Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kul hakkı çok önemlidir!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 372923" data-attributes="member: 1004566"><p><strong>Alacaklı her zaman haklıdır! </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Benisaide kabilesinden bir kimsenin Resul aleyhisselamda bir ölçek hurma alacağı vardı. Bu kimse alacağını almak üzere geldi. Efendimiz, Ensar’dan bir zata hurmayı ödemesini emretti, o da alacaklının hurmasından daha düşük kaliteli bir hurma ile ödemek istedi fakat adam kabul etmek istemeyince, Ensarî: “Sen bunu Resûl-i Ekrem’e geri vermek mi istiyorsun?” dedi. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Adam: “Evet, ona iade ediyorum, çünkü ondan daha adil kimdir?” dedi. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bunu duyan Resûl-i Ekrem’in gözü yaşla doldu: “Evet, doğru söyledi, benden daha adil kim olabilir? Zayıfı kuvvetlisinden kolaylıkla hakkını alamayan bir milleti Allahü teâlâ sevmez” buyurdu. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sonra Eshabı kiramdan başka birine dönüp; “Bunun alacağını sen ver, zira herhangi bir alacaklı borçlusundan razı olarak ayrılırsa, kara ve deniz hayvanları ona dua eder. Buna karşılık ödeme gücü olduğu halde alacaklısını oyalayan kimseye her gün ve gece için Allahü teâlâ günah yazar” buyurdu... </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bir bedevinin Resûl-i Ekrem’de alacağı vardı. Geldi alacağını istedi. Hatta, </strong></p><p><strong>“Hakkımı ver” diye çıkıştı. Eshab-ı kiramdan bazıları adama: </strong></p><p><strong>“Yazıklar olsun sana, kiminle konuştuğunu biliyor musun?” dediler. Adam: </strong></p><p><strong>“Ben hakkımı istiyorum” dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: </strong></p><p><strong>“İlişmeyin, hak sahibi ile karşı karşıyasınız” buyurdu.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sonra Havle binti Kays’a: </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>“Eğer yanında hurma varsa bana ödünç ver, bana hurma geldiğinde öderim” diye haber gönderdi. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Havle: “Hay hay, anam babam size feda olsun ey Allah’ın Resulü” dedi.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Resûl-i Ekrem ondan ödünç aldı ve bedeviye olan borcunu ödedi, karnını da doyurdu. Karnı doyan bedevi: </strong></p><p><strong>“Bana bolca borcunu ödedin, Allah da seni mükâfatlandırsın” dedi. </strong></p><p><strong>Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: “Bunlar, insanların hayırlılarıdır. Kolaylıkla zayıfın hakkını alamayan bir millet, Allah’ın rızasına mazhar olamaz” buyurdu.</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 372923, member: 1004566"] [B]Alacaklı her zaman haklıdır! Benisaide kabilesinden bir kimsenin Resul aleyhisselamda bir ölçek hurma alacağı vardı. Bu kimse alacağını almak üzere geldi. Efendimiz, Ensar’dan bir zata hurmayı ödemesini emretti, o da alacaklının hurmasından daha düşük kaliteli bir hurma ile ödemek istedi fakat adam kabul etmek istemeyince, Ensarî: “Sen bunu Resûl-i Ekrem’e geri vermek mi istiyorsun?” dedi. Adam: “Evet, ona iade ediyorum, çünkü ondan daha adil kimdir?” dedi. Bunu duyan Resûl-i Ekrem’in gözü yaşla doldu: “Evet, doğru söyledi, benden daha adil kim olabilir? Zayıfı kuvvetlisinden kolaylıkla hakkını alamayan bir milleti Allahü teâlâ sevmez” buyurdu. Sonra Eshabı kiramdan başka birine dönüp; “Bunun alacağını sen ver, zira herhangi bir alacaklı borçlusundan razı olarak ayrılırsa, kara ve deniz hayvanları ona dua eder. Buna karşılık ödeme gücü olduğu halde alacaklısını oyalayan kimseye her gün ve gece için Allahü teâlâ günah yazar” buyurdu... Bir bedevinin Resûl-i Ekrem’de alacağı vardı. Geldi alacağını istedi. Hatta, “Hakkımı ver” diye çıkıştı. Eshab-ı kiramdan bazıları adama: “Yazıklar olsun sana, kiminle konuştuğunu biliyor musun?” dediler. Adam: “Ben hakkımı istiyorum” dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: “İlişmeyin, hak sahibi ile karşı karşıyasınız” buyurdu. Sonra Havle binti Kays’a: “Eğer yanında hurma varsa bana ödünç ver, bana hurma geldiğinde öderim” diye haber gönderdi. Havle: “Hay hay, anam babam size feda olsun ey Allah’ın Resulü” dedi. Resûl-i Ekrem ondan ödünç aldı ve bedeviye olan borcunu ödedi, karnını da doyurdu. Karnı doyan bedevi: “Bana bolca borcunu ödedin, Allah da seni mükâfatlandırsın” dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: “Bunlar, insanların hayırlılarıdır. Kolaylıkla zayıfın hakkını alamayan bir millet, Allah’ın rızasına mazhar olamaz” buyurdu.[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Kul hakkı çok önemlidir!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst