Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 167671" data-attributes="member: 5987"><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1272 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: "Kim hacc aylarında umre yapar, sonra Mekke'de hacc zamanı gelinceye kadar ikamet ederse bu kimse, hacc da yaparsa mütemettidir. Bu durumda kolayına gelen bir <span style="color: white">kurban</span> kesmesi vacib olur. Eğer <span style="color: white">kurban</span> bulamazsa, üç günü hacc sırasında, yedi günü de döndüğü zaman olmak üzere (on gün) oruç tutar. "</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">İmam Mâlik der ki: "Bu hüküm, o kimsenin hacc zamanına kadar orada ikamet etmesi ve aynı sene içinde hacc yapması halinde câridir."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Hacc 62, (1, 344).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta'nın bir diğer rivayetinde der ki: "Allah'a yemin olsun, haccdan önce umre yapıp (bu sebeple) <span style="color: white">kurban</span> kesmem, haccdan sonra Zilhicce ayında umre yapmamdan daha sevimlidir."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1275 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) şöyle demiştir: "Oruç, umre yapıp hacca kadar temettuda bulunup da hacc için ihrama girmesinden arefe gününe kadar <span style="color: white">kurban</span> bulamayan kimse içindir. Eğer orucu tutmazsa, Minâ günlerinde tutar" İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) de böyle hükmediyordu.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Hacc 255, (1, 426).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1276 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Veda haccında),Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ve ashabı (radıyallahu anhüm), hacc için ihrama girdikleri vakit, Resûlullah ile Talha hariç, hiç kimsenin kurbanlığı yoktu. O sırada Hz. Ali, beraberinde bir kurbanlık olduğu halde Yemen'den geldi. Ve derhal: "Ben de Resûlullah'ın niyet ettiği şeye niyet ederek ihram giydim" deyip katıldı.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ashabına bu hacclarını umreye çevirmelerini, tavaf yapmalarını, (sa'y yapmalarını), beraberinde kurbanlığı olanlar hariç saçlarını kısa keserek ihramdan çıkmalarını emretti.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Bir kısmı itiraz ederek: "Yani henüz cenabetken Mina'ya mı gideceğiz?" dediler. Bu söz Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ulaşmıştı: "Geride bıraktığım işlerimi tekrar bulsaydım <span style="color: white">kurban</span> getirmezdim. Eğer, beraberimde kurbanlığım olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım" dedi.44)</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Bu sırada Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) hayız oldu. Beytullah'ı tavaf hâriç, haccın bütün menâsikini yerine getirdi. Temizlenince de tavafı yaptı. Dedi ki:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">"Ey Allah'ın Resûlü! Sizler hem umre hem de hacc yapmış olarak burdan ayrılacaksınız, ben ise sadece haccla ayrılacağım!"</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) oğlan kardeşi Abdurrahman İbnu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ)'e, Hz. Aişe'yi (Harem bölgesinin dışında yer alan) Ten'im'e götürmesini emretti. (Hz. Aişe adıyallahu anhâ) orada ihram giyerek) haccdan sonra umre yaptı." 45)</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1433 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Veda haccında Mina'da, halkın meselelerini kendisine sorması için durmuştu. Bir adam gelip:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">"(Ben kurbanın traştan önce olacağını) bilemedim ve kurbandan önce traş oldum?" dedi. Resûlullah (aleyhissalàtu vesselâm):</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">"(Şimdi de kurbanını) kes, burada bir beis yok" cevabını verdi. Bir başkası daha gelip:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">"(Taşı kurbandan önce atmak gerektiğini) bilemedim ve taşlamayı yapmadan <span style="color: white">kurban</span> kestim" dedi. Buna da:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">"Şimdi taşını at, bunda bir mahzur yok!" diye cevap verdi. O gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselàm)'a "Şunu önce, yaptık"; "Bunu sonra yaptık" şeklinde takdim te'hirle ilgili her ne soruldu ise hepsine: "Yap bunda bir mahzur yoktur!" diye cevap verdi."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Buhârî, Hacc 131, İlm. 23, 46,Eymân 15; Müslim, Hacc 327, (1306); Muvatta, Hacc 242, (1, 421); Tirmizî, Hacc 76,(916); Ebu Dâvud, Menâsik 80, (2014); İbnu Mâce, Menâsik 74, (3051).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1443 - Mihnef İbnu Süleym (radıyallahu anh) arlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim şöyle buyurmuştu: "Ey insanlar, her aile sâhibine her sene bir kurbanlık, bir de atîre borç olmuştur. Atîre'nin ne olduğunu biliyor musunuz ? O, recebiye dediğiniz şeydir. "</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizî, Edâhi 18, (1518); Ebu Dâvud, Dahâya 1, (2788); Nesâî, Akîka 6, (7,167-168); İbnu Mace, Menâsik 2, (3125).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1444 - Abdullah İbnu Amr İbnu'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "<span style="color: white">Kurban</span> gününü bayram olarak kutlamakla emrolundum. Onu bu ümmet için Allah bayram kılmıştır" buyurmuştu. Bir adam kendisine:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">"Ey Allah'ın Resûlü! Ben iâreten verilmiş bir hayvandan başka bir şeye sahip değilsem, onu kesebilir miyim?" diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır, dedi, ancak saçını, tırnaklarını kısaltır, bıyıklarından alır, etek traşını olursun. Bu da sana Allah indinde bir <span style="color: white">kurban</span> yerine geçer."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud, Edâhî,1 (2789); Nesâî, Dahâya 2, (7, 213).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1445 - Nâfi' (rahimehullah) anlatıyor: "(Ailenin her ferdi için <span style="color: white">kurban</span> kesmek gerektiği görüşünde olan) Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), anne karnındaki çocuk adına <span style="color: white">kurban</span> kesmezdi."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta Dehâyâ 13, (2, 487).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1446 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte (Hudeybiye senesi) umrede temettu yaptık. O zaman yedi kişi adına bir sığır keserek iştirak ettik. Keza deve de yedi kişi adına kesilmişti."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Müslim, Hacc 355, (1318); Muvatta, Dahâyâ 9, (2, 486); Timizî, Hacc 66, (904); Ebu Dâvud, Dahâya 7, (2807); Nesâî, Dahâyâ 16, (7, 222).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">1447 - İbnu Abbâss (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bir seferde iken <span style="color: white">Kurban</span> Bayramı geldi. <span style="color: white">Kurban</span> için, sığırda yedi kişi, devede on kişi ortak olduk."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: magenta"><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizî, Hacc 66, (905); Nesâî, Dahâya (7, 222).</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 167671, member: 5987"] [B][COLOR=magenta][FONT=Calibri]1272 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: "Kim hacc aylarında umre yapar, sonra Mekke'de hacc zamanı gelinceye kadar ikamet ederse bu kimse, hacc da yaparsa mütemettidir. Bu durumda kolayına gelen bir [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesmesi vacib olur. Eğer [COLOR=white]kurban[/COLOR] bulamazsa, üç günü hacc sırasında, yedi günü de döndüğü zaman olmak üzere (on gün) oruç tutar. "[/FONT] [FONT=Calibri]İmam Mâlik der ki: "Bu hüküm, o kimsenin hacc zamanına kadar orada ikamet etmesi ve aynı sene içinde hacc yapması halinde câridir."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Hacc 62, (1, 344).[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta'nın bir diğer rivayetinde der ki: "Allah'a yemin olsun, haccdan önce umre yapıp (bu sebeple) [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesmem, haccdan sonra Zilhicce ayında umre yapmamdan daha sevimlidir."[/FONT] [FONT=Calibri]1275 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) şöyle demiştir: "Oruç, umre yapıp hacca kadar temettuda bulunup da hacc için ihrama girmesinden arefe gününe kadar [COLOR=white]kurban[/COLOR] bulamayan kimse içindir. Eğer orucu tutmazsa, Minâ günlerinde tutar" İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) de böyle hükmediyordu.[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Hacc 255, (1, 426).[/FONT] [FONT=Calibri]1276 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Veda haccında),Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ve ashabı (radıyallahu anhüm), hacc için ihrama girdikleri vakit, Resûlullah ile Talha hariç, hiç kimsenin kurbanlığı yoktu. O sırada Hz. Ali, beraberinde bir kurbanlık olduğu halde Yemen'den geldi. Ve derhal: "Ben de Resûlullah'ın niyet ettiği şeye niyet ederek ihram giydim" deyip katıldı.[/FONT] [FONT=Calibri]Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ashabına bu hacclarını umreye çevirmelerini, tavaf yapmalarını, (sa'y yapmalarını), beraberinde kurbanlığı olanlar hariç saçlarını kısa keserek ihramdan çıkmalarını emretti.[/FONT] [FONT=Calibri]Bir kısmı itiraz ederek: "Yani henüz cenabetken Mina'ya mı gideceğiz?" dediler. Bu söz Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ulaşmıştı: "Geride bıraktığım işlerimi tekrar bulsaydım [COLOR=white]kurban[/COLOR] getirmezdim. Eğer, beraberimde kurbanlığım olmasaydı, ben de ihramdan çıkardım" dedi.44)[/FONT] [FONT=Calibri]Bu sırada Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) hayız oldu. Beytullah'ı tavaf hâriç, haccın bütün menâsikini yerine getirdi. Temizlenince de tavafı yaptı. Dedi ki:[/FONT] [FONT=Calibri]"Ey Allah'ın Resûlü! Sizler hem umre hem de hacc yapmış olarak burdan ayrılacaksınız, ben ise sadece haccla ayrılacağım!"[/FONT] [FONT=Calibri]Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) oğlan kardeşi Abdurrahman İbnu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ)'e, Hz. Aişe'yi (Harem bölgesinin dışında yer alan) Ten'im'e götürmesini emretti. (Hz. Aişe adıyallahu anhâ) orada ihram giyerek) haccdan sonra umre yaptı." 45)[/FONT] [FONT=Calibri]1433 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Veda haccında Mina'da, halkın meselelerini kendisine sorması için durmuştu. Bir adam gelip:[/FONT] [FONT=Calibri]"(Ben kurbanın traştan önce olacağını) bilemedim ve kurbandan önce traş oldum?" dedi. Resûlullah (aleyhissalàtu vesselâm):[/FONT] [FONT=Calibri]"(Şimdi de kurbanını) kes, burada bir beis yok" cevabını verdi. Bir başkası daha gelip:[/FONT] [FONT=Calibri]"(Taşı kurbandan önce atmak gerektiğini) bilemedim ve taşlamayı yapmadan [COLOR=white]kurban[/COLOR] kestim" dedi. Buna da:[/FONT] [FONT=Calibri]"Şimdi taşını at, bunda bir mahzur yok!" diye cevap verdi. O gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselàm)'a "Şunu önce, yaptık"; "Bunu sonra yaptık" şeklinde takdim te'hirle ilgili her ne soruldu ise hepsine: "Yap bunda bir mahzur yoktur!" diye cevap verdi."[/FONT] [FONT=Calibri]Buhârî, Hacc 131, İlm. 23, 46,Eymân 15; Müslim, Hacc 327, (1306); Muvatta, Hacc 242, (1, 421); Tirmizî, Hacc 76,(916); Ebu Dâvud, Menâsik 80, (2014); İbnu Mâce, Menâsik 74, (3051).[/FONT] [FONT=Calibri]1443 - Mihnef İbnu Süleym (radıyallahu anh) arlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim şöyle buyurmuştu: "Ey insanlar, her aile sâhibine her sene bir kurbanlık, bir de atîre borç olmuştur. Atîre'nin ne olduğunu biliyor musunuz ? O, recebiye dediğiniz şeydir. "[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizî, Edâhi 18, (1518); Ebu Dâvud, Dahâya 1, (2788); Nesâî, Akîka 6, (7,167-168); İbnu Mace, Menâsik 2, (3125).[/FONT] [FONT=Calibri]1444 - Abdullah İbnu Amr İbnu'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "[COLOR=white]Kurban[/COLOR] gününü bayram olarak kutlamakla emrolundum. Onu bu ümmet için Allah bayram kılmıştır" buyurmuştu. Bir adam kendisine:[/FONT] [FONT=Calibri]"Ey Allah'ın Resûlü! Ben iâreten verilmiş bir hayvandan başka bir şeye sahip değilsem, onu kesebilir miyim?" diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır, dedi, ancak saçını, tırnaklarını kısaltır, bıyıklarından alır, etek traşını olursun. Bu da sana Allah indinde bir [COLOR=white]kurban[/COLOR] yerine geçer."[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud, Edâhî,1 (2789); Nesâî, Dahâya 2, (7, 213).[/FONT] [FONT=Calibri]1445 - Nâfi' (rahimehullah) anlatıyor: "(Ailenin her ferdi için [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesmek gerektiği görüşünde olan) Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), anne karnındaki çocuk adına [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesmezdi."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta Dehâyâ 13, (2, 487).[/FONT] [FONT=Calibri]1446 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte (Hudeybiye senesi) umrede temettu yaptık. O zaman yedi kişi adına bir sığır keserek iştirak ettik. Keza deve de yedi kişi adına kesilmişti."[/FONT] [FONT=Calibri]Müslim, Hacc 355, (1318); Muvatta, Dahâyâ 9, (2, 486); Timizî, Hacc 66, (904); Ebu Dâvud, Dahâya 7, (2807); Nesâî, Dahâyâ 16, (7, 222).[/FONT] [FONT=Calibri]1447 - İbnu Abbâss (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bir seferde iken [COLOR=white]Kurban[/COLOR] Bayramı geldi. [COLOR=white]Kurban[/COLOR] için, sığırda yedi kişi, devede on kişi ortak olduk."[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizî, Hacc 66, (905); Nesâî, Dahâya (7, 222).[/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst