Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 167644" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>46 - Ebu Bekre Nufey'u'bnu'l-Hâris es-Sakafî (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdu: "Zaman, döne döne Allah'ın arz ve semâvâtı yarattığı gündeki düzenini tekrar buldu. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aydır. Haram aylar da üç tanesi peş peşe gelir: "Zül-kade, Zü'l-hicce ve Muharrem. Bir de Cumâdî ve Şâban ayları arasında yer alan Mudarlılar'ın Receb'i." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sordu:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Bu ay hangi aydır?" Biz: "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedik. Bir müddet sustu. Biz ayın ismini değiştirecek zannettik. Ancak şunu söylediler:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Bu zi'l-hicce değil mi?"</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Evet!" karşılığını verdik. Devam etti:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Peki burası neresidir?" Biz:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Allah ve Resûlü daha iyi bilir" cevabını verdik. Yine sustu ve biz bölgenin ismini değiştirecek vehmine kapıldık.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Burası haram bölge değil mi?" dedi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Evet" dedik.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-İçinde bulunduğunuz gün nedir?" diye tekrar sordu, biz yine:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedik. Tekrar sustu ve biz yine günün ismini değiştirecek zannına düşmüştük ki:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Kurban günü değil mi?" dedi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Evet" cevabımız üzerine sözüne devam etti:</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Bilin ki, kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız birbirinize kesinlikle haramdır, tıpkı bu yerde, bu ayda şu gününüzün haram olması gibi. Rabbinize kavuştuğunuz zaman sizi yaptıklarınızdan hesaba çekecek. Sakın benden sonra birbirinizin boyunlarını vuran kâfirler olmayın. Bu söylediklerimi duyanlar, duymayanlara ulaştırsınlar. Bazan söz kendisine ulaştırılan kimse, ulaştırılan sözü, bizzat dinleyenden daha iyi beller." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sonra şunu ekledi: " Tebliğ ettim mi, tebliğ ettim mi?" üç defa tekrarladı.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Evet" cevabımız üzerine:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>"-Ya Rabbi şâhid ol!" dedi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Buhârî, Hacc 132, Edâhî 5; Tefsîr, Berâe 8, Bed'i'l-Halk 2, Fiten 8, İlm 9; Müslim, Kasâme 29, (1679); Ebu Dâvud, Hac 63, (1947).</strong></span></span></p><p></p><p></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Müslim'in rivâyetinde şu ziyade var: "Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) beyazı galebe çalan alaca iki koyuna yöneldi ve onları kesti. Sonra da koyunun bir parçasını alıp aramızda taksim etti."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Rezîn, rivayetin arasına şunu ilâve eder: "Üç şey vardır, bir mü'minin kalbi onlara karşı ebediyen ihânet etmez; ameli sırf Allah için yapmak, idareyi elinde tutana karşı hayırhah olmak, Müslümanların cemaatine katılmak, çünkü onların duaları cemaate dahil olanların hepsini içine alır." İbnu'l-Esîr: "Bu ziyâdeyi ana kitaplarda (Kütüb-i Sitte) görmedim" der.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Bu ziyadenin mânası şudur: Bu üç şeyde kalbler huzura kavuşur. Kim bunlara yapışır, riayet ederse, kalbi hıyânet, hile ve şer gibi mânevî kirlerden temiz kalır.</strong></span></span></p><p></p><p></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>473 - Abdullah İbnu Ma'kıl (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ka'b İbnu Ucre (radıyallahu anh)'ye "Oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lâzımdır" (Bkara, 196) mealindeki ayetten sordum. Dedi ki: "Başımda bitler kaynaştığı halde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürüldüm. Beni görünce: "Meşakkatin, bu gördüğüm dereceye ulaşacağını zannetmezdim. Bir koyun bulabilecek misin?" dedi. "Hayır" cevabını verdi. (Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: "...İçinizde hasta olan veya başından rahatsız varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir..." (Bakara, 196) </strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Üç gün oruç tut veya her fakire yarım sa' yiyecek vermek suretiyle altı fakiri doyur, başını traş et" dedi. Bu âyet hassaten benim hakkımda nazil oldu, ancak umumen hapimize şâmildir."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Buhârî, Tefsir, Bakara 2,32, Meğâzi 35, Tıbb 16; Müslim, Hacc 80, 85 (1201); Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2977); Ebu Dâvud, Menâsık, 43, (1856); İbnu Mâce, Menasik 8, 6, (3079); Muvatta, Hacc, 239 (1-117); Nesâî, Menâsik 96, (5, 194-195).</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: deepskyblue"><strong>hazırlayan</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'">selman sivridili</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 167644, member: 5987"] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]46 - Ebu Bekre Nufey'u'bnu'l-Hâris es-Sakafî (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdu: "Zaman, döne döne Allah'ın arz ve semâvâtı yarattığı gündeki düzenini tekrar buldu. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aydır. Haram aylar da üç tanesi peş peşe gelir: "Zül-kade, Zü'l-hicce ve Muharrem. Bir de Cumâdî ve Şâban ayları arasında yer alan Mudarlılar'ın Receb'i." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sordu:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Bu ay hangi aydır?" Biz: "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedik. Bir müddet sustu. Biz ayın ismini değiştirecek zannettik. Ancak şunu söylediler:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Bu zi'l-hicce değil mi?"[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Evet!" karşılığını verdik. Devam etti:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Peki burası neresidir?" Biz:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Allah ve Resûlü daha iyi bilir" cevabını verdik. Yine sustu ve biz bölgenin ismini değiştirecek vehmine kapıldık.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Burası haram bölge değil mi?" dedi.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Evet" dedik.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-İçinde bulunduğunuz gün nedir?" diye tekrar sordu, biz yine:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedik. Tekrar sustu ve biz yine günün ismini değiştirecek zannına düşmüştük ki:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Kurban günü değil mi?" dedi.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Evet" cevabımız üzerine sözüne devam etti:[/B][/COLOR][/FONT] [B][COLOR=deepskyblue] [/COLOR][/B] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Bilin ki, kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız birbirinize kesinlikle haramdır, tıpkı bu yerde, bu ayda şu gününüzün haram olması gibi. Rabbinize kavuştuğunuz zaman sizi yaptıklarınızdan hesaba çekecek. Sakın benden sonra birbirinizin boyunlarını vuran kâfirler olmayın. Bu söylediklerimi duyanlar, duymayanlara ulaştırsınlar. Bazan söz kendisine ulaştırılan kimse, ulaştırılan sözü, bizzat dinleyenden daha iyi beller." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sonra şunu ekledi: " Tebliğ ettim mi, tebliğ ettim mi?" üç defa tekrarladı.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Evet" cevabımız üzerine:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]"-Ya Rabbi şâhid ol!" dedi.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]Buhârî, Hacc 132, Edâhî 5; Tefsîr, Berâe 8, Bed'i'l-Halk 2, Fiten 8, İlm 9; Müslim, Kasâme 29, (1679); Ebu Dâvud, Hac 63, (1947).[/B][/COLOR][/FONT] [B][COLOR=deepskyblue][/COLOR][/B] [B][COLOR=deepskyblue][/COLOR][/B] [B][COLOR=deepskyblue] [/COLOR][/B] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]Müslim'in rivâyetinde şu ziyade var: "Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) beyazı galebe çalan alaca iki koyuna yöneldi ve onları kesti. Sonra da koyunun bir parçasını alıp aramızda taksim etti."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]Rezîn, rivayetin arasına şunu ilâve eder: "Üç şey vardır, bir mü'minin kalbi onlara karşı ebediyen ihânet etmez; ameli sırf Allah için yapmak, idareyi elinde tutana karşı hayırhah olmak, Müslümanların cemaatine katılmak, çünkü onların duaları cemaate dahil olanların hepsini içine alır." İbnu'l-Esîr: "Bu ziyâdeyi ana kitaplarda (Kütüb-i Sitte) görmedim" der.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]Bu ziyadenin mânası şudur: Bu üç şeyde kalbler huzura kavuşur. Kim bunlara yapışır, riayet ederse, kalbi hıyânet, hile ve şer gibi mânevî kirlerden temiz kalır.[/B][/COLOR][/FONT] [B][COLOR=deepskyblue][/COLOR][/B] [B][COLOR=deepskyblue][/COLOR][/B] [B][COLOR=deepskyblue] [/COLOR][/B] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]473 - Abdullah İbnu Ma'kıl (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ka'b İbnu Ucre (radıyallahu anh)'ye "Oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lâzımdır" (Bkara, 196) mealindeki ayetten sordum. Dedi ki: "Başımda bitler kaynaştığı halde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürüldüm. Beni görünce: "Meşakkatin, bu gördüğüm dereceye ulaşacağını zannetmezdim. Bir koyun bulabilecek misin?" dedi. "Hayır" cevabını verdi. (Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: "...İçinizde hasta olan veya başından rahatsız varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir..." (Bakara, 196) [/B][/COLOR][/FONT] [B][COLOR=deepskyblue][/COLOR][/B] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Üç gün oruç tut veya her fakire yarım sa' yiyecek vermek suretiyle altı fakiri doyur, başını traş et" dedi. Bu âyet hassaten benim hakkımda nazil oldu, ancak umumen hapimize şâmildir."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]Buhârî, Tefsir, Bakara 2,32, Meğâzi 35, Tıbb 16; Müslim, Hacc 80, 85 (1201); Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2977); Ebu Dâvud, Menâsık, 43, (1856); İbnu Mâce, Menasik 8, 6, (3079); Muvatta, Hacc, 239 (1-117); Nesâî, Menâsik 96, (5, 194-195).[/B][/COLOR][/FONT] [B][COLOR=deepskyblue][/COLOR][/B] [FONT=Calibri][COLOR=deepskyblue][B]hazırlayan[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri]selman sivridili[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst