Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Kendi Küçük Vazifesi Büyük = Arı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Turab3" data-source="post: 201710" data-attributes="member: 1005848"><p></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"> Bitkilerin nesillerini devam ettirebilmeleri ya tohumları vasıtasıyla (generatif üreme) veya çelik, yumru ve sürgün gibi çeşitli aksamlarının kullanılmasıyla (vejetatif üreme) gerçekleştirilir. İnsanoğlu tabiatta cereyan ettirilen bu çoğalma şekillerini görmekte; fakat bunların gerçekleşmesi esnasında, ne tür hâdiselerin aksamadan yürütüldüğünü çoğu zaman fark edememekte veya hiç düşünmemektedir. İnsanların büyük çoğunluğu, bir tohumun veya bitkinin nasıl meydana getirildiğine maalesef dikkat etmemekte, bu eşsiz hâdisedeki hikmet ve gâyeden tefekkür tabloları çıkarma gayretine girmemektedir. Hâlbuki kâinatta yaratılmış olan her şey gibi tohumlar da Rabb'imizin büyüklüğünü gösteren muhteşem varlıklardır. <span style="color: olive">"Şimdi ekmekte olduğunuzu (tohum) gördünüz mü? Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız." (Vakıa Sûresi, 63–65)</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: olive"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Tohumlara, onları diğer cisimlerden ayıran çok önemli hususiyetler verilmiştir. Tohumlar; ait oldukları bitkinin dallarına, yapraklarına, bu yaprakların sayısına, şekline; kabuğunun rengine, incelik ve kalınlığına; besin ve su taşıyan borularının genişliğine, sayısına; meyve verip vermeyeceğine, verecekse bu meyvelerin tatlarına, kokularına, şekillerine, renklerine dâir her türlü bilgiyle donatılmıştır. Hattâ normal gelişme esnasında çevreden kaynaklanan menfî bir tesir karşısında bir bitkinin nasıl davranacağına dâir bilgiler de programına dercedilmiştir. Meselâ, iklim şartlarının uygun olması durumunda normal gelişmesine devam eden bitkilerin fizyolojik programlarına, bilhassa düşük yağış ve yüksek sıcaklık gibi uygun olmayan şartlarda kısa bir sürede tohum oluşturma yoluna giderek nesillerini muhafaza etmeye yönelmeleri bile kaydedilmiştir. <span style="color: olive">"Taneyi ve çekirdeği yaratan şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?" (En'am Sûresi, 95)</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: olive"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Mükemmel bilgilerle donatılmış olan tohumlardan bir bitkinin meydana gelme sürecini incelediğimizde; tohumun, kendine verilen ilâhî emir doğrultusunda uygun ortam şartları yaratıldığında önce çimlendiğini, sonra bu çimde gövde ve yaprak teşkil edildiğini, emredilen zamanda da çiçek meydana geldiğini görürüz. Meyve ve tohum oluşturmakla vazifelendirilmiş çiçekler, ya kendi polenleriyle (kendine tozlaşan) veya aynı türe ait başka bir bitkinin çiçeğinde bulunan polenlerle (yabancı tozlaşan) son derece düzenli bir sistemle buluşturulmaktadır. Kendine tozlaşan bitkilerde çiçek yaprakları ya açılmaz veya polenlerin olgunlaşmasından sonra açılır. Bazı bitkilerin erkeklik ve dişilik organları, bitkinin diğer bazı kısımları tarafından gizlenecek şekilde olduğundan, başka bir polen buraya kolay kolay giremez; dolayısıyla bitki kendine emredilene uyarak, sadece kendi çiçek tozlarıyla tozlaşabilir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Yabancı tozlaşan bitkiler de, kendilerine hayat veren Yaratıcı'nın belirlediği kurallara uygun olarak hareket eder ve -kendi çiçek tozuna değil- aynı türe ait başka bir bitkiden gelecek çiçek tozuna ihtiyaç duyar. Polenin taşınması, ya rüzgâr ve su (yağmur) vasıtasıyla veya çiçekleri ziyaret eden böcekler yardımıyla gerçekleşir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Rüzgâr ve yağmur ile tozlaşan birçok bitkide çiçekler gösterişsizdir; fakat çok sayıda polen üretecek şekilde yaratılmıştır. Rüzgâr veya yağmur sularıyla etrafa dağılan polenlerin birçoğu görünüşte harap olsa bile, bunlar toprağın organik bakımdan zenginleşmesine; içlerinden en az biri de, bir çiçeğin tozlaşmasına vesile olur. Rabb'imiz böceklerle tozlaşan bitkilerin çiçeklerini, böcekleri cezbetmeleri için değişik renk ve şekillerle donatmıştır. Nispeten daha az polene sahip bu çiçeklerin polenleri, tozlaşma esnasında, bu iş için hususi bacak, kanat ve antene sahip kılınmış arı gibi böcekler vasıtasıyla onlara vahyedildiği (Nahl/68–69) şekilde taşınmaktadır. Bu tozlaşmayı sağlayan böceklere ve onların yavrularına, mükâfat olarak balözü denen nektar ve polen ihsan edilmektedir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Arılar; tozlaşmayı sağlayan böcekler içerisinde en önemli gruptur. Arı dendiğinde, birçok insanın aklına bal arısı gelir; fakat yaban arıları da insanların hizmetine sunulmuştur. Arılar insanlara sundukları ürünlerin yanında, üretime olan katkılarıyla da vazgeçilmez canlılardır.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Arılar ziyaret ettikleri çiçeklerden emdikleri nektarı 'bal midesinde' depo ederler ve sonra da bu nektarı bal olarak peteğe boşaltırlar. Arılara polen toplama görevi veren Yaratıcı, bunun için de onlara özel bacaklar ihsan etmiştir. Arıların arka bacakları diğer bütün böceklerden farklıdır. Geniş olan bu bacakların üzerinde karşılıklı olarak dizilen uzun kıllar âdeta bir sepet vazifesi görür.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Dünya genelinde insan gıdasının <span style="color: olive">% 90'ını karşılayan 82 bitki türünün 63'ü (% 77), </span>arılar tarafından tozlanır; arılar olmadan bu bitkilerin tohum bağlaması hemen hemen imkânsızdır. Meselâ elma, armut, şeftali, kayısı, vişne, kiraz, kavun, karpuz ve kabak gibi doğrudan insan gıdası olarak kullanılan bitkilerde; ayçiçeği, aspir, kolza, pamuk, şekerpancarı gibi endüstri ve yonca, korunga, çayır üçgülü, aküçgül, fiğ gibi yem bitkilerinde tohum oluşumu için mutlaka arılara ihtiyaç duyulmaktadır. Dünya genelinde her yıl arı tozlaşmasıyla elde edilen ürün, o yıl üretilen balın değeri ile mukayese edilmeyecek kadar fazladır. O hâlde arılar, bal yapmaktan çok daha önemli bir vazife yerine getirmektedir. Arılar bütün bunların yanı sıra, bu bitkileri gıda ve barınak olarak kullanan değişik gruplara mensup binlerce hayvanın hayatlarını sürdürmelerine de imkân hazırlamaktadır. Burada zihinlere, ister istemez, Einstein'ın arıların ekosistemden yok olmaları ile kıyamet arasında kurduğu irtibat düşmektedir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Erozyonun önlenmesi gibi, özellikle ülkemiz için hayatî önem arz eden bir vazifeyi yerine getirmek de, arılara verilen görevlerdendir. Erozyon problemi olan sahalarda Asteraceae, Boraginaceae, Brassicaceae, Campanulaceae, Compositae ve Fabaceae gibi arıların tozlaşmasına ihtiyaç duyan bitkiler yaygın olarak bulunmaktadır. Benzer şekilde hayvan besleme ve tabiî dengeyi koruma açısından oldukça önemli olan yem bitkileri de tozlaşma için böceklere ihtiyaç duymaktadır. Yonca vb. bitkilerde çiçek organlarının üstü zarlarla kaplı yaratılmıştır, bu bitkilerde polenin dışarıya çıkabilmesi için söz konusu zarların arılar tarafından yırtılması gerekmektedir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Arılar, sevk-i ilâhiyle, gün boyu aynı tür bitkilerden nektar ve polen alırlar. Etrafta daha fazla nektar ve polen ihtiva eden başka bitkiler olsa da, arıların ilk ziyaret ettiği bitki türünün dışındakilere uğramaması, gün boyu aynı bitkinin çiçeklerinden nektar ve polen toplaması, onların bu işi rastgele yapmadıklarını gösterir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Netice olarak; kâinattaki diğer birçok canlı gibi arılar da, Âlemlerin Rabbi'nin belirlediği kurallar çerçevesinde insanoğluna hizmet etmektedir. Fakat kâinatın mânâsını ve canlıların yaratılış hikmetlerini araştırmadan yapılan faaliyetler, gelişigüzel sanayileşmenin bir neticesi olarak gittikçe artan hava kirliliği ve dikkatsizce kullanılan kimyevî maddeler arıların sayısını günden güne azaltmaktadır. İnsanoğlunun çıkardığı yangınlar ve savaşlar bir tarafa, sadece arıların yok olmasına sebep olan uygulamaları dahi insanlığın yok olmasına sebep olabilir. Çünkü arıların yok olması durumunda, insanlık kendisine ve çeşitli hayvanlara rızık olan bitkilerin yok olması, erozyon ve çölleşme gibi birçok felaket ile yüz yüze gelecektir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Kaynaklar</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Anon., 2004. Edirne Arıcılığı. Edirne Tarım İl Müdürlüğü, Çiftçi Eğitim ve Yayım Şube Müdürlüğü Yayını. </span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Erdoğan, Ü. ve Y. Erdoğan, 2006. Üzümsü Meyvelerin Tozlaşmasında Bal Arılarının (Apis mellifera L.) Yeri ve Önemi, 2. Ulusal Üzümsü Meyveler Sempozyumu 14–16 Eylül 2006, s. 359–364.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Genç, F. 2007. Arıların Sırlı Dünyası. Sızıntı, Yıl: 29 Sayı: 344.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Çakmak, İ. 2002. Ekolojik Tarım ve Tozlaşma Uludağ Bee Journal, p 27–29.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Çakmak, İ. 2004. Arıların Yayılma Ekolojisi ve Bitkisel Üretimdeki Rolü. Uludağ Bee Journal, p 81–87.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Özbek, H. 1986. Arılar ve Bitki Yetiştiriciliği. Hasad, 1 (10): 18–19.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Özbek, H. 2002. Arılar ve Doğa, Uludağ Arıcılık Dergisi, s. 22–25.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Şehirali, S. ve M. Özgen, 2007. Bitki Islahı. Ankara Üniversitesi Yayın no: 1553, Ziraat Fak. Ders Kitabı: 506, s. 270.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">- Yılmaz, A. 1984. Arıların Sırlı Dünyası, Sızıntı, Yıl: 6 Sayı :67.</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Kendi Küçük Vazifesi Büyük</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'">Mahmut Veziroğlu </span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Turab3, post: 201710, member: 1005848"] [B][FONT=Century Gothic][/FONT][/B] [B][FONT=Century Gothic][/FONT][/B] [B][FONT=Century Gothic] Bitkilerin nesillerini devam ettirebilmeleri ya tohumları vasıtasıyla (generatif üreme) veya çelik, yumru ve sürgün gibi çeşitli aksamlarının kullanılmasıyla (vejetatif üreme) gerçekleştirilir. İnsanoğlu tabiatta cereyan ettirilen bu çoğalma şekillerini görmekte; fakat bunların gerçekleşmesi esnasında, ne tür hâdiselerin aksamadan yürütüldüğünü çoğu zaman fark edememekte veya hiç düşünmemektedir. İnsanların büyük çoğunluğu, bir tohumun veya bitkinin nasıl meydana getirildiğine maalesef dikkat etmemekte, bu eşsiz hâdisedeki hikmet ve gâyeden tefekkür tabloları çıkarma gayretine girmemektedir. Hâlbuki kâinatta yaratılmış olan her şey gibi tohumlar da Rabb'imizin büyüklüğünü gösteren muhteşem varlıklardır. [COLOR=olive]"Şimdi ekmekte olduğunuzu (tohum) gördünüz mü? Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar kalırdınız." (Vakıa Sûresi, 63–65) [/COLOR] Tohumlara, onları diğer cisimlerden ayıran çok önemli hususiyetler verilmiştir. Tohumlar; ait oldukları bitkinin dallarına, yapraklarına, bu yaprakların sayısına, şekline; kabuğunun rengine, incelik ve kalınlığına; besin ve su taşıyan borularının genişliğine, sayısına; meyve verip vermeyeceğine, verecekse bu meyvelerin tatlarına, kokularına, şekillerine, renklerine dâir her türlü bilgiyle donatılmıştır. Hattâ normal gelişme esnasında çevreden kaynaklanan menfî bir tesir karşısında bir bitkinin nasıl davranacağına dâir bilgiler de programına dercedilmiştir. Meselâ, iklim şartlarının uygun olması durumunda normal gelişmesine devam eden bitkilerin fizyolojik programlarına, bilhassa düşük yağış ve yüksek sıcaklık gibi uygun olmayan şartlarda kısa bir sürede tohum oluşturma yoluna giderek nesillerini muhafaza etmeye yönelmeleri bile kaydedilmiştir. [COLOR=olive]"Taneyi ve çekirdeği yaratan şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?" (En'am Sûresi, 95) [/COLOR] Mükemmel bilgilerle donatılmış olan tohumlardan bir bitkinin meydana gelme sürecini incelediğimizde; tohumun, kendine verilen ilâhî emir doğrultusunda uygun ortam şartları yaratıldığında önce çimlendiğini, sonra bu çimde gövde ve yaprak teşkil edildiğini, emredilen zamanda da çiçek meydana geldiğini görürüz. Meyve ve tohum oluşturmakla vazifelendirilmiş çiçekler, ya kendi polenleriyle (kendine tozlaşan) veya aynı türe ait başka bir bitkinin çiçeğinde bulunan polenlerle (yabancı tozlaşan) son derece düzenli bir sistemle buluşturulmaktadır. Kendine tozlaşan bitkilerde çiçek yaprakları ya açılmaz veya polenlerin olgunlaşmasından sonra açılır. Bazı bitkilerin erkeklik ve dişilik organları, bitkinin diğer bazı kısımları tarafından gizlenecek şekilde olduğundan, başka bir polen buraya kolay kolay giremez; dolayısıyla bitki kendine emredilene uyarak, sadece kendi çiçek tozlarıyla tozlaşabilir. Yabancı tozlaşan bitkiler de, kendilerine hayat veren Yaratıcı'nın belirlediği kurallara uygun olarak hareket eder ve -kendi çiçek tozuna değil- aynı türe ait başka bir bitkiden gelecek çiçek tozuna ihtiyaç duyar. Polenin taşınması, ya rüzgâr ve su (yağmur) vasıtasıyla veya çiçekleri ziyaret eden böcekler yardımıyla gerçekleşir. Rüzgâr ve yağmur ile tozlaşan birçok bitkide çiçekler gösterişsizdir; fakat çok sayıda polen üretecek şekilde yaratılmıştır. Rüzgâr veya yağmur sularıyla etrafa dağılan polenlerin birçoğu görünüşte harap olsa bile, bunlar toprağın organik bakımdan zenginleşmesine; içlerinden en az biri de, bir çiçeğin tozlaşmasına vesile olur. Rabb'imiz böceklerle tozlaşan bitkilerin çiçeklerini, böcekleri cezbetmeleri için değişik renk ve şekillerle donatmıştır. Nispeten daha az polene sahip bu çiçeklerin polenleri, tozlaşma esnasında, bu iş için hususi bacak, kanat ve antene sahip kılınmış arı gibi böcekler vasıtasıyla onlara vahyedildiği (Nahl/68–69) şekilde taşınmaktadır. Bu tozlaşmayı sağlayan böceklere ve onların yavrularına, mükâfat olarak balözü denen nektar ve polen ihsan edilmektedir. Arılar; tozlaşmayı sağlayan böcekler içerisinde en önemli gruptur. Arı dendiğinde, birçok insanın aklına bal arısı gelir; fakat yaban arıları da insanların hizmetine sunulmuştur. Arılar insanlara sundukları ürünlerin yanında, üretime olan katkılarıyla da vazgeçilmez canlılardır. Arılar ziyaret ettikleri çiçeklerden emdikleri nektarı 'bal midesinde' depo ederler ve sonra da bu nektarı bal olarak peteğe boşaltırlar. Arılara polen toplama görevi veren Yaratıcı, bunun için de onlara özel bacaklar ihsan etmiştir. Arıların arka bacakları diğer bütün böceklerden farklıdır. Geniş olan bu bacakların üzerinde karşılıklı olarak dizilen uzun kıllar âdeta bir sepet vazifesi görür. Dünya genelinde insan gıdasının [COLOR=olive]% 90'ını karşılayan 82 bitki türünün 63'ü (% 77), [/COLOR]arılar tarafından tozlanır; arılar olmadan bu bitkilerin tohum bağlaması hemen hemen imkânsızdır. Meselâ elma, armut, şeftali, kayısı, vişne, kiraz, kavun, karpuz ve kabak gibi doğrudan insan gıdası olarak kullanılan bitkilerde; ayçiçeği, aspir, kolza, pamuk, şekerpancarı gibi endüstri ve yonca, korunga, çayır üçgülü, aküçgül, fiğ gibi yem bitkilerinde tohum oluşumu için mutlaka arılara ihtiyaç duyulmaktadır. Dünya genelinde her yıl arı tozlaşmasıyla elde edilen ürün, o yıl üretilen balın değeri ile mukayese edilmeyecek kadar fazladır. O hâlde arılar, bal yapmaktan çok daha önemli bir vazife yerine getirmektedir. Arılar bütün bunların yanı sıra, bu bitkileri gıda ve barınak olarak kullanan değişik gruplara mensup binlerce hayvanın hayatlarını sürdürmelerine de imkân hazırlamaktadır. Burada zihinlere, ister istemez, Einstein'ın arıların ekosistemden yok olmaları ile kıyamet arasında kurduğu irtibat düşmektedir. Erozyonun önlenmesi gibi, özellikle ülkemiz için hayatî önem arz eden bir vazifeyi yerine getirmek de, arılara verilen görevlerdendir. Erozyon problemi olan sahalarda Asteraceae, Boraginaceae, Brassicaceae, Campanulaceae, Compositae ve Fabaceae gibi arıların tozlaşmasına ihtiyaç duyan bitkiler yaygın olarak bulunmaktadır. Benzer şekilde hayvan besleme ve tabiî dengeyi koruma açısından oldukça önemli olan yem bitkileri de tozlaşma için böceklere ihtiyaç duymaktadır. Yonca vb. bitkilerde çiçek organlarının üstü zarlarla kaplı yaratılmıştır, bu bitkilerde polenin dışarıya çıkabilmesi için söz konusu zarların arılar tarafından yırtılması gerekmektedir. Arılar, sevk-i ilâhiyle, gün boyu aynı tür bitkilerden nektar ve polen alırlar. Etrafta daha fazla nektar ve polen ihtiva eden başka bitkiler olsa da, arıların ilk ziyaret ettiği bitki türünün dışındakilere uğramaması, gün boyu aynı bitkinin çiçeklerinden nektar ve polen toplaması, onların bu işi rastgele yapmadıklarını gösterir. Netice olarak; kâinattaki diğer birçok canlı gibi arılar da, Âlemlerin Rabbi'nin belirlediği kurallar çerçevesinde insanoğluna hizmet etmektedir. Fakat kâinatın mânâsını ve canlıların yaratılış hikmetlerini araştırmadan yapılan faaliyetler, gelişigüzel sanayileşmenin bir neticesi olarak gittikçe artan hava kirliliği ve dikkatsizce kullanılan kimyevî maddeler arıların sayısını günden güne azaltmaktadır. İnsanoğlunun çıkardığı yangınlar ve savaşlar bir tarafa, sadece arıların yok olmasına sebep olan uygulamaları dahi insanlığın yok olmasına sebep olabilir. Çünkü arıların yok olması durumunda, insanlık kendisine ve çeşitli hayvanlara rızık olan bitkilerin yok olması, erozyon ve çölleşme gibi birçok felaket ile yüz yüze gelecektir. Kaynaklar - Anon., 2004. Edirne Arıcılığı. Edirne Tarım İl Müdürlüğü, Çiftçi Eğitim ve Yayım Şube Müdürlüğü Yayını. - Erdoğan, Ü. ve Y. Erdoğan, 2006. Üzümsü Meyvelerin Tozlaşmasında Bal Arılarının (Apis mellifera L.) Yeri ve Önemi, 2. Ulusal Üzümsü Meyveler Sempozyumu 14–16 Eylül 2006, s. 359–364. - Genç, F. 2007. Arıların Sırlı Dünyası. Sızıntı, Yıl: 29 Sayı: 344. - Çakmak, İ. 2002. Ekolojik Tarım ve Tozlaşma Uludağ Bee Journal, p 27–29. - Çakmak, İ. 2004. Arıların Yayılma Ekolojisi ve Bitkisel Üretimdeki Rolü. Uludağ Bee Journal, p 81–87. - Özbek, H. 1986. Arılar ve Bitki Yetiştiriciliği. Hasad, 1 (10): 18–19. - Özbek, H. 2002. Arılar ve Doğa, Uludağ Arıcılık Dergisi, s. 22–25. - Şehirali, S. ve M. Özgen, 2007. Bitki Islahı. Ankara Üniversitesi Yayın no: 1553, Ziraat Fak. Ders Kitabı: 506, s. 270. - Yılmaz, A. 1984. Arıların Sırlı Dünyası, Sızıntı, Yıl: 6 Sayı :67. Kendi Küçük Vazifesi Büyük Mahmut Veziroğlu [/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bilim ve Sanat
Kendi Küçük Vazifesi Büyük = Arı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst