Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Kürt Sorununa Çözüm Risale-i Nur'da
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 176380" data-attributes="member: 857"><p><strong>10-Eğitim: </strong></p><p>Bediüzzamana göre bütün sorunların kaynağın da cehalet yatmakta ve çözüm yolu eğitimden geçmektedir. Divanı Harb-i Örfi'de ki müdaafasın- da kullandığı sözler çok önemlidir: </p><p></p><p>“Ben Vilayat-ı Şarkiyede aşiretlerin hal-i perişaniyetini görüyordum. Anladım ki: Dünyevi bir saadetimiz, bir cihetle fünun-u cedide-i medeniye ile olacak. O fünunda gayr-ı müteaffin bir mecrası ulema ve bir menbaıda medreseler olmak lazımdır. Tâ ulema-i din, fünun ile ünsiyet peyda etsin.</p><p> </p><p></p><p>Zira, o vilayatta nim-bedevi vatandaşların zimam-ı ihtiyarı ulema elindedir...”</p><p> Bu ifadelerinde Bediüzzaman iki önemli hususa vurgu yapmaktadır. Birincisi Doğu illerinin refah ve saadeti yeni medeniyet fenleri ile olacaktır. Fen ilimlerinin tahsili de ulema ve medreseler vasıtasıyla olmalı, din ve fen ilimleri ünsiyet yakınlık peyda etmelidir. Çünkü burada ikinci önemli husus geliyor: Doğuda yaşayan halk alimlere çok büyük saygı ve hürmet duymakta ve ihtiyarları bir nevi ulemanın elinde bulunmaktadır. Ulemanın soğuk baktığı bir gelişmenin olması adeta imkansızdır. Onun için bölgeye yenilikler alimler ve medreseler vasıtasıyla girmelidir.</p><p> </p><p></p><p>Bediüzzama'ın arzu ettiği ideal eğitim sistemi, din ve fen ilimlerinin birlikte tedris edildiği, Kürtçe, Arapça ve Türkçe dillerin de eğitim yapan, ilmi özerkliğe sahip eğitim müesseselerinin vücuda getirilmesidir. Hayalindeki bu eğitim modelini hayata geçirebilmek için “Medresetüzzehra” projesini geliştirmiş ve projeyi hayata geçirebilmek için çok büyük mücadeleler vermiştir.</p><p> </p><p></p><p>Eğitim müfredatında din ve fen ilimlerinin birlikte okutulmasının gerekliliğini Bediüzzaman şu cümleler ile açıklamaktadır:</p><p> “Vicdanın ziyası, ulum-u diniyedir. Aklın nuru, fünunu medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit; birincisin de taassup ikincisin de hile, şüphe tevellüd eder.”</p><p></p><p></p><p> (Münazarat)</p><p></p><p></p><p></p><p>Fen ilimlerini yanı sıra din ilimleri de okutulsaydı, Tıp Fakültesi mezunu bir genç dağa terörist tedavi etmeye gitmezdi. Mühendislik Fakültesi mezunu bire genç masum insanları katletmek için bomba düzenekler kurmazdı.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 176380, member: 857"] [B]10-Eğitim: [/B] Bediüzzamana göre bütün sorunların kaynağın da cehalet yatmakta ve çözüm yolu eğitimden geçmektedir. Divanı Harb-i Örfi'de ki müdaafasın- da kullandığı sözler çok önemlidir: “Ben Vilayat-ı Şarkiyede aşiretlerin hal-i perişaniyetini görüyordum. Anladım ki: Dünyevi bir saadetimiz, bir cihetle fünun-u cedide-i medeniye ile olacak. O fünunda gayr-ı müteaffin bir mecrası ulema ve bir menbaıda medreseler olmak lazımdır. Tâ ulema-i din, fünun ile ünsiyet peyda etsin. Zira, o vilayatta nim-bedevi vatandaşların zimam-ı ihtiyarı ulema elindedir...” Bu ifadelerinde Bediüzzaman iki önemli hususa vurgu yapmaktadır. Birincisi Doğu illerinin refah ve saadeti yeni medeniyet fenleri ile olacaktır. Fen ilimlerinin tahsili de ulema ve medreseler vasıtasıyla olmalı, din ve fen ilimleri ünsiyet yakınlık peyda etmelidir. Çünkü burada ikinci önemli husus geliyor: Doğuda yaşayan halk alimlere çok büyük saygı ve hürmet duymakta ve ihtiyarları bir nevi ulemanın elinde bulunmaktadır. Ulemanın soğuk baktığı bir gelişmenin olması adeta imkansızdır. Onun için bölgeye yenilikler alimler ve medreseler vasıtasıyla girmelidir. Bediüzzama'ın arzu ettiği ideal eğitim sistemi, din ve fen ilimlerinin birlikte tedris edildiği, Kürtçe, Arapça ve Türkçe dillerin de eğitim yapan, ilmi özerkliğe sahip eğitim müesseselerinin vücuda getirilmesidir. Hayalindeki bu eğitim modelini hayata geçirebilmek için “Medresetüzzehra” projesini geliştirmiş ve projeyi hayata geçirebilmek için çok büyük mücadeleler vermiştir. Eğitim müfredatında din ve fen ilimlerinin birlikte okutulmasının gerekliliğini Bediüzzaman şu cümleler ile açıklamaktadır: “Vicdanın ziyası, ulum-u diniyedir. Aklın nuru, fünunu medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit; birincisin de taassup ikincisin de hile, şüphe tevellüd eder.” (Münazarat) Fen ilimlerini yanı sıra din ilimleri de okutulsaydı, Tıp Fakültesi mezunu bir genç dağa terörist tedavi etmeye gitmezdi. Mühendislik Fakültesi mezunu bire genç masum insanları katletmek için bomba düzenekler kurmazdı. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Kürt Sorununa Çözüm Risale-i Nur'da
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst