Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Kötü Huy Diken Gibidir!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GuLSerbeti" data-source="post: 6320" data-attributes="member: 19"><p></p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"><u>Kötü Huy Diken Gibidir !</u></span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkolivegreen"><em>Mevlânâ hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanın nefsine ve çevresine nasıl bir eziyet yaptığı hakkında şöyle bir hikaye anlatır:</em></span></span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px">Huysuz adamın biri bir gün herkesin gelip geçtiği yol üzerine dikenli çalılar diker. Yoldan geçenler her ne kadar “Bunları buradan sök at” dese de o bunların hiçbirine kulak asmaz. Yine kendi bildiğini okur. </span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px">O dikenli çalılar büyür yoldan geçen halkın ayağına takılır, onlara eziyet eder. O yoldan geçenler perişan olur. Bu durum valiye kadar intikal edince vali onu yanına çağırır. Dikenleri sökmesi için emreder. O da sökerim diye söz verir; ama bugün yarın diye ertelemeye devam eder. Ne sökmem der ne de sökmeye teşebbüs eder. </span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px">Bir gün vali onu yanına çağırır; “Verdiği sözde durmayan adam, emrimi uygula!” diye sıkı sıkı tembihler. Ağır ikazlarda bulunur. Çalıları diken huysuz adam da şöyle der: “Önümde hayli günler var. Merak etme nasıl olsa günün birinde sökerim.” Vali ise çabuk olmasını söyler ve onu uyarmaya devam eder. Ama adam sözden anlamaz. Dikenler de kök salıp büyümeye devam eder. </span></span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"><strong>Mevlânâ, hikayenin bu kısmında bir işi yarına ertelerken zamanın su gibi akıp gittiğini söylüyor ve;</strong> <strong><em>“<span style="color: darkolivegreen">Her gün sen yarın bu işi görürüm diyorsun ama günler geçip gittikçe o dikenler daha da kuvvetleniyor. Onu sökecek olan da ihtiyarlıyor, kuvvetten düşüyor. Sen de her bir kötü huyunu bir diken bil. O dikenler kaç keredir senin ayaklarına battı. Kaç kere oldu seni kötü huyun yaraladı. Sen kendi tabiatından hastalandın da duygusuzluğun yüzünden habersizsin. Çirkin huyunun da başkalarını rahatsız ettiğini bilmiyorsun. Sen şu dikeni gül fidanı haline getir. Gül fidanı ile onu aşıla. Böylece sendeki dikenler gül fidanı haline gelsin. Eğer sen de şerri gidermek istiyorsan, ateşin gönlüne hakkın rahmet suyunu dök</span>.”</em></strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px">Mevlânâ, burada nefsinin kötü arzularına düşmeyi dert edinmeye dikkat çekiyor ve diyor ki:</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkolivegreen"><em>“Nefsinin ateşi söndüren sonra, gönül bahçesine dikersen biter. Laleler, ak güller, güzel kokulu çiçekler yetişir. Sözün kısası; işini yarına bırakma. Çabuk tövbe et de istiğfarı yarına bırakma. Yıl geçti ekin vakti geldiğinde sende yüz karalığından başka bir şey kalmaz.</em></span></span></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkolivegreen"><em>Beden ağacının köküne kurt düştü.</em></span></span></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Century Gothic'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkolivegreen"><em>Onu söküp ateşe atmak, kulluk yaparak iyi işlerle onu öldürmek gerek.”</em></span></span> </strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 12px">alinti</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GuLSerbeti, post: 6320, member: 19"] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][SIZE=4][U]Kötü Huy Diken Gibidir ![/U][/SIZE][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][U][/U][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][SIZE=3][COLOR=darkolivegreen][I]Mevlânâ hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanın nefsine ve çevresine nasıl bir eziyet yaptığı hakkında şöyle bir hikaye anlatır:[/I][/COLOR][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][SIZE=3]Huysuz adamın biri bir gün herkesin gelip geçtiği yol üzerine dikenli çalılar diker. Yoldan geçenler her ne kadar “Bunları buradan sök at” dese de o bunların hiçbirine kulak asmaz. Yine kendi bildiğini okur. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][SIZE=3]O dikenli çalılar büyür yoldan geçen halkın ayağına takılır, onlara eziyet eder. O yoldan geçenler perişan olur. Bu durum valiye kadar intikal edince vali onu yanına çağırır. Dikenleri sökmesi için emreder. O da sökerim diye söz verir; ama bugün yarın diye ertelemeye devam eder. Ne sökmem der ne de sökmeye teşebbüs eder. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][SIZE=3]Bir gün vali onu yanına çağırır; “Verdiği sözde durmayan adam, emrimi uygula!” diye sıkı sıkı tembihler. Ağır ikazlarda bulunur. Çalıları diken huysuz adam da şöyle der: “Önümde hayli günler var. Merak etme nasıl olsa günün birinde sökerim.” Vali ise çabuk olmasını söyler ve onu uyarmaya devam eder. Ama adam sözden anlamaz. Dikenler de kök salıp büyümeye devam eder. [/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][/FONT][/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=black][FONT=Verdana][FONT=Century Gothic][SIZE=3][B]Mevlânâ, hikayenin bu kısmında bir işi yarına ertelerken zamanın su gibi akıp gittiğini söylüyor ve;[/B] [B][I]“[COLOR=darkolivegreen]Her gün sen yarın bu işi görürüm diyorsun ama günler geçip gittikçe o dikenler daha da kuvvetleniyor. Onu sökecek olan da ihtiyarlıyor, kuvvetten düşüyor. Sen de her bir kötü huyunu bir diken bil. O dikenler kaç keredir senin ayaklarına battı. Kaç kere oldu seni kötü huyun yaraladı. Sen kendi tabiatından hastalandın da duygusuzluğun yüzünden habersizsin. Çirkin huyunun da başkalarını rahatsız ettiğini bilmiyorsun. Sen şu dikeni gül fidanı haline getir. Gül fidanı ile onu aşıla. Böylece sendeki dikenler gül fidanı haline gelsin. Eğer sen de şerri gidermek istiyorsan, ateşin gönlüne hakkın rahmet suyunu dök[/COLOR].”[/I][/B][/SIZE][/FONT][/FONT][/COLOR] [FONT=Century Gothic][SIZE=3] [B][FONT=Century Gothic][SIZE=3]Mevlânâ, burada nefsinin kötü arzularına düşmeyi dert edinmeye dikkat çekiyor ve diyor ki:[/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Century Gothic][B][SIZE=3][COLOR=darkolivegreen][I]“Nefsinin ateşi söndüren sonra, gönül bahçesine dikersen biter. Laleler, ak güller, güzel kokulu çiçekler yetişir. Sözün kısası; işini yarına bırakma. Çabuk tövbe et de istiğfarı yarına bırakma. Yıl geçti ekin vakti geldiğinde sende yüz karalığından başka bir şey kalmaz. Beden ağacının köküne kurt düştü. Onu söküp ateşe atmak, kulluk yaparak iyi işlerle onu öldürmek gerek.”[/I][/COLOR][/SIZE] [/B][/FONT][/SIZE][/FONT] [FONT=Century Gothic][/FONT] [B][FONT=Century Gothic][/FONT][/B] [B][FONT=Century Gothic][/FONT][/B] [B][FONT=Century Gothic][SIZE=3]alinti[/SIZE][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Kötü Huy Diken Gibidir!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst