Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Küçük kahraman
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 113134" data-attributes="member: 656"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Toplumda çok anlayışlı ve çok üstün karakterli insanlar vardır. Bunlar, bir hadise olmadan ortaya çıkmazlar. 1992 yılıydı. Beyce kasabasına, Mehmet Savur ismindeki arkadaşın bahçesine mısır patlatmaya gitmiştik. Hem eğlenecek hem de ders yapacaktık. Birkaç öğretmen, üç beş de öğrenciden ibarettik. Öğrenciler Mehmet Bey’in oğlu Osman’ın arkadaşlarıydı. Bunlardan birisi de Recep Kodaş ismindeki öğrenciydi. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Biz, öğretmen arkadaşlarla biraz öteye, şeftali bahçesine doğru yürüdük. Çocuklar da bisiklet, motosiklet biniyorlardı. Bir anda çığlıklar yükseldi. Koşarak geldik. Recep, motorla birlikte iki metrelik bir duvardan uçmuştu. Çocuk şuurunu yitirmiş, gözleri bembeyaz olmuştu.</span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Alnının yan tarafı ve yüzü yere sürtülmüş, derisi soyulmuştu. Hafızası gitmişti, hiçbir şey hatırlamıyordu, ciddi bir şok geçiriyordu. Hemen Simav Devlet Hastanesi’ne kaldırdık. Anne ve babasını çağırttık. Recep, evin tek evladıydı. Anne ve babasının olumsuz tepki vereceğinden korkuyorduk, Şikâyetçi olabileceğini düşünüyorduk. Belli mi olur, üzerimize bile yürüyebilirlerdi. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Aradan saatler geçmesine rağmen, çocuk hala şok halindeydi: “Burası neresi? Beni buraya niçin getirdiniz? Panayır bu tarafta mı?” diye sorular soruyordu. Anne ve babası gelince onlardan çok biz üzüldük. Hiçbir anne baba evladını bu halde görmek istemezdi. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Çocuğu görünce çok üzüldüler. Durumu kısaca anlattık, anlayışla karşıladılar. Annesi: “<strong>Yavruma bir şey olmaz iyileşir inşallah</strong>!” dedi. Babası: “<strong>Benim de başımdan böyle acı olaylar geçti, gençlikte olur böyle şeyler</strong>” dedi. Onların bu hali yanmış yüreğimize bir bardak soğuk su serpti. İlkokul mezunu olan bu insanlar, imanın, İslam’ın ve tevekkülün verdiği teslimiyetle çok büyük bir olgunluk gösteriyorlardı. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: darkslategray">Recep, gece 23’e kadar şokta kaldı. Kendine biraz geldiğinde başucunda anne babası vardı. Biz de biraz ötede Cevşen okuyorduk. Durumunu Recep’e anlattık. Köye gidişimizi zar zor hatırlıyor gibi oldu. “<strong>Allah, her şeye kadirdir</strong>” dedi. Bize dönerek: “Hocam, bu gece burada kalacağım her halde, bana <strong>Gençlik Rehberini</strong> getirir misin.” dedi. Şaşırdım doğrusu. Hemen gidip getirdim. Gece ayrılıp eve gittik. Sabah döndüğümüzde, Recep, biraz daha kendisine gelmiş, elinde Gençlik Rehberi okuyordu. </span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="color: darkslategray">İbrahim Köse </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 113134, member: 656"] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Toplumda çok anlayışlı ve çok üstün karakterli insanlar vardır. Bunlar, bir hadise olmadan ortaya çıkmazlar. 1992 yılıydı. Beyce kasabasına, Mehmet Savur ismindeki arkadaşın bahçesine mısır patlatmaya gitmiştik. Hem eğlenecek hem de ders yapacaktık. Birkaç öğretmen, üç beş de öğrenciden ibarettik. Öğrenciler Mehmet Bey’in oğlu Osman’ın arkadaşlarıydı. Bunlardan birisi de Recep Kodaş ismindeki öğrenciydi. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Biz, öğretmen arkadaşlarla biraz öteye, şeftali bahçesine doğru yürüdük. Çocuklar da bisiklet, motosiklet biniyorlardı. Bir anda çığlıklar yükseldi. Koşarak geldik. Recep, motorla birlikte iki metrelik bir duvardan uçmuştu. Çocuk şuurunu yitirmiş, gözleri bembeyaz olmuştu.[/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Alnının yan tarafı ve yüzü yere sürtülmüş, derisi soyulmuştu. Hafızası gitmişti, hiçbir şey hatırlamıyordu, ciddi bir şok geçiriyordu. Hemen Simav Devlet Hastanesi’ne kaldırdık. Anne ve babasını çağırttık. Recep, evin tek evladıydı. Anne ve babasının olumsuz tepki vereceğinden korkuyorduk, Şikâyetçi olabileceğini düşünüyorduk. Belli mi olur, üzerimize bile yürüyebilirlerdi. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Aradan saatler geçmesine rağmen, çocuk hala şok halindeydi: “Burası neresi? Beni buraya niçin getirdiniz? Panayır bu tarafta mı?” diye sorular soruyordu. Anne ve babası gelince onlardan çok biz üzüldük. Hiçbir anne baba evladını bu halde görmek istemezdi. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Çocuğu görünce çok üzüldüler. Durumu kısaca anlattık, anlayışla karşıladılar. Annesi: “[B]Yavruma bir şey olmaz iyileşir inşallah[/B]!” dedi. Babası: “[B]Benim de başımdan böyle acı olaylar geçti, gençlikte olur böyle şeyler[/B]” dedi. Onların bu hali yanmış yüreğimize bir bardak soğuk su serpti. İlkokul mezunu olan bu insanlar, imanın, İslam’ın ve tevekkülün verdiği teslimiyetle çok büyük bir olgunluk gösteriyorlardı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Verdana][COLOR=darkslategray]Recep, gece 23’e kadar şokta kaldı. Kendine biraz geldiğinde başucunda anne babası vardı. Biz de biraz ötede Cevşen okuyorduk. Durumunu Recep’e anlattık. Köye gidişimizi zar zor hatırlıyor gibi oldu. “[B]Allah, her şeye kadirdir[/B]” dedi. Bize dönerek: “Hocam, bu gece burada kalacağım her halde, bana [B]Gençlik Rehberini[/B] getirir misin.” dedi. Şaşırdım doğrusu. Hemen gidip getirdim. Gece ayrılıp eve gittik. Sabah döndüğümüzde, Recep, biraz daha kendisine gelmiş, elinde Gençlik Rehberi okuyordu. [/COLOR][/FONT] [COLOR=darkslategray]İbrahim Köse [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Küçük kahraman
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst