Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Kirkinci hoca'dan hatiralar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 186716" data-attributes="member: 5987"><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"> </span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Zübeyir ağabey bazen bize Üstad ile ilgili hatıralarını anlatırdı. Bir gün</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">şöyle bir hatıra anlattı:</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">''Bir bayram öncesi Üstad Hazretleri, 'Zübeyir, biz kıra gideceğiz. Siz</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">burada kalın da temizlik yapın' dedi. Biz birkaç arkadaş medresede kaldık ve</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">temizliğe başladık. Kilerde iki üç senedir bekleyen bozuk florasan lambaları</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">vardı. Kardeşlerden biri 'Zübeyir Ağabey, bunları ne yapalım?'' diye sordu.</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Ben de işe yaramazlar diye, kırıp çöpe atmasını söyledim. O da öyle yaptı.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Akşam Üstad'ımız kırdan döndü.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">'Ne yaptınız Zübeyir? İyice temizlediniz mi buraları? Dedi.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">'Temizledik Üstad'ım' dedim.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">'Aferin Zübeyir' dedi ve</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">'O florasanları ne yaptınız?' diye sordu.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">'Üstad'ım onlar iki üç senedir öylece bekliyorlardı. Bozuktular, tamir de</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">edilemezlerdi. Biz de kırdık attık' dedim.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Üstad Hazretleri, hafifçe başını sallayarak, 'Fesübhanallah.' dedi, 'Bu</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">insanoğlunun ruhunda da meylüt-tahrip varmış.'</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Üstad'ımız tahribe o kadar karşıydı ki, yumurtayı yerken kabuğunu tamamen</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">soymaz, kırmamak için küçük bir delik açar ve buradan tabağa dökerek pişirir</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">ve yoğurtla beraber yerdi. Yumurtanın kabuğunu da ezmezdi. Onun bu</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">hassasiyeti, bizde 'insana hizmet eden eşyanın da ihtirama layık olduğu'</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">kanaatini uyandırırdı.''</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Zübeyir Ağabey, Üstad'ın hizmetini ve davasını hayatının en büyük gayesi</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">edinmiş, mümtaz bir şahsiyetti. Aklını, ruhunu ve hissiyatını tamamen</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Risale-i Nur'a vermişti. Üstad'dan aldığı himmetin şevkiyle sürekli Risale-i</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Nur'un neşrini düşünürdü. Her şeyiyle Risale-i Nur'da fani olmuştu. Onda,</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">ihlas ve sadakatin eşsiz bir şaheserini gördüm.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">''İnsanın fikri neyse, zikri de odur.'' Diye meşhur bir söz vardır, Zübeyir</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Ağabey'in konuştuğu bütün şeyler; Üstad, Risale-i Nur, Nurların neşri ve</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">medreselerdi. Üstad'dan aldığı hamiyet ve fedakarlık dersini ömrünün sonuna</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">kadar uyguladı, uygulattı, yaşadı ve yaşattı. Bizlere de bu konuda hep</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Üstad'ı örnek gösterirdi.</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Bir başka görüşmemizde şu hatırasını anlattı:</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">''Üstad'ımız, bazen elini benim göğsüme vurur ve 'Buradan bir endişem yok.</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Buradan eminim' der ve sonra elini kafama dokundurarak, 'Fakat burası çok</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">mühim ve burası lazım' derdi.''</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Üstad'ın bu sözünü şöyle açıkladı:</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">'Çünkü sadece hulus-u niyet fayda vermez. İyi düşünmek lazım. Üstad'ımız,</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Efela tefekkerun, Efela ya'kilun ayetlerini sık sık nazara verip bizi</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">tefekküre teşvik ederdi.''</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">Başka bir görüşmemizde de bana bu manada şöyle bir tavsiyede bulundu:</span></span></p><p> <span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">''Rüyamda şu zatları gördüm.'' Diyerek akıldan ziyade hayal üzere hareket</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">eden tipleri etrafında barındırma. Hizmette hayali değil, aklı ve hikmeti</span></span></p><p><span style="color: DeepSkyBlue"><span style="font-size: 15px">ölçü alan kimseleri tercih et. Bizim mesleğimiz akla büyük önem verir.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 186716, member: 5987"] [COLOR="DeepSkyBlue"][SIZE="4"] Zübeyir ağabey bazen bize Üstad ile ilgili hatıralarını anlatırdı. Bir gün şöyle bir hatıra anlattı: ''Bir bayram öncesi Üstad Hazretleri, 'Zübeyir, biz kıra gideceğiz. Siz burada kalın da temizlik yapın' dedi. Biz birkaç arkadaş medresede kaldık ve temizliğe başladık. Kilerde iki üç senedir bekleyen bozuk florasan lambaları vardı. Kardeşlerden biri 'Zübeyir Ağabey, bunları ne yapalım?'' diye sordu. Ben de işe yaramazlar diye, kırıp çöpe atmasını söyledim. O da öyle yaptı. Akşam Üstad'ımız kırdan döndü. 'Ne yaptınız Zübeyir? İyice temizlediniz mi buraları? Dedi. 'Temizledik Üstad'ım' dedim. 'Aferin Zübeyir' dedi ve 'O florasanları ne yaptınız?' diye sordu. 'Üstad'ım onlar iki üç senedir öylece bekliyorlardı. Bozuktular, tamir de edilemezlerdi. Biz de kırdık attık' dedim. Üstad Hazretleri, hafifçe başını sallayarak, 'Fesübhanallah.' dedi, 'Bu insanoğlunun ruhunda da meylüt-tahrip varmış.' Üstad'ımız tahribe o kadar karşıydı ki, yumurtayı yerken kabuğunu tamamen soymaz, kırmamak için küçük bir delik açar ve buradan tabağa dökerek pişirir ve yoğurtla beraber yerdi. Yumurtanın kabuğunu da ezmezdi. Onun bu hassasiyeti, bizde 'insana hizmet eden eşyanın da ihtirama layık olduğu' kanaatini uyandırırdı.'' . Zübeyir Ağabey, Üstad'ın hizmetini ve davasını hayatının en büyük gayesi edinmiş, mümtaz bir şahsiyetti. Aklını, ruhunu ve hissiyatını tamamen Risale-i Nur'a vermişti. Üstad'dan aldığı himmetin şevkiyle sürekli Risale-i Nur'un neşrini düşünürdü. Her şeyiyle Risale-i Nur'da fani olmuştu. Onda, ihlas ve sadakatin eşsiz bir şaheserini gördüm. ''İnsanın fikri neyse, zikri de odur.'' Diye meşhur bir söz vardır, Zübeyir Ağabey'in konuştuğu bütün şeyler; Üstad, Risale-i Nur, Nurların neşri ve medreselerdi. Üstad'dan aldığı hamiyet ve fedakarlık dersini ömrünün sonuna kadar uyguladı, uygulattı, yaşadı ve yaşattı. Bizlere de bu konuda hep Üstad'ı örnek gösterirdi. Bir başka görüşmemizde şu hatırasını anlattı: ''Üstad'ımız, bazen elini benim göğsüme vurur ve 'Buradan bir endişem yok. Buradan eminim' der ve sonra elini kafama dokundurarak, 'Fakat burası çok mühim ve burası lazım' derdi.'' Üstad'ın bu sözünü şöyle açıkladı: 'Çünkü sadece hulus-u niyet fayda vermez. İyi düşünmek lazım. Üstad'ımız, Efela tefekkerun, Efela ya'kilun ayetlerini sık sık nazara verip bizi tefekküre teşvik ederdi.'' Başka bir görüşmemizde de bana bu manada şöyle bir tavsiyede bulundu: ''Rüyamda şu zatları gördüm.'' Diyerek akıldan ziyade hayal üzere hareket eden tipleri etrafında barındırma. Hizmette hayali değil, aklı ve hikmeti ölçü alan kimseleri tercih et. Bizim mesleğimiz akla büyük önem verir.[/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Kirkinci hoca'dan hatiralar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst