Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Kendini okuyamayan insan eşindeki güzelliği göremez
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 274246" data-attributes="member: 11795"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800000">Enaniyetli insan olgunlaşamaz. Nefsini beğenen ve nefsine itimat eden bedbahttır</span><a href="http://www.nurnet.org/" target="_blank"><span style="color: #800000"><strong>,</strong></span></a><span style="color: #800000"> nefsinin ayıbını gören bahtiyardır. Nefsinin ayıbını gören bahtiyar insan, eşinin jest ve mimiklerinden mana çıkararak eleştirmek yerine kendini okur, hatalarını tashih eder. İşte o zaman evlilik, eşlerin ‘<strong>ben iyiyim, sen kötüsün</strong>‘ savaşının yapıldığı ve sürekli eleştiri oklarının atıldığı yer olmaktan çıkar. Sevgi ve saygı kelimeleriyle yazılan ‘<strong>mutluluk kitabı</strong>‘nın okunduğu yer olur.</span><span style="color: #800000">Kadın dert yanıyordu; 20 yıllık evliyiz. Fakat aramızdaki problemler azalacağı yerde çoğalıyor. Eşim hep kendi dediklerinin olmasını istiyor. “<strong>Ben bilirim, ben doğruyum, ben haklıyım</strong>” diyerek sürekli beni eleştiriyor ve aşağılıyor. “Evlilik terapistine gidelim dediğimde “<strong>Benim bir şeyim yok sen kendin git.</strong>” diyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Çok bunaldım, gücüm tükendi. Bazen ayrılmayı düşünüyorum ama çocuklarıma kıyamıyorum</span><span style="color: #800000">Bir beyin serzenişi ise şöyle: “<strong>Biz yaklaşık 1,5 yıl önce evlendik. Eşimin, sorunları var, psikoloğa götürdüm. Psikoloğa doğruları anlatmıyor. Sürekli beni suçluyor. Hep kendi haklı, kendi doğru ve kendisinin istekleri olacak. Kaç defa konuştum. Ailesi de ona destek oluyor. Son çare boşanmaya karar verdim.</strong>“</span><span style="color: #800000">Bazı evliliklerde eşlerden birisi kendini prens ya da prenses ilan ediyor. Eşini hizmetli yerine koyuyor. Onu eğitmek için mütemadiyen eleştiriyor. Eleştiri oklarına hedef olan eşse zamanla kendini değersiz hissediyor. İçine dönüyor. Suskunlaşıp depresifleşiyor. Bu sefer eleştiren eş karşı atağa geçiyor: <strong>“Zaten senin yüzün hiç gülmez, hep böyle depresifsin.</strong>” Oysa esas eleştirilmesi gereken; eleştiren eştir. Böyle eşlerin kendilerinde problem vardır. Karamsardırlar, hayata siyah gözlükler arkasından bakarlar. Kendileriyle barışık olmadıklarından eşleriyle de çatışma halindedirler.</span><span style="color: #800000">Yapmaları gereken şey, hakkaniyetli davranmaktır. Nefsi müdafaada bulunmak yerine kendini sanık sandalyesine, vicdanını da hakim koltuğuna oturtup kendini yargılamaktır. “<strong>Acaba ben eşimi neden eleştiriyorum? Neden aşağılıyorum? Yoksa kendimde var olanları eşime yükleyerek kendimi mi rahatlatıyorum?</strong>” demektir.</span><span style="color: #800000">“<strong>Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku!</strong>” cümlesini rehber ederek eşinin kötülüklerini okumak yerine kendini okumak, yani tanımak gerekir. Zaten kâmil insan olmanın yolu da insanın kendini tanımasından geçer. Enaniyetle kendini beğenen insan olgunlaşamaz. “<strong>Nefsini beğenen ve nefsine itimat eden bedbahttır, nefsinin ayıbını gören bahtiyardır.</strong>“</span><span style="color: #800000">Nefsinin ayıbını gören bahtiyar insan, eşinin jest ve mimiklerinden mana çıkararak eleştirmek yerine kendini okur, hatalarını tashih eder. Böylece mutluluğu yakalamakta ilk adımı atmış olur.</span><span style="color: #800000">İşte o zaman evlilik, eşlerin “<strong>Neden öylesin? Neden böylesin?</strong>” Veya “<strong>ben iyiyim, sen kötüsün</strong>” savaşının yapıldığı ve sürekli eleştiri oklarının atıldığı yer olmaktan çıkar.</span><span style="color: #800000">Hoşgörü, anlayış, sabır, şefkat, merhamet, sevgi ve saygı kelimeleriyle yazılan ‘mutluluk kitabı’nın okunduğu yer olur.</span><span style="color: #800000">Unutulmamalıdır ki, evlilik iki kefeli terazi gibidir. Bir kefeye sadece bir eşin hataları konulursa o terazi dengelenmez. Ancak yanlışlar da doğrular da eşit olarak her iki kefeye konduğunda dengelenir.</span><span style="color: #800000">Öyleyse var mıyız kendimizi okuyup hatalarımızı tashih ederek mutluluk yoluna adım atmaya?</span><span style="color: #800000">Gülay Atasoy / Zaman Gazetesi</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 274246, member: 11795"] [SIZE=3][COLOR=#800000]Enaniyetli insan olgunlaşamaz. Nefsini beğenen ve nefsine itimat eden bedbahttır[/COLOR][URL="http://www.nurnet.org/"][COLOR=#800000][B],[/B][/COLOR][/URL][COLOR=#800000] nefsinin ayıbını gören bahtiyardır. Nefsinin ayıbını gören bahtiyar insan, eşinin jest ve mimiklerinden mana çıkararak eleştirmek yerine kendini okur, hatalarını tashih eder. İşte o zaman evlilik, eşlerin ‘[B]ben iyiyim, sen kötüsün[/B]‘ savaşının yapıldığı ve sürekli eleştiri oklarının atıldığı yer olmaktan çıkar. Sevgi ve saygı kelimeleriyle yazılan ‘[B]mutluluk kitabı[/B]‘nın okunduğu yer olur.[/COLOR][COLOR=#800000]Kadın dert yanıyordu; 20 yıllık evliyiz. Fakat aramızdaki problemler azalacağı yerde çoğalıyor. Eşim hep kendi dediklerinin olmasını istiyor. “[B]Ben bilirim, ben doğruyum, ben haklıyım[/B]” diyerek sürekli beni eleştiriyor ve aşağılıyor. “Evlilik terapistine gidelim dediğimde “[B]Benim bir şeyim yok sen kendin git.[/B]” diyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Çok bunaldım, gücüm tükendi. Bazen ayrılmayı düşünüyorum ama çocuklarıma kıyamıyorum[/COLOR][COLOR=#800000]Bir beyin serzenişi ise şöyle: “[B]Biz yaklaşık 1,5 yıl önce evlendik. Eşimin, sorunları var, psikoloğa götürdüm. Psikoloğa doğruları anlatmıyor. Sürekli beni suçluyor. Hep kendi haklı, kendi doğru ve kendisinin istekleri olacak. Kaç defa konuştum. Ailesi de ona destek oluyor. Son çare boşanmaya karar verdim.[/B]“[/COLOR][COLOR=#800000]Bazı evliliklerde eşlerden birisi kendini prens ya da prenses ilan ediyor. Eşini hizmetli yerine koyuyor. Onu eğitmek için mütemadiyen eleştiriyor. Eleştiri oklarına hedef olan eşse zamanla kendini değersiz hissediyor. İçine dönüyor. Suskunlaşıp depresifleşiyor. Bu sefer eleştiren eş karşı atağa geçiyor: [B]“Zaten senin yüzün hiç gülmez, hep böyle depresifsin.[/B]” Oysa esas eleştirilmesi gereken; eleştiren eştir. Böyle eşlerin kendilerinde problem vardır. Karamsardırlar, hayata siyah gözlükler arkasından bakarlar. Kendileriyle barışık olmadıklarından eşleriyle de çatışma halindedirler.[/COLOR][COLOR=#800000]Yapmaları gereken şey, hakkaniyetli davranmaktır. Nefsi müdafaada bulunmak yerine kendini sanık sandalyesine, vicdanını da hakim koltuğuna oturtup kendini yargılamaktır. “[B]Acaba ben eşimi neden eleştiriyorum? Neden aşağılıyorum? Yoksa kendimde var olanları eşime yükleyerek kendimi mi rahatlatıyorum?[/B]” demektir.[/COLOR][COLOR=#800000]“[B]Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku![/B]” cümlesini rehber ederek eşinin kötülüklerini okumak yerine kendini okumak, yani tanımak gerekir. Zaten kâmil insan olmanın yolu da insanın kendini tanımasından geçer. Enaniyetle kendini beğenen insan olgunlaşamaz. “[B]Nefsini beğenen ve nefsine itimat eden bedbahttır, nefsinin ayıbını gören bahtiyardır.[/B]“[/COLOR][COLOR=#800000]Nefsinin ayıbını gören bahtiyar insan, eşinin jest ve mimiklerinden mana çıkararak eleştirmek yerine kendini okur, hatalarını tashih eder. Böylece mutluluğu yakalamakta ilk adımı atmış olur.[/COLOR][COLOR=#800000]İşte o zaman evlilik, eşlerin “[B]Neden öylesin? Neden böylesin?[/B]” Veya “[B]ben iyiyim, sen kötüsün[/B]” savaşının yapıldığı ve sürekli eleştiri oklarının atıldığı yer olmaktan çıkar.[/COLOR][COLOR=#800000]Hoşgörü, anlayış, sabır, şefkat, merhamet, sevgi ve saygı kelimeleriyle yazılan ‘mutluluk kitabı’nın okunduğu yer olur.[/COLOR][COLOR=#800000]Unutulmamalıdır ki, evlilik iki kefeli terazi gibidir. Bir kefeye sadece bir eşin hataları konulursa o terazi dengelenmez. Ancak yanlışlar da doğrular da eşit olarak her iki kefeye konduğunda dengelenir.[/COLOR][COLOR=#800000]Öyleyse var mıyız kendimizi okuyup hatalarımızı tashih ederek mutluluk yoluna adım atmaya?[/COLOR][COLOR=#800000]Gülay Atasoy / Zaman Gazetesi[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
Kendini okuyamayan insan eşindeki güzelliği göremez
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst