Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 167676" data-attributes="member: 5987"><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1486 - Hz. Câbir (radıyallahu anh)'e; kurbanlığa binme hususunda sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim şöyle demişti: "Kurbanlığa, mecbur kaldıysan ma'ruf üzere bin. Bir başka sırt (binek) bulunca da in."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Müslim, Hacc 375, (1324); Ebu Dâvud, Menâsik 18, (1761); Nesâî, Hacc 76, (5,177).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1487 - Hz. Aiş (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine'de iken Kâbe'ye <span style="color: white">kurban</span> sunar, ben de kurbanının boynuna takılacak nişanlarını hazırlardım. Bu sırada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlıların sakındığı yasaklardan sakınmazdı."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Buhârî, Hacc 110, Edâhî 15; Müslim 359, (1321); Muvatta, Hacc 51, (1, 340); Tirmizî, Hacc 69 (908); Ebu Dâvud, Menâsik 17, (1757, 1758, 1759); Nesâî, Hacc 65, 66, 67, 68, 69, 72, (5,171,178); İbnu Mâce, Menâsik 94, (3094).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1488 - Hz. Câbir (radıyallahu anh)'in anlattığına göre: "Ashab'tan Medine'de Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ile kalanlardan bir kısmı Kâbe'ye kurbanlıklar göndermiş, bunlardan dileyen ihrama girmiş, dileyen de girmemiştir."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Nesâî, Hacc 71, (5,174).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1489 - Rebîâ İbnu Abdillah İbni'l-Hüdeyrin anlattığına göre: "Irak'ta elbiseden soyunmuş bir adam görür ve sebebini sorar. Kendisine, bu adamın Kâbe'ye kurbanlık gönderdiği, bu sebeple elbiseleri attığı belirtilir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Rebîa der ki: "Sonra ben Abdullah İbnu Zübeyr'le karşılaştım ve bu durumu ona anlattım. Bana:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">"Kâbe'nin Rabbine kasem olsun bu bid'attır" dedi."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Hacc 53, (1, 341).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1490 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Bedene (yolda) doğuracak olursa, yavrusu da götürülüp annesiyle birlikte kesilir. Yavruyu taşıyacak bir mahmel (taşıyıcı) bulunmazsa annesine yükletilir."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Hacc 143, (1, 378).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1491 - Yine İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'in anlattığına göre: "Babası Hz.Ömer, necib (denen çok muteber cinsten bir deveyi) Kâbe'ye <span style="color: white">kurban</span> olarak bağışlamıştı. (O ara necibe) üç yüz dinar verdiler.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gidip sordu:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">"Ben necibi Kâbe'ye bağışlamıştım. Bu ara bazıları gelip üç yüz dinar verip satın almak istediler. Bunu satıp yerine bir başka deve alayım mı?" "Hayır, dedi. Başkasını değil, onu keseceksin!"</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud, Menâsik 16, (1756).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1492 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hudeybiye senesinde, Kâbe'de kesilmek üzere bir çok deveyi <span style="color: white">kurban</span> kıldı. Bunlar arasında (vaktiyle) Ebu Cehl'e ait olan, başında gümüşten -bazı râviler altından der- mâmul bir büre bulunan deve de vardı. Bununla, müşrikleri öfkelendiriyordu."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Ebu Dâvud,Menâsik 13, (1749).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1493 - Nafi' anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüâ), kurbanlık devesine kabâtî ketenden, yünden mâmul renkli kilimlerden, iki parçalı takımlardan çul sarar, sonra bunu Kâbe'ye yollardı. Bunlarla orada Kâbe'ye örgü yapılırdı."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Muvatta, Hacc 146, (1, 379, 380).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1494 - Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), (beni göndererek), kurbanlık develeriyle ilgilenmemi, onların etlerini, derilerini, çullarını tasadduk etmemi, bunlardan kasaba bir (ücret) vermememi tenbih etti."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Kasaba ücretini kendimizden öderdik."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Buhârî, Hacc 122,112,120,122, Vekâlet 1; Müslim, Hacc 348, (1317); Ebu Dâvud, Menâsik 20, (1769); İbnu Mâce, Menâsik 97, (3099).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1495 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) kurbanlığını (Mekke ile Medine arasında bir mevki olan) Kudeyd'de satın almıştı. İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) de aynen öyle yaptı."</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizî, Hacc 68, (907).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1496 - Ka'b İbnu Ucre (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Biz Hudeybiye'de iken), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanıma geldi. O sırada ben tenceremin altını yakıyordum. Yüzümde de bitler kaynaşıyordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">"Başındaki şu böcekler seni rahàtsız etmiyor mu ?" diye sordu. Ben:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">"Evet! ediyor!" dedim.. Bana:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">"Öyleyse traş o1 ve üç gün oruç tut veya altı fakiri, her birine yarım sa' vermek suretiyle doyur veya bir <span style="color: white">kurban</span> kes. (Bunlardan hangisini yaparsan olur)" dedi. Ancak bu saydıklarının önce hangisini zikretmişti bilmiyorum" diye cevap verdi. Tam o sırada şu âyet nazil oldu:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">"Artık içinizden kim hasta olur, yahud başından bir eziyeti bulunursa ona oruçtan, ya sadakadan, yahud da kurbandan biriyle fidye vacib olur..." (Bakara 196).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Buhâri, Muhsar 5, 6, 7, 8, Me-gâzî 35, Tefsir, Bakara 32, Merdâ 16, Tıbb 16; Müslim, Hac 80, (1201); Muvatta, Hacc 337,. (1,417); Ebu Dâvud, Menâsik 43, (1856-1861); Tirmizî, Hacc 107 (953); Nesâî, Hacc 96, (5, 194,195); İbnu Mâce, Menâsik 91, (3079).</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">1497 - el-Haccâc İbrıu Amr el-Ensârî (radıyallahu anh) anlatıyor:</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kimin (bir bacağı) kırılır veya sakatlanırsa ihramdan çıkar (ve memleketine döner ve müteâkip sene yeniden hacc yapar. "</span></span></strong></p><p><strong><span style="color: darkslateblue"><span style="font-family: 'Calibri'">Tirmizî, Hacc 96, (940); Ebu Dâvud, Menâsik 44 (1862); Nesâî, Hacc 102, (5,198,199).</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 167676, member: 5987"] [B][COLOR=darkslateblue][FONT=Calibri]1486 - Hz. Câbir (radıyallahu anh)'e; kurbanlığa binme hususunda sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim şöyle demişti: "Kurbanlığa, mecbur kaldıysan ma'ruf üzere bin. Bir başka sırt (binek) bulunca da in."[/FONT] [FONT=Calibri]Müslim, Hacc 375, (1324); Ebu Dâvud, Menâsik 18, (1761); Nesâî, Hacc 76, (5,177).[/FONT][/COLOR][/B] [B][COLOR=darkslateblue][FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1487 - Hz. Aiş (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine'de iken Kâbe'ye [COLOR=white]kurban[/COLOR] sunar, ben de kurbanının boynuna takılacak nişanlarını hazırlardım. Bu sırada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlıların sakındığı yasaklardan sakınmazdı."[/FONT] [FONT=Calibri]Buhârî, Hacc 110, Edâhî 15; Müslim 359, (1321); Muvatta, Hacc 51, (1, 340); Tirmizî, Hacc 69 (908); Ebu Dâvud, Menâsik 17, (1757, 1758, 1759); Nesâî, Hacc 65, 66, 67, 68, 69, 72, (5,171,178); İbnu Mâce, Menâsik 94, (3094).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1488 - Hz. Câbir (radıyallahu anh)'in anlattığına göre: "Ashab'tan Medine'de Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ile kalanlardan bir kısmı Kâbe'ye kurbanlıklar göndermiş, bunlardan dileyen ihrama girmiş, dileyen de girmemiştir."[/FONT] [FONT=Calibri]Nesâî, Hacc 71, (5,174).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1489 - Rebîâ İbnu Abdillah İbni'l-Hüdeyrin anlattığına göre: "Irak'ta elbiseden soyunmuş bir adam görür ve sebebini sorar. Kendisine, bu adamın Kâbe'ye kurbanlık gönderdiği, bu sebeple elbiseleri attığı belirtilir.[/FONT] [FONT=Calibri]Rebîa der ki: "Sonra ben Abdullah İbnu Zübeyr'le karşılaştım ve bu durumu ona anlattım. Bana:[/FONT] [FONT=Calibri]"Kâbe'nin Rabbine kasem olsun bu bid'attır" dedi."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Hacc 53, (1, 341).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1490 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Bedene (yolda) doğuracak olursa, yavrusu da götürülüp annesiyle birlikte kesilir. Yavruyu taşıyacak bir mahmel (taşıyıcı) bulunmazsa annesine yükletilir."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Hacc 143, (1, 378).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1491 - Yine İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'in anlattığına göre: "Babası Hz.Ömer, necib (denen çok muteber cinsten bir deveyi) Kâbe'ye [COLOR=white]kurban[/COLOR] olarak bağışlamıştı. (O ara necibe) üç yüz dinar verdiler.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gidip sordu:[/FONT] [FONT=Calibri]"Ben necibi Kâbe'ye bağışlamıştım. Bu ara bazıları gelip üç yüz dinar verip satın almak istediler. Bunu satıp yerine bir başka deve alayım mı?" "Hayır, dedi. Başkasını değil, onu keseceksin!"[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud, Menâsik 16, (1756).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1492 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hudeybiye senesinde, Kâbe'de kesilmek üzere bir çok deveyi [COLOR=white]kurban[/COLOR] kıldı. Bunlar arasında (vaktiyle) Ebu Cehl'e ait olan, başında gümüşten -bazı râviler altından der- mâmul bir büre bulunan deve de vardı. Bununla, müşrikleri öfkelendiriyordu."[/FONT] [FONT=Calibri]Ebu Dâvud,Menâsik 13, (1749).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1493 - Nafi' anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüâ), kurbanlık devesine kabâtî ketenden, yünden mâmul renkli kilimlerden, iki parçalı takımlardan çul sarar, sonra bunu Kâbe'ye yollardı. Bunlarla orada Kâbe'ye örgü yapılırdı."[/FONT] [FONT=Calibri]Muvatta, Hacc 146, (1, 379, 380).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1494 - Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), (beni göndererek), kurbanlık develeriyle ilgilenmemi, onların etlerini, derilerini, çullarını tasadduk etmemi, bunlardan kasaba bir (ücret) vermememi tenbih etti."[/FONT] [FONT=Calibri]Hz. Ali (radıyallahu anh) der ki: "Kasaba ücretini kendimizden öderdik."[/FONT] [FONT=Calibri]Buhârî, Hacc 122,112,120,122, Vekâlet 1; Müslim, Hacc 348, (1317); Ebu Dâvud, Menâsik 20, (1769); İbnu Mâce, Menâsik 97, (3099).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1495 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) kurbanlığını (Mekke ile Medine arasında bir mevki olan) Kudeyd'de satın almıştı. İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) de aynen öyle yaptı."[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizî, Hacc 68, (907).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1496 - Ka'b İbnu Ucre (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Biz Hudeybiye'de iken), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanıma geldi. O sırada ben tenceremin altını yakıyordum. Yüzümde de bitler kaynaşıyordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana:[/FONT] [FONT=Calibri]"Başındaki şu böcekler seni rahàtsız etmiyor mu ?" diye sordu. Ben:[/FONT] [FONT=Calibri]"Evet! ediyor!" dedim.. Bana:[/FONT] [FONT=Calibri]"Öyleyse traş o1 ve üç gün oruç tut veya altı fakiri, her birine yarım sa' vermek suretiyle doyur veya bir [COLOR=white]kurban[/COLOR] kes. (Bunlardan hangisini yaparsan olur)" dedi. Ancak bu saydıklarının önce hangisini zikretmişti bilmiyorum" diye cevap verdi. Tam o sırada şu âyet nazil oldu:[/FONT] [FONT=Calibri]"Artık içinizden kim hasta olur, yahud başından bir eziyeti bulunursa ona oruçtan, ya sadakadan, yahud da kurbandan biriyle fidye vacib olur..." (Bakara 196).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]Buhâri, Muhsar 5, 6, 7, 8, Me-gâzî 35, Tefsir, Bakara 32, Merdâ 16, Tıbb 16; Müslim, Hac 80, (1201); Muvatta, Hacc 337,. (1,417); Ebu Dâvud, Menâsik 43, (1856-1861); Tirmizî, Hacc 107 (953); Nesâî, Hacc 96, (5, 194,195); İbnu Mâce, Menâsik 91, (3079).[/FONT] [FONT=Calibri][/FONT] [FONT=Calibri]1497 - el-Haccâc İbrıu Amr el-Ensârî (radıyallahu anh) anlatıyor:[/FONT] [FONT=Calibri]"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kimin (bir bacağı) kırılır veya sakatlanırsa ihramdan çıkar (ve memleketine döner ve müteâkip sene yeniden hacc yapar. "[/FONT] [FONT=Calibri]Tirmizî, Hacc 96, (940); Ebu Dâvud, Menâsik 44 (1862); Nesâî, Hacc 102, (5,198,199).[/FONT][/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kurban - Hadisler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst