Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Küfür Neden Ebedi Azabı Gerektirir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 187833" data-attributes="member: 9260"><p><strong><span style="font-size: 15px">Küfür Neden Ebedi Azabı Gerektirir?</span></strong></p><p></p><p><span style="color: #000099"><strong><em><span style="font-size: 15px">Hayatı boyunca küfür içinde olan bir kişi neden ebedi olarak cehenneme gider? Yetmiş yıl suç işlemiş birisi neden ebedi olarak cehenneme gider? Ömrünün son anlarında imandan küfre kaymış birisinin daha önce yaptığı amellerin hiç etkisi olmaz mı? </span></em></strong></span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 15px">Cevap</span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 15px">Değerli Kardeşimiz;</span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px">Risale-i Nur'un muhtelif yerlerinde, bu konuda soru ve cevap şeklinde ele alınmış pasajlar vardır. Bir kısmını orijinalitesini bozmadan olduğu gibi buraya alıyoruz:</span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red">"Sual: Kısa bir zamandaki küfre mukabil, hadsiz bir zaman Cehennemde hapis nasıl adalet olur? "</span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red"></span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong><span style="color: red"></span></strong><strong>"Elcevap:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> Sene 365 gün hesabıyla, bir dakikada katl, 7 milyon 884 bin dakika hapis iktizası kanun-u adalet iken, bir dakika küfür bin katl hükmünde olduğundan, yirmi sene ömrünü küfürle geçiren ve küfürle ölen bir adam, kanun-u adaletle, 57 trilyon 201 milyar 200milyon sene, beşerin kanun-u adaletiyle hapse müstehak olur. Elbette adalet-i İlâhî ile veçh-i muvafakati bundan anlaşılıyor.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span> </p><p><span style="font-size: 15px"><strong>Birbirinden gayet uzak iki adedin sırr-ı münasebeti şudur ki:Katl ve küfür, tahrip ve tecavüz olduğu için, gayre tesirat yapar.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> Bir dakikada katl, lâakal, zâhirî âdete göre, on beş sene maktulün hayatını selb eder, onun yerine hapse girer.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> Bir dakika küfür, bin bir esmâ-i İlâhîyi inkâr ve nukuşlarını tezyif ve kâinatın hukukuna tecavüz ve kemâlâtını inkâr ve hadsiz delâil-i vahdâniyeti tekzip ve şehadetlerini reddetmek olduğundan, kâfiri, bin seneden ziyade esfel-i sâfilîne atar, hâlidîn'de hapseder."</strong>(1) </span></p><p><strong></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">"S - Bir kâfirin mâsiyet-i küfriyesi, mahduttur, kısa bir zamanı işgal ediyor. Ebedî ve gayr-ı mütenahi bir ceza ile tecziyesi adalet-i İlâhiyeye uygun olmadığı gibi, hikmet-i ezeliyeye de muvâfık değildir; merhamet-i İlâhiye müsaade etmez."</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong><strong><span style="font-size: 15px">"C - O kâfirin cezası gayr-ı mütenahi olduğu teslim edildiği takdirde, kısa bir zamanda irtikâp edilen o mâsiyet-i küfriyenin, gayr-ı mütenahi bir cinayet olduğu altı cihetle sabittir:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">"Birincisi: Küfür üzerine ölen bir kâfir, ebedî bir ömürle yaşayacak olursa, o gayr-ı mütenahi ömrünü behemehal küfürle geçireceği şüphesizdir. Çünkü kâfirin cevher-i ruhu bozulmuştur. Bu itibarla, o bozulmuş olan kalbin gayr-ı mütenahi bir cinayete istidadı vardır. Binaenaleyh, ebedî cezası, adalete muhalif değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">İkincisi: O kâfirin mâsiyeti mütenahi bir zamanda ise de, gayr-ı mütenahi olan umum kâinatın, vahdaniyete olan şehadetlerine gayr-ı mütenahi bir cinayettir. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">Üçüncüsü: Küfür, gayr-ı mütenahi nimetlere küfran olduğundan, gayr-ı mütenahi bir cinayettir. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">Dördüncüsü: Küfür, gayr-ı mütenahi olan zat ve sıfât-ı İlâhiyeye cinayettir. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">Beşincisi: İnsanın vicdanı, zâhiren mütenahi ise de, bâtınen ebede bakıyor ve ebedi istiyor. Bu itibarla, gayr-ı mütenahi hükmünde olan o vicdan, küfürle mülevves olarak mahvolur, gider.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">Altıncısı: Zıt, zıddına muânid ise de, çok hususlarda mümasil olur. Binaenaleyh iman, lezaiz-i ebediyeyi ismar ettiği gibi, küfür de âlâm-ı elîmeyi ve ebediyeyi âhirette intaç etmesi, şe'nindendir. Bu altı cihetten çıkan netice ve gayr-ı mütenahi olan bir ceza, gayr-ı mütenahi bir cinayete karşı ayn-ı adalettir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong><strong><span style="font-size: 15px">"S - Kâfirin o cezasının adalete uygun olduğunu teslim ettik. Fakat azapları intaç eden şerlerden hikmet-i ezelîyenin ganî olduğuna ne diyorsun?"</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong><strong><span style="font-size: 15px">"C - Kavaid-i esasiyedendir ki, "Ara sıra vukua gelen şerr-i kalil için hayr-ı kesir terk edilmez; terkedildiği takdirde şerr-i kesir olur." Binaenaleyh, hakaik-i nisbiyenin sübutunu izhar etmek, hikmet-i ezeliyenin iktizasındandır.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"> Bu gibi hakaikin tezahürü, ancak şerrin vücuduyla olur. Şerden, haddi tecavüz etmemek için, terhib ve tahvif lâzımdır. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">Terhibin vicdan üzerine tesiri, terhibi tasdik etmekle olur. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px">Terhibin tasdiki ise, haricî bir azabın vücuduna mütevakkıftır. Zira vicdan, akıl ve vehim gibi haricî ve ebedî hakikat hükmüne geçmiş bir azaptan yapılan terhible müteessir olur.</span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"> Öyleyse, dünyada olduğu gibi, âhirette de ateşin vücudundan yapılan terhib, tahvif, ayn-ı hikmettir."</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong><span style="font-size: 15px"><strong>"S - Pekâlâ, o ebedî ceza hikmete muvafıktır; kabul ettik. Amma merhamet ve şefkat-i İlâhiyeye ne diyorsun?"</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong><strong>"C - Azizim! O kâfir hakkında iki ihtimal var. O kâfir, ya ademe gidecektir veya daimî bir azap içinde mevcut kalacaktır.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> Vücudun-velev Cehennemde olsun-ademden daha hayırlı olduğu vicdanî bir hükümdür. Zira adem, şerr-i mahz olduğu gibi, bütün musibet ve mâsiyetlerin de merciidir.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> Vücut ise, velev Cehennem de olsa, hayr-ı mahzdır. Maahaza, kâfirin meskeni Cehennemdir ve ebedî olarak orada kalacaktır.Fakat kâfir, kendi ameliyle bu duruma kesb-i istihkak etmişse de, amelinin cezasını çektikten sonra, ateşle bir nevi ülfet peyda eder ve evvelki şiddetlerden azade olur.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> O kâfirlerin dünyada yaptıkları a'mâl-i hayriyelerine mükâfaten, şu merhamet-i İlâhiyeye mazhar olduklarına dair işârât-ı hadisiye vardır.Maahaza, cinayetin lekesini izale veya hacaletini tahfif, veyahut icrâ-yı adalete iştiyak için cezayı hüsn-ü rıza ile kabul etmek, ruhun fıtrî olan şe'nidir.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong> Evet, dünyada, çok namus sahipleri, cinayetlerinin hicabından kurtulmak için, kendilerine cezanın tatbikini istemişlerdir; ve isteyenler de vardır."</strong>(2)</span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px">Keza Onuncu Söz'de de küfrün neden ebedi bir azabı gerektirdiği ise şu şekilde ifade edilmektedir:</span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><strong>"Evet, küfür mevcudâtın kıymetini ıskat ve mânâsızlıkla ittiham ettiğinden, bütün kâinata karşı bir tahkir; ve mevcudât aynalarında cilve-i esmâyı inkâr olduğundan, bütün esmâ-i İlâhiyeye karşı bir tezyif; ve mevcudâtın Vahdâniyete olan şehâdetlerini reddettiğinden, bütün mahlûkata karşı bir tekzib olduğundan, istidad-ı insanîyi öyle ifsad eder ki, salâh ve hayrı kabule liyâkati kalmaz. Hem, bir zülm-ü azîmdir ki, umum mahlûkatın ve bütün esmâ-i İlâhiyenin hukukuna bir tecavüzdür</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: red"><strong>"İşte, şu hukukun muhâfazası ve nefs-i kâfir hayra kabiliyetsizliği, küfrün adem-i affını iktiza eder. <span style="font-size: 18px">اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ</span> şu</strong><strong> mânâyı ifade eder."</strong>(3)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px">Kafir olduğu halde veya imandan sonra küfre girenler için de bir merhamet tecellisi vardır.</span></p><p> <span style="font-size: 15px">Onları ebedi cehennemden kurtarmaz; ancak, cehennem azabını onlar için hafifletir.</span></p><p> <span style="font-size: 15px">Üstad'ın ifadesi ile bir nevi ülfet peyda ederler. Bu da Allah’ın Rahmetinin bir nevi tecellisidir.</span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px">(1) bk.<strong><u><span style="color: #0000ff"> Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.</span></u></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px">(2) bk. <strong><u><span style="color: #0000ff">İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 7. Ayet Tefsiri</span></u></strong>.</span></p><p><span style="font-size: 15px">(3) bk. <strong><u><span style="color: #0000ff">Sözler, Onuncu Söz Mukaddime.</span></u></strong></span></p><p></p><p></p><p><em><span style="font-size: 15px">Selam ve dua ile...</span></em></p><p><em><span style="font-size: 15px">Sorularla Risale Editör</span></em></p><p><em></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 187833, member: 9260"] [B][SIZE=4]Küfür Neden Ebedi Azabı Gerektirir?[/SIZE][/B] [COLOR=#000099][B][I][SIZE=4]Hayatı boyunca küfür içinde olan bir kişi neden ebedi olarak cehenneme gider? Yetmiş yıl suç işlemiş birisi neden ebedi olarak cehenneme gider? Ömrünün son anlarında imandan küfre kaymış birisinin daha önce yaptığı amellerin hiç etkisi olmaz mı? [/SIZE][/I][/B][/COLOR] [SIZE=4][/SIZE][B][SIZE=4]Cevap[/SIZE][/B] [SIZE=4]Değerli Kardeşimiz; [/SIZE] [SIZE=4][/SIZE][SIZE=4]Risale-i Nur'un muhtelif yerlerinde, bu konuda soru ve cevap şeklinde ele alınmış pasajlar vardır. Bir kısmını orijinalitesini bozmadan olduğu gibi buraya alıyoruz:[/SIZE] [SIZE=4] [/SIZE][SIZE=4][B][COLOR=red]"Sual: Kısa bir zamandaki küfre mukabil, hadsiz bir zaman Cehennemde hapis nasıl adalet olur? "[/COLOR][/B][/SIZE] [SIZE=4][B][COLOR=red] [/COLOR][/B][B]"Elcevap:[/B] [B] Sene 365 gün hesabıyla, bir dakikada katl, 7 milyon 884 bin dakika hapis iktizası kanun-u adalet iken, bir dakika küfür bin katl hükmünde olduğundan, yirmi sene ömrünü küfürle geçiren ve küfürle ölen bir adam, kanun-u adaletle, 57 trilyon 201 milyar 200milyon sene, beşerin kanun-u adaletiyle hapse müstehak olur. Elbette adalet-i İlâhî ile veçh-i muvafakati bundan anlaşılıyor.[/B] [/SIZE] [SIZE=4][B]Birbirinden gayet uzak iki adedin sırr-ı münasebeti şudur ki:Katl ve küfür, tahrip ve tecavüz olduğu için, gayre tesirat yapar.[/B][/SIZE] [SIZE=4][B] Bir dakikada katl, lâakal, zâhirî âdete göre, on beş sene maktulün hayatını selb eder, onun yerine hapse girer.[/B][/SIZE] [SIZE=4][B] Bir dakika küfür, bin bir esmâ-i İlâhîyi inkâr ve nukuşlarını tezyif ve kâinatın hukukuna tecavüz ve kemâlâtını inkâr ve hadsiz delâil-i vahdâniyeti tekzip ve şehadetlerini reddetmek olduğundan, kâfiri, bin seneden ziyade esfel-i sâfilîne atar, hâlidîn'de hapseder."[/B](1) [/SIZE] [B] [SIZE=4]"S - Bir kâfirin mâsiyet-i küfriyesi, mahduttur, kısa bir zamanı işgal ediyor. Ebedî ve gayr-ı mütenahi bir ceza ile tecziyesi adalet-i İlâhiyeye uygun olmadığı gibi, hikmet-i ezeliyeye de muvâfık değildir; merhamet-i İlâhiye müsaade etmez."[/SIZE] [SIZE=4] [/SIZE][/B][B][SIZE=4]"C - O kâfirin cezası gayr-ı mütenahi olduğu teslim edildiği takdirde, kısa bir zamanda irtikâp edilen o mâsiyet-i küfriyenin, gayr-ı mütenahi bir cinayet olduğu altı cihetle sabittir: "Birincisi: Küfür üzerine ölen bir kâfir, ebedî bir ömürle yaşayacak olursa, o gayr-ı mütenahi ömrünü behemehal küfürle geçireceği şüphesizdir. Çünkü kâfirin cevher-i ruhu bozulmuştur. Bu itibarla, o bozulmuş olan kalbin gayr-ı mütenahi bir cinayete istidadı vardır. Binaenaleyh, ebedî cezası, adalete muhalif değildir.[/SIZE][/B] [B][SIZE=4] İkincisi: O kâfirin mâsiyeti mütenahi bir zamanda ise de, gayr-ı mütenahi olan umum kâinatın, vahdaniyete olan şehadetlerine gayr-ı mütenahi bir cinayettir. Üçüncüsü: Küfür, gayr-ı mütenahi nimetlere küfran olduğundan, gayr-ı mütenahi bir cinayettir. Dördüncüsü: Küfür, gayr-ı mütenahi olan zat ve sıfât-ı İlâhiyeye cinayettir. Beşincisi: İnsanın vicdanı, zâhiren mütenahi ise de, bâtınen ebede bakıyor ve ebedi istiyor. Bu itibarla, gayr-ı mütenahi hükmünde olan o vicdan, küfürle mülevves olarak mahvolur, gider.[/SIZE][/B] [B][SIZE=4] Altıncısı: Zıt, zıddına muânid ise de, çok hususlarda mümasil olur. Binaenaleyh iman, lezaiz-i ebediyeyi ismar ettiği gibi, küfür de âlâm-ı elîmeyi ve ebediyeyi âhirette intaç etmesi, şe'nindendir. Bu altı cihetten çıkan netice ve gayr-ı mütenahi olan bir ceza, gayr-ı mütenahi bir cinayete karşı ayn-ı adalettir. [/SIZE][/B][B][SIZE=4]"S - Kâfirin o cezasının adalete uygun olduğunu teslim ettik. Fakat azapları intaç eden şerlerden hikmet-i ezelîyenin ganî olduğuna ne diyorsun?"[/SIZE][/B] [B][SIZE=4] [/SIZE][/B][B][SIZE=4]"C - Kavaid-i esasiyedendir ki, "Ara sıra vukua gelen şerr-i kalil için hayr-ı kesir terk edilmez; terkedildiği takdirde şerr-i kesir olur." Binaenaleyh, hakaik-i nisbiyenin sübutunu izhar etmek, hikmet-i ezeliyenin iktizasındandır.[/SIZE][/B] [B][SIZE=4] Bu gibi hakaikin tezahürü, ancak şerrin vücuduyla olur. Şerden, haddi tecavüz etmemek için, terhib ve tahvif lâzımdır. [/SIZE][/B] [B][SIZE=4]Terhibin vicdan üzerine tesiri, terhibi tasdik etmekle olur. [/SIZE][/B] [B][SIZE=4]Terhibin tasdiki ise, haricî bir azabın vücuduna mütevakkıftır. Zira vicdan, akıl ve vehim gibi haricî ve ebedî hakikat hükmüne geçmiş bir azaptan yapılan terhible müteessir olur.[/SIZE][/B] [B][SIZE=4][/SIZE][/B] [B][SIZE=4] Öyleyse, dünyada olduğu gibi, âhirette de ateşin vücudundan yapılan terhib, tahvif, ayn-ı hikmettir."[/SIZE][/B] [B][SIZE=4] [/SIZE][/B][SIZE=4][B]"S - Pekâlâ, o ebedî ceza hikmete muvafıktır; kabul ettik. Amma merhamet ve şefkat-i İlâhiyeye ne diyorsun?"[/B][/SIZE] [SIZE=4][B] [/B][B]"C - Azizim! O kâfir hakkında iki ihtimal var. O kâfir, ya ademe gidecektir veya daimî bir azap içinde mevcut kalacaktır.[/B] [B] Vücudun-velev Cehennemde olsun-ademden daha hayırlı olduğu vicdanî bir hükümdür. Zira adem, şerr-i mahz olduğu gibi, bütün musibet ve mâsiyetlerin de merciidir.[/B] [B] Vücut ise, velev Cehennem de olsa, hayr-ı mahzdır. Maahaza, kâfirin meskeni Cehennemdir ve ebedî olarak orada kalacaktır.Fakat kâfir, kendi ameliyle bu duruma kesb-i istihkak etmişse de, amelinin cezasını çektikten sonra, ateşle bir nevi ülfet peyda eder ve evvelki şiddetlerden azade olur.[/B] [B] O kâfirlerin dünyada yaptıkları a'mâl-i hayriyelerine mükâfaten, şu merhamet-i İlâhiyeye mazhar olduklarına dair işârât-ı hadisiye vardır.Maahaza, cinayetin lekesini izale veya hacaletini tahfif, veyahut icrâ-yı adalete iştiyak için cezayı hüsn-ü rıza ile kabul etmek, ruhun fıtrî olan şe'nidir.[/B] [B] Evet, dünyada, çok namus sahipleri, cinayetlerinin hicabından kurtulmak için, kendilerine cezanın tatbikini istemişlerdir; ve isteyenler de vardır."[/B](2) Keza Onuncu Söz'de de küfrün neden ebedi bir azabı gerektirdiği ise şu şekilde ifade edilmektedir: [/SIZE][SIZE=4][COLOR=red][B]"Evet, küfür mevcudâtın kıymetini ıskat ve mânâsızlıkla ittiham ettiğinden, bütün kâinata karşı bir tahkir; ve mevcudât aynalarında cilve-i esmâyı inkâr olduğundan, bütün esmâ-i İlâhiyeye karşı bir tezyif; ve mevcudâtın Vahdâniyete olan şehâdetlerini reddettiğinden, bütün mahlûkata karşı bir tekzib olduğundan, istidad-ı insanîyi öyle ifsad eder ki, salâh ve hayrı kabule liyâkati kalmaz. Hem, bir zülm-ü azîmdir ki, umum mahlûkatın ve bütün esmâ-i İlâhiyenin hukukuna bir tecavüzdür "İşte, şu hukukun muhâfazası ve nefs-i kâfir hayra kabiliyetsizliği, küfrün adem-i affını iktiza eder. [SIZE=5]اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ[/SIZE] şu[/B][B] mânâyı ifade eder."[/B](3)[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4] Kafir olduğu halde veya imandan sonra küfre girenler için de bir merhamet tecellisi vardır. Onları ebedi cehennemden kurtarmaz; ancak, cehennem azabını onlar için hafifletir. Üstad'ın ifadesi ile bir nevi ülfet peyda ederler. Bu da Allah’ın Rahmetinin bir nevi tecellisidir.[/SIZE] [SIZE=4] (1) bk.[B][U][COLOR=#0000ff] Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.[/COLOR][/U][/B] (2) bk. [B][U][COLOR=#0000ff]İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 7. Ayet Tefsiri[/COLOR][/U][/B]. (3) bk. [B][U][COLOR=#0000ff]Sözler, Onuncu Söz Mukaddime.[/COLOR][/U][/B][/SIZE] [U][SIZE=4][COLOR=#0000ff][/COLOR][/SIZE][/U] [U][SIZE=4][COLOR=#0000ff][/COLOR][/SIZE][/U][I][SIZE=4]Selam ve dua ile... Sorularla Risale Editör[/SIZE] [/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Küfür Neden Ebedi Azabı Gerektirir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst