Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Kur'an'a Deist İtirazlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 263767" data-attributes="member: 15919"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000">Ku</span><strong><span style="color: #ff0000">r'an'a Deist İtirazlar (3)</span></strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Suyuti, Hz. Osman'ın lehçe farkını ortadan kaldıran resmî nüshaya uymayan parçaların (mushaflar değil) yakılmasını emrettiğini yazar.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"> Kuşkusuz marjinal sapkın fırkalar, oryantalistler ve deistler dışında, elimizde mevcut Kur'an ile o günkü Kur'an arasında fark olduğunu iddia eden çıkmamıştır. Bu konuda Sünni ve Şiiler arasında hiçbir görüş ayrılığı yok.</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"> </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Hz. Osman'ın yapmak istediği, Kureyş lehçesini yazılı hale getirmekti. (Taberi, Tefsir 1, 21) Yoksa iddia edildiği gibi "iki resmî nüsha" veya "farklı Kur'anlar"dan birini seçip diğerlerini yakmak değildir, böyle bir şey hiç olmamıştır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"> Kuşkusuz marjinal sapkın fırkalar, oryantalistler ve deistler dışında, elimizde mevcut Kur'an ile o günkü Kur'an arasında fark olduğunu iddia eden çıkmamıştır. Bu konuda Sünni ve Şiiler arasında hiçbir görüş ayrılığı yok. Bütün Şii alimleri de Sünni kaynaklarla aynı bilgileri verir ve görüşleri teyid eder. (Bkz. Allame M.H. Tabatabai, İslam'da Kur'an, çev. A. Erdinç, İst.-1988, s. 130 vd.) Yüz yıllardan beri İran ve başka Şii merkezlerde basılan Kur'an nüshaları bizimkilerle aynıdır. Harici-İbadilerin de takip ettiği Sünni ve Şiilerin elindekiyle aynıdır. (Bkz. 'Osman Taha hattıyla' Resm-i Osmani-Kur'an-ı Kerim, Umman, 1419-1998 baskısı.)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Ancak ilk zamanlarda bazı insanlar ellerindeki Kur'an parçacıklarını okurken sahife kenarlarına ya Hz. Peygamber'den konuyla ilgili rivayet edilen hadisleri veya kendi tefsirlerini not olarak yazmışlardı. Zaman zaman bu notları metinle karıştıranlar olsa bile, resmî nüshalar her zaman orijinal metni korumaya yetmiştir. Nasıl bugün hatalı hat veya yanlış dizgiyle piyasaya çıkma ihtimaline karşı Diyanet denetleyici rol oynuyorsa, bunun gibi 'resmî nüshalar' da tarihte böylesine önemli rol oynamıştır. Bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde ve nesilden nesile özenle aktarılan resmî baskılar dikkatle incelendiğinde Kur'an'ın lafzında en ufak bir değişikliğin olmadığı kesin olarak görülür. (M. Hamidullah, Age., s. 55)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p><p><span style="color: #800000"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"> Zihinleri bulandıran "farklı Kur'an'lar" iddiası ustaca "nüzul sırasına göre düzenlenmiş sure sıralaması"na dayandırılır. Bu surelerin nüzulüne (hangi sure ne zaman ve hangi sureden önce veya sonra indiği) ilişkin basit ve içerikle ilgili olmayan bir farklılıktır.</span></span></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"> </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'">Zihinleri bulandıran "farklı Kur'an'lar" iddiası ustaca "nüzul sırasına göre düzenlenmiş sure sıralaması"na dayandırılır. Bu surelerin nüzulüne (hangi sure ne zaman ve hangi sureden önce veya sonra indiği) ilişkin basit ve içerikle ilgili olmayan bir farklılıktır. Surelerin sıra veya yer değiştirmesi Kur'an'da eksiklik-fazlalık veya farklılık doğurmaz, daha uzmanca bir okumayla bize Kur'an'ın tedrici toplumsal değişimde takip ettiği yol haritası hakkında bilgi verir. Üç farklı iniş sırası (Hz. Osman, İbn Abbas ve Cafer es-Sadık) için bkz. Ali Bulaç, Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Anlamı, 2011, İstanbul.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"> Mervan'ın Hz. Hafsa'nın nüshasını yaktırdığı iddiasına gelince. Bunun tarihen kesin olarak vuku bulduğundan emin değiliz. Olmuşsa bile bu olay asıl özgün nüshanın yok olduğu anlamına gelmez. Çünkü Hz. Osman zamanında bu nüsha ile mukayese yapılmış ve ikisi arasında herhangi bir farklılık tespit edilememiştir. Muaviye zamanında yine okuyuş farkına yol açar düşüncesiyle ayetlerin noktalandığı biliniyor. Bu bilgiye yer veren kaynaklar Mervan'ın kendi ağzıyla, noktalanmış mushafları noktasız olan Hafsa nüshasıyla ihtilaflara sebep olur düşüncesiyle o nüshayı yaktırdığını söyler. (S. Es-Salih, Age. s. 631) En çok üzerinde durulan fark, Tevbe Suresi'nin son iki ayetidir (9/128-129); bu iki ayet de Kur'an-ı Kerim'in diğer ayetlerince birkaç yerde desteklenmektedir. Ayetlerin lafız ve üsluplarına dikkatle bakıldığında form açısından hadis, sahabe kavli, kelam-ı kibar, şiir, menkıbe vb. beşeri metinlerden tamamen ayrı olup Kur'an nazmının bütün özelliklerini taşımaktadırlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"> Abdullah İbn Mesud'un son iki sureyi (113-114) Kur'an'dan saymadığı yolunda bazı rivayetler var. Bunlar kesinlik kazanmamış söylentilerin malumat -"bu meyanda iddialar da var, haberiniz olsun"- cinsinden kitaplara dercedilmesinden ibarettir, "recm" ile ilgili sure, keçinin yazılı metin yemesi vb. yalan yanlış söylentiler de böyledir. İbn Mes'ud'a isnat edilen haberler doğru olsa bile, bu onun bu konuda yanıldığını veya sadece bu iki sure başındaki "kul (De ki " ifadenin onu yanılttığını gösterir. Tek bir kişinin özel kanaati ne derece tutarlı ve kabule şayan görülebilir ki? Daha geniş bilgi için bkz. (Mevdudi, Tefhimü'l-Kur'an, 1988 baskısı, İst., 7, 310. vd.)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'book antiqua'"><strong><a href="http://www.zaman.com.tr" target="_blank">www.zaman.com.tr</a> den alıntıdır.</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 263767, member: 15919"] [SIZE=3][FONT=book antiqua][FONT=book antiqua][SIZE=3][COLOR=#ff0000]Ku[/COLOR][B][COLOR=#ff0000]r'an'a Deist İtirazlar (3)[/COLOR] [/B][/SIZE][/FONT] Suyuti, Hz. Osman'ın lehçe farkını ortadan kaldıran resmî nüshaya uymayan parçaların (mushaflar değil) yakılmasını emrettiğini yazar. [/FONT][/SIZE][COLOR=#800000][FONT=verdana][B][SIZE=3][FONT=book antiqua] Kuşkusuz marjinal sapkın fırkalar, oryantalistler ve deistler dışında, elimizde mevcut Kur'an ile o günkü Kur'an arasında fark olduğunu iddia eden çıkmamıştır. Bu konuda Sünni ve Şiiler arasında hiçbir görüş ayrılığı yok.[/FONT][/SIZE][/B][/FONT][/COLOR] [SIZE=3][FONT=book antiqua] Hz. Osman'ın yapmak istediği, Kureyş lehçesini yazılı hale getirmekti. (Taberi, Tefsir 1, 21) Yoksa iddia edildiği gibi "iki resmî nüsha" veya "farklı Kur'anlar"dan birini seçip diğerlerini yakmak değildir, böyle bir şey hiç olmamıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=book antiqua] Kuşkusuz marjinal sapkın fırkalar, oryantalistler ve deistler dışında, elimizde mevcut Kur'an ile o günkü Kur'an arasında fark olduğunu iddia eden çıkmamıştır. Bu konuda Sünni ve Şiiler arasında hiçbir görüş ayrılığı yok. Bütün Şii alimleri de Sünni kaynaklarla aynı bilgileri verir ve görüşleri teyid eder. (Bkz. Allame M.H. Tabatabai, İslam'da Kur'an, çev. A. Erdinç, İst.-1988, s. 130 vd.) Yüz yıllardan beri İran ve başka Şii merkezlerde basılan Kur'an nüshaları bizimkilerle aynıdır. Harici-İbadilerin de takip ettiği Sünni ve Şiilerin elindekiyle aynıdır. (Bkz. 'Osman Taha hattıyla' Resm-i Osmani-Kur'an-ı Kerim, Umman, 1419-1998 baskısı.) [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=book antiqua]Ancak ilk zamanlarda bazı insanlar ellerindeki Kur'an parçacıklarını okurken sahife kenarlarına ya Hz. Peygamber'den konuyla ilgili rivayet edilen hadisleri veya kendi tefsirlerini not olarak yazmışlardı. Zaman zaman bu notları metinle karıştıranlar olsa bile, resmî nüshalar her zaman orijinal metni korumaya yetmiştir. Nasıl bugün hatalı hat veya yanlış dizgiyle piyasaya çıkma ihtimaline karşı Diyanet denetleyici rol oynuyorsa, bunun gibi 'resmî nüshalar' da tarihte böylesine önemli rol oynamıştır. Bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde ve nesilden nesile özenle aktarılan resmî baskılar dikkatle incelendiğinde Kur'an'ın lafzında en ufak bir değişikliğin olmadığı kesin olarak görülür. (M. Hamidullah, Age., s. 55) [/FONT][/SIZE] [COLOR=#800000][FONT=verdana][B][SIZE=3][FONT=book antiqua] Zihinleri bulandıran "farklı Kur'an'lar" iddiası ustaca "nüzul sırasına göre düzenlenmiş sure sıralaması"na dayandırılır. Bu surelerin nüzulüne (hangi sure ne zaman ve hangi sureden önce veya sonra indiği) ilişkin basit ve içerikle ilgili olmayan bir farklılıktır.[/FONT][/SIZE][/B][/FONT][/COLOR] [SIZE=3][FONT=book antiqua] Zihinleri bulandıran "farklı Kur'an'lar" iddiası ustaca "nüzul sırasına göre düzenlenmiş sure sıralaması"na dayandırılır. Bu surelerin nüzulüne (hangi sure ne zaman ve hangi sureden önce veya sonra indiği) ilişkin basit ve içerikle ilgili olmayan bir farklılıktır. Surelerin sıra veya yer değiştirmesi Kur'an'da eksiklik-fazlalık veya farklılık doğurmaz, daha uzmanca bir okumayla bize Kur'an'ın tedrici toplumsal değişimde takip ettiği yol haritası hakkında bilgi verir. Üç farklı iniş sırası (Hz. Osman, İbn Abbas ve Cafer es-Sadık) için bkz. Ali Bulaç, Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Anlamı, 2011, İstanbul. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=book antiqua] Mervan'ın Hz. Hafsa'nın nüshasını yaktırdığı iddiasına gelince. Bunun tarihen kesin olarak vuku bulduğundan emin değiliz. Olmuşsa bile bu olay asıl özgün nüshanın yok olduğu anlamına gelmez. Çünkü Hz. Osman zamanında bu nüsha ile mukayese yapılmış ve ikisi arasında herhangi bir farklılık tespit edilememiştir. Muaviye zamanında yine okuyuş farkına yol açar düşüncesiyle ayetlerin noktalandığı biliniyor. Bu bilgiye yer veren kaynaklar Mervan'ın kendi ağzıyla, noktalanmış mushafları noktasız olan Hafsa nüshasıyla ihtilaflara sebep olur düşüncesiyle o nüshayı yaktırdığını söyler. (S. Es-Salih, Age. s. 631) En çok üzerinde durulan fark, Tevbe Suresi'nin son iki ayetidir (9/128-129); bu iki ayet de Kur'an-ı Kerim'in diğer ayetlerince birkaç yerde desteklenmektedir. Ayetlerin lafız ve üsluplarına dikkatle bakıldığında form açısından hadis, sahabe kavli, kelam-ı kibar, şiir, menkıbe vb. beşeri metinlerden tamamen ayrı olup Kur'an nazmının bütün özelliklerini taşımaktadırlar. [/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=book antiqua] Abdullah İbn Mesud'un son iki sureyi (113-114) Kur'an'dan saymadığı yolunda bazı rivayetler var. Bunlar kesinlik kazanmamış söylentilerin malumat -"bu meyanda iddialar da var, haberiniz olsun"- cinsinden kitaplara dercedilmesinden ibarettir, "recm" ile ilgili sure, keçinin yazılı metin yemesi vb. yalan yanlış söylentiler de böyledir. İbn Mes'ud'a isnat edilen haberler doğru olsa bile, bu onun bu konuda yanıldığını veya sadece bu iki sure başındaki "kul (De ki " ifadenin onu yanılttığını gösterir. Tek bir kişinin özel kanaati ne derece tutarlı ve kabule şayan görülebilir ki? Daha geniş bilgi için bkz. (Mevdudi, Tefhimü'l-Kur'an, 1988 baskısı, İst., 7, 310. vd.) [B][URL="http://www.zaman.com.tr"]www.zaman.com.tr[/URL] den alıntıdır.[/B][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Kur'an'a Deist İtirazlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst