Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Sorularla Kuran-ı Kerim
Kuranın müteferrik nüzulü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 263688" data-attributes="member: 1008778"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">Kur'an-ı Kerim, Levhi Mahfuzdan toptan</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">indirilmiş, sonra hâdiseler ve vak'alara göre âyet âyet nâzil olmuştur. Bu husustaki naslar şöyledir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">بل حو قران مجيد في لوح محفوظ وانه لفي ام الكتاب لدينا لعليم حكيم </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">"Bel Hüve Kur'anün Mecidün Fi Levhin Mahfuz.Ve İnnehu Lefi Ümmil-Kitabi Ledeyna Lealiy-Hakîm."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">Kur'an-ı Kerim Levhi Mahfuzdadır, o ümm-i kitaptadır. İbni Abbas Kur'an'ın Kadir GecesiLevhi Mahfuzdan Beyti İzzete toptan indirildiğini, sonra oradan Cibril vasıtasiyle Hazreti Peygambere vahyolunduğunu söylüyor. انا انزلنا ه في ليلة القدر ''İnna Enzelnahü Fi Leyletil-Kadr'' budur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">İlmi her şeyi muhit olan Allah hâdisatı biliyor, ona göre takdir ediyor, Cebrail o kelâmı getiriyor. Müfessirler Levhi Mahfuz, Ümm-i Kitab, Leylei Kadir gibi lâfızları çeşitli surette tefsir etmişlerse de bunlar da Kürsi, Arş, Sidrei Münteha gibi müteşâbihâttandır. Bu hususta selefin mesleki çok ihtiyatlıdır. Bunlara îman ederiz, Mahiyetini anlamaktan beşer aklı âcizdir. Bunların ilmi ind-i ilâhidedir. Lügat mânalarından bu kelimelerin medlullerine, bu isimlerin müsemmalarına intikal güçtür. Lügat mânaları belli. Fakat bunlar birer dinî ıstılah olmuştur. Bunlar hakkında "Allah bilir" demek düşer. Mev'iza kitaplarında bu hususlara ait tafsilâtın çoğu sahih bir senede, doğru bir rivayete dayanmaz.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">Kur'an-ı Kerim bazan, Fatiha'da olduğu gibi, bütün bir sûre inerdi. Bazan bir, iki, beş, on âyet inerdi. İkra' beş âyet inmiştir. Bakara kıssasında on âyet inmiştir. Daha çok ve az indiği de vakidir. Zemahşerî (19) ve Beyzavî (20)'ye göre uzun sûrelerden Tevbe, Yusuf birden inmişlerdir. Bir âyetin bir kısmı da ayrı. nâzil olduğu vardır. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">غير اولي الضرر "Gayri Ülid-darari" gibi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">Buhâri rivayet ediyor: Vahiy kâtibi olan Zeyd Bini Sabit'e Hazreti Peygamber,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">لا يستوي القاعدون من المؤ منين والمجا هدون فيسبيل الله </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">"Lâ yestevil kaidune minel Mü'minine vel-Mücahidune fi Sebilil-lâh" âyetini yazdırıyormuş, İbni Ümm-i Mektum gelerek: "Ya Resûlullah" demiş. "Eğer cihad yapmak elimden gelseydi, kudretim olsaydı ben de yapardım." Çünkü kendisi kördü. Bunun üzerine "Gayri Ülid-darari'' nâzil oldu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">Kur'an böyle kısım kısım nâzil oluyordu. Bunun hikmeti hakkında ulema şunları söylüyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">1- Hazreti Peygamber Ümmî idi, vahyolunanı yazmıyordu. Kısım kısım inince belliyor, eshabına talim ediyor, vahiy kâtiplerine yazdırıyordu. Toptan inse bellenemez, eshap ta öğrenemezdi. Bu husustaki naslar çok açıktır:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>"Kur'an'ı Kısım Kısım Gönderdik ki</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>O'nu İnsanlara</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>Azar Azar Okuyasın</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>O'nu Parça Parça</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>İndirmiş Bulunuyoruz."</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>(İsrâ Sûres'i: 106)</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>"Sen Kur'an'ın vahyi tamamlanmadan onu okumakta acele etme, Yarabbi, ilmimi arttır de." (Tâhâ:114)</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><strong>Kâfir olanlar derki, Kur'an onun üzerine toptan indirilseydi, ne olurdu sanki? Bizse kalbini onunla sağlamlaştırmak için böyle indirdik, onu âyet âyet ayırdık, tane tane okuduk.'' (Furkan: 32) "Vahyi çarçabuk almak için dilini kımıldatma, onu toplamak ve kıraetini sabit kılmak bize aittir. Sana biz Kur'an'ı okuyunca sen de onun okunuşuna uy. Onun izah ve beyanı da yine bize düşer." (Kıyame: 17-20)</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">2- Kur'anda nâsih ve mensuh (21) var. Bu ise ancak kısım kısım nüzulle olur.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">3- Kur'an bir çok suallere cevaptır. Sorulan hâdisenin beyanıdır. Sebeb-i nüzul bahsinde zikrolunacağı gibi bir çok yerlerde "Yes'elûne" (Sana sorarlar) geçer. Bu suretle daha kolay kabul olunur, kalblere yerleşir, maksat ve meram daha iyi bilinir, anlaşılır.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">4- Böyle müteferrik nüzulde şu hikmet de vardır: Araplar İslâmiyetten önce mutlak bir İbaha içinde idiler. Haram tanımazlar. Eğer Kur'an toptan nâzil olsa, teklifler onlara ağır gelir, kabul etmezler, ne emir, ne nehiy tanırlardı. Dinde tedriç kısmında da gelecektir. Ahkâm tedricen teşri' kılınmıştır. Buhari'nin Hazreti Aişe'den rivayet ettiği şu hadîs bu hikmeti anlatır:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"><em>"Kur'an'dan ilk nâzil olanlardan biri de mufassal sûrelerden biridir, onda Cennet ve Cehennem zikrolunmuştur. İnsanlar İslâmiyete alıştıktan sonra helâl ve haram nâzil olmuştur. Eğer ilk defa: Şarap içmeyin diye nâzil olsaydı: "Asla şarab'ı bırakmayız!" derlerdi. Yahut zina etmeyin nâzil olsaydı: "Zinadan vazgeçmeyiz!" derlerdi."</em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">5- Şu husus da yine bu hikmetler cümlesindendir: Kur'an, üdebaya, bülegaya meydan okuyordu, toptan inse, bu çok uzun, hepsinin mislini nasıl getirelim derlerdi. İşte böyle kısım kısım inerken bile, ondan örnek alarak, mislini yapa-madılar. İşte böyle kısım kısım nâzil olup heyeti mecmuası bir kül teşkil etmesi, onun vahyolduğuna en açık delildir. Başka hiç bir eser böyle meydana gelemez. Zaman ve mekân ayrı, fakat onda vahdet var.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">_________</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">19) Zemahşerî: Adı Carullah Ebul' Kasım Mahmut bin Ömer'dir. Harzem'in Zemahşer kasabasında (H. 467/M. 1074) de doğmuş bir Türk âlimidir. Arap edebiyatı, Tefsir, Hadis sahasında çok meşhur ve değerli eserler yazmıştır. En meşhur eseri "Keşşaf" adlı tefsiridir. Carullah kendisine verilmiş manevî değeri haiz bir ünvandır. (H. 538/M. 1143)'de öldü.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">(20) Beyzavî: Büyük İslâm alimi olub ismi Abdullah bin Ömer'dir. En meşhur eseri Envar al-tenzil ve Esrar al-tevil adlı tefsiridir. Bu eser bir çok defalar basılmış ve tefsirlere kaynak olmuştur, bir çok şerhleri vardır. Beyzavî (H. 691/M. 1291)'de Tebriz'de öldü.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082">(21) Nâsih ve Mensuh: Bu, sonra gelen âyetlerin önce gelen âyetlerin hükmünü değiştirmesi mesele-sidir ki ilerde daha geniş incelenmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: #4b0082"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 263688, member: 1008778"] [SIZE=4][COLOR=#4b0082]Kur'an-ı Kerim, Levhi Mahfuzdan toptan indirilmiş, sonra hâdiseler ve vak'alara göre âyet âyet nâzil olmuştur. Bu husustaki naslar şöyledir: بل حو قران مجيد في لوح محفوظ وانه لفي ام الكتاب لدينا لعليم حكيم "Bel Hüve Kur'anün Mecidün Fi Levhin Mahfuz.Ve İnnehu Lefi Ümmil-Kitabi Ledeyna Lealiy-Hakîm." Kur'an-ı Kerim Levhi Mahfuzdadır, o ümm-i kitaptadır. İbni Abbas Kur'an'ın Kadir GecesiLevhi Mahfuzdan Beyti İzzete toptan indirildiğini, sonra oradan Cibril vasıtasiyle Hazreti Peygambere vahyolunduğunu söylüyor. انا انزلنا ه في ليلة القدر ''İnna Enzelnahü Fi Leyletil-Kadr'' budur. İlmi her şeyi muhit olan Allah hâdisatı biliyor, ona göre takdir ediyor, Cebrail o kelâmı getiriyor. Müfessirler Levhi Mahfuz, Ümm-i Kitab, Leylei Kadir gibi lâfızları çeşitli surette tefsir etmişlerse de bunlar da Kürsi, Arş, Sidrei Münteha gibi müteşâbihâttandır. Bu hususta selefin mesleki çok ihtiyatlıdır. Bunlara îman ederiz, Mahiyetini anlamaktan beşer aklı âcizdir. Bunların ilmi ind-i ilâhidedir. Lügat mânalarından bu kelimelerin medlullerine, bu isimlerin müsemmalarına intikal güçtür. Lügat mânaları belli. Fakat bunlar birer dinî ıstılah olmuştur. Bunlar hakkında "Allah bilir" demek düşer. Mev'iza kitaplarında bu hususlara ait tafsilâtın çoğu sahih bir senede, doğru bir rivayete dayanmaz. Kur'an-ı Kerim bazan, Fatiha'da olduğu gibi, bütün bir sûre inerdi. Bazan bir, iki, beş, on âyet inerdi. İkra' beş âyet inmiştir. Bakara kıssasında on âyet inmiştir. Daha çok ve az indiği de vakidir. Zemahşerî (19) ve Beyzavî (20)'ye göre uzun sûrelerden Tevbe, Yusuf birden inmişlerdir. Bir âyetin bir kısmı da ayrı. nâzil olduğu vardır. غير اولي الضرر "Gayri Ülid-darari" gibi. Buhâri rivayet ediyor: Vahiy kâtibi olan Zeyd Bini Sabit'e Hazreti Peygamber, لا يستوي القاعدون من المؤ منين والمجا هدون فيسبيل الله "Lâ yestevil kaidune minel Mü'minine vel-Mücahidune fi Sebilil-lâh" âyetini yazdırıyormuş, İbni Ümm-i Mektum gelerek: "Ya Resûlullah" demiş. "Eğer cihad yapmak elimden gelseydi, kudretim olsaydı ben de yapardım." Çünkü kendisi kördü. Bunun üzerine "Gayri Ülid-darari'' nâzil oldu. Kur'an böyle kısım kısım nâzil oluyordu. Bunun hikmeti hakkında ulema şunları söylüyor: 1- Hazreti Peygamber Ümmî idi, vahyolunanı yazmıyordu. Kısım kısım inince belliyor, eshabına talim ediyor, vahiy kâtiplerine yazdırıyordu. Toptan inse bellenemez, eshap ta öğrenemezdi. Bu husustaki naslar çok açıktır: [B]"Kur'an'ı Kısım Kısım Gönderdik ki O'nu İnsanlara Azar Azar Okuyasın O'nu Parça Parça İndirmiş Bulunuyoruz." (İsrâ Sûres'i: 106) "Sen Kur'an'ın vahyi tamamlanmadan onu okumakta acele etme, Yarabbi, ilmimi arttır de." (Tâhâ:114) Kâfir olanlar derki, Kur'an onun üzerine toptan indirilseydi, ne olurdu sanki? Bizse kalbini onunla sağlamlaştırmak için böyle indirdik, onu âyet âyet ayırdık, tane tane okuduk.'' (Furkan: 32) "Vahyi çarçabuk almak için dilini kımıldatma, onu toplamak ve kıraetini sabit kılmak bize aittir. Sana biz Kur'an'ı okuyunca sen de onun okunuşuna uy. Onun izah ve beyanı da yine bize düşer." (Kıyame: 17-20)[/B] 2- Kur'anda nâsih ve mensuh (21) var. Bu ise ancak kısım kısım nüzulle olur. 3- Kur'an bir çok suallere cevaptır. Sorulan hâdisenin beyanıdır. Sebeb-i nüzul bahsinde zikrolunacağı gibi bir çok yerlerde "Yes'elûne" (Sana sorarlar) geçer. Bu suretle daha kolay kabul olunur, kalblere yerleşir, maksat ve meram daha iyi bilinir, anlaşılır. 4- Böyle müteferrik nüzulde şu hikmet de vardır: Araplar İslâmiyetten önce mutlak bir İbaha içinde idiler. Haram tanımazlar. Eğer Kur'an toptan nâzil olsa, teklifler onlara ağır gelir, kabul etmezler, ne emir, ne nehiy tanırlardı. Dinde tedriç kısmında da gelecektir. Ahkâm tedricen teşri' kılınmıştır. Buhari'nin Hazreti Aişe'den rivayet ettiği şu hadîs bu hikmeti anlatır: [I]"Kur'an'dan ilk nâzil olanlardan biri de mufassal sûrelerden biridir, onda Cennet ve Cehennem zikrolunmuştur. İnsanlar İslâmiyete alıştıktan sonra helâl ve haram nâzil olmuştur. Eğer ilk defa: Şarap içmeyin diye nâzil olsaydı: "Asla şarab'ı bırakmayız!" derlerdi. Yahut zina etmeyin nâzil olsaydı: "Zinadan vazgeçmeyiz!" derlerdi."[/I] 5- Şu husus da yine bu hikmetler cümlesindendir: Kur'an, üdebaya, bülegaya meydan okuyordu, toptan inse, bu çok uzun, hepsinin mislini nasıl getirelim derlerdi. İşte böyle kısım kısım inerken bile, ondan örnek alarak, mislini yapa-madılar. İşte böyle kısım kısım nâzil olup heyeti mecmuası bir kül teşkil etmesi, onun vahyolduğuna en açık delildir. Başka hiç bir eser böyle meydana gelemez. Zaman ve mekân ayrı, fakat onda vahdet var. _________ 19) Zemahşerî: Adı Carullah Ebul' Kasım Mahmut bin Ömer'dir. Harzem'in Zemahşer kasabasında (H. 467/M. 1074) de doğmuş bir Türk âlimidir. Arap edebiyatı, Tefsir, Hadis sahasında çok meşhur ve değerli eserler yazmıştır. En meşhur eseri "Keşşaf" adlı tefsiridir. Carullah kendisine verilmiş manevî değeri haiz bir ünvandır. (H. 538/M. 1143)'de öldü. (20) Beyzavî: Büyük İslâm alimi olub ismi Abdullah bin Ömer'dir. En meşhur eseri Envar al-tenzil ve Esrar al-tevil adlı tefsiridir. Bu eser bir çok defalar basılmış ve tefsirlere kaynak olmuştur, bir çok şerhleri vardır. Beyzavî (H. 691/M. 1291)'de Tebriz'de öldü. (21) Nâsih ve Mensuh: Bu, sonra gelen âyetlerin önce gelen âyetlerin hükmünü değiştirmesi mesele-sidir ki ilerde daha geniş incelenmiştir. [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Sorularla Kuran-ı Kerim
Kuranın müteferrik nüzulü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst