Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Kuşların Uğurladığı Adam
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hulusi" data-source="post: 117646" data-attributes="member: 32"><p>[FONT=comic sans ms,sans-serif]<span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"> <a href="http://urlal.com/fmq" target="_blank"><img src="http://i0904.hizliresim.com/2009/4/12/329.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></a></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Ey bu diyar-ı gurbette medar-ı tesellim! Üstadım! Efendim! </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Ey zamanın hem bedii hem de garibi olan! </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Ey Urfa’dan kuşların uğurladığı adam! </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Başımda bela rüzgârları ve önümde bir uzun sefer-i imtihan… Göz gözü görmeyen gecelerde yok yere vurulmuş yuvasız bir yılan kadar yalnızım. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Bir sen kaldın içimde kanadı kırık bir kartalı anımsatan siluetinle, bir de urganı kanlı darağaçları, karlı bir beldede. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Hekimine yetişememiş bir hasta gibi geç gelişlerime ağladım. Zor zamanlara, çetin kışlara kalmış gençliğime ağladım. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">İtaat toprağına ekilecek ömür dakikalarını hevesin haylaz kuşları aldı. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Aşkın aydınlığında yazılan “yar” mektupları yarım kaldı. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Birileri melekleri ürkütüp şeytanları saldı. Şimdi yola revan olmuş her yolcu gibi önümde iki seçenek; ya kaybolmak şu sahralarda perişan bir seyyah gibi iz bırakmadan… Ya da Yunusvâri sahil-i selamete ermek… Yağmurlu bir gecede fırtınalı bir denizde dağvari dalgalar sürüklüyor yorgun yüreğimi. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Bir bedestene düştü ki yolum bir yanda ipek tüccarları bir yanda diken hamalları… Bir tesbihte tane tane devrediyor zaman siyahları, beyazları… </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Muhtacım üstadım satır satır şerh et feza denen şu kelimeleri, alevden yazılmış sayfaları. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Ey bu diyar-ı gurbette medar-ı tesellim, Üstadım, efendim! Ey ahir zaman çöllerinde kılavuz yıldızım! Ey ömür toprağımın her karışını gezen Hızır’ım! </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Gülşenimde güller ağlıyor her gece. Kanıyor bütün acz yaralarım. Fakirim. Bir zerreye bile malik değilim. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Hayır! Bilmiyorlar üstadım! Doyasıya gülmek, mutluluğa kanmak değil benim derdim. Hele çirkin kahkahalara hiç talip değilim. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Dicle, Nil ve Fırat kan akıyorken… Coğrafyam ağıtsız sabahlara uyanmayı unutmuşken… </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Elinde sapanıyla sendeleyip düşen her çocuk ben değilsem kim? Bakışlarım bir çocuğun serin bakışları değil. Bakışlarım bir esirin bakışları gibi takılı kalıyor tel örgülere… </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Duvarlar yükseliyor… Gündoğumlarına ve günbatımlarına kapalı bir dünya kalıyor mahzun yüreğime. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Beni dara çeken, beni Mansur eden zalimlerin çokluğu değil, uhuvvetin, tesanüdün, birliğin yokluğu… </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">“Rabbiniz bir… Peygamberiniz bir… Kıbleniz bir nidalarını duymayan ümmetin paramparça haline ağlıyorum. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Bombalara hedef olan çocuk bedenlerine ümmetin zamansız solan çiçeklerine ağlıyorum. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">İman avuçta bir köz… Alevleri göklere yükselen yangınlar ortasındayız… Evladın yanıyor üstadım! Değerli elmasların adi cam parçalarına değişildiği pazarlardayız. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Muhtacım. Satır satır şerh et şu kelimeleri kandan yazılmış sayfaları.</span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Ey bu diyar-ı gurbette medar-ı tesellim! Üstadım, efendim!</span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Güllerde zehir, kalplerde kibir, yollarda diken var. Yollara diken ekenler var. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Yine bilmekteyim ki “Sabır” deyip çile çekenler de var. Gözyaşlarının yanaklara çizdiği rotalarda vuslat sahillerini gören gözler de var. Karanlık kuyulardan görkemli saraylara yolu erkânı bilenler de var… Sunulan zehir olsa yar elinden içenler de var. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Yakup oldum bu gün, sevdadan bitabım. İşte gözlerim… İşte kalbim… İşte serim… </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Yaralarıma tuz basıp bekliyorum “en yüksek gür sedanın İslam’ın sedası olacağı günleri” </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">“Ümitvar olunuz” demiştin. </span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000">Ümitvarım üstadım.</span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"></span></span>[/FONT]<span style="color: red"><u><strong>YAZAR / NİVîSKAR , Gülistan ÇOBAN</strong></u></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hulusi, post: 117646, member: 32"] [FONT=comic sans ms,sans-serif][SIZE=5][COLOR=#000000] [URL="http://urlal.com/fmq"][IMG]http://i0904.hizliresim.com/2009/4/12/329.jpg[/IMG][/URL] Ey bu diyar-ı gurbette medar-ı tesellim! Üstadım! Efendim! Ey zamanın hem bedii hem de garibi olan! Ey Urfa’dan kuşların uğurladığı adam! Başımda bela rüzgârları ve önümde bir uzun sefer-i imtihan… Göz gözü görmeyen gecelerde yok yere vurulmuş yuvasız bir yılan kadar yalnızım. Bir sen kaldın içimde kanadı kırık bir kartalı anımsatan siluetinle, bir de urganı kanlı darağaçları, karlı bir beldede. Hekimine yetişememiş bir hasta gibi geç gelişlerime ağladım. Zor zamanlara, çetin kışlara kalmış gençliğime ağladım. İtaat toprağına ekilecek ömür dakikalarını hevesin haylaz kuşları aldı. Aşkın aydınlığında yazılan “yar” mektupları yarım kaldı. Birileri melekleri ürkütüp şeytanları saldı. Şimdi yola revan olmuş her yolcu gibi önümde iki seçenek; ya kaybolmak şu sahralarda perişan bir seyyah gibi iz bırakmadan… Ya da Yunusvâri sahil-i selamete ermek… Yağmurlu bir gecede fırtınalı bir denizde dağvari dalgalar sürüklüyor yorgun yüreğimi. Bir bedestene düştü ki yolum bir yanda ipek tüccarları bir yanda diken hamalları… Bir tesbihte tane tane devrediyor zaman siyahları, beyazları… Muhtacım üstadım satır satır şerh et feza denen şu kelimeleri, alevden yazılmış sayfaları. Ey bu diyar-ı gurbette medar-ı tesellim, Üstadım, efendim! Ey ahir zaman çöllerinde kılavuz yıldızım! Ey ömür toprağımın her karışını gezen Hızır’ım! Gülşenimde güller ağlıyor her gece. Kanıyor bütün acz yaralarım. Fakirim. Bir zerreye bile malik değilim. Hayır! Bilmiyorlar üstadım! Doyasıya gülmek, mutluluğa kanmak değil benim derdim. Hele çirkin kahkahalara hiç talip değilim. Dicle, Nil ve Fırat kan akıyorken… Coğrafyam ağıtsız sabahlara uyanmayı unutmuşken… Elinde sapanıyla sendeleyip düşen her çocuk ben değilsem kim? Bakışlarım bir çocuğun serin bakışları değil. Bakışlarım bir esirin bakışları gibi takılı kalıyor tel örgülere… Duvarlar yükseliyor… Gündoğumlarına ve günbatımlarına kapalı bir dünya kalıyor mahzun yüreğime. Beni dara çeken, beni Mansur eden zalimlerin çokluğu değil, uhuvvetin, tesanüdün, birliğin yokluğu… “Rabbiniz bir… Peygamberiniz bir… Kıbleniz bir nidalarını duymayan ümmetin paramparça haline ağlıyorum. Bombalara hedef olan çocuk bedenlerine ümmetin zamansız solan çiçeklerine ağlıyorum. İman avuçta bir köz… Alevleri göklere yükselen yangınlar ortasındayız… Evladın yanıyor üstadım! Değerli elmasların adi cam parçalarına değişildiği pazarlardayız. Muhtacım. Satır satır şerh et şu kelimeleri kandan yazılmış sayfaları. Ey bu diyar-ı gurbette medar-ı tesellim! Üstadım, efendim! Güllerde zehir, kalplerde kibir, yollarda diken var. Yollara diken ekenler var. Yine bilmekteyim ki “Sabır” deyip çile çekenler de var. Gözyaşlarının yanaklara çizdiği rotalarda vuslat sahillerini gören gözler de var. Karanlık kuyulardan görkemli saraylara yolu erkânı bilenler de var… Sunulan zehir olsa yar elinden içenler de var. Yakup oldum bu gün, sevdadan bitabım. İşte gözlerim… İşte kalbim… İşte serim… Yaralarıma tuz basıp bekliyorum “en yüksek gür sedanın İslam’ın sedası olacağı günleri” “Ümitvar olunuz” demiştin. Ümitvarım üstadım. [/COLOR][/SIZE][/FONT][COLOR=red][U][B]YAZAR / NİVîSKAR , Gülistan ÇOBAN[/B][/U][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Kuşların Uğurladığı Adam
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst