Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 167674" data-attributes="member: 5987"><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1461 - Asım İbnu Küleyb babasından, o da Mücâşi' es-Sülemî (radıyallahu anh)'den haber veriyor. Onun rivayeti üzere: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Koyunun kuzusu, keçiden ikinci yaşına basanın gördüğü vazifeyi görür" buyurmuştur.</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud, Dahâya 5, (2799); Nesâî, Dahâya 13, (7,219); İbnu Mâce, Edâhi 7, (3140).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1462 - Hz.Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), (kurbanlık olarak keseceğimiz hayvanın) göz ve kulaklarına dikkat etmemizi, "Kulağı önden delinmişi veya arkadan delinmişi veya ortadan yarılmışı, veya yuvarlak delirımişi <span style="color: white">kurban</span> yapmayın"diye emretti."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizî, Edâhî 6, (1498); Ebu Dâvud, Dahâya 6, (2804, 2805, 2806), Nesâî,Edâhî 10, (7, 217); 11,12, İbnu Mâce, Edâhî 8, (3142).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1463 - Ubeyd İbnu Fîrüz, Berâ (radıyallahu anh)'dan naklen, Reslullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini rivayet etmiştir:</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Kurbanlıklarda körlüğü belli olan kör, hastalığı açıkca belli olan hasta, (yürümeye mâni olacak derecede) topallığı açık ola topal, iliği kurumuş zayıf hayvanın <span style="color: white">kurban</span> edilmesi caiz değildir. "</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Dahâyâ 1, (2,482); Tirmizî, Edâhî, 5, (1497); Ebu Dâvud, Dahâya 6, (2802); Nesâî, Dahâyâ 5,6, 7, (7,214, 215).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1464 - Yezid Zî-Mısr anlatıyor: "Utbe İbnu Abd essülemî'ye gelip: "Ey Ebu'l-Velid! Kurbanlık almak için çıkmıştım, hoşuma giden bir şey bulamadırn. Azıları dökülmüş bir şey vardı, ona da gönlüm razı olmadı. Siz ne dersiniz?" diye sordum.</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Onu bana getirmedin mi?" demesin mi.?</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Sübhanallah, dedim, yani o, senin için câiz de benim için mi câiz değil?"</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Evet, öyledir, dedi..Sen şüphe ediyorsun, ben etmiyorum. Bilesin ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselàm) şunları yasakladı: "Kulağı dibinden kesik, boynuzu dibinden çıkmış, gözünün biri oyulmuş, (zayıflığı, dermansızlığn sebebiyle sürüden kalıp) yatır olmuş, ayağı kırılmış."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud, Dahâya 6, (2803).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1465 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Zülhuleyfe'de öğle namazını kıldı, sonra kurbanlık devesini getirip hörgücünün sağ yanına nişanı vurdu, kan akıttı (boynuna) iki tane nalın taktı. Sonra binek devesine atladı. Beydâ düzlüğüne ulaşınca, hacca niyet ederek telbiye getirdi."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Müslim, Hacc 205 (1243); Tirmizî, Hacc 67, (906); Ebu Dâvud, Menâsik 15, (1752); Nesâî, Hacc 63, (5,170172); İbnu Mâce, Menâsik 96, (3097).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1466 - Hz. Ayşe (radıyallahu anhâ)'nin bir rivayetine göre, "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) <span style="color: white">kurban</span> olarak davar sevketti ve koyunlara işaret taktı."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Buhârî Hacc 110, Edâhî 15; Müslim, Hacc 359, (1321); Tirmizî, Hacc 70, (909); Ebu Dâvud, Menâsik 15, (1755); Nesâî, Hacc 69, (5,173,174); İbnu Mâce; Menâsik 95, (3096).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1467 - Vekî' (rahimehullah): "<span style="color: white">Kurban</span> olacak deveye nişan vurup, boynuna alâmet takmak sünnettir" demişti. Ehl-i reyden birisi kendisine:</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Nehâî'den, bunun müsle (eziyet) olduğu rivayet edilmiştir" dedi.Vekî 'kızarak:</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Ben sana "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devesine işaret vurdu, bu sünnettir" diyorum, sen bana: "Falandan rivayet edildi" diyorsun. Sen hapse tıkılıp şu sözünden vazgeçinceye kadar salınmamaya ne kadar lâyıksın!" der.</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizî, Hacc 67, (906).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1468 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Namazdan önce <span style="color: white">kurban</span> kesmiş olan (bilsin ki, kestiği <span style="color: white">kurban</span> değildir, ailesine et takdim etmiştir), yeniden kessin!"buyurdu."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Buhârî, Edâhî 1, 4, 12, Iydeyn 5, 23; Müslim, Edâhî 16, (1962); Nesâî, Iydeyn 30, (3,193).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1469 - Berâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ebu Bürde İbnu Niyâr (radıyallahu anh) namazdan önce kurbanını kesmişti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona:</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Kurbanını yenile!" dedi. Ebu Bürde:</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Ey Allah'ın Resûlü, benim sadece bir oğlağım var. Ancak nazarımda yıllanmış olandan daha kıymetlidir!" deyince: "Öbürünün yerine bunu <span style="color: white">kurban</span> et. Ancak oğlak senden sonra, kimseye <span style="color: white">kurban</span> için yeterli olmayacak!" dedi."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Buharî, Edâhî 1, 8,11,12, Iydeyn 3, 5, 8,10,17, 23; Müslim, Edâhî 4, (1961); Tirmizî, Edâhî 12, (1508); Ebû Dâvud, Dahâya 5, (2800); Nesâî, Dahâya 17, (7, 222, 223).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1470 - İmam Mâlik'e ulaştığına göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mina'da şöyle demiştir: "İşte <span style="color: white">kurban</span> kesilen yer. Mina'nın her tarafı kesim yeridir."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Umre sırasında da şöyle buyurmuştur: "Burası <span style="color: white">kurban</span> kesme yeridir." "Burası" sözü ile Merve'yi kastedmiştir. Mekke'nin bütün geçit ve yolları <span style="color: white">kurban</span> kesme yeridir."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Hacc 178, (1, 393); Ebu Dâvud, Menâsik 65, (1937); İbnu Mâe, Menâsik 73, (3048).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1471 - Nafi' (rahimehullah) anlatıyor: "Kim bir bedene kesmeye nezrederse, artık devesine alâmet olarak iki nalın takar, (hörgücünü kanatarak) nişan vurur, sonra da onu Beytullah'ın yanında veya Mina'da yevm-i nahrde (bayramın birinci günü) keser. <span style="color: white">Kurban</span> için bir başka kesim yeri yoktur. Kim de deve veya sığırdan cezûr adamış ise onu dilediği yerde keser."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Hacc 182, (1, 394).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1472 - Yine Nâfi'nin anlattığına göre İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) şu açıklamayı yapmıştır: "<span style="color: white">Kurban</span> günleri, yevm-i nahr'den sonra iki gündür."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">İmam Malik der ki: "Bana, bunun aynısı Ali İbnu Ebî Talib (radıyallahu anh)'den de ulaştı."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Dahƒya 12, (2, 487).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1473 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yevm-i nahr'de alacalı, boynuzlu ve iğdiş edilmiş iki koç kesti. Koçları kesmek üzere (yatırıp kıbleye) yöneltince: "Şüphesiz ki ben, bir muvahhid (Allah'ı bir tanıyıcı) olarak yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim" ve "Şüphesiz benim namazım da, menâsikim de, hayatım da, ölümüm de hiçbir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allah'ındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmette) Müslüman olanların ilkiyim" (En'âm 162) (âyetlerini okudu ve<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite1" alt=":)" title="Smile :)" loading="lazy" data-shortname=":)" /></span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Ey Rabbim (bu <span style="color: white">kurban</span> bize) sendendir, senin rızan için (kesiyoruz) ve sana (ulaşacak)tır. Ey Rabbim, Muhammed ve ümmetinden bunu kabul buyur. Bismillahi vallahu ekber!" deyip, sonra koçu kesti."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud, Dahâya 4, (2795); Tirmizî, Edâhî 21, (1520); İbnu Mâce, Edâhî 1, (3121).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1474 - Yine Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'le musallâda hazır bulundum. Hutbesini tamamlayınca minberinden indi. Kurbanlık koçuna gelip kendi eliyle kesti. Keserken: "Bismillahi vallahu ekber. Bu benim adıma ve ümmetimden <span style="color: white">kurban</span> kesmeyenlerin adınadır!" dedi."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizî, Edâhî 22, (1522).</span></span></p><p><span style="color: dimgray"></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">1475 - Garafe İbnu'l-Hâris el-Kindî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Vedâ haccında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a şâhid oldum. Kendisine (kesmesi için) bir deve getirilmişti.</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Bana Ebu'l-Hasan'ı çağırın !" dedi. Hz. Ali (radıyallahu anh) çağırıldı.</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"Harbenin aşağısından tut!" dedi. Hz. Ali tuttu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da yukarısından yakaladı. İkisi birden deveye dürttüler. Deve sol ön ayağından bağlıydı. Diğer ayaklarının üstünde ayakta duruyordu. Deveyi kesip yere yıkınca:</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">"İsteyen parça alsın!" dedi. Bu müşâhedem Mina'da yevm-i nahrde idi. Kesim işinden boşalınca, katırına bindi. Hz. Ali (radıyallahu anh)'yi de terkisine aldı."</span></span></p><p><span style="color: dimgray"><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dƒvud, Menƒsik 19,1766.)</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 167674, member: 5987"] [COLOR=dimgray][FONT=Calibri]1461 - Asım İbnu Küleyb babasından, o da Mücâşi' es-Sülemî (radıyallahu anh)'den haber veriyor. Onun rivayeti üzere: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Koyunun kuzusu, keçiden ikinci yaşına basanın gördüğü vazifeyi görür" buyurmuştur.[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud, Dahâya 5, (2799); Nesâî, Dahâya 13, (7,219); İbnu Mâce, Edâhi 7, (3140).[/FONT][/COLOR] [COLOR=dimgray][FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1462 - Hz.Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), (kurbanlık olarak keseceğimiz hayvanın) göz ve kulaklarına dikkat etmemizi, "Kulağı önden delinmişi veya arkadan delinmişi veya ortadan yarılmışı, veya yuvarlak delirımişi [COLOR=white]kurban[/COLOR] yapmayın"diye emretti."[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizî, Edâhî 6, (1498); Ebu Dâvud, Dahâya 6, (2804, 2805, 2806), Nesâî,Edâhî 10, (7, 217); 11,12, İbnu Mâce, Edâhî 8, (3142).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1463 - Ubeyd İbnu Fîrüz, Berâ (radıyallahu anh)'dan naklen, Reslullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini rivayet etmiştir:[/FONT] [FONT=Calibri]"Kurbanlıklarda körlüğü belli olan kör, hastalığı açıkca belli olan hasta, (yürümeye mâni olacak derecede) topallığı açık ola topal, iliği kurumuş zayıf hayvanın [COLOR=white]kurban[/COLOR] edilmesi caiz değildir. "[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Dahâyâ 1, (2,482); Tirmizî, Edâhî, 5, (1497); Ebu Dâvud, Dahâya 6, (2802); Nesâî, Dahâyâ 5,6, 7, (7,214, 215).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1464 - Yezid Zî-Mısr anlatıyor: "Utbe İbnu Abd essülemî'ye gelip: "Ey Ebu'l-Velid! Kurbanlık almak için çıkmıştım, hoşuma giden bir şey bulamadırn. Azıları dökülmüş bir şey vardı, ona da gönlüm razı olmadı. Siz ne dersiniz?" diye sordum.[/FONT] [FONT=Calibri]"Onu bana getirmedin mi?" demesin mi.?[/FONT] [FONT=Calibri]"Sübhanallah, dedim, yani o, senin için câiz de benim için mi câiz değil?"[/FONT] [FONT=Calibri]"Evet, öyledir, dedi..Sen şüphe ediyorsun, ben etmiyorum. Bilesin ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselàm) şunları yasakladı: "Kulağı dibinden kesik, boynuzu dibinden çıkmış, gözünün biri oyulmuş, (zayıflığı, dermansızlığn sebebiyle sürüden kalıp) yatır olmuş, ayağı kırılmış."[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud, Dahâya 6, (2803).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1465 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Zülhuleyfe'de öğle namazını kıldı, sonra kurbanlık devesini getirip hörgücünün sağ yanına nişanı vurdu, kan akıttı (boynuna) iki tane nalın taktı. Sonra binek devesine atladı. Beydâ düzlüğüne ulaşınca, hacca niyet ederek telbiye getirdi."[/FONT] [FONT=Calibri]Müslim, Hacc 205 (1243); Tirmizî, Hacc 67, (906); Ebu Dâvud, Menâsik 15, (1752); Nesâî, Hacc 63, (5,170172); İbnu Mâce, Menâsik 96, (3097).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1466 - Hz. Ayşe (radıyallahu anhâ)'nin bir rivayetine göre, "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) [COLOR=white]kurban[/COLOR] olarak davar sevketti ve koyunlara işaret taktı."[/FONT] [FONT=Calibri]Buhârî Hacc 110, Edâhî 15; Müslim, Hacc 359, (1321); Tirmizî, Hacc 70, (909); Ebu Dâvud, Menâsik 15, (1755); Nesâî, Hacc 69, (5,173,174); İbnu Mâce; Menâsik 95, (3096).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1467 - Vekî' (rahimehullah): "[COLOR=white]Kurban[/COLOR] olacak deveye nişan vurup, boynuna alâmet takmak sünnettir" demişti. Ehl-i reyden birisi kendisine:[/FONT] [FONT=Calibri]"Nehâî'den, bunun müsle (eziyet) olduğu rivayet edilmiştir" dedi.Vekî 'kızarak:[/FONT] [FONT=Calibri]"Ben sana "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devesine işaret vurdu, bu sünnettir" diyorum, sen bana: "Falandan rivayet edildi" diyorsun. Sen hapse tıkılıp şu sözünden vazgeçinceye kadar salınmamaya ne kadar lâyıksın!" der.[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizî, Hacc 67, (906).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1468 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Namazdan önce [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesmiş olan (bilsin ki, kestiği [COLOR=white]kurban[/COLOR] değildir, ailesine et takdim etmiştir), yeniden kessin!"buyurdu."[/FONT] [FONT=Calibri]Buhârî, Edâhî 1, 4, 12, Iydeyn 5, 23; Müslim, Edâhî 16, (1962); Nesâî, Iydeyn 30, (3,193).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1469 - Berâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ebu Bürde İbnu Niyâr (radıyallahu anh) namazdan önce kurbanını kesmişti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona:[/FONT] [FONT=Calibri]"Kurbanını yenile!" dedi. Ebu Bürde:[/FONT] [FONT=Calibri]"Ey Allah'ın Resûlü, benim sadece bir oğlağım var. Ancak nazarımda yıllanmış olandan daha kıymetlidir!" deyince: "Öbürünün yerine bunu [COLOR=white]kurban[/COLOR] et. Ancak oğlak senden sonra, kimseye [COLOR=white]kurban[/COLOR] için yeterli olmayacak!" dedi."[/FONT] [FONT=Calibri]Buharî, Edâhî 1, 8,11,12, Iydeyn 3, 5, 8,10,17, 23; Müslim, Edâhî 4, (1961); Tirmizî, Edâhî 12, (1508); Ebû Dâvud, Dahâya 5, (2800); Nesâî, Dahâya 17, (7, 222, 223).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1470 - İmam Mâlik'e ulaştığına göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mina'da şöyle demiştir: "İşte [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesilen yer. Mina'nın her tarafı kesim yeridir."[/FONT] [FONT=Calibri]Umre sırasında da şöyle buyurmuştur: "Burası [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesme yeridir." "Burası" sözü ile Merve'yi kastedmiştir. Mekke'nin bütün geçit ve yolları [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesme yeridir."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Hacc 178, (1, 393); Ebu Dâvud, Menâsik 65, (1937); İbnu Mâe, Menâsik 73, (3048).[/FONT] [FONT=Calibri]1471 - Nafi' (rahimehullah) anlatıyor: "Kim bir bedene kesmeye nezrederse, artık devesine alâmet olarak iki nalın takar, (hörgücünü kanatarak) nişan vurur, sonra da onu Beytullah'ın yanında veya Mina'da yevm-i nahrde (bayramın birinci günü) keser. [COLOR=white]Kurban[/COLOR] için bir başka kesim yeri yoktur. Kim de deve veya sığırdan cezûr adamış ise onu dilediği yerde keser."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Hacc 182, (1, 394).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1472 - Yine Nâfi'nin anlattığına göre İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) şu açıklamayı yapmıştır: "[COLOR=white]Kurban[/COLOR] günleri, yevm-i nahr'den sonra iki gündür."[/FONT] [FONT=Calibri]İmam Malik der ki: "Bana, bunun aynısı Ali İbnu Ebî Talib (radıyallahu anh)'den de ulaştı."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Dahƒya 12, (2, 487).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1473 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yevm-i nahr'de alacalı, boynuzlu ve iğdiş edilmiş iki koç kesti. Koçları kesmek üzere (yatırıp kıbleye) yöneltince: "Şüphesiz ki ben, bir muvahhid (Allah'ı bir tanıyıcı) olarak yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim" ve "Şüphesiz benim namazım da, menâsikim de, hayatım da, ölümüm de hiçbir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allah'ındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmette) Müslüman olanların ilkiyim" (En'âm 162) (âyetlerini okudu ve:)[/FONT] [FONT=Calibri]"Ey Rabbim (bu [COLOR=white]kurban[/COLOR] bize) sendendir, senin rızan için (kesiyoruz) ve sana (ulaşacak)tır. Ey Rabbim, Muhammed ve ümmetinden bunu kabul buyur. Bismillahi vallahu ekber!" deyip, sonra koçu kesti."[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud, Dahâya 4, (2795); Tirmizî, Edâhî 21, (1520); İbnu Mâce, Edâhî 1, (3121).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1474 - Yine Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'le musallâda hazır bulundum. Hutbesini tamamlayınca minberinden indi. Kurbanlık koçuna gelip kendi eliyle kesti. Keserken: "Bismillahi vallahu ekber. Bu benim adıma ve ümmetimden [COLOR=white]kurban[/COLOR] kesmeyenlerin adınadır!" dedi."[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizî, Edâhî 22, (1522).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1475 - Garafe İbnu'l-Hâris el-Kindî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Vedâ haccında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a şâhid oldum. Kendisine (kesmesi için) bir deve getirilmişti.[/FONT] [FONT=Calibri]"Bana Ebu'l-Hasan'ı çağırın !" dedi. Hz. Ali (radıyallahu anh) çağırıldı.[/FONT] [FONT=Calibri]"Harbenin aşağısından tut!" dedi. Hz. Ali tuttu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da yukarısından yakaladı. İkisi birden deveye dürttüler. Deve sol ön ayağından bağlıydı. Diğer ayaklarının üstünde ayakta duruyordu. Deveyi kesip yere yıkınca:[/FONT] [FONT=Calibri]"İsteyen parça alsın!" dedi. Bu müşâhedem Mina'da yevm-i nahrde idi. Kesim işinden boşalınca, katırına bindi. Hz. Ali (radıyallahu anh)'yi de terkisine aldı."[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dƒvud, Menƒsik 19,1766.)[/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst