Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
Kuran'da dua nasil anlatiliyor?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="vahdet1" data-source="post: 134000" data-attributes="member: 13481"><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff0000"><strong>KURAN'DA DUA NASIL ANLATILIYOR?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span></span></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff00ff"><strong>En son ne zaman dua ettiğinizi düşündünüz mü?... Bu soruya farklı cevaplar verilebilir ama ortak nokta herkesin bir şekilde dua ettiği olacaktır. İnsanlar elbette her yerde, her ortamda, istedikleri herşey için Rabbimiz olan ALLAH'a dua edebilirler. ALLAH iman edenlerin her ortamda dua edebileceklerine, Kendini zikredebileceklerine aşağıdaki ayetlerle dikkat çekmiştir: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff00ff"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff00ff"><strong>Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken ALLAH’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru.” “Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” “Rabbimiz, biz: “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” “Rabbimiz, elçilerine va’dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, va’dine muhalefet etmeyensin.” Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam…” (Al-i İmran Suresi, 191-195) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff00ff"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #ff00ff"><strong></strong></span></span></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px">Bunların yanısıra bir de duanın, en güzel, en makbul şekli vardır ki Kuran'da bunlar ayrıntılarıyla anlatılmıştır. </span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ff00ff"><strong><span style="font-size: 15px"></span></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: #ff00ff"><span style="font-size: 15px"><strong>YÜKSEK OLMAYAN BİR SESLE, YANLIZ BAŞINA İÇİN İÇİN DUA </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Çok çaresiz ve sıkıntı içerisinde kaldığınız, ALLAH'a dua etme ihtiyacı hissettiğiniz bir anda dua etmek için nasıl bir ortamı tercih ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Hiç şüphesiz gece yastığa başınızı koyduğunuzda ya da çok sessiz ve gürültüsüz, ALLAH'la başbaşa olabileceğinizi hissettiğiniz bir ortamda dua etmeyi tercih etmişsinizdir. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>İbadetler sırasında manevi yoğunluk en fazla yalnız başına, kimsenin bilmediği zamanlarda, tam bir konsantrasyonun sağlanabildiği sırada yaşanır. İhtiyaçları, hataları veya eksikleri konusunda ALLAH'a dua etme gereksinimi duyan insan, yalnız başına ve için için dua etmeyi tercih eder. Buna güzel bir örnek Hz. Zekeriya'nın duasıdır. Kuran'da, onun ALLAH'tan soyunu devam ettirecek bir varis isterken gizlice dua ettiğine işaret edilir: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Hani o Rabbine gizlice seslendiği zaman demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım." (Meryem Suresi, 3-4) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Duanın tanımı için "gücü sınırlı ve sonlu bir varlığın gücü sınırsız bir kudret karşısında acizliğini ortaya koyarak istekte bulunmasıdır" demiştik. Bu yüzden dua, gerçekten ALLAH'a karşı acizlik ve fakirlik bilinerek yapılmalıdır. Fakat elbette ki bu birtakım yapmacık hareketlerle, kalıpçı ve taklitçi düşünce yapısıyla sağlanamaz. Zaten gerçek anlamda samimi olan, acizliğini hisseden insan doğal olarak bunu yaşayacaktır. Kuran'da, müminlere şu şekilde dua etmeleri tavsiye edilir: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. (A'raf Suresi, 55) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezler...” (A’raf Suresi, 205-206) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Kuran'da, duanın yalnızken, yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua sırasında düzenlenen "tören"in büyüklüğü, katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Öncelikle bilinmelidir ki, duadaki yüksek ses tonları duanın ALLAH'a ulaşmasını ya da ALLAH'ın duaya icabetini kolaylaştırmaz. Dua ettiğimiz Rabbimiz, içimizden geçirdiğimiz düşünceleri bilen, herşeyden haberdar olan ve bize şah damarımızdan daha yakın olandır. (Kaf Suresi, 16) Bize bu kadar yakın olan ALLAH'a dua ederken sesimizi gereksiz yere yükseltmemizin bir anlamı yoktur. Kişi içinden dua edebileceği gibi, ancak kendisinin duyabileceği bir tonla da dua edebilir. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Kuran'da gerek ibadet sırasında, gerekse yaşamın her anında ses tonunun uygun tutulması gerektiği insanlara aşağıdaki ayetlerde şöyle bildirilir: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir. (Lokman Suresi, 19) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>De ki: "ALLAH, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur." Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse. (İsra Suresi, 110) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Görüldüğü gibi Kuran'da tarif edilen ibadet modeli gösterişten uzaktır. Başkaları görsün veya duysun diye yapılmaz, sadece ALLAH'a karşı olan vazifenin hakkıyla yerine getirilmesi amacını taşır. Kuran'da bunun üzerinde önemle durulur. Dua ile ilgili ayetlerde defalarca "dini ALLAH'a halis kılarak dua etmek"ten söz edilir. Bunun anlamı, dinin, yani ibadetin sadece ve sadece ALLAH için yapılması, O'ndan başkalarının rızasının kesinlikle aranmamasıdır: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>O, Hayy (diri) olandır. O’ndan başka ilah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi’ne halis kılanlar olarak O’na dua edin. Alemlerin Rabbine hamdolsun. (Mü’min Suresi, 65)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Öyleyse, dini yalnızca O’na halis kılanlar olarak ALLAH’a dua (kulluk) edin; kafirler hoşgörmese de. (Mü’min Suresi, 14)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>De ki: “Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O’na) doğrultun ve dini yalnız Kendisi’ne has kılarak O’na dua edin. “Başlangıçta sizi yarattığı” gibi döneceksiniz.” (A’raf Suresi, 29) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Din sadece ALLAH'ındır. İbadetlerin hepsi sadece O'nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Bunun yegane yolu da O'nun istediği ve tarif ettiği gibi yapmaktır. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Duasını, ya da başka herhangi bir ibadetini ALLAH'a halis kılmadan yapanlar, yani etraflarındaki insanlara "takva" görünmek endişesinde olanlar büyük bir dalalet içindedirler. ALLAH Kuran'da onlardan şöyle söz eder: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>İşte (şu) namaz kılanların vay haline, Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar, Onlar gösterişyapmaktadırlar. (Maun Suresi, 4-6) </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong><span style="color: red">ALLAH'IN VARLIĞINI HİSSEDEREK DUA </span></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Duanın en önemli unsurlarından biri ALLAH'a olan kesin imandır. İnsan çaresiz kaldığı durumlarda ALLAH'ın varlığını ve kendisine sadece O'nun yardım edeceğini hiç şüphesiz bilir. Ancak insanın rahat zamanlarında da ALLAH'ın varlığını ve gücünün büyüklüğünü hissederek dua etmesi gerekmektedir. Aslında insan sadece dua sırasında değil, günlük yaşantısının her anında bu bilinçte olmalıdır. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Her an, ALLAH'ın varlığını ve yakınlığını hissederek dua etmelidir. Çünkü ancak ALLAH'ın varlığının farkında olan insan duanın anlamını ve önemini kavrar. Duanın özelliği, ALLAH ile kulu arasında özel ve sıcak bir bağlantı kurmasıdır. İnsan tüm sıkıntılarını ve isteklerini ALLAH'a açar, O'na yakarır ve ALLAH kulunun isteğine icabet eder, duasını karşılıksız bırakmaz. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Daha önce de belirttiğimiz gibi Kuran'da dua hiçbir şekli kalıba sokulmaz. "ALLAH'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin" (Nisa Suresi, 103) ayeti, insanın her durumda ve her şartta ALLAH'ı anıp O'na dua edebileceğini gösterir. Önemli olan şekil değil, dua eden kişinin samimiyet ve teslimiyetidir. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Bunun aksi bir anlayışise, duayı gerçek anlamından çıkarır ve bir tür büyü ya da tılsım gibi görülmesine yol açar. Birtakım cahil insanların kendi kendilerine ürettikleri ağaçlara bez bağlama, suya üfleme gibi batıl inançlar bunun bir göstergesidir. Dikkat edilirse bu tür uygulamaların temel özelliği, bunları uygulayan kişilerin Kuran'ın mantığından uzak oluşlarıdır. Doğrudan ALLAH'a yönelip isteklerini O'ndan istemektense, birtakım batıl tören ya da semboller icad etmekte, duayı da bunlar aracılığıyla yapmaktadırlar. Kime dua ettiklerinin, kime yakardıklarının ise pek farkında değildirler. Dua için kullandıkları cisimlerde bir tür "keramet" olduğu zannındadırlar, ama sorulsa bunun ne demek olduğunu tarif edemezler. Türbe ziyaretlerini amacından saptırarak bu türbelerde yatan insanlara dua edenler, onlardan medet umanlar da aynı batıl ve sapık inanca sahiptirler. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial'"><span style="color: magenta"><strong>Mümin ise "Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel" (Müzemmil Suresi, emrine uyar, tüm bu batıl inanışlardan uzak olarak sadece ve sadece ALLAH'a döner, O'nun huzurunda boyun eğer ve Rabbimize yalvarır</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="vahdet1, post: 134000, member: 13481"] [FONT=Arial][SIZE=4][COLOR=#ff0000][B]KURAN'DA DUA NASIL ANLATILIYOR? [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Arial][SIZE=4][COLOR=#ff00ff][B]En son ne zaman dua ettiğinizi düşündünüz mü?... Bu soruya farklı cevaplar verilebilir ama ortak nokta herkesin bir şekilde dua ettiği olacaktır. İnsanlar elbette her yerde, her ortamda, istedikleri herşey için Rabbimiz olan ALLAH'a dua edebilirler. ALLAH iman edenlerin her ortamda dua edebileceklerine, Kendini zikredebileceklerine aşağıdaki ayetlerle dikkat çekmiştir: Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken ALLAH’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru.” “Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” “Rabbimiz, biz: “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” “Rabbimiz, elçilerine va’dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, va’dine muhalefet etmeyensin.” Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam…” (Al-i İmran Suresi, 191-195) [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Arial][COLOR=#ff00ff][B][SIZE=4]Bunların yanısıra bir de duanın, en güzel, en makbul şekli vardır ki Kuran'da bunlar ayrıntılarıyla anlatılmıştır. [/SIZE][/B] [SIZE=4][B]YÜKSEK OLMAYAN BİR SESLE, YANLIZ BAŞINA İÇİN İÇİN DUA [/B][/SIZE][/COLOR] [/FONT][SIZE=4][FONT=Arial][COLOR=magenta][B]Çok çaresiz ve sıkıntı içerisinde kaldığınız, ALLAH'a dua etme ihtiyacı hissettiğiniz bir anda dua etmek için nasıl bir ortamı tercih ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Hiç şüphesiz gece yastığa başınızı koyduğunuzda ya da çok sessiz ve gürültüsüz, ALLAH'la başbaşa olabileceğinizi hissettiğiniz bir ortamda dua etmeyi tercih etmişsinizdir. İbadetler sırasında manevi yoğunluk en fazla yalnız başına, kimsenin bilmediği zamanlarda, tam bir konsantrasyonun sağlanabildiği sırada yaşanır. İhtiyaçları, hataları veya eksikleri konusunda ALLAH'a dua etme gereksinimi duyan insan, yalnız başına ve için için dua etmeyi tercih eder. Buna güzel bir örnek Hz. Zekeriya'nın duasıdır. Kuran'da, onun ALLAH'tan soyunu devam ettirecek bir varis isterken gizlice dua ettiğine işaret edilir: Hani o Rabbine gizlice seslendiği zaman demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım." (Meryem Suresi, 3-4) Duanın tanımı için "gücü sınırlı ve sonlu bir varlığın gücü sınırsız bir kudret karşısında acizliğini ortaya koyarak istekte bulunmasıdır" demiştik. Bu yüzden dua, gerçekten ALLAH'a karşı acizlik ve fakirlik bilinerek yapılmalıdır. Fakat elbette ki bu birtakım yapmacık hareketlerle, kalıpçı ve taklitçi düşünce yapısıyla sağlanamaz. Zaten gerçek anlamda samimi olan, acizliğini hisseden insan doğal olarak bunu yaşayacaktır. Kuran'da, müminlere şu şekilde dua etmeleri tavsiye edilir: Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. (A'raf Suresi, 55) Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezler...” (A’raf Suresi, 205-206) Kuran'da, duanın yalnızken, yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua sırasında düzenlenen "tören"in büyüklüğü, katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir. Öncelikle bilinmelidir ki, duadaki yüksek ses tonları duanın ALLAH'a ulaşmasını ya da ALLAH'ın duaya icabetini kolaylaştırmaz. Dua ettiğimiz Rabbimiz, içimizden geçirdiğimiz düşünceleri bilen, herşeyden haberdar olan ve bize şah damarımızdan daha yakın olandır. (Kaf Suresi, 16) Bize bu kadar yakın olan ALLAH'a dua ederken sesimizi gereksiz yere yükseltmemizin bir anlamı yoktur. Kişi içinden dua edebileceği gibi, ancak kendisinin duyabileceği bir tonla da dua edebilir. Kuran'da gerek ibadet sırasında, gerekse yaşamın her anında ses tonunun uygun tutulması gerektiği insanlara aşağıdaki ayetlerde şöyle bildirilir: Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir. (Lokman Suresi, 19) De ki: "ALLAH, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur." Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse. (İsra Suresi, 110) Görüldüğü gibi Kuran'da tarif edilen ibadet modeli gösterişten uzaktır. Başkaları görsün veya duysun diye yapılmaz, sadece ALLAH'a karşı olan vazifenin hakkıyla yerine getirilmesi amacını taşır. Kuran'da bunun üzerinde önemle durulur. Dua ile ilgili ayetlerde defalarca "dini ALLAH'a halis kılarak dua etmek"ten söz edilir. Bunun anlamı, dinin, yani ibadetin sadece ve sadece ALLAH için yapılması, O'ndan başkalarının rızasının kesinlikle aranmamasıdır: O, Hayy (diri) olandır. O’ndan başka ilah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi’ne halis kılanlar olarak O’na dua edin. Alemlerin Rabbine hamdolsun. (Mü’min Suresi, 65) Öyleyse, dini yalnızca O’na halis kılanlar olarak ALLAH’a dua (kulluk) edin; kafirler hoşgörmese de. (Mü’min Suresi, 14) De ki: “Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O’na) doğrultun ve dini yalnız Kendisi’ne has kılarak O’na dua edin. “Başlangıçta sizi yarattığı” gibi döneceksiniz.” (A’raf Suresi, 29) Din sadece ALLAH'ındır. İbadetlerin hepsi sadece O'nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Bunun yegane yolu da O'nun istediği ve tarif ettiği gibi yapmaktır. Duasını, ya da başka herhangi bir ibadetini ALLAH'a halis kılmadan yapanlar, yani etraflarındaki insanlara "takva" görünmek endişesinde olanlar büyük bir dalalet içindedirler. ALLAH Kuran'da onlardan şöyle söz eder: İşte (şu) namaz kılanların vay haline, Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar, Onlar gösterişyapmaktadırlar. (Maun Suresi, 4-6) [COLOR=red]ALLAH'IN VARLIĞINI HİSSEDEREK DUA [/COLOR] Duanın en önemli unsurlarından biri ALLAH'a olan kesin imandır. İnsan çaresiz kaldığı durumlarda ALLAH'ın varlığını ve kendisine sadece O'nun yardım edeceğini hiç şüphesiz bilir. Ancak insanın rahat zamanlarında da ALLAH'ın varlığını ve gücünün büyüklüğünü hissederek dua etmesi gerekmektedir. Aslında insan sadece dua sırasında değil, günlük yaşantısının her anında bu bilinçte olmalıdır. Her an, ALLAH'ın varlığını ve yakınlığını hissederek dua etmelidir. Çünkü ancak ALLAH'ın varlığının farkında olan insan duanın anlamını ve önemini kavrar. Duanın özelliği, ALLAH ile kulu arasında özel ve sıcak bir bağlantı kurmasıdır. İnsan tüm sıkıntılarını ve isteklerini ALLAH'a açar, O'na yakarır ve ALLAH kulunun isteğine icabet eder, duasını karşılıksız bırakmaz. Daha önce de belirttiğimiz gibi Kuran'da dua hiçbir şekli kalıba sokulmaz. "ALLAH'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin" (Nisa Suresi, 103) ayeti, insanın her durumda ve her şartta ALLAH'ı anıp O'na dua edebileceğini gösterir. Önemli olan şekil değil, dua eden kişinin samimiyet ve teslimiyetidir. Bunun aksi bir anlayışise, duayı gerçek anlamından çıkarır ve bir tür büyü ya da tılsım gibi görülmesine yol açar. Birtakım cahil insanların kendi kendilerine ürettikleri ağaçlara bez bağlama, suya üfleme gibi batıl inançlar bunun bir göstergesidir. Dikkat edilirse bu tür uygulamaların temel özelliği, bunları uygulayan kişilerin Kuran'ın mantığından uzak oluşlarıdır. Doğrudan ALLAH'a yönelip isteklerini O'ndan istemektense, birtakım batıl tören ya da semboller icad etmekte, duayı da bunlar aracılığıyla yapmaktadırlar. Kime dua ettiklerinin, kime yakardıklarının ise pek farkında değildirler. Dua için kullandıkları cisimlerde bir tür "keramet" olduğu zannındadırlar, ama sorulsa bunun ne demek olduğunu tarif edemezler. Türbe ziyaretlerini amacından saptırarak bu türbelerde yatan insanlara dua edenler, onlardan medet umanlar da aynı batıl ve sapık inanca sahiptirler. Mümin ise "Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel" (Müzemmil Suresi, emrine uyar, tüm bu batıl inanışlardan uzak olarak sadece ve sadece ALLAH'a döner, O'nun huzurunda boyun eğer ve Rabbimize yalvarır[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Dua Ediyorum
Kuran'da dua nasil anlatiliyor?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst