Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
"kimseye söyleme" İhsan edildiğin hiçbir hayrı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 125205" data-attributes="member: 8422"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">HAKKI ŞİKAYET ETMEMEK</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sana tavsiye: İhsan edildiğin hiçbir hayrı kimseye söyleme... İsterse bu dostun olsun...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sonra, Hikmeti icabı sende yapacağı ve tecrübe için vereceği bazı belalardan dolayı Allah’ı ithama kalkışma... Bil ki;sana düşen vazife, bela olursa sabır göstermektir, hayra da şükretmektir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Nimeti bulmadan bulmuş gibi görünüp şükretmek, içinde bulunduğun bir felaketi şikayet etmekten daha iyidir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Nimet-i İlâhiye’den mahrum olan tek kişi gösterebilirmisin? Hayır!.. İşte âyet:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- “Allah’ın nimetlerini saymağa kalksanız bitiremezsiniz...”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sende o kadar Nimet-i İlâhiye var ki; hiç birini görmek istemiyorsun...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kalben hiçbir mahluka gönül verme. Ve, kalben, hiçbir kimse ile ünsiyet etme... Bulunduğun hali kimseye anlatma. Ülfetin Allah’a olsun. Ona güven. Derdini O’nun kuvvetiyle O’na açarsın... Arada ikinci bir varlık göremezsin... Çünkü başkası varlığını ispat edip zarar veya menfaat vermeğe haklı değildir. Belayı senden yine o defeder. İzzeti ve zilleti O meydana getirir... Ondan başkası ne yükseklik vaad eder; ne de aşağı derecelere indirir. Başkası ne zengin edebilir, ne de fakir. Ve hiçbir şeyi hareket ettiremez ve durduramaz. Hepsini Hak yaratır ve hepsi O’nun yed’inde ve O’nun iznindedir. Her şey Onun emriyle cereyan eder ve yürür. Her şey muayyen vakte bağlıdır. Kafi derecede gelir. Sonra gelecek evvel gelmez. Evvel gelecek de sonraya kalmaz. Allah-ü Taala şöyle buyuruyor:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- “Allah sana bir zarar verecekse alacak yine O’dur. Şayet sana bir hayır murat edecekse, o hayrı senden çevirecek yoktur. “</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İhsanını istediği kullara verir. O hem rahim, hem de Gafur’dur...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Afiyette bulunduğun halde Hak’kı şikayete kalkışma. Yanında Allah!ın bol nimeti olduğu halde fazlasını isteme. Sana verdiği nimeti görmez olup inkar yoluna sapma. Bu halin bir nevi istihza olur. Sonra, Allah’ü Taala seni inceden inceye hesaba çeker. Dünyada belanı arttırır, ahirette ise seni azarlar. Cehenneme atar.Sonra, seni manevi halden soyar, rahmet nazarını senden çeker.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hakikaten şekva(*) etmekten sakın. Etlerin makaslarla parça parça doğransa da itiraz yoluna sapma.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sakın ha sakın itiraz etme:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- "ALLAH, Allah"</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">De... Kurtuluş iste. Fakat şekva etmekle değil. Hazer (**) et... Yanlış yola sapmaktan kork. Şekva yolunu tutmaktan çekin. Çünkü ademoğlunun başına gelecek belalar ancak itirazından dolayı gelir...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O, erhamerrahimin olduğu halde, nasıl O’ndan şikayet edilir? Hakim, Habir; kullarına en çok acıyan ve lütfunu esirgemeyen o olduğu halde, nasıl Ondan dert yanılır? O, kullarına zulmetmez. Kuvvetli, işinden iyi anlayan bir doktora kızılır mı? Evladına acıyan bir ana cinayetle itham edilir mi?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Peygamber S.A efendimiz şöyle buyuruyor:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- "Allah-ü Taâla kuluna çok merhamet eder; bir ananın evladını o kadar esirgemesi imkansızdır."</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ey zavallı, Allah’a karşı edep tavrını takın. Zorla gelen belaya sabret, sabretmeğe çalış. Güçlükle de olsa kendini bu yola uydurmağa alıştır. Rıza ve muvafakat yolunu tut. Maneviyattan az buçuk nasibin varsa, bu yolu tutarsın. Hakikaten bu yola devam edersen eşi bulunmaz bir cevher olursun. Aksi halde her şey elinden gider, artık bir daha bulmana da imkan kalmaz.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Allah-ü Taâla’nın şu ayetini dinle:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- "Kıtal(+) size farz oldu. Halbuki siz bundan hoşlanmazsınız... Bununla beraber sizin sevdiğiniz şey iyi olabilir, sevdiğiniz şey belki de fenadır; bunu siz anlayamazsınız, ancak Allah bilir."</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Çünkü hakikat ilimleri gizlidir. Böyle olunca, her hangi bir şeyi hissiyatına göre iyi veya kötü görerek uygunsuz bir yola sapma.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Eğer takva halinde isen, Allah’ın emirlerine uymağa bak. Böyle olmak, yolumuzda ilk basamağı teşkil eder. İkincisi velayet halidir. Burada da sakin ol. Hiçbir işe karışma. Nefsini güzelleştirmeğe bak. Haddi hiçbir zaman aşma.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Son mertebe gavs’lık, bedeliyet hallerine vardığın zaman, kader yolunda sıddıkiyet mertebesine çıktığın zaman, bütün yolları gönlüne aç. Yalnız, nefsine meydan verme. Kötü isteklerini araya sokma.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Dilini şikayetten sakla... Bu halleri özüne benimsettikten sonra, her şey sana hoş gelir. Gelecek hayır olursa senin için güzelleşir. Şer gelirse korkma; seni, taat ibadet yolunda felaketlerden Hak saklar. Seni o beladan dolayı halka rüsvay etmez. Hatta, o belanın, gelip gidişinden senin haberin bile olmaz. Bir karanlığın gelişi gibi, akşam gelir; gün doğunca gider. Gidince de her taraf ışıkla dolar. Ve o bela, senin için sıcak karşısında yok olan soğuk gibi olur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bu anlatılan güzel işleri, kendine örnek al ve misallerden ibret almağa çalış. Bu bela geldikten sonra günaha, kötülüğe yaklaşma... Kerim olan mevlanın huzuruna günahla giremezsin. Oraya ancak iyiler girerler. O, kapısına ancak temizleri sokar. Kapısına ancak bütün manevi hastalıklardan beri olanları alır. Nasıl ki, bir padişahın huzuruna, bütün koku ve kirlerden temiz olanların girmesi icap eder. Hak’ka da ancak saf, temiz olanlar gider.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Beladan korkma.... Onlar günahlara kefaret olur. Nasıl ki; Peygamber S.A. efendimiz bu hali işaret ederek:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- "Bir günlük sıtma, bir yıllık günaha kefaret sayılır."</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Buyurmuştur. Zahirde bela gibi görünen haller, seni daha da olgunlaştırır; bulunduğun hali muhafaza hakkı sana tanınır. İlahi sırları saklamağa emin görünürsün. Kalbin nurlanır, gönlün açılır. Lisanında bir fesahet olur. Bu fesahetin sebebiyle hikmetli konuşmalar yaparsın. Sana muhabbet, sevgi yolları açılır, hep bunları anlatırsın... Sendeki bu üstünlük sebebi ile herkesin sevdiği bir varlık olursun. İnsanlar da seni sever, başka yaratılmışlar da... Dünya da sana koşar, ahiret de....</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Sen artık Allah’ın sevgilisi oldun. Her şey seni sevmeğe başlar. Mahlukatın sevgisi, Hak’kın sevgisine bağlıdır. Aynı şekilde buğzu da, O’nun buğzuna bağlıdır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Allah seni sevince; seni her şey sever. Buğzedince de her varlık sana düşman olur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bu makama yetiştiğin zaman Hak’ka kavuşmuş olursun. Kendi varlığın gider. Bir şey dileyemez olursun. Yanılıp da istekte bulunacak olsan, alacağın zaman bir de bakarsın ki, o şey kaybolmuş gitmiş.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bu halinde, dünyadan sana pek az nasip verilir. Asıl çoğu senin için öteki aleme saklanır. Burada isteyip alamadığını ötede bol bol alırsın. Bunların arasında o kadar büyük nimetler vardır ki, akıl bir türlü onun aslına eremez.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Yükseğin yükseği ve gönlün mesrur olacağı her büyük nimet orada bulunur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Eğer bunları beklemeden, bu meşekkâtli teklif evinde onlara kavuşmak istersen, az bir şey alabilirsin, fakat buna mukabil kalbin safiyeti gider, basiretin söner. Asıl istenen ve tahakkuku ahirete kalan nimetlere kavuşmaktan mahrum edilirsin. Halbuki senin isteyeceğin ne dünyaya ne de ahirete ait olmalı; sebepleri yaratan, yeri seren, semayı yükselten mevla olmalı. Halbuki sen, ne buranın, ne de öteki alemin nimetini beklemeden az bir dünyalığa razı oluyorsun.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kullarına doğru yolu o nasip eder, o süphandır, en iyiyi bilen O’dur...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Abdulkadir geylani</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 125205, member: 8422"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]HAKKI ŞİKAYET ETMEMEK Sana tavsiye: İhsan edildiğin hiçbir hayrı kimseye söyleme... İsterse bu dostun olsun... Sonra, Hikmeti icabı sende yapacağı ve tecrübe için vereceği bazı belalardan dolayı Allah’ı ithama kalkışma... Bil ki;sana düşen vazife, bela olursa sabır göstermektir, hayra da şükretmektir. Nimeti bulmadan bulmuş gibi görünüp şükretmek, içinde bulunduğun bir felaketi şikayet etmekten daha iyidir. Nimet-i İlâhiye’den mahrum olan tek kişi gösterebilirmisin? Hayır!.. İşte âyet: - “Allah’ın nimetlerini saymağa kalksanız bitiremezsiniz...” Sende o kadar Nimet-i İlâhiye var ki; hiç birini görmek istemiyorsun... Kalben hiçbir mahluka gönül verme. Ve, kalben, hiçbir kimse ile ünsiyet etme... Bulunduğun hali kimseye anlatma. Ülfetin Allah’a olsun. Ona güven. Derdini O’nun kuvvetiyle O’na açarsın... Arada ikinci bir varlık göremezsin... Çünkü başkası varlığını ispat edip zarar veya menfaat vermeğe haklı değildir. Belayı senden yine o defeder. İzzeti ve zilleti O meydana getirir... Ondan başkası ne yükseklik vaad eder; ne de aşağı derecelere indirir. Başkası ne zengin edebilir, ne de fakir. Ve hiçbir şeyi hareket ettiremez ve durduramaz. Hepsini Hak yaratır ve hepsi O’nun yed’inde ve O’nun iznindedir. Her şey Onun emriyle cereyan eder ve yürür. Her şey muayyen vakte bağlıdır. Kafi derecede gelir. Sonra gelecek evvel gelmez. Evvel gelecek de sonraya kalmaz. Allah-ü Taala şöyle buyuruyor: - “Allah sana bir zarar verecekse alacak yine O’dur. Şayet sana bir hayır murat edecekse, o hayrı senden çevirecek yoktur. “ İhsanını istediği kullara verir. O hem rahim, hem de Gafur’dur... Afiyette bulunduğun halde Hak’kı şikayete kalkışma. Yanında Allah!ın bol nimeti olduğu halde fazlasını isteme. Sana verdiği nimeti görmez olup inkar yoluna sapma. Bu halin bir nevi istihza olur. Sonra, Allah’ü Taala seni inceden inceye hesaba çeker. Dünyada belanı arttırır, ahirette ise seni azarlar. Cehenneme atar.Sonra, seni manevi halden soyar, rahmet nazarını senden çeker. Hakikaten şekva(*) etmekten sakın. Etlerin makaslarla parça parça doğransa da itiraz yoluna sapma. Sakın ha sakın itiraz etme: - "ALLAH, Allah" De... Kurtuluş iste. Fakat şekva etmekle değil. Hazer (**) et... Yanlış yola sapmaktan kork. Şekva yolunu tutmaktan çekin. Çünkü ademoğlunun başına gelecek belalar ancak itirazından dolayı gelir... O, erhamerrahimin olduğu halde, nasıl O’ndan şikayet edilir? Hakim, Habir; kullarına en çok acıyan ve lütfunu esirgemeyen o olduğu halde, nasıl Ondan dert yanılır? O, kullarına zulmetmez. Kuvvetli, işinden iyi anlayan bir doktora kızılır mı? Evladına acıyan bir ana cinayetle itham edilir mi? Peygamber S.A efendimiz şöyle buyuruyor: - "Allah-ü Taâla kuluna çok merhamet eder; bir ananın evladını o kadar esirgemesi imkansızdır." Ey zavallı, Allah’a karşı edep tavrını takın. Zorla gelen belaya sabret, sabretmeğe çalış. Güçlükle de olsa kendini bu yola uydurmağa alıştır. Rıza ve muvafakat yolunu tut. Maneviyattan az buçuk nasibin varsa, bu yolu tutarsın. Hakikaten bu yola devam edersen eşi bulunmaz bir cevher olursun. Aksi halde her şey elinden gider, artık bir daha bulmana da imkan kalmaz. Allah-ü Taâla’nın şu ayetini dinle: - "Kıtal(+) size farz oldu. Halbuki siz bundan hoşlanmazsınız... Bununla beraber sizin sevdiğiniz şey iyi olabilir, sevdiğiniz şey belki de fenadır; bunu siz anlayamazsınız, ancak Allah bilir." Çünkü hakikat ilimleri gizlidir. Böyle olunca, her hangi bir şeyi hissiyatına göre iyi veya kötü görerek uygunsuz bir yola sapma. Eğer takva halinde isen, Allah’ın emirlerine uymağa bak. Böyle olmak, yolumuzda ilk basamağı teşkil eder. İkincisi velayet halidir. Burada da sakin ol. Hiçbir işe karışma. Nefsini güzelleştirmeğe bak. Haddi hiçbir zaman aşma. Son mertebe gavs’lık, bedeliyet hallerine vardığın zaman, kader yolunda sıddıkiyet mertebesine çıktığın zaman, bütün yolları gönlüne aç. Yalnız, nefsine meydan verme. Kötü isteklerini araya sokma. Dilini şikayetten sakla... Bu halleri özüne benimsettikten sonra, her şey sana hoş gelir. Gelecek hayır olursa senin için güzelleşir. Şer gelirse korkma; seni, taat ibadet yolunda felaketlerden Hak saklar. Seni o beladan dolayı halka rüsvay etmez. Hatta, o belanın, gelip gidişinden senin haberin bile olmaz. Bir karanlığın gelişi gibi, akşam gelir; gün doğunca gider. Gidince de her taraf ışıkla dolar. Ve o bela, senin için sıcak karşısında yok olan soğuk gibi olur. Bu anlatılan güzel işleri, kendine örnek al ve misallerden ibret almağa çalış. Bu bela geldikten sonra günaha, kötülüğe yaklaşma... Kerim olan mevlanın huzuruna günahla giremezsin. Oraya ancak iyiler girerler. O, kapısına ancak temizleri sokar. Kapısına ancak bütün manevi hastalıklardan beri olanları alır. Nasıl ki, bir padişahın huzuruna, bütün koku ve kirlerden temiz olanların girmesi icap eder. Hak’ka da ancak saf, temiz olanlar gider. Beladan korkma.... Onlar günahlara kefaret olur. Nasıl ki; Peygamber S.A. efendimiz bu hali işaret ederek: - "Bir günlük sıtma, bir yıllık günaha kefaret sayılır." Buyurmuştur. Zahirde bela gibi görünen haller, seni daha da olgunlaştırır; bulunduğun hali muhafaza hakkı sana tanınır. İlahi sırları saklamağa emin görünürsün. Kalbin nurlanır, gönlün açılır. Lisanında bir fesahet olur. Bu fesahetin sebebiyle hikmetli konuşmalar yaparsın. Sana muhabbet, sevgi yolları açılır, hep bunları anlatırsın... Sendeki bu üstünlük sebebi ile herkesin sevdiği bir varlık olursun. İnsanlar da seni sever, başka yaratılmışlar da... Dünya da sana koşar, ahiret de.... Sen artık Allah’ın sevgilisi oldun. Her şey seni sevmeğe başlar. Mahlukatın sevgisi, Hak’kın sevgisine bağlıdır. Aynı şekilde buğzu da, O’nun buğzuna bağlıdır. Allah seni sevince; seni her şey sever. Buğzedince de her varlık sana düşman olur. Bu makama yetiştiğin zaman Hak’ka kavuşmuş olursun. Kendi varlığın gider. Bir şey dileyemez olursun. Yanılıp da istekte bulunacak olsan, alacağın zaman bir de bakarsın ki, o şey kaybolmuş gitmiş. Bu halinde, dünyadan sana pek az nasip verilir. Asıl çoğu senin için öteki aleme saklanır. Burada isteyip alamadığını ötede bol bol alırsın. Bunların arasında o kadar büyük nimetler vardır ki, akıl bir türlü onun aslına eremez. Yükseğin yükseği ve gönlün mesrur olacağı her büyük nimet orada bulunur. Eğer bunları beklemeden, bu meşekkâtli teklif evinde onlara kavuşmak istersen, az bir şey alabilirsin, fakat buna mukabil kalbin safiyeti gider, basiretin söner. Asıl istenen ve tahakkuku ahirete kalan nimetlere kavuşmaktan mahrum edilirsin. Halbuki senin isteyeceğin ne dünyaya ne de ahirete ait olmalı; sebepleri yaratan, yeri seren, semayı yükselten mevla olmalı. Halbuki sen, ne buranın, ne de öteki alemin nimetini beklemeden az bir dünyalığa razı oluyorsun. Kullarına doğru yolu o nasip eder, o süphandır, en iyiyi bilen O’dur... Abdulkadir geylani[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
"kimseye söyleme" İhsan edildiğin hiçbir hayrı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst