Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kemmiyeten veya keyfiyeten yaşamak…
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 168665" data-attributes="member: 12884"><p><FONT size=3>Kemmiyeten veya keyfiyeten yaşamak… </p><p><span style="font-size: 12px">Değer yargılarının yönlendirilmesinde kalabalık bir perde…Çok olmak..Çoklukla bulunmak ..çok olana taraftar olmak…genelliğin gittiği güzergaha gitmek…</span></p><p><span style="font-size: 12px">Veya bir çokluk oluşturmak..Çoğunluğu sağlamak…Milyonlarca olmak…Onunla iftihar etmek…</span></p><p><span style="font-size: 12px">Veya onu kontrol edememek..Elde tutamamak ..taşırmak…Şöyle eleğe vurduğunda kalbur üstünde birkaç tane tane bulamamak mı zamanla..Zamanla büyük karartıların heyulasında bir hacmin hava kadar hissedilir ama bir kum tanesi kadar varlığı olmamak mı dokunulası…</span></p><p><span style="font-size: 12px">Ardına baktığında bir arka taş dayanılası… Ardına bakıldığında orada bir ard da sen ben olası bir duruşun varlığımıdır darlık gününde…</span></p><p><span style="font-size: 12px">Kalabalık lık mı…Bir coşkunun amigoluğunda içi içeriği nedir diye bakmadan hokkabaz bir merakla hemen başında dikilmek mi…</span></p><p> </p><p><span style="color: red">Ey nefsim! Deme, "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü, ölüm değişmiyor; firâk bekâya kalbolup, <strong><u>başkalaşmıyor</u></strong>. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor; ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor. </span></p><p><span style="color: red">Hem deme, "Ben de herkes gibiyim." Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır. </span></p><p><span style="font-size: 12px">Denildiğinde kendine bir hisse çıkaramamak mı..herkesten farklı bir herkesiyet zannıyla kulağını tıkamak mı…</span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px">Çok mu önemli şu kesretin göz doldurup gönül boşaltan omzuna omuz vermek…Çok mu önemli mefkurenin sürme çektiği zamanın kemiğini sıyırmak…</span></p><p><span style="font-size: 12px">İçini saman doldurmak mıdır hayat çarkı döner ömür apartmanı yıkılırken yürüyenlerin…Bir şeyler bir gün bir bir elinden kayarken aldanmak mı…</span></p><p> </p><p><span style="color: red">Ey nefis! Mükerreren söylediğimiz gibi, insan, şecere-i hilkatin meyvesi olduğundan, meyve gibi en uzak ve en câmi' ve umuma bakar ve umumun cihetü'l-vahdetini içinde saklar bir kalb çekirdeğini taşıyan ve yüzü kesrete, fenâya, dünyaya bakan bir mahlûktur. Ubûdiyet ise, onun yüzünü fenâdan bekâya, halktan Hakka, kesretten vahdete, müntehâdan mebde'ye çeviren bir hayt-ı vuslat, yahut mebde' ve müntehâ ortasında bir nokta-i ittisâldir. </span></p><p><span style="color: red">Nasıl ki tohum olacak kıymettar bir meyve-i zîşuur, ağacın altındaki zîruhlara baksa, güzelliğine güvense, kendini onların ellerine atsa veya gaflet edip düşse, onların ellerine düşecek, parçalanacak, âdi birtek meyve gibi zâyi olacak. Eğer o meyve, nokta-i istinadını bulsa, içindeki çekirdek, bütün ağacın cihetü'l-vahdetini tutmakla beraber ağacın bekâsına ve hakikatinin devamına vâsıta olacağını düşünebilse, o vakit o tek meyve içinde birtek çekirdek, bir hakikat-i külliye-i dâimeye, bir ömr-ü bâkî içinde mazhar oluyor. </span></p><p><span style="color: red">Öyle de, insan, eğer kesrete dalıp kâinat içinde boğulup dünyanın muhabbetiyle sersem olarak fânîlerin tebessümlerine aldansa, onların kucaklarına atılsa, elbette nihayetsiz bir hasârete düşer. Hem fenâ, hem fânî, hem ademe düşer; hem mânen kendini idâm eder. Eğer lisân-ı Kur'ân'dan kalb kulağıyla İmân derslerini işitip başını kaldırsa, vahdete müteveccih olsa, ubûdiyetin mi'racıyla arş-ı kemâlâta çıkabilir, bâkî bir insan olur. </span></p><p><span style="font-size: 12px">Denildiğin de kulak kesip..Bir çare-i hakikiye de nusret-i efkarın yoluna revan sefere çıkmakmıdır apar topar..Dikkat söylemişse bir vakit o vade bütüm hassasiyetinde bakıp lebalep bir sadrın tekemmülünü taharri etmek midir yoksa ahlakların en güzeli..Ve vazife şinas kadrin avdetimidir seciyeye Muhsin ve ihya ile serfiraz….</span></p><p><span style="font-size: 12px">Hak ve hakikiyenin minaresinden bedi’ bir seda tercüme ediyor teklifi..</span></p><p><span style="font-size: 12px">Diyor ki en güzeli dediği gibi..</span></p><p><strong><span style="color: blue">Şu esâsata dikkat lâzımdır: </span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">1.</span></strong><span style="color: blue"> Allah'a abd olana her şey müsahhardır. Olmayana her şey düşmandır.</span></p><p><strong><span style="color: blue">2.</span></strong><span style="color: blue"> Herşey kaderle takdir edilmiştir. Kısmetine râzı ol ki, rahat edesin. </span></p><p><strong><span style="color: blue">3.</span></strong><span style="color: blue"> Mülk Allah'ındır; sende emaneten duruyor. O emaneti ibka edip senin için muhafaza edecek. Sende kalırsa, meccânen zâil olur, gider. </span></p><p><strong><span style="color: blue">4.</span></strong><span style="color: blue"> Devam olmayan birşeyde lezzet yoktur. Sen zâilsin. Dünya da <strong><u>zâildir</u></strong>. Halkın dünyası da <strong><u>zâildir</u></strong>. Kâinatın şu şekl-i hâzırı da <strong><u>zâildir</u></strong>. Bunlar saniye ve dakika ve saat ve gün gibi birbirini takiben zevale gidiyorlar. </span></p><p><strong><span style="color: blue">5.</span></strong><span style="color: blue"> Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme. </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 168665, member: 12884"] <FONT size=3>Kemmiyeten veya keyfiyeten yaşamak…[SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Değer yargılarının yönlendirilmesinde kalabalık bir perde…Çok olmak..Çoklukla bulunmak ..çok olana taraftar olmak…genelliğin gittiği güzergaha gitmek…[/SIZE] [SIZE=3]Veya bir çokluk oluşturmak..Çoğunluğu sağlamak…Milyonlarca olmak…Onunla iftihar etmek…[/SIZE] [SIZE=3]Veya onu kontrol edememek..Elde tutamamak ..taşırmak…Şöyle eleğe vurduğunda kalbur üstünde birkaç tane tane bulamamak mı zamanla..Zamanla büyük karartıların heyulasında bir hacmin hava kadar hissedilir ama bir kum tanesi kadar varlığı olmamak mı dokunulası…[/SIZE] [SIZE=3]Ardına baktığında bir arka taş dayanılası… Ardına bakıldığında orada bir ard da sen ben olası bir duruşun varlığımıdır darlık gününde…[/SIZE] [SIZE=3]Kalabalık lık mı…Bir coşkunun amigoluğunda içi içeriği nedir diye bakmadan hokkabaz bir merakla hemen başında dikilmek mi…[/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [COLOR=red]Ey nefsim! Deme, "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü, ölüm değişmiyor; firâk bekâya kalbolup, [B][U]başkalaşmıyor[/U][/B]. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor; ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor. [/COLOR] [COLOR=red]Hem deme, "Ben de herkes gibiyim." Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır. [/COLOR] [SIZE=3]Denildiğinde kendine bir hisse çıkaramamak mı..herkesten farklı bir herkesiyet zannıyla kulağını tıkamak mı…[/SIZE] [SIZE=3] [/SIZE] [SIZE=3]Çok mu önemli şu kesretin göz doldurup gönül boşaltan omzuna omuz vermek…Çok mu önemli mefkurenin sürme çektiği zamanın kemiğini sıyırmak…[/SIZE] [SIZE=3]İçini saman doldurmak mıdır hayat çarkı döner ömür apartmanı yıkılırken yürüyenlerin…Bir şeyler bir gün bir bir elinden kayarken aldanmak mı…[/SIZE] [FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [COLOR=red]Ey nefis! Mükerreren söylediğimiz gibi, insan, şecere-i hilkatin meyvesi olduğundan, meyve gibi en uzak ve en câmi' ve umuma bakar ve umumun cihetü'l-vahdetini içinde saklar bir kalb çekirdeğini taşıyan ve yüzü kesrete, fenâya, dünyaya bakan bir mahlûktur. Ubûdiyet ise, onun yüzünü fenâdan bekâya, halktan Hakka, kesretten vahdete, müntehâdan mebde'ye çeviren bir hayt-ı vuslat, yahut mebde' ve müntehâ ortasında bir nokta-i ittisâldir. [/COLOR] [COLOR=red]Nasıl ki tohum olacak kıymettar bir meyve-i zîşuur, ağacın altındaki zîruhlara baksa, güzelliğine güvense, kendini onların ellerine atsa veya gaflet edip düşse, onların ellerine düşecek, parçalanacak, âdi birtek meyve gibi zâyi olacak. Eğer o meyve, nokta-i istinadını bulsa, içindeki çekirdek, bütün ağacın cihetü'l-vahdetini tutmakla beraber ağacın bekâsına ve hakikatinin devamına vâsıta olacağını düşünebilse, o vakit o tek meyve içinde birtek çekirdek, bir hakikat-i külliye-i dâimeye, bir ömr-ü bâkî içinde mazhar oluyor. [/COLOR] [COLOR=red]Öyle de, insan, eğer kesrete dalıp kâinat içinde boğulup dünyanın muhabbetiyle sersem olarak fânîlerin tebessümlerine aldansa, onların kucaklarına atılsa, elbette nihayetsiz bir hasârete düşer. Hem fenâ, hem fânî, hem ademe düşer; hem mânen kendini idâm eder. Eğer lisân-ı Kur'ân'dan kalb kulağıyla İmân derslerini işitip başını kaldırsa, vahdete müteveccih olsa, ubûdiyetin mi'racıyla arş-ı kemâlâta çıkabilir, bâkî bir insan olur. [/COLOR] [SIZE=3]Denildiğin de kulak kesip..Bir çare-i hakikiye de nusret-i efkarın yoluna revan sefere çıkmakmıdır apar topar..Dikkat söylemişse bir vakit o vade bütüm hassasiyetinde bakıp lebalep bir sadrın tekemmülünü taharri etmek midir yoksa ahlakların en güzeli..Ve vazife şinas kadrin avdetimidir seciyeye Muhsin ve ihya ile serfiraz….[/SIZE] [SIZE=3]Hak ve hakikiyenin minaresinden bedi’ bir seda tercüme ediyor teklifi..[/SIZE] [SIZE=3]Diyor ki en güzeli dediği gibi..[/SIZE] [B][COLOR=blue]Şu esâsata dikkat lâzımdır: [/COLOR][/B][COLOR=blue][/COLOR] [B][COLOR=blue]1.[/COLOR][/B][COLOR=blue] Allah'a abd olana her şey müsahhardır. Olmayana her şey düşmandır.[/COLOR] [B][COLOR=blue]2.[/COLOR][/B][COLOR=blue] Herşey kaderle takdir edilmiştir. Kısmetine râzı ol ki, rahat edesin. [/COLOR] [B][COLOR=blue]3.[/COLOR][/B][COLOR=blue] Mülk Allah'ındır; sende emaneten duruyor. O emaneti ibka edip senin için muhafaza edecek. Sende kalırsa, meccânen zâil olur, gider. [/COLOR] [B][COLOR=blue]4.[/COLOR][/B][COLOR=blue] Devam olmayan birşeyde lezzet yoktur. Sen zâilsin. Dünya da [B][U]zâildir[/U][/B]. Halkın dünyası da [B][U]zâildir[/U][/B]. Kâinatın şu şekl-i hâzırı da [B][U]zâildir[/U][/B]. Bunlar saniye ve dakika ve saat ve gün gibi birbirini takiben zevale gidiyorlar. [/COLOR] [B][COLOR=blue]5.[/COLOR][/B][COLOR=blue] Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme. [/COLOR] [FONT=Times New Roman][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kemmiyeten veya keyfiyeten yaşamak…
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst