Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kum Tanesinden İnci Tanesine
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kayýp_gül" data-source="post: 84604" data-attributes="member: 3579"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen">Kendi halinde, sade ama mutlu bir hayatı vardı istiridyenin. Denizin derinliklerinde bir kayaya tutunmuş, yaşayıp gidiyordu. Tuzlu deniz suyundan yiyeceğini buluyor, sert kabuğu onu düşmanlarına karşı koruyabiliyordu. O da zamanının büyük kısmını sağından-solundan süzülerek geçen balıkları seyrederek geçiyordu. </span></span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Derken, birgün, istiridyenin içine bir sızı düştü. İçinde hissettiği acı sakin hayatını alıp götürmüş, yerine sıkıntılı ve sancılı günler getirmişti. Çok gecikmeden istiridye bu sancıların nedenini öğrendi. Bir kum taneciği! Küçücük bir kum taneciği nasılsa istiridyenin içine girmiş ve şimdi onu acılar içinde kıvrandırıyordu. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>İstiridye kendi kendine bu kum taneciğini ne yapacağını düşünmeye başladı. “Bu sıkıntı neden benim başıma geldi? Nasıl oldu da oldu?” gibi sorular sormanın faydasızlığını ve anlamsızlığını biliyordu. O kum taneciğinden kurtulmanın mümkün olmadığının da farkındaydı. O halde, yapması gereken, şimdi düşmanı gibi görünen bu davetsiz misafirle birlikte yaşamaya çalışmaktı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Bu kararının ardından istiridyenin sancıları sona ermedi, ama azaldı. Şikayet etse kat kat artacak olan sıkıntıları dayanılabilir ölçüde kaldı. Günler, aylar ve yıllar geldi geçti. İlginçtir,, istiridyenin ağrıları ve sıkıntıları da neredeyse sona ermiş, ve ardında herkesin ziyaret etmekten büyük zevk duyduğu bir istiridye bırakmıştı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Çünkü hayatının uzun süre acılarla geçmesine neden olan o kum taneciği, onun sabrıyla bir inciye dönüşmüştü! </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>İstiridyenin bulunduğu civarda yaşayan diğer deniz canlıları onu sık sık ziyaret etmeye, zaman zaman kabuğunu açtığında ortaya çıkan muhteşem inciyi seyretmeye geldiler. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Ve bir şeye hiç karar veremediler: O harika inci mi istiridyeyi güzelleştiriyordu, yoksa sabır ve sükunet sembolü gibi duran istiridye mi inciyi öylesine güzel gösteriyordu? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>*** </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Herbirimiz ilâhî bir sanat eseriyiz. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Beden elbisemiz ipekten daha pürüzsüz; gözümüz, kulağımız, ağzımız, en paha biçilmez taşlardan daha değerli. En sade bir insan yüzü, Mona Lisa'nın yüzünden daha canlı ve değerli. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Duygularımız elmas, yakut ve pırlantadan daha gözalıcı. Içimizde karun'un hazinelerinden daha büyük bir hazine taşıyoruz. Belki farkındayız, belki değiliz. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Birer model ve taşıyıcı gibi bu güzelliklerle güzelleştirilmişiz. Ama hiçbiri bize ait olmadığı, ne yapımlarında ne de devamlarında hiçbir katkımız olmadığı halde bu sanat eserlerini sahiplenip, onların başına gelen ve hoşumuza gitmeyen değişikliklerden ne de çabuk şikayet edebiliyoruz! </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Varlığın, üzerimizde taşıdıklarımızın bizden değil, ama bize emanet edilmiş şeyler olduğunu ne de çabuk unutabiliyoruz! </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Bize biçilen, bize en çok da uyan ve daha fazlasını taşıyamayacağımız konumun birer sanat eseri olmak olduğunu niye hatırlamıyoruz dersiniz? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Sevinçler kadar hüzünlerin de, rahatlıklar kadar sıkıntıların da bize yakıştığını ve hayatın onlarla güzelleştiğini ne kadar farkedebiliyoruz? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Ne dersiniz, Mona Lisa tablosu yapılırken tablodaki kadın kendi ressamını eleştirse, şurası düzgün olmadı, burasını şöyle değil böyle yap dese ne derdik? Ve usta ressam Vinci Mona Lisa'yı Mona Lisa'nın istediği gibi resmetse böylesine güzel olur muydu? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Ya da, usta bir mücevhercinin elinde biçimlenen bir elmas dile gelip ustasını şikayet etse, ne derece haklı olurdu? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Qa biz? Duygularımız iyi-kötü herbir olayla bir elmas gibi biçimlendirilirken, sabrettiğimiz takdirde kum tanesi gibi bir sıkıntıyı bir ince tanesine dönüştürebilecekken, Sanatkârımızı şikayet etmeye ne derece hakkımız var? </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: seagreen"><strong>Güzeli güzel yapan, sanatkârının ustalığı mıdır, yoksa o şeyin kendini nasıl gördüğü müdür? </strong></span></span></span></p><p><span style="color: seagreen"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Sözün kısası, bırakalım, hayatımız Sanatkârımızın elinde seyre ve tefekküre layık bir eser olsun. Bırakalım, hüzünler ve sıkıntılar duygularımızın sivriliklerini gidersin ve onları daha da güzelleştirsin...</strong> </span></span></span></p><p><span style="color: seagreen"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Murat ÇİFTKAYA</strong> </span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kayýp_gül, post: 84604, member: 3579"] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen]Kendi halinde, sade ama mutlu bir hayatı vardı istiridyenin. Denizin derinliklerinde bir kayaya tutunmuş, yaşayıp gidiyordu. Tuzlu deniz suyundan yiyeceğini buluyor, sert kabuğu onu düşmanlarına karşı koruyabiliyordu. O da zamanının büyük kısmını sağından-solundan süzülerek geçen balıkları seyrederek geçiyordu. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Derken, birgün, istiridyenin içine bir sızı düştü. İçinde hissettiği acı sakin hayatını alıp götürmüş, yerine sıkıntılı ve sancılı günler getirmişti. Çok gecikmeden istiridye bu sancıların nedenini öğrendi. Bir kum taneciği! Küçücük bir kum taneciği nasılsa istiridyenin içine girmiş ve şimdi onu acılar içinde kıvrandırıyordu. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]İstiridye kendi kendine bu kum taneciğini ne yapacağını düşünmeye başladı. “Bu sıkıntı neden benim başıma geldi? Nasıl oldu da oldu?” gibi sorular sormanın faydasızlığını ve anlamsızlığını biliyordu. O kum taneciğinden kurtulmanın mümkün olmadığının da farkındaydı. O halde, yapması gereken, şimdi düşmanı gibi görünen bu davetsiz misafirle birlikte yaşamaya çalışmaktı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Bu kararının ardından istiridyenin sancıları sona ermedi, ama azaldı. Şikayet etse kat kat artacak olan sıkıntıları dayanılabilir ölçüde kaldı. Günler, aylar ve yıllar geldi geçti. İlginçtir,, istiridyenin ağrıları ve sıkıntıları da neredeyse sona ermiş, ve ardında herkesin ziyaret etmekten büyük zevk duyduğu bir istiridye bırakmıştı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Çünkü hayatının uzun süre acılarla geçmesine neden olan o kum taneciği, onun sabrıyla bir inciye dönüşmüştü! [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]İstiridyenin bulunduğu civarda yaşayan diğer deniz canlıları onu sık sık ziyaret etmeye, zaman zaman kabuğunu açtığında ortaya çıkan muhteşem inciyi seyretmeye geldiler. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Ve bir şeye hiç karar veremediler: O harika inci mi istiridyeyi güzelleştiriyordu, yoksa sabır ve sükunet sembolü gibi duran istiridye mi inciyi öylesine güzel gösteriyordu? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]*** [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Herbirimiz ilâhî bir sanat eseriyiz. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Beden elbisemiz ipekten daha pürüzsüz; gözümüz, kulağımız, ağzımız, en paha biçilmez taşlardan daha değerli. En sade bir insan yüzü, Mona Lisa'nın yüzünden daha canlı ve değerli. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Duygularımız elmas, yakut ve pırlantadan daha gözalıcı. Içimizde karun'un hazinelerinden daha büyük bir hazine taşıyoruz. Belki farkındayız, belki değiliz. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Birer model ve taşıyıcı gibi bu güzelliklerle güzelleştirilmişiz. Ama hiçbiri bize ait olmadığı, ne yapımlarında ne de devamlarında hiçbir katkımız olmadığı halde bu sanat eserlerini sahiplenip, onların başına gelen ve hoşumuza gitmeyen değişikliklerden ne de çabuk şikayet edebiliyoruz! [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Varlığın, üzerimizde taşıdıklarımızın bizden değil, ama bize emanet edilmiş şeyler olduğunu ne de çabuk unutabiliyoruz! [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Bize biçilen, bize en çok da uyan ve daha fazlasını taşıyamayacağımız konumun birer sanat eseri olmak olduğunu niye hatırlamıyoruz dersiniz? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Sevinçler kadar hüzünlerin de, rahatlıklar kadar sıkıntıların da bize yakıştığını ve hayatın onlarla güzelleştiğini ne kadar farkedebiliyoruz? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Ne dersiniz, Mona Lisa tablosu yapılırken tablodaki kadın kendi ressamını eleştirse, şurası düzgün olmadı, burasını şöyle değil böyle yap dese ne derdik? Ve usta ressam Vinci Mona Lisa'yı Mona Lisa'nın istediği gibi resmetse böylesine güzel olur muydu? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Ya da, usta bir mücevhercinin elinde biçimlenen bir elmas dile gelip ustasını şikayet etse, ne derece haklı olurdu? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Qa biz? Duygularımız iyi-kötü herbir olayla bir elmas gibi biçimlendirilirken, sabrettiğimiz takdirde kum tanesi gibi bir sıkıntıyı bir ince tanesine dönüştürebilecekken, Sanatkârımızı şikayet etmeye ne derece hakkımız var? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=seagreen][B]Güzeli güzel yapan, sanatkârının ustalığı mıdır, yoksa o şeyin kendini nasıl gördüğü müdür? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=seagreen][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][B]Sözün kısası, bırakalım, hayatımız Sanatkârımızın elinde seyre ve tefekküre layık bir eser olsun. Bırakalım, hüzünler ve sıkıntılar duygularımızın sivriliklerini gidersin ve onları daha da güzelleştirsin...[/B] [/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=seagreen][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][B]Murat ÇİFTKAYA[/B] [/FONT][/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kum Tanesinden İnci Tanesine
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst