Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Sorularla Kuran-ı Kerim
Kul Hakkı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 268386" data-attributes="member: 1"><p><strong> taki bu günahından aff olduğundan emin olana kadar Tevbe istiğfar ederek iffetini ve sadakatini daim etmelidir..</strong></p><p></p><p> Zinanın hükmü İslam'da açıktır. Suçunu hakimin huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, bekar bir insan için ise verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur. </p><p> </p><p> <strong>Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise, bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir. </strong></p><p> </p><p> <strong>Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur. Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır; varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir. </strong></p><p> </p><p> İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de,</p><p></p><p style="margin-left: 20px"> <strong>“Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar."</strong>(Nisa, 4/48,116)</p> <p style="margin-left: 20px"></p><p> buyurarak, hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir. </p><p> </p><p> Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala,</p><p style="margin-left: 20px"> <strong>“Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.”</strong> (Tahrim, 66/8)</p> <p style="margin-left: 20px"></p><p> buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir: </p><p> </p><p> <strong>1. </strong>Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak. </p><p> <strong>2.</strong> Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak. </p><p> <strong>3. </strong>Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak. </p><p> <strong>4.</strong> Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek. </p><p> </p><p> Bir rivayette de <strong>"Nasuh Tövbe"</strong> şöyle tarif edilmiştir:</p><p style="margin-left: 20px"> <strong>"- Günahlara pişmanlık. </strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong> - Farz ibadetleri yapmak. </strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong> - Zulüm ve düşmanlık yapmamak. </strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong> - Kırgın ve küskünlerle barışmak. </strong></p> <p style="margin-left: 20px"><strong> - Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek."</strong> (bk. Kenzü'l-ummal, 2/3808)</p> <p style="margin-left: 20px"></p><p> İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz. </p><p> </p><p> Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz, ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz.<em> "Ben çok iyiyim, bu işi hallettim."</em> demek ne kadar yanlışsa; <em>"Ben bittim, beni Allah kabul etmez."</em> demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.</p><p></p><p></p><p><a href="http://www.sorularlaislamiyet.com" target="_blank">Sorularla İslamiyet</a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 268386, member: 1"] [B] taki bu günahından aff olduğundan emin olana kadar Tevbe istiğfar ederek iffetini ve sadakatini daim etmelidir..[/B] Zinanın hükmü İslam'da açıktır. Suçunu hakimin huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, bekar bir insan için ise verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur. [B]Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise, bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir. [/B] [B]Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur. Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır; varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir. [/B] İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de, [INDENT] [B]“Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar."[/B](Nisa, 4/48,116) [/INDENT] buyurarak, hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir. Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala, [INDENT] [B]“Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.”[/B] (Tahrim, 66/8) [/INDENT] buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir: [B]1. [/B]Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak. [B]2.[/B] Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak. [B]3. [/B]Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak. [B]4.[/B] Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek. Bir rivayette de [B]"Nasuh Tövbe"[/B] şöyle tarif edilmiştir: [INDENT] [B]"- Günahlara pişmanlık. - Farz ibadetleri yapmak. - Zulüm ve düşmanlık yapmamak. - Kırgın ve küskünlerle barışmak. - Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek."[/B] (bk. Kenzü'l-ummal, 2/3808) [/INDENT] İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz. Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz, ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz.[I] "Ben çok iyiyim, bu işi hallettim."[/I] demek ne kadar yanlışsa; [I]"Ben bittim, beni Allah kabul etmez."[/I] demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir. [URL="http://www.sorularlaislamiyet.com"]Sorularla İslamiyet[/URL] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Sorularla Kuran-ı Kerim
Kul Hakkı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst