Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Kur'ân'ın İfadesindeki İ'caz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 354655" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Kur'ân'ın İfadesindeki İ'caz - Sayfa: 288</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">temsillerine kıyas etmeleri, kıyas-ı maalfarıktır; aralarında dünyalar kadar fark vardır. Onları muğalâta ile bu kıyasa sevk eden noktalar:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">1. Onlar, herşeye, me’lûflarına baktıkları nazarla bakıyorlar.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">2. Onlar, insanın zihninin, fikrinin, lisanının, sem’inin cüz’î olduklarını ve cüz’î olduklarından, kasten ve bizzat iki şeye beraber taallûk edemediklerini nazara almışlardır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">3. Himmetin yüksek ve alçak kısımlarını tefrik eden mikyasın, iştigal ve ihtimamdan ibaret olduğunu düşünmüşlerdir. Yani, yüksek şeylere ihtimam edenin himmeti yüksektir, alçak işlerde iştiğal edenin himmeti alçaktır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">4. Kıymet ve azametin, himmet nisbetinde olduğunu zannetmişlerdir. Hatta küçük veya alçak birşeyi, yüksek ve büyük şahıslara isnad etmezler. Güya azîm insanlar, kıymeti olmayan şeylere tenezzül etmezler ve zayıf, küçük birşey, o büyük himmet ve azameti tahammül edemez.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">İşte o boş kafalılar, bu noktalara istinaden, Cenâb-ı Hakkı da insanlara kıyas ederek diyorlar ki: “Allah, celâl ve azametiyle, insanların konuştukları gibi nasıl insanlar ile tekellüm etmeye tenezzül eder? Ve bu cüz’î ve hakîr şeylerden nasıl bahseder? Azametine yakışır mı?”</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">Acaba o süfeha takımı, Allah’ın iradesi, ilmi, kudreti gibi sair sıfatlarının da küllî, umumî, şâmil, muhît olduklarını bilmezler mi? Ve yine bilmezler mi ki, Cenâb-ı Hakkın azametine mikyas, ancak mecmu’ âsârıdır; yalnız bir eser mikyas olamaz? Ve yine bilmezler mi ki, Cenâb-ı Hakkın tecellîsine mîzan olacak, kâffe-i kelimatıdır ki, eşcar kalem, denizler mürekkep olsa, o kelimatı yazıp bitiremezler?<strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p>[NOT]<strong><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px">Dipnot-1 </span></span></strong><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"> Bu mealdeki âyette bir mübalâğa, bir müzayede görünür. Fakat hakikate, vakıa bakılırsa, ziyadelik yoktur. Çünkü, kelime, bir mânâyı ifade eden şeye denir. Amma nahvîlerin lâfz ile takyid ve tahsis ettikleri, onlara mahsus bir ıstılahtır. Evet, biri kal, diğeri hal olmak üzere iki lisan vardır. Lisân-ı kalin kelimatı elfaz ise, lisân-ı halin kelimatı da ahvaldir. Binaenaleyh, kudsî şâirin <span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">وَفِى كُلِّ شَىْءٍ اٰيَةٌ تَدُلُّ عَلٰى اَنَّهُ</span> <span style="font-family: 'trebuchet ms'">وَاحِدٌ</span></span> dediği gibi, “Kitab-ı kebiri kâinatta yaratılan herhangi birşey, Hâlıkın azametine delâlet eden bir kelime-i hâliyedir.” Eşcar ile denizler, kâinat kitabında mevcut kelimat-ı hâliyelerin yazılmasına kâfi geldiği takdirde, o denizlerin katreleri, o ağaçların zerreleri birer hâlî kelime olduğundan, onların da yazılması için mürekkep, kalem lâzımdır. Öyleyse, onlar için de, onlar kadar başka eşcar ve denizler lâzımdır. Ve hâkezâ, herbir birincinin katreleri ve kelimatı yazıldıktan sonra, ona da onun kadar ikinci bir takım eşcar ve denizler lâzımdır. Hal böylece ilâgayrınnihaye teselsül eder, gider. Cenâb-ı Hakkın kelimatı, yani Cenâb-ı Hakkın azametine delâlet eden kelimat-ı hâliyesi bitmez. Demek hakikatte <span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِماَتُ رَبِّى وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَداً</span></span> âyetinin ifade ettiği mânâda hiçbir cihetle mübalâğa, müzayede yoktur, belki tenakus vardır(Mütercim Abdülmecid). “De ki: Rabbimin sözlerini yazmak için bütün denizler mürekkep olsa, hattâ bir o kadarını daha getirip ilâve etsek, Rabbimin sözleri tükenmeden o denizler tükenirdi.” Kehf Sûresi, 18:109.</span></span></p><p>[/NOT]<span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>Cenâb-ı Hak</strong>: Hakkın ta kendisi olan, sonsuz şeref ve azamet sahibi yüce Allah</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>azamet</strong>: büyüklük</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>azîm</strong>: büyük</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>celâl</strong>: büyüklük, haşmet</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>cüz’î</strong>: az, küçük, ferdî</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>eşcar</strong>: ağaçlar </span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>güya</strong>: sanki</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hakikat</strong>: gerçek</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>hakîr</strong>: küçük, kıymetsiz</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>haşiye</strong>: dipnot, açıklayıcı not</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>himmet</strong>: ciddi gayret, yardım</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ihtimam etme</strong>: itina, özen gösterme, önemseme</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>isnad etme</strong>: dayandırma</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>istinaden</strong>: dayanarak</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>iştigal</strong>: meşgul olma, uğraşma</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>kasten</strong>: bilerek, isteyip yönelerek</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>kelimat</strong>: kelimeler, sözler</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>kudret</strong>: Allah’ın sonsuz güç ve iktidarı</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>kâffe-i kelimat</strong>: bütün kelimeler</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>küllî</strong>: fertleri içine alan tür, büyük ve kapsamlı</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>kıyas etme</strong>: karşılaştırma</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>kıyas-ı maalfârık</strong>: birbirine benzemeyen şeyler arasında yapılan geçersiz kıyas</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>lisan</strong>: dil</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>lâfz</strong>: söz, kelime</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mecmu’ âsâr</strong>: eserlerin bütünü, yaratılmış varlıkların hepsi</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>meâl</strong>: açıklama, anlam</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>me’lûf</strong>: alışılan şey</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mikyas</strong>: ölçek, ölçü</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mugalâta</strong>: safsata, demagoji; aldatmak maksadıyla yanıltıcı sözler söyleme</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>muhît</strong>: herşeyi kuşatan, kuşatıcı</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mîzan</strong>: tartı, ölçü</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>mübalağa</strong>: aşırılık, abartı</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>müzayede</strong>: fazlalık</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>nazar</strong>: bakış, bakış açısı</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>nazara almak</strong>: dikkate almak</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>nisbet</strong>: oran, ölçü</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>nâhvî</strong>: Arapça dil bilimci, uzman </span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>sair</strong>: diğer, başka</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>sem’</strong>: işitme</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>sevk etme</strong>: gönderme</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>süfeha</strong>: beyinsizler, ahmaklar, cahiller</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>sıfât</strong>: sıfatlar; Allah’ın yüce Zâtını niteleyen İlâhî özellikler, ilim, kudret, hayat gibi</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>taallûk etmek</strong>: ilgili olmak, bağlanmak, ilişmek</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>tahammül etme</strong>: taşıma, dayanma, katlanma</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>takyid</strong>: genel bir mânâ ifade eden bir sözü, nitelik, durum, gaye ve belirli şartlara bağlı olarak bir mânâya gelecek şekilde sınırlama</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>tecellî</strong>: Cenâb-ı Hakkın isim ve sıfatlarının yansıması, görünmesi</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>tefrik etme</strong>: ayırt etme</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>tekellüm etme</strong>: konuşma</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>temsil</strong>: analoji, kıyaslama tarzında benzetme</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>tenezzül</strong>: inme, seviyesine düşme</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>umumî</strong>: genel</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>vakıa</strong>: gerçek, uygulamada olan</span></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>ziyade</strong>: çok, fazla</span></span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"><strong>şamil</strong>: kapsamlı</span></span></td></tr></table><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 354655, member: 27"] [b]Cevap: Kur'ân'ın İfadesindeki İ'caz - Sayfa: 288[/b] [FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=tahoma][SIZE=2]temsillerine kıyas etmeleri, kıyas-ı maalfarıktır; aralarında dünyalar kadar fark vardır. Onları muğalâta ile bu kıyasa sevk eden noktalar: 1. Onlar, herşeye, me’lûflarına baktıkları nazarla bakıyorlar.[/SIZE][/FONT] [FONT=tahoma][SIZE=2]2. Onlar, insanın zihninin, fikrinin, lisanının, sem’inin cüz’î olduklarını ve cüz’î olduklarından, kasten ve bizzat iki şeye beraber taallûk edemediklerini nazara almışlardır.[/SIZE][/FONT] [FONT=tahoma][SIZE=2]3. Himmetin yüksek ve alçak kısımlarını tefrik eden mikyasın, iştigal ve ihtimamdan ibaret olduğunu düşünmüşlerdir. Yani, yüksek şeylere ihtimam edenin himmeti yüksektir, alçak işlerde iştiğal edenin himmeti alçaktır.[/SIZE][/FONT] [FONT=tahoma][SIZE=2]4. Kıymet ve azametin, himmet nisbetinde olduğunu zannetmişlerdir. Hatta küçük veya alçak birşeyi, yüksek ve büyük şahıslara isnad etmezler. Güya azîm insanlar, kıymeti olmayan şeylere tenezzül etmezler ve zayıf, küçük birşey, o büyük himmet ve azameti tahammül edemez.[/SIZE][/FONT] [FONT=tahoma][SIZE=2]İşte o boş kafalılar, bu noktalara istinaden, Cenâb-ı Hakkı da insanlara kıyas ederek diyorlar ki: “Allah, celâl ve azametiyle, insanların konuştukları gibi nasıl insanlar ile tekellüm etmeye tenezzül eder? Ve bu cüz’î ve hakîr şeylerden nasıl bahseder? Azametine yakışır mı?”[/SIZE][/FONT] [/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=tahoma][SIZE=2] Acaba o süfeha takımı, Allah’ın iradesi, ilmi, kudreti gibi sair sıfatlarının da küllî, umumî, şâmil, muhît olduklarını bilmezler mi? Ve yine bilmezler mi ki, Cenâb-ı Hakkın azametine mikyas, ancak mecmu’ âsârıdır; yalnız bir eser mikyas olamaz? Ve yine bilmezler mi ki, Cenâb-ı Hakkın tecellîsine mîzan olacak, kâffe-i kelimatıdır ki, eşcar kalem, denizler mürekkep olsa, o kelimatı yazıp bitiremezler?[B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B][/SIZE][/FONT] [/FONT][FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][FONT=tahoma][/FONT] [NOT][B][FONT=tahoma][SIZE=2]Dipnot-1 [/SIZE][/FONT][/B][FONT=tahoma][SIZE=2] Bu mealdeki âyette bir mübalâğa, bir müzayede görünür. Fakat hakikate, vakıa bakılırsa, ziyadelik yoktur. Çünkü, kelime, bir mânâyı ifade eden şeye denir. Amma nahvîlerin lâfz ile takyid ve tahsis ettikleri, onlara mahsus bir ıstılahtır. Evet, biri kal, diğeri hal olmak üzere iki lisan vardır. Lisân-ı kalin kelimatı elfaz ise, lisân-ı halin kelimatı da ahvaldir. Binaenaleyh, kudsî şâirin [SIZE=6][FONT=trebuchet ms]وَفِى كُلِّ شَىْءٍ اٰيَةٌ تَدُلُّ عَلٰى اَنَّهُ[/FONT] [FONT=trebuchet ms]وَاحِدٌ[/FONT][/SIZE] dediği gibi, “Kitab-ı kebiri kâinatta yaratılan herhangi birşey, Hâlıkın azametine delâlet eden bir kelime-i hâliyedir.” Eşcar ile denizler, kâinat kitabında mevcut kelimat-ı hâliyelerin yazılmasına kâfi geldiği takdirde, o denizlerin katreleri, o ağaçların zerreleri birer hâlî kelime olduğundan, onların da yazılması için mürekkep, kalem lâzımdır. Öyleyse, onlar için de, onlar kadar başka eşcar ve denizler lâzımdır. Ve hâkezâ, herbir birincinin katreleri ve kelimatı yazıldıktan sonra, ona da onun kadar ikinci bir takım eşcar ve denizler lâzımdır. Hal böylece ilâgayrınnihaye teselsül eder, gider. Cenâb-ı Hakkın kelimatı, yani Cenâb-ı Hakkın azametine delâlet eden kelimat-ı hâliyesi bitmez. Demek hakikatte [SIZE=6][FONT=trebuchet ms]قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِماَتُ رَبِّى وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَداً[/FONT][/SIZE] âyetinin ifade ettiği mânâda hiçbir cihetle mübalâğa, müzayede yoktur, belki tenakus vardır(Mütercim Abdülmecid). “De ki: Rabbimin sözlerini yazmak için bütün denizler mürekkep olsa, hattâ bir o kadarını daha getirip ilâve etsek, Rabbimin sözleri tükenmeden o denizler tükenirdi.” Kehf Sûresi, 18:109.[/SIZE][/FONT] [/NOT][FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT][TABLE] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]Cenâb-ı Hak[/B]: Hakkın ta kendisi olan, sonsuz şeref ve azamet sahibi yüce Allah[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]azamet[/B]: büyüklük[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]azîm[/B]: büyük[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]celâl[/B]: büyüklük, haşmet[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]cüz’î[/B]: az, küçük, ferdî[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]eşcar[/B]: ağaçlar [/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]güya[/B]: sanki[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hakikat[/B]: gerçek[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]hakîr[/B]: küçük, kıymetsiz[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]haşiye[/B]: dipnot, açıklayıcı not[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]himmet[/B]: ciddi gayret, yardım[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ihtimam etme[/B]: itina, özen gösterme, önemseme[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]isnad etme[/B]: dayandırma[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]istinaden[/B]: dayanarak[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]iştigal[/B]: meşgul olma, uğraşma[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]kasten[/B]: bilerek, isteyip yönelerek[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]kelimat[/B]: kelimeler, sözler[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]kudret[/B]: Allah’ın sonsuz güç ve iktidarı[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]kâffe-i kelimat[/B]: bütün kelimeler[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]küllî[/B]: fertleri içine alan tür, büyük ve kapsamlı[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]kıyas etme[/B]: karşılaştırma[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]kıyas-ı maalfârık[/B]: birbirine benzemeyen şeyler arasında yapılan geçersiz kıyas[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]lisan[/B]: dil[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]lâfz[/B]: söz, kelime[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mecmu’ âsâr[/B]: eserlerin bütünü, yaratılmış varlıkların hepsi[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]meâl[/B]: açıklama, anlam[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]me’lûf[/B]: alışılan şey[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mikyas[/B]: ölçek, ölçü[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mugalâta[/B]: safsata, demagoji; aldatmak maksadıyla yanıltıcı sözler söyleme[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]muhît[/B]: herşeyi kuşatan, kuşatıcı[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mîzan[/B]: tartı, ölçü[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]mübalağa[/B]: aşırılık, abartı[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]müzayede[/B]: fazlalık[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]nazar[/B]: bakış, bakış açısı[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]nazara almak[/B]: dikkate almak[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]nisbet[/B]: oran, ölçü[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]nâhvî[/B]: Arapça dil bilimci, uzman [/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]sair[/B]: diğer, başka[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]sem’[/B]: işitme[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]sevk etme[/B]: gönderme[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]süfeha[/B]: beyinsizler, ahmaklar, cahiller[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]sıfât[/B]: sıfatlar; Allah’ın yüce Zâtını niteleyen İlâhî özellikler, ilim, kudret, hayat gibi[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]taallûk etmek[/B]: ilgili olmak, bağlanmak, ilişmek[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]tahammül etme[/B]: taşıma, dayanma, katlanma[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]takyid[/B]: genel bir mânâ ifade eden bir sözü, nitelik, durum, gaye ve belirli şartlara bağlı olarak bir mânâya gelecek şekilde sınırlama[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]tecellî[/B]: Cenâb-ı Hakkın isim ve sıfatlarının yansıması, görünmesi[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]tefrik etme[/B]: ayırt etme[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]tekellüm etme[/B]: konuşma[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]temsil[/B]: analoji, kıyaslama tarzında benzetme[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]tenezzül[/B]: inme, seviyesine düşme[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]umumî[/B]: genel[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]vakıa[/B]: gerçek, uygulamada olan[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]ziyade[/B]: çok, fazla[/SIZE][/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][SIZE=2][B]şamil[/B]: kapsamlı[/SIZE][/FONT][/TD] [/TR] [/TABLE] [FONT=tahoma][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
İşaratü'l İcâz
Kur'ân'ın İfadesindeki İ'caz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst