Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Konuşan Yalnız Hakikattir!..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 184211" data-attributes="member: 11795"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><img src="http://www.risale-inur.org/haberimaji/papatya11.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Bir devletin kıyafetle meşgul olması acı bir gerçektir. Gardırop medeniyetinden kurtulup, medeniyeti gerçek manada yaşamalıyız. İnsanımızın huzuru varsa orada medeniyet vardır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Huzurun olmadığı yerde medeniyet olamaz. Başörtülü hanımlar üniversiteye alınmıyor, mini etekli hanımlar fakültelere devam ediyor. Mini eteğe tanınan hak, başörtüsüne de tanınmalıdır. Mademki demokrasi var, öyleyse vatandaşın dediği olmalıdır. Çünkü demokrasi, halk idaresidir. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Ne Avrupalı olduk, ne Asyalı kaldık. Her işimiz yarım yamalak. Bu şekilde ülkenin kalkınması mümkün değildir? Acaba kılık kıyafetle uğraşan kaç tane ülke vardır? Neden Türkiye'de de Amerika'daki gibi kıyafet özgürlüğü tanınmıyor? Sonra, başörtüsü niye üniforma olsun? Böyle inanmış böyle yaşıyor. Rejimler, kanunlar birilerinin keyfine göre yönlendirilemez. Bu durum insan haklarına aykırıdır. "Ben başımı kapatacağım" diyen bir hanıma, "burada kapatamazsın!" demeye kimsenin hakkı yoktur. Başı açık hanıma kimse örtün demiyor. Plajlar serbest, başörtüsü yasak. Aklım almıyor. Soyunmanın sınırı yok, örtünmeye gelince yasak. Muhalefet lideri, partisinin mensuplarına çarşaf bile giydirdi. Siyaseten örtünme oluyor, dinî, imanî duygularla örtünme olmuyor. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Acaba üniversite kapısında başını açan hanım ne kadar gözyaşı döküyor? O gözyaşları nerelere gidiyor? Hani insan hakları, hani demokrasi? Başörtülü hanımı kapıda gören görevli ayağa kalkıyor, "Giremezsin, yasak!" Kimin okulundan kimi kovuyorsun! </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Anlamıyorum; ilericiler aya gitmek istedi de başörtüsü ayaklarına mı takıldı? Başörtüsünün kalkınmaya mâni nesi var? Bize ilim, teknik lazım, münakaşa lazım değil. Yazıktır; bu milleti kutuplara bölmemek lazım. Caddelerde, sokaklarda mini etekli hanımla başı örtülü hanım yan yana yürüyor da size ne oluyor? </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Meslek liselerinin önünü kapatanlara gelince... Bunlar Türkiye'nin kalkınmasını istemiyor. Bir devletin tarihi askerlerin kanıyla, işçilerin teriyle, alimlerin mürekkebiyle yazılır. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Bu millet, şeker fabrikaları, dokuma fabrikaları kuruldukça sevindi, devlete dua etti. Ne zaman ki Kur'an-ı Kerim okunmaz oldu, o zaman gözyaşı döktüler. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">1944'te Türkçülerin lideri Nihal Atsız hapisti, büyük İslam alimi Bediüzzaman hapisti, komünistlerin lideri Nâzım Hikmet hapisti. O zaman ben anladım ki fikirsiz, gayesiz, hedefsiz, ot gibi adamlar isteniyor. O zamanlar Nihal Atsız şöyle demişti: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">"Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Senin büyük derdinden başkaları ne anlar? </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Vicdanını Paris'e, Moskova'ya satanlar, </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Küfür diye bakarlar senin dualarına!" </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Risale-i Nur'da Tahliller bölümünde Eşref Edip'in yazdığı bir bölüm vardır; "Konuşan Yalnız Hakikattir!". </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Hadiseler, Allah'ın insanlara yazdığı mektuptur. Said Nursi (ra) 'Konuşan Yalnız Hakikattir' isimli yazısında bu hadiselerin başıboş olmadığını, İlahî planın tecellileri olduğunu söylüyor. Diyor ki; "Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti." </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Nice felaket gibi görünen olayların altında saadet vardır. Her gecenin bir gündüzü, her kışın bir baharı vardır.</span></span></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">HEKİMOĞLU İSMAİL </span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 184211, member: 11795"] [SIZE=4][COLOR=darkgreen][IMG]http://www.risale-inur.org/haberimaji/papatya11.jpg[/IMG] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Bir devletin kıyafetle meşgul olması acı bir gerçektir. Gardırop medeniyetinden kurtulup, medeniyeti gerçek manada yaşamalıyız. İnsanımızın huzuru varsa orada medeniyet vardır. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Huzurun olmadığı yerde medeniyet olamaz. Başörtülü hanımlar üniversiteye alınmıyor, mini etekli hanımlar fakültelere devam ediyor. Mini eteğe tanınan hak, başörtüsüne de tanınmalıdır. Mademki demokrasi var, öyleyse vatandaşın dediği olmalıdır. Çünkü demokrasi, halk idaresidir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Ne Avrupalı olduk, ne Asyalı kaldık. Her işimiz yarım yamalak. Bu şekilde ülkenin kalkınması mümkün değildir? Acaba kılık kıyafetle uğraşan kaç tane ülke vardır? Neden Türkiye'de de Amerika'daki gibi kıyafet özgürlüğü tanınmıyor? Sonra, başörtüsü niye üniforma olsun? Böyle inanmış böyle yaşıyor. Rejimler, kanunlar birilerinin keyfine göre yönlendirilemez. Bu durum insan haklarına aykırıdır. "Ben başımı kapatacağım" diyen bir hanıma, "burada kapatamazsın!" demeye kimsenin hakkı yoktur. Başı açık hanıma kimse örtün demiyor. Plajlar serbest, başörtüsü yasak. Aklım almıyor. Soyunmanın sınırı yok, örtünmeye gelince yasak. Muhalefet lideri, partisinin mensuplarına çarşaf bile giydirdi. Siyaseten örtünme oluyor, dinî, imanî duygularla örtünme olmuyor. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Acaba üniversite kapısında başını açan hanım ne kadar gözyaşı döküyor? O gözyaşları nerelere gidiyor? Hani insan hakları, hani demokrasi? Başörtülü hanımı kapıda gören görevli ayağa kalkıyor, "Giremezsin, yasak!" Kimin okulundan kimi kovuyorsun! [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Anlamıyorum; ilericiler aya gitmek istedi de başörtüsü ayaklarına mı takıldı? Başörtüsünün kalkınmaya mâni nesi var? Bize ilim, teknik lazım, münakaşa lazım değil. Yazıktır; bu milleti kutuplara bölmemek lazım. Caddelerde, sokaklarda mini etekli hanımla başı örtülü hanım yan yana yürüyor da size ne oluyor? [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Meslek liselerinin önünü kapatanlara gelince... Bunlar Türkiye'nin kalkınmasını istemiyor. Bir devletin tarihi askerlerin kanıyla, işçilerin teriyle, alimlerin mürekkebiyle yazılır. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Bu millet, şeker fabrikaları, dokuma fabrikaları kuruldukça sevindi, devlete dua etti. Ne zaman ki Kur'an-ı Kerim okunmaz oldu, o zaman gözyaşı döktüler. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]1944'te Türkçülerin lideri Nihal Atsız hapisti, büyük İslam alimi Bediüzzaman hapisti, komünistlerin lideri Nâzım Hikmet hapisti. O zaman ben anladım ki fikirsiz, gayesiz, hedefsiz, ot gibi adamlar isteniyor. O zamanlar Nihal Atsız şöyle demişti: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]"Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Senin büyük derdinden başkaları ne anlar? [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Vicdanını Paris'e, Moskova'ya satanlar, [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Küfür diye bakarlar senin dualarına!" [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Risale-i Nur'da Tahliller bölümünde Eşref Edip'in yazdığı bir bölüm vardır; "Konuşan Yalnız Hakikattir!". [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Hadiseler, Allah'ın insanlara yazdığı mektuptur. Said Nursi (ra) 'Konuşan Yalnız Hakikattir' isimli yazısında bu hadiselerin başıboş olmadığını, İlahî planın tecellileri olduğunu söylüyor. Diyor ki; "Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti." [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkgreen]Nice felaket gibi görünen olayların altında saadet vardır. Her gecenin bir gündüzü, her kışın bir baharı vardır.[/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=darkgreen]HEKİMOĞLU İSMAİL [/COLOR][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Konuşan Yalnız Hakikattir!..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst