Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Kimin kime nikahı düşer.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 215764" data-attributes="member: 10"><p><strong>Akraba içi ilişkilerde mahremiyet hakkında bilgi verir misiniz? Kuzenlerimizle olan münasebetlerimiz nasıl olmalı?</strong></p><p> </p><p><strong>Soru</strong></p><p> </p><p><span style="color: #000099"><strong><em>Biz amca çocukları olsun veya teyze çocukları olsun birbirimizle kardes gibi büyüdük. Şuan ise kol kola omuz olmuza fotoraf çektirebiliyoruz... bayramlarda birbirimizn ellerini tutabiliyor hatta sarılabiliyoruz... fakat bunun islamen uygun olmadıgını öğrendik... bize ne diyorsunuz bu arada hepimiz akılbaliğ olduk hatta aramızda evlenenler bile var? </em></strong></span></p><p> </p><p>Değerli Kardeşimiz;</p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="color: red">Mahremiyet meselesinde, en çok birbirine mahrem olmayan yakın akrabalar arasında dikkat edilmelidir. Çünkü bu kimseler her ne kadar nesep ve evlilik dolayısıyla akraba sayılsalar da, birbirlerine nâmahremdirler</span>. Yani birbirlerine nikâhları düşmektedir. İşte çok kere mahrem sayılmayan erkek ve kadın akrabalar arasındaki münasebetler önemsenmemekte, hassas davranılması gereken yerlerde ihmal edilmektedir. Halbuki erkek ve kadın ancak kendisine ebedî olarak nikâhı düşmeyen kimselerle bir arada bulunup rahat hareket edebilir.</p><p> </p><p>Mahremi sayılmayan kimseler kadın ve erkek için bir yabancıdan farksızdır ve münasebetler de sınırlıdır. Erkeğin geçici olarak mahremi sayılan hanımının akrabalarıyla da münasebeti mahduttur. Bunlar, hanımının kız kardeşi (baldızı), hanımının halası, teyzesi, kayın biraderinin ve baldızının kızıdır. Erkek, hanımı hayatta olduğu müddetçe ve boşanıp ayrılmadıkça bu kadınlarla evlenemez. Çünkü iki kız kardeşi ve hanımın teyze ve halasını bir nikâh altında bulundurmak âyet ve hadislerde yasaklanmıştır. </p><p> </p><p><span style="color: red">Ancak, erkek bu kadınlarla da üçüncü bir kişi bulunmadan tek başına bir arada bulunamaz, yolculuk yapamaz. Yüz ve ellerinden başka uzuvlarına bakamaz. Onlarla tokalaşamaz veya birbirlerinin elini öpemezler. Böyle bir durumun sınırını da Peygamberimiz (a.s.m.) çizmişlerdir</span>.</p><p> </p><p>Hz. Âişe validemizin anlattığına göre, birgün Hz. Ebû Bekir'in kızı Hz. Esma, tenini gösterecek kadar şeffaf bir elbise ile Peygamberimizin huzuruna gider. Bunu görür görmez Peygamberimiz yüzünü bir tarafa çevirerek, <span style="color: blue">"Ya Esma, bir kadın bulûğ çağına erince vücudunun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi doğru değildir</span>" buyurur ve yüzüyle ellerini gösterir.(1)</p><p> </p><p><span style="color: blue">Bilindiği gibi Hz. Esma, Peygamberimizin hanımı Hz. Âişe'nin kız kardeşi olmaktadır. Peygamberimiz ona kendisi yanında, yalnız yüz ve ellerini açabileceğini hatırlatmıştır. Akraba olarak bildiği için çok defa dikkatli davranmaktadır</span>. Lâkaydlik sonunda bazı vahim ve çirkin neticelerin doğmasına sebebiyet verebilmektedir. Çünkü bu akrabalarla kadının yalnız başına birarada bulunması başkasından daha tehlikelidir. </p><p> </p><p>Fitne ihtimali daha kuvvetlidir. Peygamber Efendimiz bu meselede çok titiz davranmaktadır. Bir keresinde "Kadınların bulunduğu yere girmekten sakının" buyurunca, Ensardan bir zat, "Ya Resulallah, kayınlar [erkeğin akrabaları] hakkında ne buyurursunuz? diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz (a.s.m.), "Kayın ölümdür"(2) buyurdular.</p><p> </p><p>Sahih-i Müslim Sarihi İmam-ı Nevevî bu hadisin izahında şöyle demektedir: "Burada kayından murad, kocanın babaları ve oğullarından geri kalan akrabasıdır. Çünkü baba ve oğullar kadının mahremleridir. Onlar kadınla birarada bulunabilir ve ölümle de vasıflanamazlar. Burada murat, kocanın kardeşi, kardeşi oğulları, amca, amcaoğlu ve bunlara benzer mahrem olmayan kimselerdir.</p><p> </p><p>Halkın âdeti bu hususta kayıtsız olarak serbest davranmaktadır. Bir kimse âdete göre kardeşinin hanımıyla başbaşa kalır. İşte ölüm de budur. Böylesinin yasaklanması yabancı erkeklerden daha lâyıktır. Hadisin doğru mânâsı da budur."(3)</p><p> </p><p>Kayınlar zaman zaman kadının evine girip çıktıklarından aile içinde bazı sırlara vakıf olabilirler. Kadınla bu kayınlar arasında istenmeyen bir dururn meydana gelirse, aile içinde büyük bir huzursuzluk ve önü alınmayan bir tehlike vücuda gelmiş olur. Neticede akrabalar arasında kötü zanlar düşünülür, şüpheler başlarsa akrabalık münasebetleri kopmaya yüz tutar.. İşte Peygamberimiz meydana gelmesi muhtemel olan bu tehlikeyi ölüme benzetmiştir. Durumun ehemmiyetini göstermek için de ürkütücü bir tabir kullanarak dikkatli olunmasını, tâvizkâr davranılmamasım tavsiye buyurmuştur.</p><p> </p><p><span style="color: red">Birbirine nâmahrem olan erkekle kadının yanında emniyeti sağlayacak üçüncü birisi bulunmadan yalnız başlarına kalmalarını Peygamberimiz yine şiddetle yasaklamıştır:</span></p><p><span style="color: red">"Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse mahremi olmayan yabancı bir kadınla bir arada bulunmasın, zira üçüncüleri şeytandır</span>."(4)</p><p> </p><p>Kadınla erkeğin bir arada bulunması ateşle barutun yan yana bulunması gibidir. Şeytan bu durumda her iki cinsteki kötü duygulan tahrik edip, onları yoldan çıkarabilir.</p><p>Erkeğin yakın akrabalarının, kadınla bir işleri olduğu, takdirde veya kocası evde bulunmadığı zaman eve uğradıklarında ihtiyaçlarını kapı dışından görmeleri gerekir.</p><p> </p><p>Evde, hayra şerre aklı eren üçüncü bir kimse yoksa içeri girmelerine cevaz verilmez. Bu durumda dahi kadının tesettüre tam manâsıyla riayet etmesi gerekir.</p><p> </p><p> </p><p> </p><p><em>Selam ve dua ile...</em></p><p><em>Sorularla İslamiyet</em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 215764, member: 10"] [B]Akraba içi ilişkilerde mahremiyet hakkında bilgi verir misiniz? Kuzenlerimizle olan münasebetlerimiz nasıl olmalı?[/B] [B]Soru[/B] [COLOR=#000099][B][I]Biz amca çocukları olsun veya teyze çocukları olsun birbirimizle kardes gibi büyüdük. Şuan ise kol kola omuz olmuza fotoraf çektirebiliyoruz... bayramlarda birbirimizn ellerini tutabiliyor hatta sarılabiliyoruz... fakat bunun islamen uygun olmadıgını öğrendik... bize ne diyorsunuz bu arada hepimiz akılbaliğ olduk hatta aramızda evlenenler bile var? [/I][/B][/COLOR] Değerli Kardeşimiz; [COLOR=red]Mahremiyet meselesinde, en çok birbirine mahrem olmayan yakın akrabalar arasında dikkat edilmelidir. Çünkü bu kimseler her ne kadar nesep ve evlilik dolayısıyla akraba sayılsalar da, birbirlerine nâmahremdirler[/COLOR]. Yani birbirlerine nikâhları düşmektedir. İşte çok kere mahrem sayılmayan erkek ve kadın akrabalar arasındaki münasebetler önemsenmemekte, hassas davranılması gereken yerlerde ihmal edilmektedir. Halbuki erkek ve kadın ancak kendisine ebedî olarak nikâhı düşmeyen kimselerle bir arada bulunup rahat hareket edebilir. Mahremi sayılmayan kimseler kadın ve erkek için bir yabancıdan farksızdır ve münasebetler de sınırlıdır. Erkeğin geçici olarak mahremi sayılan hanımının akrabalarıyla da münasebeti mahduttur. Bunlar, hanımının kız kardeşi (baldızı), hanımının halası, teyzesi, kayın biraderinin ve baldızının kızıdır. Erkek, hanımı hayatta olduğu müddetçe ve boşanıp ayrılmadıkça bu kadınlarla evlenemez. Çünkü iki kız kardeşi ve hanımın teyze ve halasını bir nikâh altında bulundurmak âyet ve hadislerde yasaklanmıştır. [COLOR=red]Ancak, erkek bu kadınlarla da üçüncü bir kişi bulunmadan tek başına bir arada bulunamaz, yolculuk yapamaz. Yüz ve ellerinden başka uzuvlarına bakamaz. Onlarla tokalaşamaz veya birbirlerinin elini öpemezler. Böyle bir durumun sınırını da Peygamberimiz (a.s.m.) çizmişlerdir[/COLOR]. Hz. Âişe validemizin anlattığına göre, birgün Hz. Ebû Bekir'in kızı Hz. Esma, tenini gösterecek kadar şeffaf bir elbise ile Peygamberimizin huzuruna gider. Bunu görür görmez Peygamberimiz yüzünü bir tarafa çevirerek, [COLOR=blue]"Ya Esma, bir kadın bulûğ çağına erince vücudunun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi doğru değildir[/COLOR]" buyurur ve yüzüyle ellerini gösterir.(1) [COLOR=blue]Bilindiği gibi Hz. Esma, Peygamberimizin hanımı Hz. Âişe'nin kız kardeşi olmaktadır. Peygamberimiz ona kendisi yanında, yalnız yüz ve ellerini açabileceğini hatırlatmıştır. Akraba olarak bildiği için çok defa dikkatli davranmaktadır[/COLOR]. Lâkaydlik sonunda bazı vahim ve çirkin neticelerin doğmasına sebebiyet verebilmektedir. Çünkü bu akrabalarla kadının yalnız başına birarada bulunması başkasından daha tehlikelidir. Fitne ihtimali daha kuvvetlidir. Peygamber Efendimiz bu meselede çok titiz davranmaktadır. Bir keresinde "Kadınların bulunduğu yere girmekten sakının" buyurunca, Ensardan bir zat, "Ya Resulallah, kayınlar [erkeğin akrabaları] hakkında ne buyurursunuz? diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz (a.s.m.), "Kayın ölümdür"(2) buyurdular. Sahih-i Müslim Sarihi İmam-ı Nevevî bu hadisin izahında şöyle demektedir: "Burada kayından murad, kocanın babaları ve oğullarından geri kalan akrabasıdır. Çünkü baba ve oğullar kadının mahremleridir. Onlar kadınla birarada bulunabilir ve ölümle de vasıflanamazlar. Burada murat, kocanın kardeşi, kardeşi oğulları, amca, amcaoğlu ve bunlara benzer mahrem olmayan kimselerdir. Halkın âdeti bu hususta kayıtsız olarak serbest davranmaktadır. Bir kimse âdete göre kardeşinin hanımıyla başbaşa kalır. İşte ölüm de budur. Böylesinin yasaklanması yabancı erkeklerden daha lâyıktır. Hadisin doğru mânâsı da budur."(3) Kayınlar zaman zaman kadının evine girip çıktıklarından aile içinde bazı sırlara vakıf olabilirler. Kadınla bu kayınlar arasında istenmeyen bir dururn meydana gelirse, aile içinde büyük bir huzursuzluk ve önü alınmayan bir tehlike vücuda gelmiş olur. Neticede akrabalar arasında kötü zanlar düşünülür, şüpheler başlarsa akrabalık münasebetleri kopmaya yüz tutar.. İşte Peygamberimiz meydana gelmesi muhtemel olan bu tehlikeyi ölüme benzetmiştir. Durumun ehemmiyetini göstermek için de ürkütücü bir tabir kullanarak dikkatli olunmasını, tâvizkâr davranılmamasım tavsiye buyurmuştur. [COLOR=red]Birbirine nâmahrem olan erkekle kadının yanında emniyeti sağlayacak üçüncü birisi bulunmadan yalnız başlarına kalmalarını Peygamberimiz yine şiddetle yasaklamıştır:[/COLOR] [COLOR=red]"Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse mahremi olmayan yabancı bir kadınla bir arada bulunmasın, zira üçüncüleri şeytandır[/COLOR]."(4) Kadınla erkeğin bir arada bulunması ateşle barutun yan yana bulunması gibidir. Şeytan bu durumda her iki cinsteki kötü duygulan tahrik edip, onları yoldan çıkarabilir. Erkeğin yakın akrabalarının, kadınla bir işleri olduğu, takdirde veya kocası evde bulunmadığı zaman eve uğradıklarında ihtiyaçlarını kapı dışından görmeleri gerekir. Evde, hayra şerre aklı eren üçüncü bir kimse yoksa içeri girmelerine cevaz verilmez. Bu durumda dahi kadının tesettüre tam manâsıyla riayet etmesi gerekir. [I]Selam ve dua ile...[/I] [I]Sorularla İslamiyet[/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Kimin kime nikahı düşer.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst