Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 167669" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>635 - Hz. Ali İbni Ebi Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Hacc-ı Ekber günü hangi gündür? diye sordum, bana: "Kurban günü" diye cevap verdi."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Tirmizi, Tefsir, Berâet (3088), Hacc 110 (958).</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>636- İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) haccettiği hacc sırasında, cemreler arasında, kurban günü durarak sordu: "Bu gün hangi gündür?" Halk:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>-Kurban günüdür, dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>-"Bugün Hacc-ı Ekber günüdür" buyurdu.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Ebu Davud, Hacc 67, (1945); İbnu Mace, Menasık 76, (2058).</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>637 - İbnu Ebi Evfâ (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle diyordu: "Kurban günü büyük hacc (el-Haccu'l-Ekber) günüdür. O gün kanlar akıtılır, başlar traş edilir, kirler, paslar giderilir, haramlar helal olur."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>638 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ci'râne umresinden dönünce Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'i haccın başında emir olarak yolladı. Onunla birlikte biz de vardık, el-Arc mevkiinde iken (es-salatu hayrun minen nevm) diye çağrıda bulundu. Bir müddet sonra da tekbir getirmek üzere doğrulduğu sırada arka tarafından kulağına bir deve sesi geldi. Bunun üzerine tekbiri bıraktı ve "Bu ses, dedi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın devesi Ced'â'nın sesi, muhakkak ki hacc konusunda Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yeni bir karara varmıştır, belki de bu, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın kendisidir, bu durumda namazı birlikte kılarız." dedi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Devenin sırtındaki Ali (radıyallahu anh) idi. Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) ona: "Hacc emiri olarak mı geldin, elçi olarak mı?" diye sordu. Hz. Ali (radıyallahu anh): "Elçi olarak geldim, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) beni Berâe suretiyle gönderdi. Onu hacc mahallerinde halka okuyup tebliğ edeceğim" dedi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Sonra kurban günü geldi. Arafat'ı terketti. Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) dönünce, tekrar halka hitabetti. Onlara Arafat'ı terketme (âdâbın)dan kesimlerinden (vesâir) menâsiklerinden sözetti. Sözü bitince, yine Hz. Ali (kerremallah vechehu) ayağa kalktı, halka, Berâe suresini sonuna kadar okudu.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Nefru'l-evvel günü (Mina'dan Mekke'ye hareket günü) Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) kalktı ve halka bir hitabede daha bulundu. Mina'yı nasıl terkedeceklerini, nasıl taşlama yapacaklarını tarif etti, haccın menâsikini öğretti. Konuşmasını bitirince fecirden Hz. Ali (radıyallahu anh) kalktı. Halka Berâe suresini sonuna kadar (bir kere daha) okudu."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Nesâî Hacc 186, 187, (5, 247-248).</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>882-- Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün mescidde iken hafıf bir uyku kestirmesi yaptı, sonra gülerek başını kaldırdı. Kendisine:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"Ey Allah'ın Resülü, niçin gülüyorsunuz?" diye sorulunca:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>" Bana az önce şu süre nazil oldu" deyip besmele çekti, sonuna kadar Kevser süresini okudu:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"Bismillahirrahmanirrahim, Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir" (Kevser 1-3).</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Resûlullah kıraatı tamamlayınca sordu:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"Kevser'in ne olduğunu biliyor musunuz?"</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Biz:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Allah ve Resûlü bilir" dedik.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"Bu bir nehirdir. Rabbim onu bana vâdetmiştir. O nehir üzerinde pek çok hayırlar var. Bu bir havuzdur da. Kıyamet günü ümmetim onun başında (su içmek üzere) toplanacak. Bu havuzdaki maşrapalar gökteki yıldızlar kadar çoktur. Derken içlerinden bir kul çıkarılıp atılacak. Ben müdâhale edip: "Ey Rabbim (onu niye atıyorsun) o benim ümmetimdendir?" diyeceğim. Ancak Cenab-ı Hakk: "Bunlar senden sonra ne bid'atler işlediler senin haberin yok" diyecek."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Buhârî, Tefsir, İnnâ a'taynake'l-kevser 1, Rikâk 53, Müslim, Salat 53, (400); Tirmizî,Tefsir, Kevser (3357), Ebü Davud, Sünnet 26, (4747, 4748); Nesâî, Salât 21, (2,133,134).</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>1050 - İmrân İbnu'l-Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Sakif, Benî Ukayl'in müttefiki idi. Sakîfliler, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabından iki kişiyi esir ettiler. Buna mukabil Müslümanlar da Benî Ukayl'dan bir kişiyi esir ettiler, adamla birlikte Adbâ adlı deveyi de ele geçirdiler. Adam bağlı halde iken Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanına geldi. Adam:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Ey Muhammed!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>" Ne istiyorsun?" diye sordu:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Beni niye yakaladınız, hacıları geçene (yani Adbâ'ya) niye el koydunuz?" dedi:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) meseleyi büyütmek için:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"Seni müttefiklerin olan Sakifin cinayetinden dolayı yakaladım!" cevabını verdi, sonra oradan ayrılıp gitti. Adam tekrar seslenerek:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Ey Muhammed! Ey Muhammed" dedi. Resûlulah (aleyhissalâtu vesselâm) merhametli ve nezâketli idi. Adama dönerek:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>" Ne istiyorsun?" dedi. Adam:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Ben Müslümanım!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Sen bunu, daha önce, kendi umuruna mâlik iken söylemiş olsaydın, tamamiyle kurtulurdun" dedi ve adamdan uzaklaştı. Adam tekrar:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Ey Muhammed, ey Muhammed!" diye bağırdı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) geri gelerek:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Ne istiyorsun?" dedi. Adam:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Açım, doyur beni, susadım, su ver bana!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Hacetin bu mu?" dedi. Adam öbür iki kişiye mukabil fıdye yapıldı."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Râvi İmrân sözüne şöyle devam etti: "Ensâr'dan bir kadın esir edildi.Adbâ dahi ele geçirildi. Kadın bağa vurulmuştu. Halk develerini evlerinin önünde dinlendiriyorlardı.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Bir akşam bu kadın ipten boşanarak develerin yanına geldi. Kadın deveye yaklaştı mı deve böğürüyordu. O da birini bırakıp öbürüne yaklaşıyordu. Sonunda Adbâ'ya yaklaştı. Bu böğürmedi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Râvî der ki: "Bu pişkin bir deve idi" -bir rivayette: "O terbiyeden geçmiş bir deve idi" denmiştir. Ebu Dâvud'da: "Uysal bir deve" denmiştir. Kadın devenin arkasına bindi, hayvanı sürüp yola revân oldu.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Kadının kaçtığını hissettiler, arayıp taradılar, ama bulamadılar.Kadın, Allah kendisine kurtulma nasib ederse, deveyi Allah için kurban etmeyi adadı. Medine'ye gelince, halk onun kurtulduğunu görünce: "Adbâ, Resûlullah (aleyhisssalâtu vesselâm)'ın devesi!" diye bağrıştı. Kadın:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Ben nezretmişim. Allah beni kurtarırsa onu kurban edeceğim diye!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelip bu durumu haber verdiler. O:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>"- Sübhânallah! Hayvancağıza ne kötü mühâfaat vermiş: Allah onu bunun üzerinde kurtarırsa o tutup bunu kesecek ha! Olacak şey mi? Hayır! Günah olan bir nezre uyulmaz, şahsen sâhip olmadığı bir şey üzerine yaptığı nezre de uymaz!" dedi."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Calibri'"><span style="color: blue"><strong>Müslim, Nüzür 8, (1641); Ebu Dâvud, Eymân 28, (3316).</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 167669, member: 5987"] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]635 - Hz. Ali İbni Ebi Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Hacc-ı Ekber günü hangi gündür? diye sordum, bana: "Kurban günü" diye cevap verdi."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Tirmizi, Tefsir, Berâet (3088), Hacc 110 (958).[/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=blue][/COLOR] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]636- İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) haccettiği hacc sırasında, cemreler arasında, kurban günü durarak sordu: "Bu gün hangi gündür?" Halk:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]-Kurban günüdür, dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]-"Bugün Hacc-ı Ekber günüdür" buyurdu.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Ebu Davud, Hacc 67, (1945); İbnu Mace, Menasık 76, (2058).[/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=blue][/COLOR] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]637 - İbnu Ebi Evfâ (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle diyordu: "Kurban günü büyük hacc (el-Haccu'l-Ekber) günüdür. O gün kanlar akıtılır, başlar traş edilir, kirler, paslar giderilir, haramlar helal olur."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]638 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ci'râne umresinden dönünce Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'i haccın başında emir olarak yolladı. Onunla birlikte biz de vardık, el-Arc mevkiinde iken (es-salatu hayrun minen nevm) diye çağrıda bulundu. Bir müddet sonra da tekbir getirmek üzere doğrulduğu sırada arka tarafından kulağına bir deve sesi geldi. Bunun üzerine tekbiri bıraktı ve "Bu ses, dedi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın devesi Ced'â'nın sesi, muhakkak ki hacc konusunda Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yeni bir karara varmıştır, belki de bu, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın kendisidir, bu durumda namazı birlikte kılarız." dedi.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Devenin sırtındaki Ali (radıyallahu anh) idi. Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) ona: "Hacc emiri olarak mı geldin, elçi olarak mı?" diye sordu. Hz. Ali (radıyallahu anh): "Elçi olarak geldim, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) beni Berâe suretiyle gönderdi. Onu hacc mahallerinde halka okuyup tebliğ edeceğim" dedi.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Sonra kurban günü geldi. Arafat'ı terketti. Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) dönünce, tekrar halka hitabetti. Onlara Arafat'ı terketme (âdâbın)dan kesimlerinden (vesâir) menâsiklerinden sözetti. Sözü bitince, yine Hz. Ali (kerremallah vechehu) ayağa kalktı, halka, Berâe suresini sonuna kadar okudu.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Nefru'l-evvel günü (Mina'dan Mekke'ye hareket günü) Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) kalktı ve halka bir hitabede daha bulundu. Mina'yı nasıl terkedeceklerini, nasıl taşlama yapacaklarını tarif etti, haccın menâsikini öğretti. Konuşmasını bitirince fecirden Hz. Ali (radıyallahu anh) kalktı. Halka Berâe suresini sonuna kadar (bir kere daha) okudu."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Nesâî Hacc 186, 187, (5, 247-248).[/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=blue][/COLOR] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]882-- Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün mescidde iken hafıf bir uyku kestirmesi yaptı, sonra gülerek başını kaldırdı. Kendisine:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"Ey Allah'ın Resülü, niçin gülüyorsunuz?" diye sorulunca:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]" Bana az önce şu süre nazil oldu" deyip besmele çekti, sonuna kadar Kevser süresini okudu:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"Bismillahirrahmanirrahim, Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir" (Kevser 1-3).[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Resûlullah kıraatı tamamlayınca sordu:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"Kevser'in ne olduğunu biliyor musunuz?"[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Biz:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Allah ve Resûlü bilir" dedik.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"Bu bir nehirdir. Rabbim onu bana vâdetmiştir. O nehir üzerinde pek çok hayırlar var. Bu bir havuzdur da. Kıyamet günü ümmetim onun başında (su içmek üzere) toplanacak. Bu havuzdaki maşrapalar gökteki yıldızlar kadar çoktur. Derken içlerinden bir kul çıkarılıp atılacak. Ben müdâhale edip: "Ey Rabbim (onu niye atıyorsun) o benim ümmetimdendir?" diyeceğim. Ancak Cenab-ı Hakk: "Bunlar senden sonra ne bid'atler işlediler senin haberin yok" diyecek."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Buhârî, Tefsir, İnnâ a'taynake'l-kevser 1, Rikâk 53, Müslim, Salat 53, (400); Tirmizî,Tefsir, Kevser (3357), Ebü Davud, Sünnet 26, (4747, 4748); Nesâî, Salât 21, (2,133,134).[/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=blue][/COLOR] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]1050 - İmrân İbnu'l-Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Sakif, Benî Ukayl'in müttefiki idi. Sakîfliler, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabından iki kişiyi esir ettiler. Buna mukabil Müslümanlar da Benî Ukayl'dan bir kişiyi esir ettiler, adamla birlikte Adbâ adlı deveyi de ele geçirdiler. Adam bağlı halde iken Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanına geldi. Adam:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Ey Muhammed!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]" Ne istiyorsun?" diye sordu:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Beni niye yakaladınız, hacıları geçene (yani Adbâ'ya) niye el koydunuz?" dedi:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) meseleyi büyütmek için:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"Seni müttefiklerin olan Sakifin cinayetinden dolayı yakaladım!" cevabını verdi, sonra oradan ayrılıp gitti. Adam tekrar seslenerek:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Ey Muhammed! Ey Muhammed" dedi. Resûlulah (aleyhissalâtu vesselâm) merhametli ve nezâketli idi. Adama dönerek:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]" Ne istiyorsun?" dedi. Adam:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Ben Müslümanım!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Sen bunu, daha önce, kendi umuruna mâlik iken söylemiş olsaydın, tamamiyle kurtulurdun" dedi ve adamdan uzaklaştı. Adam tekrar:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Ey Muhammed, ey Muhammed!" diye bağırdı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) geri gelerek:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Ne istiyorsun?" dedi. Adam:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Açım, doyur beni, susadım, su ver bana!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Hacetin bu mu?" dedi. Adam öbür iki kişiye mukabil fıdye yapıldı."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Râvi İmrân sözüne şöyle devam etti: "Ensâr'dan bir kadın esir edildi.Adbâ dahi ele geçirildi. Kadın bağa vurulmuştu. Halk develerini evlerinin önünde dinlendiriyorlardı.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Bir akşam bu kadın ipten boşanarak develerin yanına geldi. Kadın deveye yaklaştı mı deve böğürüyordu. O da birini bırakıp öbürüne yaklaşıyordu. Sonunda Adbâ'ya yaklaştı. Bu böğürmedi.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Râvî der ki: "Bu pişkin bir deve idi" -bir rivayette: "O terbiyeden geçmiş bir deve idi" denmiştir. Ebu Dâvud'da: "Uysal bir deve" denmiştir. Kadın devenin arkasına bindi, hayvanı sürüp yola revân oldu.[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Kadının kaçtığını hissettiler, arayıp taradılar, ama bulamadılar.Kadın, Allah kendisine kurtulma nasib ederse, deveyi Allah için kurban etmeyi adadı. Medine'ye gelince, halk onun kurtulduğunu görünce: "Adbâ, Resûlullah (aleyhisssalâtu vesselâm)'ın devesi!" diye bağrıştı. Kadın:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Ben nezretmişim. Allah beni kurtarırsa onu kurban edeceğim diye!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelip bu durumu haber verdiler. O:[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]"- Sübhânallah! Hayvancağıza ne kötü mühâfaat vermiş: Allah onu bunun üzerinde kurtarırsa o tutup bunu kesecek ha! Olacak şey mi? Hayır! Günah olan bir nezre uyulmaz, şahsen sâhip olmadığı bir şey üzerine yaptığı nezre de uymaz!" dedi."[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Calibri][COLOR=blue][B]Müslim, Nüzür 8, (1641); Ebu Dâvud, Eymân 28, (3316).[/B][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst