Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Kimin yılbaşı?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Elif_Gibi" data-source="post: 169458" data-attributes="member: 6253"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong><span style="color: #c31897">Kimin yılbaşı?</span></strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Resmî yılbaşı her geldiğinde gecesinin kutlanmasının veya o geceye mahsus faâliyet ve eğlencelerden bir kısmına katılmanın İslâm’daki yeri (hükmü) tartışılır Din hizmetlileri ve muhâfazakâr müslümanlar “bu geceye mahsus bir faâliyete katılmanın câiz olmadığını” söyler, müslümanların böyle bir yılbaşı gecesi yokmuş gibi davranmalarını, normal hayatlarına devam etmelerini ister, bunu tavsiye ederler Bir kısım modernist İslâm yorumcuları ile amelsiz veya İslâm’ın gerektirdiği hayat konusunda duyarsız müslümanlar ise “dünyanın kutladığı ve eğlendiği bu geceye katılmakta ve eğlenmekte bir sakınca bulunmadığını” söylerler</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Son zamanlarda moda oldu, bir konunun İslâm’daki yeri sorulurken, araştırılırken mutlaka bir âyet veya hadîs de aranıyor Böyle bir yaklaşımın bilgi eksikliğinden kaynaklandığı kesindir Çünkü İslâmî hüküm ve değerlendirmenin kaynağı vahiy (âyet ve hadîsler) olmakla beraber, bunların sınırlı olduğu, bir mesele hakkında âyet ve hadîs yok ise (doğrudan, adını ve niteliklerini belirterek meseleyi hükme bağlayan bir nas yoksa) ictihada gidilir Bu konuda uzman (âlim) olanların bildiği usûle uygun olarak yapılan ictihad ile ulaşılan sonuç da (hüküm ve değerlendirme de) dîne dahildir, İslâmîdir, ictihad eden âlimi ve bilgileri yetersiz olduğu için âlimden sorma durumunda olan diğer müslümanları bağlar</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Hz Peygamber (sav) zamanında yılbaşı kutlamaları bulunmadığı için, doğrudan bu konuyu hükme bağlayan bir âyetin veya hadîsin bulunmaması tabîîdir Ama bizim dünyamızda önümüze çıkan bu konunun -çeşitli ictihad yöntemleriyle- İslâmdaki yerini belirleyebilmek, hükmünü (haram, mekruh, mübah olup olmadığını) ortaya koyabilmek için yararlanabileceğimiz birçok âyet, hadîs, kural ve ilke vardır</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Meselemizin hükmünü araştırmadan önce ne olduğunu açıklamak gerekir Yılbaşı, tarih başlangıcı olarak müslümanlara ait değildir, Hristiyanlara aittir Aslında kış gün dönümünü kutlama âdeti çeşitli Asya ve Avrupa putperest (pagan) topluluklarında vardı Tarihî kayıtlara uygun olmadığı halde Hz İsa’nın doğduğu gün kilise tarafından 25 Aralık’a çekildi, eskiden beri yapılmakta olan kutlamaların Hristiyanlığa dahil edilmesi hedeflendi Ancak zaman içinde bu kutlamaya katılan diğer kiliseler aynı tarihte birleşmedi, farklı tarihleri benimsediler Yılbaşında yapılan Noel Yortusuna (Hristiyanlığa mahsusu bir âyine) adı karıştırılan Noel Baba (Aziz Nichola, Santa Claus) aslında; yani tarihî bir şahıs olarak bir Hristiyan azizi (ermişi, velîsi) dir Zaman içinde bu azizin tarihi kimliği değiştirilmiş, kendisiyle ilgili birçok efsâne uydurulmuş ve ilk defa 17 asırda Almanya’da Noel Yortusuna karıştırılmış, daha sonra bu uygulama Hristiyan dünyasına yayılmıştır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Müslümanlar tarih başlangıcı olarak hicreti kullanırlar TC Devleti Hristiyanlara ait bulunan bu tarih başlangıcını resmen benimsediği için bu yılbaşı, aynı zamanda “Türkiye’nin resmî yılbaşı”dır, millî ve dinî yılbaşı değildir</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Bu kısa tarih bilgisinden çıkan sonuç şudur:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">a) 2002 yıl önce müslümanların veya Türklerin tarihinde, tarih başlangıcı olacak bir olay geçmemiştir</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">b) Hz Îsa’nın doğum tarihine uygun olmamakla beraber onun doğumu bu tarihin başlangıcı olarak kabûl edilmiş; bundan öncesi ve sonrası için “milattan (İsa’nın doğumundan) önce, sonra” denilmiştir</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">c) Hz İsa biz müslümanlara göre aziz bir peygamberdir (aleyhisselâm), ancak Hristiyanlar onu peygamberlikten çıkarmış, tanrılaştırmışlardır</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">d) Noel Baba aslında bizce de saygıya değer bir mümindir (Hz İsa’nın tebliğ ettiği dîne inanmış ve o din içinde yetişmiş ve ermiştir), ancak dün Hristiyanların, bugün dinli dinsiz Batı’nın Noel Babası, nitelikleri bakımından bu aziz, bu velî, bu mümin değildir Onun adının karıştırldığı yortu da bir Hristiyan ibâdetidir</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Böylece yukarıda ana hatlarıyla açıklanan yılbaşının, din olarak aslından saptırlmış Hristiyanlığa, kültür olarak da Hristiyan Batı kültürüne dayandığı, onun bir parçası olduğu ortaya çıkmıştır</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Müslümanlar bu yılbaşını takvim başlangıcı yaparlarsa, yılbaşı gecesinde yapılan âyin veya eğlencelere iştirak ederlerse ne olur?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Yılbaşı dolayısıyla yapılan dinî âyine katılan (Hristiyanlarla beraber bu toplu ibâdeti yapan) müslümanlar en azından haram (büyük günah) işlemiş olurlar </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Bu hükmün akla ve vahye dayalı delîllerini zikretmeye bile gerek yoktur</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Dinî âyîne katılmadan yılbaşı dolayısıyla toplantı ve eğlence yapan müslümanlar, bu eğlencelerde ayrıca hiçbir haram işlemeseler dahi, kökeni dinî (İslâm’dan başka ve ona göre bugün mûteber olmayan bir dîne dayalı) olan bir faâliyete katıldıkları ve başka dinden olanlara -dinle ilgili bir konuda- benzer hale geldikleri için günah işlemiş olurlar “Bir din ve kültür topluluğuna kendini benzetenler onlardan sayılır” meâlindeki hadîs bu davranışı yasaklamaktadır</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Yılbaşı, takvim, tarih, tatil, eğlence, şenlik ve bunlarla ilgili âdetler bir milletin kültürüdür Kültür din ve ideolojinin bedenlenmesi, ete kemiğe bürünmesidir Bu ikisini birbirinden ayırmak mümkün değildir Eğer birileri din ile kültürü birbirinden ayırmaya, aralarındaki bağı koparmaya kalkışırsa -zor olmakla beraber bunu yapabilirse- kültür ile beraber dîni de değiştirme yoluna girmiş olur Bedenini parça parça kaybeden din gider (milletin hayatından çıkar) onun yerine yeni kültürün dîni veya dinsizliği gelir Kültür ile din arasında böyle bir bağ bulunduğuna göre; kültürün değişmesi dîni yakından ilgilendirir İslâm’ın beş temel amacından biri dîni (müslümanların hayatında İslâm’ı) korumaktır İslâm’ın korunmasını olumsuz etkileyen bir davranış, bir kültür değişimi, bir kültür taklidi haramdır, bazan bununla da kalmaz dinden çıkma sonucunu doğurur</span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px">Sevgili Peygamberimiz (sav) Medine’ye göçünce, burada öteden beri iki bayramın bulunduğunu ve bu bayramlarda kutlama yapıldığını öğrendi Bayramlar, dînin etkilenmesi bakımından önemli kültür unsurları olduğu için bunları değiştirdi ve yerlerine Ramazan ile Kurban bayramlarını tebliğ etti Daha pek çok hadîste, başka dinlerle ilişkisi veya sembolik değeri/fonksiyonu bulunan âdet ve uygulamaları müslümanlara yasakladı</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hayrettin Karaman</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Elif_Gibi, post: 169458, member: 6253"] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][B][COLOR=#c31897]Kimin yılbaşı?[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS]Resmî yılbaşı her geldiğinde gecesinin kutlanmasının veya o geceye mahsus faâliyet ve eğlencelerden bir kısmına katılmanın İslâm’daki yeri (hükmü) tartışılır Din hizmetlileri ve muhâfazakâr müslümanlar “bu geceye mahsus bir faâliyete katılmanın câiz olmadığını” söyler, müslümanların böyle bir yılbaşı gecesi yokmuş gibi davranmalarını, normal hayatlarına devam etmelerini ister, bunu tavsiye ederler Bir kısım modernist İslâm yorumcuları ile amelsiz veya İslâm’ın gerektirdiği hayat konusunda duyarsız müslümanlar ise “dünyanın kutladığı ve eğlendiği bu geceye katılmakta ve eğlenmekte bir sakınca bulunmadığını” söylerler[/FONT][/SIZE] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Son zamanlarda moda oldu, bir konunun İslâm’daki yeri sorulurken, araştırılırken mutlaka bir âyet veya hadîs de aranıyor Böyle bir yaklaşımın bilgi eksikliğinden kaynaklandığı kesindir Çünkü İslâmî hüküm ve değerlendirmenin kaynağı vahiy (âyet ve hadîsler) olmakla beraber, bunların sınırlı olduğu, bir mesele hakkında âyet ve hadîs yok ise (doğrudan, adını ve niteliklerini belirterek meseleyi hükme bağlayan bir nas yoksa) ictihada gidilir Bu konuda uzman (âlim) olanların bildiği usûle uygun olarak yapılan ictihad ile ulaşılan sonuç da (hüküm ve değerlendirme de) dîne dahildir, İslâmîdir, ictihad eden âlimi ve bilgileri yetersiz olduğu için âlimden sorma durumunda olan diğer müslümanları bağlar[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Hz Peygamber (sav) zamanında yılbaşı kutlamaları bulunmadığı için, doğrudan bu konuyu hükme bağlayan bir âyetin veya hadîsin bulunmaması tabîîdir Ama bizim dünyamızda önümüze çıkan bu konunun -çeşitli ictihad yöntemleriyle- İslâmdaki yerini belirleyebilmek, hükmünü (haram, mekruh, mübah olup olmadığını) ortaya koyabilmek için yararlanabileceğimiz birçok âyet, hadîs, kural ve ilke vardır[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Meselemizin hükmünü araştırmadan önce ne olduğunu açıklamak gerekir Yılbaşı, tarih başlangıcı olarak müslümanlara ait değildir, Hristiyanlara aittir Aslında kış gün dönümünü kutlama âdeti çeşitli Asya ve Avrupa putperest (pagan) topluluklarında vardı Tarihî kayıtlara uygun olmadığı halde Hz İsa’nın doğduğu gün kilise tarafından 25 Aralık’a çekildi, eskiden beri yapılmakta olan kutlamaların Hristiyanlığa dahil edilmesi hedeflendi Ancak zaman içinde bu kutlamaya katılan diğer kiliseler aynı tarihte birleşmedi, farklı tarihleri benimsediler Yılbaşında yapılan Noel Yortusuna (Hristiyanlığa mahsusu bir âyine) adı karıştırılan Noel Baba (Aziz Nichola, Santa Claus) aslında; yani tarihî bir şahıs olarak bir Hristiyan azizi (ermişi, velîsi) dir Zaman içinde bu azizin tarihi kimliği değiştirilmiş, kendisiyle ilgili birçok efsâne uydurulmuş ve ilk defa 17 asırda Almanya’da Noel Yortusuna karıştırılmış, daha sonra bu uygulama Hristiyan dünyasına yayılmıştır[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Müslümanlar tarih başlangıcı olarak hicreti kullanırlar TC Devleti Hristiyanlara ait bulunan bu tarih başlangıcını resmen benimsediği için bu yılbaşı, aynı zamanda “Türkiye’nin resmî yılbaşı”dır, millî ve dinî yılbaşı değildir[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Bu kısa tarih bilgisinden çıkan sonuç şudur:[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]a) 2002 yıl önce müslümanların veya Türklerin tarihinde, tarih başlangıcı olacak bir olay geçmemiştir[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]b) Hz Îsa’nın doğum tarihine uygun olmamakla beraber onun doğumu bu tarihin başlangıcı olarak kabûl edilmiş; bundan öncesi ve sonrası için “milattan (İsa’nın doğumundan) önce, sonra” denilmiştir[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]c) Hz İsa biz müslümanlara göre aziz bir peygamberdir (aleyhisselâm), ancak Hristiyanlar onu peygamberlikten çıkarmış, tanrılaştırmışlardır[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]d) Noel Baba aslında bizce de saygıya değer bir mümindir (Hz İsa’nın tebliğ ettiği dîne inanmış ve o din içinde yetişmiş ve ermiştir), ancak dün Hristiyanların, bugün dinli dinsiz Batı’nın Noel Babası, nitelikleri bakımından bu aziz, bu velî, bu mümin değildir Onun adının karıştırldığı yortu da bir Hristiyan ibâdetidir[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Böylece yukarıda ana hatlarıyla açıklanan yılbaşının, din olarak aslından saptırlmış Hristiyanlığa, kültür olarak da Hristiyan Batı kültürüne dayandığı, onun bir parçası olduğu ortaya çıkmıştır[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Müslümanlar bu yılbaşını takvim başlangıcı yaparlarsa, yılbaşı gecesinde yapılan âyin veya eğlencelere iştirak ederlerse ne olur?[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Yılbaşı dolayısıyla yapılan dinî âyine katılan (Hristiyanlarla beraber bu toplu ibâdeti yapan) müslümanlar en azından haram (büyük günah) işlemiş olurlar [/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Bu hükmün akla ve vahye dayalı delîllerini zikretmeye bile gerek yoktur[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Dinî âyîne katılmadan yılbaşı dolayısıyla toplantı ve eğlence yapan müslümanlar, bu eğlencelerde ayrıca hiçbir haram işlemeseler dahi, kökeni dinî (İslâm’dan başka ve ona göre bugün mûteber olmayan bir dîne dayalı) olan bir faâliyete katıldıkları ve başka dinden olanlara -dinle ilgili bir konuda- benzer hale geldikleri için günah işlemiş olurlar “Bir din ve kültür topluluğuna kendini benzetenler onlardan sayılır” meâlindeki hadîs bu davranışı yasaklamaktadır[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Yılbaşı, takvim, tarih, tatil, eğlence, şenlik ve bunlarla ilgili âdetler bir milletin kültürüdür Kültür din ve ideolojinin bedenlenmesi, ete kemiğe bürünmesidir Bu ikisini birbirinden ayırmak mümkün değildir Eğer birileri din ile kültürü birbirinden ayırmaya, aralarındaki bağı koparmaya kalkışırsa -zor olmakla beraber bunu yapabilirse- kültür ile beraber dîni de değiştirme yoluna girmiş olur Bedenini parça parça kaybeden din gider (milletin hayatından çıkar) onun yerine yeni kültürün dîni veya dinsizliği gelir Kültür ile din arasında böyle bir bağ bulunduğuna göre; kültürün değişmesi dîni yakından ilgilendirir İslâm’ın beş temel amacından biri dîni (müslümanların hayatında İslâm’ı) korumaktır İslâm’ın korunmasını olumsuz etkileyen bir davranış, bir kültür değişimi, bir kültür taklidi haramdır, bazan bununla da kalmaz dinden çıkma sonucunu doğurur[/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3]Sevgili Peygamberimiz (sav) Medine’ye göçünce, burada öteden beri iki bayramın bulunduğunu ve bu bayramlarda kutlama yapıldığını öğrendi Bayramlar, dînin etkilenmesi bakımından önemli kültür unsurları olduğu için bunları değiştirdi ve yerlerine Ramazan ile Kurban bayramlarını tebliğ etti Daha pek çok hadîste, başka dinlerle ilişkisi veya sembolik değeri/fonksiyonu bulunan âdet ve uygulamaları müslümanlara yasakladı[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Trebuchet MS]Hayrettin Karaman[/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Kimin yılbaşı?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst