Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
İslami Kütüphane
Tasavvufi Kütüphane
Kur’an ve sünnet penceresinden tasavvufi hayat (5)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 169418" data-attributes="member: 656"><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><em><span style="color: darkslategray">Hz Muhammed (S.A.V.) Peygamberlik görevini icra ederken iki görevi yerine getiriyordu. Birincisi devlet reisliği, ikincisi ise dini liderlikti. Dini liderlik ise yine ikiye ayrılıyor. Birincisi fıkhi liderlik, ikincisi ise (mistik) tasavvufi liderlik.</span></em></strong></span></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><em><span style="color: darkslategray">Peygamberimiz (S.A.V.) vahiy ile desteklendiği için bütün bu görevler ona zor gelmiyordu. Fakat peygamberimizin aramızdan çekilmesiyle durum değişmiştir. Artık vahiy ile desteklenen bir peygamber yoktur. Bu yüzden onun şahsına topladığı bu üç yetki bölünecektir. Konumuz olan tasavvufi (ruhi) eğitim yetkisini veliler veya sufiler dediğimiz irşat kadrosu oluşturmuştur. Durum böyle olunca tasavvufun gayesini; peygamberden boşalan ruhi liderlik makamına namzet yetiştirmek veya peygamber varisi insan yetiştirmek diye de ifade edebiliriz.</span></em></strong></span></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><em><span style="color: darkslategray">Hiç şüphe yok ki dinin belirli emirlerini yerine getirip yasakladığı şeylerden uzak durmak, inanılan dinden zevk ve ilham almanın ilk ve kaçınılmaz şartıdır. Ancak bu, insanın ruhi derinliklerinden fışkıran ulvi arzuları doyurmaya yetmiyor. Kuralların ötesinde, ruhun temas etmek istediği bir başka alan vardır. İşte nihai maksat o alana rapt olabilmektir. Kur'an ve Hadisler bu inceliğe sık sık dikkat çekmektedir. Namazdaki “huşu” olayı gibi “tezkiye”,”ihsan”,”tezekki” gibi terimler de hep kurallar dışıdır.</span></em></strong></span></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><em><span style="color: darkslategray">Kur'an-ı Kerim'de bir miraç olayı vardır. Bu, objektif bir ifadeyle insan ruhunun faaliyetidir. Miraçla bize tanıtılan ruhi faaliyet en yüce mertebesiyle peygambere mahsus olsa da, öteki insanların bundan nasip alamayacağı iddia edilemez. Eğer böyle olsaydı, miraç hadisesi bize duyurulmaz, Allah'la peygamber arasında kalırdı. Kalmadığına göre Kur'an bizi bu faaliyete çağırmaktadır. O halde tasavvufun gayesini; miracı faaliyete iştirak ettirmek de diyebiliriz. </span></em></strong></span></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong><em><span style="color: darkslategray"><span style="font-family: 'Verdana'">Burada aklımıza şu sorular geliyor. “ Hz Peygamberin miraci faaliyetine nasıl iştirak edebiliriz?” “Allah'ı görüyormuş gibi ibadet eden insan tipini nasıl yetiştirebiliriz?” “Allah'ın sıfatları ile sıfatlanmak nasıl oluyor?” işte bütün bu soruların cevaplarını tasavvufta, tasavvuf müessesesinin merkezinde bulunan “Mürşid-i Kâmilde” buluyoruz. Cenab-ı Allah'ın : “benim veli kullarım” dediği Mürşid-i Kamil kimdir? Gelecek hafta bu soruya cevap bulmaya çalışacağız.</span> </span></em></strong></p><p></p><p></p><p><strong><em><span style="color: darkslategray">Muhammed Kocakaya</span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 169418, member: 656"] [FONT=Verdana][B][I][COLOR=darkslategray]Hz Muhammed (S.A.V.) Peygamberlik görevini icra ederken iki görevi yerine getiriyordu. Birincisi devlet reisliği, ikincisi ise dini liderlikti. Dini liderlik ise yine ikiye ayrılıyor. Birincisi fıkhi liderlik, ikincisi ise (mistik) tasavvufi liderlik.[/COLOR][/I][/B][/FONT] [B] [I][COLOR=darkslategray][/COLOR][/I][/B] [FONT=Verdana][B][I][COLOR=darkslategray]Peygamberimiz (S.A.V.) vahiy ile desteklendiği için bütün bu görevler ona zor gelmiyordu. Fakat peygamberimizin aramızdan çekilmesiyle durum değişmiştir. Artık vahiy ile desteklenen bir peygamber yoktur. Bu yüzden onun şahsına topladığı bu üç yetki bölünecektir. Konumuz olan tasavvufi (ruhi) eğitim yetkisini veliler veya sufiler dediğimiz irşat kadrosu oluşturmuştur. Durum böyle olunca tasavvufun gayesini; peygamberden boşalan ruhi liderlik makamına namzet yetiştirmek veya peygamber varisi insan yetiştirmek diye de ifade edebiliriz.[/COLOR][/I][/B][/FONT] [B] [I][COLOR=darkslategray][/COLOR][/I][/B] [FONT=Verdana][B][I][COLOR=darkslategray]Hiç şüphe yok ki dinin belirli emirlerini yerine getirip yasakladığı şeylerden uzak durmak, inanılan dinden zevk ve ilham almanın ilk ve kaçınılmaz şartıdır. Ancak bu, insanın ruhi derinliklerinden fışkıran ulvi arzuları doyurmaya yetmiyor. Kuralların ötesinde, ruhun temas etmek istediği bir başka alan vardır. İşte nihai maksat o alana rapt olabilmektir. Kur'an ve Hadisler bu inceliğe sık sık dikkat çekmektedir. Namazdaki “huşu” olayı gibi “tezkiye”,”ihsan”,”tezekki” gibi terimler de hep kurallar dışıdır.[/COLOR][/I][/B][/FONT] [B] [I][COLOR=darkslategray][/COLOR][/I][/B] [FONT=Verdana][B][I][COLOR=darkslategray]Kur'an-ı Kerim'de bir miraç olayı vardır. Bu, objektif bir ifadeyle insan ruhunun faaliyetidir. Miraçla bize tanıtılan ruhi faaliyet en yüce mertebesiyle peygambere mahsus olsa da, öteki insanların bundan nasip alamayacağı iddia edilemez. Eğer böyle olsaydı, miraç hadisesi bize duyurulmaz, Allah'la peygamber arasında kalırdı. Kalmadığına göre Kur'an bizi bu faaliyete çağırmaktadır. O halde tasavvufun gayesini; miracı faaliyete iştirak ettirmek de diyebiliriz. [/COLOR][/I][/B][/FONT] [B] [I][COLOR=darkslategray][/COLOR][/I][/B] [B][I][COLOR=darkslategray][FONT=Verdana]Burada aklımıza şu sorular geliyor. “ Hz Peygamberin miraci faaliyetine nasıl iştirak edebiliriz?” “Allah'ı görüyormuş gibi ibadet eden insan tipini nasıl yetiştirebiliriz?” “Allah'ın sıfatları ile sıfatlanmak nasıl oluyor?” işte bütün bu soruların cevaplarını tasavvufta, tasavvuf müessesesinin merkezinde bulunan “Mürşid-i Kâmilde” buluyoruz. Cenab-ı Allah'ın : “benim veli kullarım” dediği Mürşid-i Kamil kimdir? Gelecek hafta bu soruya cevap bulmaya çalışacağız.[/FONT][FONT=Verdana] [/FONT][/COLOR][/I][/B] [B][I][COLOR=darkslategray]Muhammed Kocakaya[/COLOR][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
İslami Kütüphane
Tasavvufi Kütüphane
Kur’an ve sünnet penceresinden tasavvufi hayat (5)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst