Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 90: Kuruş
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kenz-i mahfi" data-source="post: 456297" data-attributes="member: 1024011"><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">KURUŞ (Almanca) </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Liranın yüzde biri değerindeki para birimidir. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Osmanlı Devleti'nde kesilen paralardan biri de kuruştur. Kuruş kelimesi o zamanlarda yalnız başına kullanıldığı zaman gümüş madeni parayı ifade etmekteydi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kuruş kelimesinin kökeni 13.yüzyıl Avrupası'na dayanmaktadır. Ortaçağda Avrupa'da 1 gram ağırlığında küçük gümüş sikkeler tedavüle çıkarılmıştı. Avrupa'da gümüş madeninin bulunmasıyla daha büyük gümüş sikkeler basılmaya başlanmıştır. 13.yüzyılda İtalya'da önce 2 gramlık, daha sonra da 4 gramlık büyük sikkeler tedavüle çıktı. Avrupa'nın pek çok ülkesinde basılmaya başlanan bu sikkelere İtalyan'lar "büyük" manasına gelen "grosso" demişlerdir. Almanlar ise bu paraya grechen demişlerdir. Osmanlılar ise guruş ve daha sonraları da kuruş demişlerdir. Fransa krallarından Saint Louis zamanında madeni paralarla ıslahat yapılarak ihtaç olunan gümüş sikkelere Gros tournois adı verilmiştir. Arapça'da "kuruş" kelimesi "kazanmak" manasına gelmektedir. Bu kelime dilimize para birimi olarak girmiştir. Osmanlı sultanlarından Hüdavendigar Gazi Murad Hanın Bosna ve Sırbistan seferleri sırasında oralarda kullanılan gümüş paraları doğuya gönderdiği, kuvvetli ihtimal olarak kabul olunmaktadır. Avrupa ile devamlı temas ve seferlerde bulunan Osmanlılarda onların kullandıkları paraların alınması tabii bir olaydır. İkinci Sultan Süleyman Han (1687-1691) devrinde, Avrupalıların kullandıkları büyük gümüş paralar gibi sikkeler (para) bastırılarak, bunlara kuruş adı verilmiştir. Bunlar 833 ayarında, dört cm çapında altı dirhem (19,2 gr) ağırlığındaydı. Osmanlı kuruşu adı verilen bu gümüş paralara 1688 yılından sonra rastlanmaktadır. Çeşitli zamanlarda kuruşlar, çeşitli ağırlık ve büyüklüklerde tekrar basılmıştır. Sultan Abdülmecid Han (1839-1861) devrinde bir kuruş, halis gümüşten olmak üzere yarım dirhemden az basılmıştı. Bunların ikilikleri olduğu gibi yarısı olan yirmi paralıkları da vardı. Osmanlılar devrinde Kuzey Afrika ülkelerinde de az sayıda kuruş basıldı. Kuruşun küçük birimleri: Yarımlık, yirmilik veya yarım kuruşluk, onbeşlik, onluk ve beşlikler de vardı. Kuruşun büyük birimleri: Altmışlık (birbuçuk kuruş), ikilik (iki kuruş), yüzlük (iki buçuk kuruş)tür. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Amerika kıtasının keşfi üzerine Meksika ve Peru'daki madenlerden büyük miktarlarda altın ve gümüş gelmeye başladı. Bu değerli madenlerin bir kısmı Güney Amerika'da bir kısmı da Avrupa'da sikke olarak basılıp tedavüle girdi. Amerika kıtasından gelen gümüş ve altın madeni ile geliri artan Avrupalılar ticarette çok büyük gelirler elde etmeye başladılar. Avrupalı devletlerin altın ve özellikle de büyükboy gümüş sikkeleri çok kullanılan birer ödeme aracı olarak bütün dünyaya yayıldı. 16.yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa guruşları Balkanlar üzerinden Osmanlı topraklarına da girdi ve piyasalarda kullanılmaya başlandı. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Bu paralardan en çokbilineni ise Hollanda taleri idi. Üzerindeki arslan resminden dolayı bu paraya Osmanlı piyasalarında "esedi guruş" ya da "aslanlı guruş" denilmiştir. Diğer yaygın kullanılan sikke ise İspanyolların 8 reallik parçasıydı. (reales de a ocho). 24 gramlık gümüş içeren bu sikke 16.yüzyılın 2.yarısı ile 17.yüzyılda Avrupa'da ve Asya'da en yaygın kullanılan ödeme aracı olmuştur. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Osmanlı piyasalarında ayrıca Avusturya ve Almanya'nın büyük boy gümüş sikkeleri de "kara guruş, kamil guruş" gibi adlarla tedavüle girmiştir. Guruşlardan biraz daha ufak olan Polonya ve Hollanda kökenli olan zolotaları (isolette) Osmanlı piyasalarında tedavül eden büyük boy gümüş sikkeler arasında sayılmaktadır. Osmanlı akçesinin ayarı bozulduğu zaman Avrupa guruşlarının kur değerleri hemen yükselmekteydi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Osmanlı Devleti'nin kendi mali güçlükleri ve savaşlar yüzünden 1640'lı yıllardan itibaren Osmanlı darphaneleri birbiri ardına kapanmıştır. Yaklaşık 50 yıllık bir süre boyunca Osmanlı akçesi tedavülden çıkmış, sadece hesap birimi olarak kalmıştır. Bu dönemde Osmanlı piyasalarında ödeme aracı olarak çeşitli Avrupa sikkeleri ve en çok da gümüş guruşları kulanılmıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Osmanlı devleti yeni bir hamle ile 1690'lı yıllarda kendi büyük boy gümüş sikkelerini darbetmeye başladı. İlk yıllarda bu sikkeler Osmanlı piyasalarında tedavülde olan zolotaların standartlarında basılıyordu. Sultan II. Ahmet zamanında Osmanlı Devleti kendi kuruşlarını darbetmeye başladı. Böylece Osmanlı para birimi olan 1 kuruş = 120 akçe = 40 para üzerinden yeni bir para birimi olmuştur. Para, kuruşun 40'da biri, akçe ise 120'de biri olarak kabul edilmiştir. İlk Osmanlı kuruşları 25,6 gram ağırlığında olup yaklaşık olarak 16 gram saf gümüş içermekteydi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Osmanlı Devleti kuruşunun 1760'lı yılların ortalarına kadar istikrarlı olduğu söylenebilir. Avrupa devleti para birimleri karşısında bu istikrarını korumasındaki en büyük sebep o zamanlarda savaşların az olmasıyla birlikte Gümüşhane, Keban ve Ergani'de gümüş madenlerinin bulunmasıyla bu madenlerin para basımında katkısıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Fakat 1760'lı yıllardan sonra Osmanlı Devleti'nin birbiri ardına savaşlara girmesiyle kuruşun içeriğindeki saf gümüş miktarı hızla düştü. O zamanlarda Venedik altın dukasının 4 kuruşa karşılık gelmesine rağmen, bu tarihten sonra hızlı bir düşüş ile 1duka = 10 kuruş olmuştur. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Kuruşun en hızlı tağşişi ise reformcu padişah Sultan II. Mahmud'un içte ve dışta yoğun bunalımlarla geçen saltanatına rastlar. Bir yandan imparatorluk içinde yeniçerilere ve taşradaki unsurlara karşı merkezin hâkimiyetini kurmak için sürdürülen mücadeleler, öte yandan Mısır, Yunanistan ve Rusya ile girişilen savaşlar maliye üzerinde çok büyük yük oluşturmuştur. Hazinede kaynak kalmadığı dönemlerde kısa vadeli ek gelir sağlamak amacıyla başvurulan tağşîşler sonucunda 1808 ile 1839 yıllan arasında kuruşun gümüş içeriği yaklaşık 5.9 gramdan 1 gramın altına düşmüştür. Bu hızlı süreç içinde bir sikke olarak kuruş da hızla küçülmüş ve ayarı bozulmuştur. Kuruşun Venedik dukası karşısındaki kuru aynı yıllarda 1 duka = 10 kuruştan 50 kuruşa kadar gerilemiştir. Bir başka deyişle bu bunalımlı otuz yılda kuruş gümüş içeriğinin yüzde 80'den fazlasını yitirmiştir. Bu kadar hızlı bir tağşîşe Osmanlı tarihinin hiçbir döneminde rastlanmamaktadır. Yalnızca XVI. yüzyılın sonlarında ve 17.. yüzyıl başlarında kısa süreler için ya da geçici olarak buna yakın tağşîş oranlan görülmektedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Bu hızlı tağşîş döneminin aynı zamanda Osmanlı tarihinin en hızlı enflasyon dönemi olduğu anlaşılmaktadır. Başbakanlık Arşivi'ndeki saray mutfağı hesap defterleri, çeşitli vakıfların hesap defterleri ve narh defterleri kullanılarak yapılan ve henüz sonuçlanmamış hesaplamalar, 1760'lann ortalarından 1844 yılına kadar İstanbul'da gıda mallan fiyatlarının on-onbeş kat arttığını göstermektedir. En hızlı fiyat artışlan 1808-1840 yılları arasında görülmektedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Sultan II. Mahmud döneminde (1808-1839) yaşanan hızlı tağşîş süreci parasal istikrar arayışlarını da beraberinde getirdi. Başarısız kalan çeşitli girişimlerden sonra Tanzimat reform hamlelerinin de bir parçası olarak gerçekleştirilen 1844 tarihli tashîh-i sikke işlemiyle hem gümüş kuruş için hem de yeni oluşturulan altın lira birimi için yeni standartlar belirlendi. 100 gümüş kuruş = 1 altın lira hesabına göre hazırlanan yeni standartlara göre 1 kuruş 1 gram saf gümüş, 1 altın lira ise 6,6 gram saf altın içeriyordu. Böylece altın-gümüş paritesi 100/6.6 = 15,1 ya da 1 gram altın = 15,1 gram gümüş üzerinden sabitleniyor ve Osmanlı Devleti sabit kurla belirlenmiş çift metalli para düzenine geçmiş oluyordu. Halbuki daha önceki çalkantılı dönemde ayarı ve vezinleri sık sık değişen altın ve gümüş sikkeler arasındaki rayici piyasalar belirlemekteydi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Palatino Linotype'">Tashîh-i sikke işlemiyle birlikte bir yandan yepyeni bir teknolojiyle üretilen gümüş sikkelerle altın liralar piyasaya sürülürken öte yandan çeşitli vezin ve ayardaki eski sikkeler piyasalardan toplanarak tedavülden kaldırılmaya çalışıldı. Yeni gümüş sikkeler içinde 20 kuruşluklar o günlerden bu yana mecidiye olarak bilinmektedir. 10 ve 5 kuruşluklar da yarım ve çeyrek mecidiye olarak anılmaktadır.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kenz-i mahfi, post: 456297, member: 1024011"] [SIZE=4][FONT=Palatino Linotype]KURUŞ (Almanca) Liranın yüzde biri değerindeki para birimidir. Osmanlı Devleti'nde kesilen paralardan biri de kuruştur. Kuruş kelimesi o zamanlarda yalnız başına kullanıldığı zaman gümüş madeni parayı ifade etmekteydi. Kuruş kelimesinin kökeni 13.yüzyıl Avrupası'na dayanmaktadır. Ortaçağda Avrupa'da 1 gram ağırlığında küçük gümüş sikkeler tedavüle çıkarılmıştı. Avrupa'da gümüş madeninin bulunmasıyla daha büyük gümüş sikkeler basılmaya başlanmıştır. 13.yüzyılda İtalya'da önce 2 gramlık, daha sonra da 4 gramlık büyük sikkeler tedavüle çıktı. Avrupa'nın pek çok ülkesinde basılmaya başlanan bu sikkelere İtalyan'lar "büyük" manasına gelen "grosso" demişlerdir. Almanlar ise bu paraya grechen demişlerdir. Osmanlılar ise guruş ve daha sonraları da kuruş demişlerdir. Fransa krallarından Saint Louis zamanında madeni paralarla ıslahat yapılarak ihtaç olunan gümüş sikkelere Gros tournois adı verilmiştir. Arapça'da "kuruş" kelimesi "kazanmak" manasına gelmektedir. Bu kelime dilimize para birimi olarak girmiştir. Osmanlı sultanlarından Hüdavendigar Gazi Murad Hanın Bosna ve Sırbistan seferleri sırasında oralarda kullanılan gümüş paraları doğuya gönderdiği, kuvvetli ihtimal olarak kabul olunmaktadır. Avrupa ile devamlı temas ve seferlerde bulunan Osmanlılarda onların kullandıkları paraların alınması tabii bir olaydır. İkinci Sultan Süleyman Han (1687-1691) devrinde, Avrupalıların kullandıkları büyük gümüş paralar gibi sikkeler (para) bastırılarak, bunlara kuruş adı verilmiştir. Bunlar 833 ayarında, dört cm çapında altı dirhem (19,2 gr) ağırlığındaydı. Osmanlı kuruşu adı verilen bu gümüş paralara 1688 yılından sonra rastlanmaktadır. Çeşitli zamanlarda kuruşlar, çeşitli ağırlık ve büyüklüklerde tekrar basılmıştır. Sultan Abdülmecid Han (1839-1861) devrinde bir kuruş, halis gümüşten olmak üzere yarım dirhemden az basılmıştı. Bunların ikilikleri olduğu gibi yarısı olan yirmi paralıkları da vardı. Osmanlılar devrinde Kuzey Afrika ülkelerinde de az sayıda kuruş basıldı. Kuruşun küçük birimleri: Yarımlık, yirmilik veya yarım kuruşluk, onbeşlik, onluk ve beşlikler de vardı. Kuruşun büyük birimleri: Altmışlık (birbuçuk kuruş), ikilik (iki kuruş), yüzlük (iki buçuk kuruş)tür. Amerika kıtasının keşfi üzerine Meksika ve Peru'daki madenlerden büyük miktarlarda altın ve gümüş gelmeye başladı. Bu değerli madenlerin bir kısmı Güney Amerika'da bir kısmı da Avrupa'da sikke olarak basılıp tedavüle girdi. Amerika kıtasından gelen gümüş ve altın madeni ile geliri artan Avrupalılar ticarette çok büyük gelirler elde etmeye başladılar. Avrupalı devletlerin altın ve özellikle de büyükboy gümüş sikkeleri çok kullanılan birer ödeme aracı olarak bütün dünyaya yayıldı. 16.yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa guruşları Balkanlar üzerinden Osmanlı topraklarına da girdi ve piyasalarda kullanılmaya başlandı. Bu paralardan en çokbilineni ise Hollanda taleri idi. Üzerindeki arslan resminden dolayı bu paraya Osmanlı piyasalarında "esedi guruş" ya da "aslanlı guruş" denilmiştir. Diğer yaygın kullanılan sikke ise İspanyolların 8 reallik parçasıydı. (reales de a ocho). 24 gramlık gümüş içeren bu sikke 16.yüzyılın 2.yarısı ile 17.yüzyılda Avrupa'da ve Asya'da en yaygın kullanılan ödeme aracı olmuştur. Osmanlı piyasalarında ayrıca Avusturya ve Almanya'nın büyük boy gümüş sikkeleri de "kara guruş, kamil guruş" gibi adlarla tedavüle girmiştir. Guruşlardan biraz daha ufak olan Polonya ve Hollanda kökenli olan zolotaları (isolette) Osmanlı piyasalarında tedavül eden büyük boy gümüş sikkeler arasında sayılmaktadır. Osmanlı akçesinin ayarı bozulduğu zaman Avrupa guruşlarının kur değerleri hemen yükselmekteydi. Osmanlı Devleti'nin kendi mali güçlükleri ve savaşlar yüzünden 1640'lı yıllardan itibaren Osmanlı darphaneleri birbiri ardına kapanmıştır. Yaklaşık 50 yıllık bir süre boyunca Osmanlı akçesi tedavülden çıkmış, sadece hesap birimi olarak kalmıştır. Bu dönemde Osmanlı piyasalarında ödeme aracı olarak çeşitli Avrupa sikkeleri ve en çok da gümüş guruşları kulanılmıştır. Osmanlı devleti yeni bir hamle ile 1690'lı yıllarda kendi büyük boy gümüş sikkelerini darbetmeye başladı. İlk yıllarda bu sikkeler Osmanlı piyasalarında tedavülde olan zolotaların standartlarında basılıyordu. Sultan II. Ahmet zamanında Osmanlı Devleti kendi kuruşlarını darbetmeye başladı. Böylece Osmanlı para birimi olan 1 kuruş = 120 akçe = 40 para üzerinden yeni bir para birimi olmuştur. Para, kuruşun 40'da biri, akçe ise 120'de biri olarak kabul edilmiştir. İlk Osmanlı kuruşları 25,6 gram ağırlığında olup yaklaşık olarak 16 gram saf gümüş içermekteydi. Osmanlı Devleti kuruşunun 1760'lı yılların ortalarına kadar istikrarlı olduğu söylenebilir. Avrupa devleti para birimleri karşısında bu istikrarını korumasındaki en büyük sebep o zamanlarda savaşların az olmasıyla birlikte Gümüşhane, Keban ve Ergani'de gümüş madenlerinin bulunmasıyla bu madenlerin para basımında katkısıdır. Fakat 1760'lı yıllardan sonra Osmanlı Devleti'nin birbiri ardına savaşlara girmesiyle kuruşun içeriğindeki saf gümüş miktarı hızla düştü. O zamanlarda Venedik altın dukasının 4 kuruşa karşılık gelmesine rağmen, bu tarihten sonra hızlı bir düşüş ile 1duka = 10 kuruş olmuştur. Kuruşun en hızlı tağşişi ise reformcu padişah Sultan II. Mahmud'un içte ve dışta yoğun bunalımlarla geçen saltanatına rastlar. Bir yandan imparatorluk içinde yeniçerilere ve taşradaki unsurlara karşı merkezin hâkimiyetini kurmak için sürdürülen mücadeleler, öte yandan Mısır, Yunanistan ve Rusya ile girişilen savaşlar maliye üzerinde çok büyük yük oluşturmuştur. Hazinede kaynak kalmadığı dönemlerde kısa vadeli ek gelir sağlamak amacıyla başvurulan tağşîşler sonucunda 1808 ile 1839 yıllan arasında kuruşun gümüş içeriği yaklaşık 5.9 gramdan 1 gramın altına düşmüştür. Bu hızlı süreç içinde bir sikke olarak kuruş da hızla küçülmüş ve ayarı bozulmuştur. Kuruşun Venedik dukası karşısındaki kuru aynı yıllarda 1 duka = 10 kuruştan 50 kuruşa kadar gerilemiştir. Bir başka deyişle bu bunalımlı otuz yılda kuruş gümüş içeriğinin yüzde 80'den fazlasını yitirmiştir. Bu kadar hızlı bir tağşîşe Osmanlı tarihinin hiçbir döneminde rastlanmamaktadır. Yalnızca XVI. yüzyılın sonlarında ve 17.. yüzyıl başlarında kısa süreler için ya da geçici olarak buna yakın tağşîş oranlan görülmektedir. Bu hızlı tağşîş döneminin aynı zamanda Osmanlı tarihinin en hızlı enflasyon dönemi olduğu anlaşılmaktadır. Başbakanlık Arşivi'ndeki saray mutfağı hesap defterleri, çeşitli vakıfların hesap defterleri ve narh defterleri kullanılarak yapılan ve henüz sonuçlanmamış hesaplamalar, 1760'lann ortalarından 1844 yılına kadar İstanbul'da gıda mallan fiyatlarının on-onbeş kat arttığını göstermektedir. En hızlı fiyat artışlan 1808-1840 yılları arasında görülmektedir. Sultan II. Mahmud döneminde (1808-1839) yaşanan hızlı tağşîş süreci parasal istikrar arayışlarını da beraberinde getirdi. Başarısız kalan çeşitli girişimlerden sonra Tanzimat reform hamlelerinin de bir parçası olarak gerçekleştirilen 1844 tarihli tashîh-i sikke işlemiyle hem gümüş kuruş için hem de yeni oluşturulan altın lira birimi için yeni standartlar belirlendi. 100 gümüş kuruş = 1 altın lira hesabına göre hazırlanan yeni standartlara göre 1 kuruş 1 gram saf gümüş, 1 altın lira ise 6,6 gram saf altın içeriyordu. Böylece altın-gümüş paritesi 100/6.6 = 15,1 ya da 1 gram altın = 15,1 gram gümüş üzerinden sabitleniyor ve Osmanlı Devleti sabit kurla belirlenmiş çift metalli para düzenine geçmiş oluyordu. Halbuki daha önceki çalkantılı dönemde ayarı ve vezinleri sık sık değişen altın ve gümüş sikkeler arasındaki rayici piyasalar belirlemekteydi. Tashîh-i sikke işlemiyle birlikte bir yandan yepyeni bir teknolojiyle üretilen gümüş sikkelerle altın liralar piyasaya sürülürken öte yandan çeşitli vezin ve ayardaki eski sikkeler piyasalardan toplanarak tedavülden kaldırılmaya çalışıldı. Yeni gümüş sikkeler içinde 20 kuruşluklar o günlerden bu yana mecidiye olarak bilinmektedir. 10 ve 5 kuruşluklar da yarım ve çeyrek mecidiye olarak anılmaktadır.[/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Lahika Analizi
Kelime Analizi
Kelime Analizi 90: Kuruş
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst