Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın hak ve hakikat olduğuna en sadık deliller:
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 501315" data-attributes="member: 1040028"><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın hak ve hakikat olduğuna en sadık deliller:</strong></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>1-</strong> Tevhidin bütün iktizalarını ve lâzımlarını mertebeleriyle muhafaza etmesidir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>2-</strong> Esma-i hüsnanın tenasüb ve iktizası üzerine hakaik-i âliye-i İlahiyedeki müvazeneyi müraat etmesidir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>3-</strong> Rububiyet ve uluhiyete ait şuunatı kemal-i müvazene ile cem'etmesidir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Kur'anın bu hâsiyeti beşerin eserlerinde bulunmadığı gibi, melekût cihetine geçen evliya ve sair büyüklerin netaic-i fikirlerinde de bulunamamıştır. Ve eşyanın bâtınında dalmış olan İşrakiyyun ve âlem-i gayba nüfuz eden Ruhaniyyun dahi, Kur'anın bu hâsiyetini bulamamışlardır. Zira onların nazarları mukayyed olduğundan hakikat-ı mutlakayı ihata edemez. Bunlar ancak hakikatın bir tarafını bulur ve ifrat-tefrit ile tasarrufa başlarlar. Bunun için tenasübü bozup, müvazeneyi ihlâl ediyorlar. </span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>Meselâ:</strong> Enva'-ı cevahiri hâvi zînetli ve kıymetli bir defineyi keşfetmek için birkaç adam denizin dibine dalarlar. Denizin dibinde araştırma yaparken birisinin eline uzunca bir parça elmas geçer. Definenin müştemilâtını tamamen bu gibi elmaslardan ibaret olduğunu hükmeder. Sonra arkadaşlarından başka çeşit cevherin bahsini işittiğinde, onların bulundukları cevahirin kendi bulduğu elmasın nakışları olduklarını tahayyül eder. Diğeri kürevî bir yakutu bulur. Öteki arkadaşı da başka bir çeşidini buluyor. Ve hâkeza her birisi definenin esas müştemilâtı kendi bulduğu çeşitten ibaret olduğunu ve arkadaşlarının buldukları çeşitler de definenin zevaid ve teferruatından olduğunu itikad eder. Mes'ele bu şekle girmekle müvazene kayıp ve tenasüb zâil olur. Sonra mes'elenin hakikatını keşf ve izah için tevilat ve tekellüfata başlarlar. Hattâ definenin inkârına bile zehab eden olur.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Evet sünnet-i seniye ile müvazene yapılmazdan evvel, hemen meşhudatına itimad eden İşrakiyyun ile mutasavvifenin eserlerini teemmül eden zâtlar, şu söylediğime hak verir. Bilâ-tereddüd kabul ederler.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>Arkadaş!</strong> Kur'an da o defineyi keşfetmek için o denize dalmıştır. Fakat Kur'anın gözü açık olduğundan, defineyi tamamıyla ihata ile görmüştür. Ve hakikata uygun bir tarzda tenasüb ve müvazeneye riayet ederek kemal-i intizam ve ıttırad ile hakikatı izhar etmiştir.</span></span></em></p><p></p><p><strong><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><p style="text-align: right">Mesnevi-i Nuriye</p><p></span></span></em></strong></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan: Anlatma tarzı mucize olan Kur'an.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Sadık: Doğru.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Tevhid: Birleme, birlik, bir tek Allah'tan(cc) başka ilah olmadığına inanmak.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İktiza: Gerekme, lazım gelme.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Esma-i hüsna: En güzel isimler.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Tenasüb: Uygunluk, uyum.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Müvazene: Ölçmek, tartmak.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Müraat: Gözetme, uygun davranmak, korumak.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Rububiyet: Allah'ın(cc) herşeyin sahibi, ihtiyaçlarının karşılayıcısı ve terbiye edicisi olması.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Uluhiyet: Allah'ın(cc) kainattaki bütün varlıkları emir ve idaresi altına alıp kulluk ettirmesi.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Şuunat: İşler, olaylar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hâsiyet: Özellik, etkileyicilik, fayda ve kuvvet.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Beşer: İnsan.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Netaic-i fikirlerinde: Düşüncelerinin sonuçlarında.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Âlem-i gayb: Beş duyu organıyla hissedilip bilinemeyen dünya.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Ruhaniyyun: Gözle görünmeyen alemlere girecek şikilde çok nurluluk kazanmış olanlar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Mukayyed: Kayıtlı, bağlı, sınırlı.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Hakikat-ı mutlaka: Yerle ve zamanla bağlı olmayan gerçek.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İhata: Kuşatma, içine alma.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Enva'-ı cevahir: Cevherlerin çeşitleri, her türlü kıymetli taşlar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Müştemilât: Kapsayanlar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Cevahir: Çok değerli taşlar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Tahayyül: Hayale getirmek.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Kürevî: Küre şeklinde, yuvarlak.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Zevaid: Fazlalıklar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İtikad: İnanmak.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Zâil: Geçen, devam etmeyen, tükenen.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Tevilat: Gaye edilmiş olması mümkün olabilen manalar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Tekellüfat: Yapmacık hareketler ve davranışlar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Zehab eden: Giden.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Sünnet-i seniye: Peygamberimizin(asm) yüksek ve değerli sünneti. </span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Müvazene: Ölçmek, tartmak.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Meşhudat: Görünenler, görülenler.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İşrakiyyun: Ruhu aniden aydınlatan ilham ve sezgiyle gerçeğin bilinmesi görüşünü ortaya atarak Kur'ana ters düşen filozoflar.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Mutasavvife: Tasavvufçular, tarikatçılar, sofular.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Teemmül: İyice ve etraflıca derinlemesine düşünmek.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Bilâ-tereddüd: Tereddüt etmeden.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Kemal-i intizam: Mükemmel kusursuz düzgünlük.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">Ittırad: İntizamlı, tertipli ve düzenli.</span></span></p><p><span style="color: #008000"><span style="font-family: 'Arial'">İzhar: Meydana çıkarma, gösterme.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 501315, member: 1040028"] [I][FONT=Arial][SIZE=3][B]Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın hak ve hakikat olduğuna en sadık deliller:[/B] [B]1-[/B] Tevhidin bütün iktizalarını ve lâzımlarını mertebeleriyle muhafaza etmesidir. [B]2-[/B] Esma-i hüsnanın tenasüb ve iktizası üzerine hakaik-i âliye-i İlahiyedeki müvazeneyi müraat etmesidir. [B]3-[/B] Rububiyet ve uluhiyete ait şuunatı kemal-i müvazene ile cem'etmesidir. Kur'anın bu hâsiyeti beşerin eserlerinde bulunmadığı gibi, melekût cihetine geçen evliya ve sair büyüklerin netaic-i fikirlerinde de bulunamamıştır. Ve eşyanın bâtınında dalmış olan İşrakiyyun ve âlem-i gayba nüfuz eden Ruhaniyyun dahi, Kur'anın bu hâsiyetini bulamamışlardır. Zira onların nazarları mukayyed olduğundan hakikat-ı mutlakayı ihata edemez. Bunlar ancak hakikatın bir tarafını bulur ve ifrat-tefrit ile tasarrufa başlarlar. Bunun için tenasübü bozup, müvazeneyi ihlâl ediyorlar. [B]Meselâ:[/B] Enva'-ı cevahiri hâvi zînetli ve kıymetli bir defineyi keşfetmek için birkaç adam denizin dibine dalarlar. Denizin dibinde araştırma yaparken birisinin eline uzunca bir parça elmas geçer. Definenin müştemilâtını tamamen bu gibi elmaslardan ibaret olduğunu hükmeder. Sonra arkadaşlarından başka çeşit cevherin bahsini işittiğinde, onların bulundukları cevahirin kendi bulduğu elmasın nakışları olduklarını tahayyül eder. Diğeri kürevî bir yakutu bulur. Öteki arkadaşı da başka bir çeşidini buluyor. Ve hâkeza her birisi definenin esas müştemilâtı kendi bulduğu çeşitten ibaret olduğunu ve arkadaşlarının buldukları çeşitler de definenin zevaid ve teferruatından olduğunu itikad eder. Mes'ele bu şekle girmekle müvazene kayıp ve tenasüb zâil olur. Sonra mes'elenin hakikatını keşf ve izah için tevilat ve tekellüfata başlarlar. Hattâ definenin inkârına bile zehab eden olur. Evet sünnet-i seniye ile müvazene yapılmazdan evvel, hemen meşhudatına itimad eden İşrakiyyun ile mutasavvifenin eserlerini teemmül eden zâtlar, şu söylediğime hak verir. Bilâ-tereddüd kabul ederler. [B]Arkadaş![/B] Kur'an da o defineyi keşfetmek için o denize dalmıştır. Fakat Kur'anın gözü açık olduğundan, defineyi tamamıyla ihata ile görmüştür. Ve hakikata uygun bir tarzda tenasüb ve müvazeneye riayet ederek kemal-i intizam ve ıttırad ile hakikatı izhar etmiştir.[/SIZE][/FONT][/I] [B][I][FONT=Arial][SIZE=4][RIGHT]Mesnevi-i Nuriye[/RIGHT][/SIZE][/FONT][/I][/B] [COLOR="#008000"][FONT=Arial]Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan: Anlatma tarzı mucize olan Kur'an. Sadık: Doğru. Tevhid: Birleme, birlik, bir tek Allah'tan(cc) başka ilah olmadığına inanmak. İktiza: Gerekme, lazım gelme. Esma-i hüsna: En güzel isimler. Tenasüb: Uygunluk, uyum. Müvazene: Ölçmek, tartmak. Müraat: Gözetme, uygun davranmak, korumak. Rububiyet: Allah'ın(cc) herşeyin sahibi, ihtiyaçlarının karşılayıcısı ve terbiye edicisi olması. Uluhiyet: Allah'ın(cc) kainattaki bütün varlıkları emir ve idaresi altına alıp kulluk ettirmesi. Şuunat: İşler, olaylar. Hâsiyet: Özellik, etkileyicilik, fayda ve kuvvet. Beşer: İnsan. Netaic-i fikirlerinde: Düşüncelerinin sonuçlarında. Âlem-i gayb: Beş duyu organıyla hissedilip bilinemeyen dünya. Ruhaniyyun: Gözle görünmeyen alemlere girecek şikilde çok nurluluk kazanmış olanlar. Mukayyed: Kayıtlı, bağlı, sınırlı. Hakikat-ı mutlaka: Yerle ve zamanla bağlı olmayan gerçek. İhata: Kuşatma, içine alma. Enva'-ı cevahir: Cevherlerin çeşitleri, her türlü kıymetli taşlar. Müştemilât: Kapsayanlar. Cevahir: Çok değerli taşlar. Tahayyül: Hayale getirmek. Kürevî: Küre şeklinde, yuvarlak. Zevaid: Fazlalıklar. İtikad: İnanmak. Zâil: Geçen, devam etmeyen, tükenen. Tevilat: Gaye edilmiş olması mümkün olabilen manalar. Tekellüfat: Yapmacık hareketler ve davranışlar. Zehab eden: Giden. Sünnet-i seniye: Peygamberimizin(asm) yüksek ve değerli sünneti. Müvazene: Ölçmek, tartmak. Meşhudat: Görünenler, görülenler. İşrakiyyun: Ruhu aniden aydınlatan ilham ve sezgiyle gerçeğin bilinmesi görüşünü ortaya atarak Kur'ana ters düşen filozoflar. Mutasavvife: Tasavvufçular, tarikatçılar, sofular. Teemmül: İyice ve etraflıca derinlemesine düşünmek. Bilâ-tereddüd: Tereddüt etmeden. Kemal-i intizam: Mükemmel kusursuz düzgünlük. Ittırad: İntizamlı, tertipli ve düzenli. İzhar: Meydana çıkarma, gösterme.[/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın hak ve hakikat olduğuna en sadık deliller:
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst