der. Hezeyanlı kişilerin çevresindeki bazı insanlar da bu hezeyana ortak olabilirler. Hezeyana ortak olan insanlar hezeyanla ilgili konuda tıpkı bir akıl hastası gibi akıl yürütürler ancak aslında akıl hastası değillerdir, sadece etki altında kalmışlardır. Hezeyanı paylaşan kişiler asıl hezeyanlı hastadan uzaklaştıklarında, bir süre sonra düşünce tarzları değişir ve tedavi edilmese bile düzelirler. Buna “paylaşılmış hezeyan” adı verilir. Hezeyanlı bir kişinin etrafında ona inananların oluşturduğu topluluklar, hezeyanlar doğrultusunda yönlendirilerek akılla bağdaşmaz yollara itilebilirler. Bu topluluklar genel kabul görmüş inanç sistemlerinin dışında fikirler öne sürebilirler. Mesela kıyametin kopmak üzere olduğuna liderleri tarafından inandırılan Amerikalı bir grup insanın topluca intihar edişi medyaya da yansımıştı. hasta oldukları anlaşılan ve mehdilik hezeyanı olan hastaların ortak bir özelliği, hezeyanlarını İslam dinindeki bir meselenin üzerine bina etmelerine ve hezeyanlarını ispatlamak için İslam dinindeki bazı meseleleri kullanmalarına rağmen dinin temel esasları ile açıkça çelişen fikirlerinin olmasıydı. Bu çarpık fikirler için kendileri dışında bir delilleri bulunmamaktaydı. Bütün hezeyanlı durumlarda olduğu gibi bu hastalar da, din konusunda bilgili kişilerle konuştuklarında dahi düşüncelerini değiştirmiyorlardı. Hezeyanlı hastalar insan ilişkilerinde genellikle güvensizlik yaşarlar. Bunun muhtemel sebeplerinden bazıları yetiştikleri aile ortamının düşmanca olması; annelerinin aşırı kontrolcü, babalarının ise soğuk ve sadist tutumlar içinde olmasıdır. Hezeyanlı kişilerin kullandığı temel savunma mekanizmaları reaksiyon formasyon (tersine davranma), inkar ve yansıtmadır. Hezeyanın meydana gelme mekanizması kişinin kendi içinde bastırdığı ve varlığını inkâr ettiği duygu ve düşünceleri (saldırganlık, bağlanma ihtiyacı vb.) bir başkasına ya da başkalarına yansıtmasıdır. Mesela saldırganlık duyguları bastırılıp inkâr edilerek “bana düşmanlık ediyorlar” şeklinde başkalarına yansıtılır. Bu insan kendini rahatsız eden duyguların varlığını inkâr ederek acı verici gerçeklerden kaçınır. Yansıttıkları kötülükleri başkalarının üzerinde görerek kabul edemeyecekleri dürtülerin kendilerinde olduğunu fark etmekten korunurlar. Aşağılık kompleksine karşı oluşturulan bir reaksiyon formasyon (tersine davranma) ve yansıtma ile büyüklük hezeyanı (megalomani) oluşur. Hezeyanlı hastaların hissettikleri durum, kendilerini anlamayan ve karşı olan bir dünyada yaşadıklarıdır. Yansıtma temel savunma mekanizmalarıdır ve bütün kötülükleri çevredeki insanlara ve kurumlara yansıtırlar. Böylece iç dünyalarında tehdit edici olabilecek bir dürtüyü, bir dış tehdit ile yer değiştirerek kontrol ederler. Hastanın kontrol etme ihtiyacı, paranoyanın temelindeki düşük benlik saygısından kaynaklanır. Paranoid hastalar, kendilerini büyük görerek veya önemli kişi ve kuruluşların kendi peşinde olduğuna ya da kötülük etmeye çalıştığına inanarak, zayıflık duygularını ve aşağılık komplekslerini telafi ederler. mesihlik ya da mehdilik iddia eden kişilerin normal gibi görünmeleri ve davranmalarına ya da çok bilgili ya da eğitimli olmalarına aldanmamak gerekir. Bu durum psikiyatrik bir rahatsızlığın parçası olabilir. Bu insanlar, çok aklı başında gibi görünüp pek çok insanı çevrelerine toplayabilir ve yanlış yönlendirebilirler. Bundan korunmak için inançlı kişilerin dinin bazı açık prensipleriyle çelişen ya da bazı dini konuları zorlamalı şekilde tevil eden yaklaşımlardan sakınmaları gerekir.[/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 82: Hezeyan
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst