Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Kur'an-ı Azimüşşsan Meydan Okuyor.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 236740" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>Kur’an, solunda, kalplere ruhanî zevk verir, vicdanları şahit tutar</strong></p><p></p><p>6- KUR’AN, SOLUNDA, KALPLERE RUHANÎ ZEVK VERİR, VİCDANLARI ŞAHİT TUTAR</p><p>Evet, Kur'ân, akl-ı selim ve fıtrat-ı selime tarafından tasdik edildiği gibi, kalplere de “Bârekâllah" dedirtmektedir. Eğer bir arıza, bir maraz olmazsa, her bir fıtrat-ı selime onu tasdik eder. Çünkü vicdanların tatmin ve itminânı, kalplerin huzur ve istirahatı, ruhun sürur ve rahatı ancak onun nurlârıyla tahakkuk eder. Demek ki, tam tatmin olmuş vicdanın şahadetiyle fıtrat-ı selime, Kur'ân'ı tasdik ediyor ve lisan-ı haliyle ona: "Fıtratımızın kemâli sensiz olamaz" diye haykırıyor.. Vicdanı rahatlatan, insana ruhanî zevk veren Kur’an ayetlerinden birer örnek olarak aşağıda mealleri verdiğimiz ayetlerin ruhanî esintilerinden vicdanî zevk almayan kusuru kendisinde arasın..</p><p>Evet, “Kim doğru yolu seçerse, kendisi için seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, kendi aleyhinde sapmış olur. Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermediğimiz hiçbir halkı cezalandırmayız”(İsra, 17/15) mealindeki ayette, üç noktada vicdanın bamteline dokunulmaktadır.</p><p>Birincisi: Kur’an yoluna davet eden Allah ve resulünün bundan ne bir zararları ne de yararları olmadığına; bilakis Kur’an’ın ortaya koyduğu hak yolunu kabul edenlerin faydası kendilerine ait olacağı gibi, hak yoldan sapanların sebebiyet vereceği zararın da yalnız kendilerine ait olacağına dikkat çekilmiştir.</p><p>İkincisi: Hak yolda olan kimsenin –en yakın akrabası da olsa- hiçbir suçlunun suçundan ötürü sorumlu tutulamayacağı gerçeğine vurgu yapılarak adalet ölçüsünün esas olduğu teminatı verilmiştir.</p><p>Üçüncüsü: Kur’an’ın mesajını alamayan kimsenin de sorumlu olmayacağı müjdesi verilmiştir. </p><p>“Biz insana, annesine babasına iyi davranmasını emrettik. Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl kadar sürer. İnsana buyurduk ki: Hem Bana, hem de annene-babana şükret, unutma ki sonunda Bana döneceksiniz.</p><p>Eğer onlar seni, şerik olduğuna dair hiçbir bilgin olmadığı şeyleri, Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin, makul bir tarzda onlara sahip çık! Bana yönelen olgun insanların yolunu tut! Sonunda hepinizin dönüşü Bana olacak ve Ben işlediklerinizi tek tek size bildirip karşılığını vereceğim” (Lokman, 31/14-15) mealindeki ayette ise, anne-babanın himayesine yönelik şu noktalar dikkate sunulmaktadır:</p><p>Birincisi: Anne-babaya karşı evlatların iyi davranması tavsiye edilerek onların gönlüne su serpilmiştir. Mağdur olma ihtimali daha yüksek olan annenin durumuna özellikle dikkat çekilmiş, onun yavrusunu nice zahmetlerle karnında taşıdığına, ayrıca iki yıl boyunca en zayıf ve muhtaç olduğu bir dönemde ona süt vererek bakımını üstlendiğine işaret edilmiş ve evlatların vicdanlarına hitap edilmiştir. </p><p>İkincisi: Anne-babaya teşekkür edilmesi, Allah’a yapılacak şükür ile birlikte seslendirilmiş ve “Hem Bana, hem de annene-babana şükret” mealindeki ifadeyle, çocukları yaratan Allah’ın hatırı ile, onların yaratılmasına vesile olan anne-babanın hatırı aynı kefeye konulmuş ve insana hem yaratıcılarına hem de anne-babalarına karşı şükretmeleri için tavsiyede bulunulmuştur. </p><p>Üçüncüsü: Anne-babalar Allah’a isyan eden birer kâfir ve müşrik de olsalar, çocukların onlara karşı iyi davranmaları emredilmiştir. Böylece sonsuz rahmet ve şefkatin bir cilvesi gösterilmiş ve zevk-i selim sahiplerinin vicdanları büyülenmiştir. Yaratıcılarına karşı isyan ederek, şirk koşarak, çocuklarını da isyana teşvik ederek büyük bir cezayı hak etmelerine rağmen, -sırf anne ve baba oldukları için-onlara pozitif ayrımcılık yapılmıştır. Allah, kendisine karşı saygısızlık eden anne-babaya karşı saygılı olmayı emretmiştir. </p><p>İlgili ayetlerin mealini yeniden okuyalım: “Eğer onlar seni, şerik olduğuna dair hiçbir bilgin olmadığı şeyleri, Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin, makul bir tarzda onlara sahip çık!” </p><p>Deyiş yerindeyse, Cenab-ı Hakkın bu âlî cenaplığına karşı coşmayan bir vicdan zevk-i ruhanîden mahrum demektir.</p><p>Bütün bu açıklamalar Kur'ân’ın ebedî ve daimî bir mucize olduğunu göstermektedir.. Kur'ân'ın içinde öyle bir göz var ki, bütün kâinatı görür, ihata eder ve bir kitabın sayfaları gibi kâinatı göz önünde tutar, tabakalarını ve âlemlerini beyan eder. Bir saatin san'atkârı nasıl saatini çevirir, açar, gösterir, tarif eder. Kur'ân dahi, elinde kâinatı tutmuş, öyle yapıyor(bk. 19. Mektup/18. İşaret/3. Nükte).</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 236740, member: 1009927"] [b]Kur’an, solunda, kalplere ruhanî zevk verir, vicdanları şahit tutar[/b] 6- KUR’AN, SOLUNDA, KALPLERE RUHANÎ ZEVK VERİR, VİCDANLARI ŞAHİT TUTAR Evet, Kur'ân, akl-ı selim ve fıtrat-ı selime tarafından tasdik edildiği gibi, kalplere de “Bârekâllah" dedirtmektedir. Eğer bir arıza, bir maraz olmazsa, her bir fıtrat-ı selime onu tasdik eder. Çünkü vicdanların tatmin ve itminânı, kalplerin huzur ve istirahatı, ruhun sürur ve rahatı ancak onun nurlârıyla tahakkuk eder. Demek ki, tam tatmin olmuş vicdanın şahadetiyle fıtrat-ı selime, Kur'ân'ı tasdik ediyor ve lisan-ı haliyle ona: "Fıtratımızın kemâli sensiz olamaz" diye haykırıyor.. Vicdanı rahatlatan, insana ruhanî zevk veren Kur’an ayetlerinden birer örnek olarak aşağıda mealleri verdiğimiz ayetlerin ruhanî esintilerinden vicdanî zevk almayan kusuru kendisinde arasın.. Evet, “Kim doğru yolu seçerse, kendisi için seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, kendi aleyhinde sapmış olur. Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermediğimiz hiçbir halkı cezalandırmayız”(İsra, 17/15) mealindeki ayette, üç noktada vicdanın bamteline dokunulmaktadır. Birincisi: Kur’an yoluna davet eden Allah ve resulünün bundan ne bir zararları ne de yararları olmadığına; bilakis Kur’an’ın ortaya koyduğu hak yolunu kabul edenlerin faydası kendilerine ait olacağı gibi, hak yoldan sapanların sebebiyet vereceği zararın da yalnız kendilerine ait olacağına dikkat çekilmiştir. İkincisi: Hak yolda olan kimsenin –en yakın akrabası da olsa- hiçbir suçlunun suçundan ötürü sorumlu tutulamayacağı gerçeğine vurgu yapılarak adalet ölçüsünün esas olduğu teminatı verilmiştir. Üçüncüsü: Kur’an’ın mesajını alamayan kimsenin de sorumlu olmayacağı müjdesi verilmiştir. “Biz insana, annesine babasına iyi davranmasını emrettik. Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl kadar sürer. İnsana buyurduk ki: Hem Bana, hem de annene-babana şükret, unutma ki sonunda Bana döneceksiniz. Eğer onlar seni, şerik olduğuna dair hiçbir bilgin olmadığı şeyleri, Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin, makul bir tarzda onlara sahip çık! Bana yönelen olgun insanların yolunu tut! Sonunda hepinizin dönüşü Bana olacak ve Ben işlediklerinizi tek tek size bildirip karşılığını vereceğim” (Lokman, 31/14-15) mealindeki ayette ise, anne-babanın himayesine yönelik şu noktalar dikkate sunulmaktadır: Birincisi: Anne-babaya karşı evlatların iyi davranması tavsiye edilerek onların gönlüne su serpilmiştir. Mağdur olma ihtimali daha yüksek olan annenin durumuna özellikle dikkat çekilmiş, onun yavrusunu nice zahmetlerle karnında taşıdığına, ayrıca iki yıl boyunca en zayıf ve muhtaç olduğu bir dönemde ona süt vererek bakımını üstlendiğine işaret edilmiş ve evlatların vicdanlarına hitap edilmiştir. İkincisi: Anne-babaya teşekkür edilmesi, Allah’a yapılacak şükür ile birlikte seslendirilmiş ve “Hem Bana, hem de annene-babana şükret” mealindeki ifadeyle, çocukları yaratan Allah’ın hatırı ile, onların yaratılmasına vesile olan anne-babanın hatırı aynı kefeye konulmuş ve insana hem yaratıcılarına hem de anne-babalarına karşı şükretmeleri için tavsiyede bulunulmuştur. Üçüncüsü: Anne-babalar Allah’a isyan eden birer kâfir ve müşrik de olsalar, çocukların onlara karşı iyi davranmaları emredilmiştir. Böylece sonsuz rahmet ve şefkatin bir cilvesi gösterilmiş ve zevk-i selim sahiplerinin vicdanları büyülenmiştir. Yaratıcılarına karşı isyan ederek, şirk koşarak, çocuklarını da isyana teşvik ederek büyük bir cezayı hak etmelerine rağmen, -sırf anne ve baba oldukları için-onlara pozitif ayrımcılık yapılmıştır. Allah, kendisine karşı saygısızlık eden anne-babaya karşı saygılı olmayı emretmiştir. İlgili ayetlerin mealini yeniden okuyalım: “Eğer onlar seni, şerik olduğuna dair hiçbir bilgin olmadığı şeyleri, Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin, makul bir tarzda onlara sahip çık!” Deyiş yerindeyse, Cenab-ı Hakkın bu âlî cenaplığına karşı coşmayan bir vicdan zevk-i ruhanîden mahrum demektir. Bütün bu açıklamalar Kur'ân’ın ebedî ve daimî bir mucize olduğunu göstermektedir.. Kur'ân'ın içinde öyle bir göz var ki, bütün kâinatı görür, ihata eder ve bir kitabın sayfaları gibi kâinatı göz önünde tutar, tabakalarını ve âlemlerini beyan eder. Bir saatin san'atkârı nasıl saatini çevirir, açar, gösterir, tarif eder. Kur'ân dahi, elinde kâinatı tutmuş, öyle yapıyor(bk. 19. Mektup/18. İşaret/3. Nükte). [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Kur'an-ı Azimüşşsan Meydan Okuyor.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst