Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kürtlere Ne Yapacağız?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ruh" data-source="post: 144946" data-attributes="member: 1370"><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Şubat ayında Erbil'de yapılan Abant toplantısı Türkiye-K.Irak ilişkilerinin minyatür modeli gibiydi. Orada olup bitenlere heyecan ve sitayişle yaklaşanlardan, daha mesafeli bir anlama çabası sergileyenlere, geniş bir yelpazede katılım vardı. Benim dikkatimi çeken ve ev sahiplerinin gözünden kaçmayan ise konuşmaların arasına sızan üstten ve önyargılı sarf edilen sözler olmuştu.</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Yapılan onca olumlu ve yapıcı konuşmanın arasında 'aşiretlerden kurulu bu toplum' diyen bir akademisyenin sözleri toplantının ruhuna hiç uymadığı için tuhaf kaçmıştı. Ev sahipleri, cümlelerin arasına sızan bu üstten ve önyargılı havayı sorun yaptıklarını dile getirdiler. Özellikle KDP medya sorumlusu Sero Kadir'in 'etik' konulu sunuma tepkisi, toplantının seyrini belirlemesi bakımından önemliydi. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Sero Kadir o gün orada bulunan herkese mealen şunu göstermişti: Siz büyük Türk düşünür, yazar ve akademisyenleri, büyük bir ülkeden ve bizden daha gelişmiş olduğu aşikar bir demokrasi deneyiminden geliyorsunuz ama bizler de uzun yıllara yayılan bir var olma mücadelesi veriyoruz. İyi kötü bugüne geldik, kafanızdaki şablonları bir kenara bırakın ve bizimle eşit bir ilişki kurmayı deneyin. Bu daha akılcı ve yararlı olacaktır. Karşılıklı ilişkilerimizde çağa uyan model budur! </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Malumunuz Uluslararası Kriz Grubu'nun 'Irak ve Kürtler' başlıklı raporu yayımlandı. Raporun Türkiye kamuoyunda nasıl yankılandığını izlemişsinizdir. Önyargılar, dar vizyon ve Ortadoğu'da olup biteni anlamakta direnme alışkanlığımız bir kez daha tavan yaptı. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Kriz grubunun raporundan çıkardığı sonuçla Irak Kürtlerinin geleceğini Türkiye ile yakınlaşmakta gördüğünü söyleyen yetkilinin görüşleri geçmiş bütün korkuları ve hevesleri canlandırdı. Kimi; 'aman efendim bu Kürtler uzun vadede ayrılık planı yaptıkları için Türkiye ile yakınlaşmak istiyor' dedi. Kimisi, 'Kürtlerden hayır gelmez, ne Şam'ın şekeri ne Arabın yüzü' tavrıyla 80 yıllık ulusal refleksi yineledi. Daha emperyal vizyonla düşünen bir başka kesim Misak-ı Milli'ye gönderme yaparak 'zaten bizimdi, yine biz yönetiriz' hevesini açık etmekte sakınca görmedi. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Özellikle Irak Kürtleri söz konusu olduğunda Türkiye kamuoyunun düştüğü en belirgin hata, karşısındakini hesaba katmadan konuşması. Karşısındakine herhangi bir karar hakkı tanımaması. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Bu hesaba katmama tavrının bir işlerliğinin olmadığı ortada. Türkiye-K. Irak ilişkilerine geçmişte olduğu gibi klasik ulus-devlet mantığı yahut romantik bir geçmiş özlemiyle yaklaşmak artık mümkün görünmüyor. Çünkü gündemi, tek ya da sınırlı parametrelere dayalı ilişkiler belirlemiyor. Aktörlerin ve sektörlerin bunca çoğaldığı bir zamanda ideolojik çıkışlar kişisel tatmin dışında bir fayda sağlamıyor. Türkiye-Kuzey Irak ilişkilerinin yeni ve farklı zeminlerde ilerlemesi bu nedenlerle kaçınılmaz. Türk dış politikasının Irak Kürtleri ile ilgili derinlikli, sebep sonuç ilişkileri içinde seyreden diplomasisine yön veren de bu gerçeği görmesidir. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Sorun K. Irak konusunda Türkiye kamuoyunun algısını değiştirmekte. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Bugün Türkiye'de kiminle konuşsanız Avrupa Birliği hakkında anlamlı sayılabilecek sözler duyarsınız. Ama K. Irak söz konusu olduğunda ideoloji ve önyargılar dışında makul bir yaklaşımla karşılaşma ihtimali çok zayıf. </em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Bu durum aslında şunu da gösteriyor: Kürtlerin ne istediği, ne yaptığı ve ne yapacağı hakkında kamuoyunda sadece ezberler mevcut. Iraklı Kürtler hakkında zihinlerde hazır duran şu kavramlara bir bakın: dost-düşman, din kardeşi, bin yıllık kardeş halk, bölücüler vb. </em></strong></span></span><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Bunun Iraklı Kürtlerdeki karşılığı; stratejik ortak, müttefik, demokratik komşu, dost ülke, ekonomik ortak vb. </em></strong></span></span><span style="font-size: 10px"><span style="color: green"><strong><em>Kelime tercihleri dahi Türkiye kamuoyu ile Irak Kürdistan'ı arasındaki yaklaşım farkını gösteriyor. Türkiye kamuoyundaki bu sorunlu algının değişmesi şart. Ortadoğu'da artık ayrıştırıcı değil, birleştirici siyasetin geçerli olduğunu her yerde dillendirmek gerekiyor. </em></strong></span></span></p><p></p><p> </p><p><strong><em>Bejan Matur/Zaman</em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ruh, post: 144946, member: 1370"] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Şubat ayında Erbil'de yapılan Abant toplantısı Türkiye-K.Irak ilişkilerinin minyatür modeli gibiydi. Orada olup bitenlere heyecan ve sitayişle yaklaşanlardan, daha mesafeli bir anlama çabası sergileyenlere, geniş bir yelpazede katılım vardı. Benim dikkatimi çeken ve ev sahiplerinin gözünden kaçmayan ise konuşmaların arasına sızan üstten ve önyargılı sarf edilen sözler olmuştu.[/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Yapılan onca olumlu ve yapıcı konuşmanın arasında 'aşiretlerden kurulu bu toplum' diyen bir akademisyenin sözleri toplantının ruhuna hiç uymadığı için tuhaf kaçmıştı. Ev sahipleri, cümlelerin arasına sızan bu üstten ve önyargılı havayı sorun yaptıklarını dile getirdiler. Özellikle KDP medya sorumlusu Sero Kadir'in 'etik' konulu sunuma tepkisi, toplantının seyrini belirlemesi bakımından önemliydi. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Sero Kadir o gün orada bulunan herkese mealen şunu göstermişti: Siz büyük Türk düşünür, yazar ve akademisyenleri, büyük bir ülkeden ve bizden daha gelişmiş olduğu aşikar bir demokrasi deneyiminden geliyorsunuz ama bizler de uzun yıllara yayılan bir var olma mücadelesi veriyoruz. İyi kötü bugüne geldik, kafanızdaki şablonları bir kenara bırakın ve bizimle eşit bir ilişki kurmayı deneyin. Bu daha akılcı ve yararlı olacaktır. Karşılıklı ilişkilerimizde çağa uyan model budur! [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Malumunuz Uluslararası Kriz Grubu'nun 'Irak ve Kürtler' başlıklı raporu yayımlandı. Raporun Türkiye kamuoyunda nasıl yankılandığını izlemişsinizdir. Önyargılar, dar vizyon ve Ortadoğu'da olup biteni anlamakta direnme alışkanlığımız bir kez daha tavan yaptı. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Kriz grubunun raporundan çıkardığı sonuçla Irak Kürtlerinin geleceğini Türkiye ile yakınlaşmakta gördüğünü söyleyen yetkilinin görüşleri geçmiş bütün korkuları ve hevesleri canlandırdı. Kimi; 'aman efendim bu Kürtler uzun vadede ayrılık planı yaptıkları için Türkiye ile yakınlaşmak istiyor' dedi. Kimisi, 'Kürtlerden hayır gelmez, ne Şam'ın şekeri ne Arabın yüzü' tavrıyla 80 yıllık ulusal refleksi yineledi. Daha emperyal vizyonla düşünen bir başka kesim Misak-ı Milli'ye gönderme yaparak 'zaten bizimdi, yine biz yönetiriz' hevesini açık etmekte sakınca görmedi. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Özellikle Irak Kürtleri söz konusu olduğunda Türkiye kamuoyunun düştüğü en belirgin hata, karşısındakini hesaba katmadan konuşması. Karşısındakine herhangi bir karar hakkı tanımaması. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Bu hesaba katmama tavrının bir işlerliğinin olmadığı ortada. Türkiye-K. Irak ilişkilerine geçmişte olduğu gibi klasik ulus-devlet mantığı yahut romantik bir geçmiş özlemiyle yaklaşmak artık mümkün görünmüyor. Çünkü gündemi, tek ya da sınırlı parametrelere dayalı ilişkiler belirlemiyor. Aktörlerin ve sektörlerin bunca çoğaldığı bir zamanda ideolojik çıkışlar kişisel tatmin dışında bir fayda sağlamıyor. Türkiye-Kuzey Irak ilişkilerinin yeni ve farklı zeminlerde ilerlemesi bu nedenlerle kaçınılmaz. Türk dış politikasının Irak Kürtleri ile ilgili derinlikli, sebep sonuç ilişkileri içinde seyreden diplomasisine yön veren de bu gerçeği görmesidir. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Sorun K. Irak konusunda Türkiye kamuoyunun algısını değiştirmekte. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Bugün Türkiye'de kiminle konuşsanız Avrupa Birliği hakkında anlamlı sayılabilecek sözler duyarsınız. Ama K. Irak söz konusu olduğunda ideoloji ve önyargılar dışında makul bir yaklaşımla karşılaşma ihtimali çok zayıf. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [SIZE=2][COLOR=green][B][I]Bu durum aslında şunu da gösteriyor: Kürtlerin ne istediği, ne yaptığı ve ne yapacağı hakkında kamuoyunda sadece ezberler mevcut. Iraklı Kürtler hakkında zihinlerde hazır duran şu kavramlara bir bakın: dost-düşman, din kardeşi, bin yıllık kardeş halk, bölücüler vb. [/I][/B][/COLOR][/SIZE][SIZE=2][COLOR=green][B][I]Bunun Iraklı Kürtlerdeki karşılığı; stratejik ortak, müttefik, demokratik komşu, dost ülke, ekonomik ortak vb. [/I][/B][/COLOR][/SIZE][SIZE=2][COLOR=green][B][I]Kelime tercihleri dahi Türkiye kamuoyu ile Irak Kürdistan'ı arasındaki yaklaşım farkını gösteriyor. Türkiye kamuoyundaki bu sorunlu algının değişmesi şart. Ortadoğu'da artık ayrıştırıcı değil, birleştirici siyasetin geçerli olduğunu her yerde dillendirmek gerekiyor. [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [B][I]Bejan Matur/Zaman[/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Kürtlere Ne Yapacağız?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst