Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Kimin kime nikahı düşer.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 215766" data-attributes="member: 10"><p><span style="color: purple"><em><strong>Dinimizin bizlere emrettiği sıla-ı rahmi yerine getirmek için yakın ve uzak akrabalarımızı, dost ve ahbaplarımızı ziyaret ediyoruz. Bir araya gelip sohbet ve görüşmelerde bulunuyoruz. Zaman zaman da onların bize geldiği, iâde-i ziyarette bulundukları olmaktadır. Bazen bu gelip gitmelere düğün, taziye, davet gibi durumlar da sebep teşkil etmektedir. Bu karşılaşma ve görüşmeler çok defa ailece olmaktadır. Haliyle gerek biz dostlarımızın veya nâmahrem sayılan akrabalarımızın kız ve hanımlarıyla, gerekse onlar bizimkilerle karşı karşıya gelebilmekte, bazı zaruri hallerde bir mecliste geçici de olsa yer darlığı veya birtakım sebeplerle birarada oturabilmekteyiz. Bu durumda dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir?</strong></em></span></p><p> </p><p>Sözünü ettiğimiz bu kimseler dinen birbirlerine yabancı olduğu için, yani mahremleri sayılmayıp, nikâhları birbirine düştüğü için mahremiyet sınırını aşmamaya dikkat etmek gerekir. Bu hususa uyulmadığı takdirde bazı istenmeyen hallerin ve mahzur teşkil eden durumların meydana gelme ihtimali vardır. Bunun için Kur'ân-ı Kerim "[Resulüm] mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve namuslarını da korusunlar" (5) buyurmakta, aynı şekilde kadınlar için de "Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve namuslarını da muhafaza etsinler. Görünmesi zarurî olan kısımlar müstesna olmak üzere zinetlerini açığa vurmasınlar"(6) ikazı yapılmaktadır.</p><p> </p><p> </p><p> </p><p>Bu âyetler istizan (birisinin evine girmek için izin isteme) âyetlerinden sonra zikredilmektedir. Buhari'nin şerhinde bu hususa dikkat çeken Aynî, "istizan" âyetlerinden sonra bu âyetin zikredilmesindeki asıl maksat, ev sahibi erkeğin aile kadınlarına bakmaları helâl olmayan misafirin nazarından sakınması ve yabancı erkeklere göstermemesidir, demektedir.(7)</p><p> </p><p>Yine Buharîde bu âyetin tefsirinden sonra, "Allah hem hain gözlerin [tecessüslerini] hem de [fasit] gönüllerin gizlediği temayülleri bilir"(8) mealindeki âyeti zikretmektedir. İbni Abbas ise bu âyeti tefsir ederken şu açıklamayı yapmaktadır: <span style="color: red">Hain gözlü o kimsedir ki, bir mecliste otururken yanından güzel bir kadın geçse veya misafir bulunduğu bir evde güzel bir kadın görse yanın dakilere sezdirmeden kadına sinsi sinsi bakar.</span> Yanındakiler de kendisine bakınca hemen gözünü ayırır. Fakat Allah bilir ki, o hain gözlü kimse kadının mahremiyet dairesine girmeye gücü yetse harama tevessül edecektir.(9)</p><p> </p><p> </p><p><span style="color: royalblue">Bu hususta Bediüzzaman'ın "Bir meclis-i ihvana [dost meclisine] güzel karı girdikçe riya ile rekabet, haset ile hodgâmlık debretir damarları"(10) şeklindeki tespiti ne kadar manidardır.</span></p><p> </p><p><span style="color: red">Her ne kadar bakmak zina derecesinde bir mes'uliyet getirmese de o tarafa açılan bir kapı olduğundan mü'minler sakındırılmışlardır.</span></p><p> </p><p> İnsanların diğer âzalarının da zinadan nasibinin olduğu ve bunların küçük günahlarsınıfına girdiği hakkında bir hadis rivayet eden Ebû Hüreyre, Peygamberimizin şöyle buyurduğunu bildirmektedir: "Hiç şüphe yok ki, Allah, Âdemoğlunun zinadannasibini yazmıştır. Buna behemehal erişecektir. Gözlerin zinası bakmak, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası tutmak, ayağın zinası da yürümektir. Kalb ise heves eder, temenni eder. Tenasül</p><p>uzvu bunu tasdik eder veya yalanlar."(11)</p><p> </p><p>Mecazî zina sınıfına giren bu hallerden, bakışta şehvet ve lezzet bulunur, helâl olmayan gayr-ı meşru konuşmalarda bulunulur ve dinlenir ve nefis de şiddetli arzu ederse mes'uliyet sahası daha da büyümektedir. Bu hususlar küçük günahlar sınıfına girdiği için, zinaya yol açmadığı müddetçe, tevbe edildiği zaman Allah'ın mağfiretine yaklaşmaktadır.</p><p> </p><p>İşte, bu nevi istenmeyen hallere meydan verilebileceği için, kadın ve erkek davetlilerin ayrı ayrı oturmaları ve zaruret olmadan birbirlerini görmemeleri en emin yoldur. Ancak bu kötü duygulara kapılmaktan emin olunduğu zaman kadının tesettüre riayet ettiği ve tahrik edici davranışların bulunmadığı zamanlarda ev hanımının erkek misafirlere hizmet edebilmesinin caiz oluşu hakkında Buharı ve Müslim'de, şöyle bir hadis zikredilmektedir. Hz. Ebû Üseyd, düğününde Peygamberimizi ve bazı Sahabîleri davet etti. Misafirlere hizmeti hanımı [gelin] yapıyordu. Geceden, bir taş kabın içine hurma ıslatmıştı. Peygamberimiz yemeği bitirince, hurmaları ezdi, sulandırdı, şerbet yapıp misafirlere ikram etti.(12)</p><p> </p><p>Bu hadisi zikreden muhaddisler, fitneden emin olmak şartıyla bir kadın, kocasının misafirlerine hizmet edebileceği hükmünü çıkarmaktadırlar.(13)</p><p> </p><p>Kaynaklar :</p><p> </p><p>1. Ebû Dâvud, Libâs: 32.</p><p>2. Müslim, Selâm: 20.</p><p>3. Nevevî, Şerhu Sahib-i Müslim, 14: 154.</p><p>4. Buharı, Nikah: 111.</p><p>5. Nur Suresi, 30.</p><p>6. Nur Suresi, 31.</p><p>7. Aynî, Umdetü'l-Kâri. 22. 231.</p><p>8. Mü'min Sûresi, 19.</p><p>9. Aynî, Umdetü'l-Kân, 22: 231, Tecrit Tercemesi, 12: 171.</p><p>10. Sözler, s. 678</p><p>11. Müslim, Kader: 21, Buharı, istizan: 12.</p><p>12. Buharı, Nikâh, 77. Müslim, Eşribe: 86.</p><p>13. Aynî, Umdetü'l-Kârî, 20: 164-165.</p><p>Mehmet PAKSU</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 215766, member: 10"] [COLOR=purple][I][B]Dinimizin bizlere emrettiği sıla-ı rahmi yerine getirmek için yakın ve uzak akrabalarımızı, dost ve ahbaplarımızı ziyaret ediyoruz. Bir araya gelip sohbet ve görüşmelerde bulunuyoruz. Zaman zaman da onların bize geldiği, iâde-i ziyarette bulundukları olmaktadır. Bazen bu gelip gitmelere düğün, taziye, davet gibi durumlar da sebep teşkil etmektedir. Bu karşılaşma ve görüşmeler çok defa ailece olmaktadır. Haliyle gerek biz dostlarımızın veya nâmahrem sayılan akrabalarımızın kız ve hanımlarıyla, gerekse onlar bizimkilerle karşı karşıya gelebilmekte, bazı zaruri hallerde bir mecliste geçici de olsa yer darlığı veya birtakım sebeplerle birarada oturabilmekteyiz. Bu durumda dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir?[/B][/I][/COLOR] Sözünü ettiğimiz bu kimseler dinen birbirlerine yabancı olduğu için, yani mahremleri sayılmayıp, nikâhları birbirine düştüğü için mahremiyet sınırını aşmamaya dikkat etmek gerekir. Bu hususa uyulmadığı takdirde bazı istenmeyen hallerin ve mahzur teşkil eden durumların meydana gelme ihtimali vardır. Bunun için Kur'ân-ı Kerim "[Resulüm] mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve namuslarını da korusunlar" (5) buyurmakta, aynı şekilde kadınlar için de "Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve namuslarını da muhafaza etsinler. Görünmesi zarurî olan kısımlar müstesna olmak üzere zinetlerini açığa vurmasınlar"(6) ikazı yapılmaktadır. Bu âyetler istizan (birisinin evine girmek için izin isteme) âyetlerinden sonra zikredilmektedir. Buhari'nin şerhinde bu hususa dikkat çeken Aynî, "istizan" âyetlerinden sonra bu âyetin zikredilmesindeki asıl maksat, ev sahibi erkeğin aile kadınlarına bakmaları helâl olmayan misafirin nazarından sakınması ve yabancı erkeklere göstermemesidir, demektedir.(7) Yine Buharîde bu âyetin tefsirinden sonra, "Allah hem hain gözlerin [tecessüslerini] hem de [fasit] gönüllerin gizlediği temayülleri bilir"(8) mealindeki âyeti zikretmektedir. İbni Abbas ise bu âyeti tefsir ederken şu açıklamayı yapmaktadır: [COLOR=red]Hain gözlü o kimsedir ki, bir mecliste otururken yanından güzel bir kadın geçse veya misafir bulunduğu bir evde güzel bir kadın görse yanın dakilere sezdirmeden kadına sinsi sinsi bakar.[/COLOR] Yanındakiler de kendisine bakınca hemen gözünü ayırır. Fakat Allah bilir ki, o hain gözlü kimse kadının mahremiyet dairesine girmeye gücü yetse harama tevessül edecektir.(9) [COLOR=royalblue]Bu hususta Bediüzzaman'ın "Bir meclis-i ihvana [dost meclisine] güzel karı girdikçe riya ile rekabet, haset ile hodgâmlık debretir damarları"(10) şeklindeki tespiti ne kadar manidardır.[/COLOR] [COLOR=red]Her ne kadar bakmak zina derecesinde bir mes'uliyet getirmese de o tarafa açılan bir kapı olduğundan mü'minler sakındırılmışlardır.[/COLOR] İnsanların diğer âzalarının da zinadan nasibinin olduğu ve bunların küçük günahlarsınıfına girdiği hakkında bir hadis rivayet eden Ebû Hüreyre, Peygamberimizin şöyle buyurduğunu bildirmektedir: "Hiç şüphe yok ki, Allah, Âdemoğlunun zinadannasibini yazmıştır. Buna behemehal erişecektir. Gözlerin zinası bakmak, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası tutmak, ayağın zinası da yürümektir. Kalb ise heves eder, temenni eder. Tenasül uzvu bunu tasdik eder veya yalanlar."(11) Mecazî zina sınıfına giren bu hallerden, bakışta şehvet ve lezzet bulunur, helâl olmayan gayr-ı meşru konuşmalarda bulunulur ve dinlenir ve nefis de şiddetli arzu ederse mes'uliyet sahası daha da büyümektedir. Bu hususlar küçük günahlar sınıfına girdiği için, zinaya yol açmadığı müddetçe, tevbe edildiği zaman Allah'ın mağfiretine yaklaşmaktadır. İşte, bu nevi istenmeyen hallere meydan verilebileceği için, kadın ve erkek davetlilerin ayrı ayrı oturmaları ve zaruret olmadan birbirlerini görmemeleri en emin yoldur. Ancak bu kötü duygulara kapılmaktan emin olunduğu zaman kadının tesettüre riayet ettiği ve tahrik edici davranışların bulunmadığı zamanlarda ev hanımının erkek misafirlere hizmet edebilmesinin caiz oluşu hakkında Buharı ve Müslim'de, şöyle bir hadis zikredilmektedir. Hz. Ebû Üseyd, düğününde Peygamberimizi ve bazı Sahabîleri davet etti. Misafirlere hizmeti hanımı [gelin] yapıyordu. Geceden, bir taş kabın içine hurma ıslatmıştı. Peygamberimiz yemeği bitirince, hurmaları ezdi, sulandırdı, şerbet yapıp misafirlere ikram etti.(12) Bu hadisi zikreden muhaddisler, fitneden emin olmak şartıyla bir kadın, kocasının misafirlerine hizmet edebileceği hükmünü çıkarmaktadırlar.(13) Kaynaklar : 1. Ebû Dâvud, Libâs: 32. 2. Müslim, Selâm: 20. 3. Nevevî, Şerhu Sahib-i Müslim, 14: 154. 4. Buharı, Nikah: 111. 5. Nur Suresi, 30. 6. Nur Suresi, 31. 7. Aynî, Umdetü'l-Kâri. 22. 231. 8. Mü'min Sûresi, 19. 9. Aynî, Umdetü'l-Kân, 22: 231, Tecrit Tercemesi, 12: 171. 10. Sözler, s. 678 11. Müslim, Kader: 21, Buharı, istizan: 12. 12. Buharı, Nikâh, 77. Müslim, Eşribe: 86. 13. Aynî, Umdetü'l-Kârî, 20: 164-165. Mehmet PAKSU [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Kimin kime nikahı düşer.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst