Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- alim satim
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 169730" data-attributes="member: 5987"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">AYIP SEBEBİYLE MALI GERİ VERMEYE DAİR</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">382 - Hz. Aişe (R.a) anlatıyor: "Bir adam bir köle satın aldı. Köle, Allah'ın dilediği kadar (bir müddet) adamın yanında ikâmet etti. Sonra adam kölede bir kusur tesbit etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.a.v)'e gelerek şikayette bulundu ve eski sahibine iade etti. Eski sahibi: "Ey Allah'ın Resûlü, (yanında kaldığı müddetçe) kölemi kullandı, ondan istifade etti" dedi. Resûlullah (S.a.v): "Harac (menfaat), zâmin (kefil) olana aittir" buyurdu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Ebu Dâvud, Büyû 71, (3508, 3509, 3510); Tirmizî, Büyü 53 (1285); Nesâî, Büyü 15, (8, 254, 255); İbnu Mâce, Ticârât 43, (2242-2243).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">383 - Nesâî'nin bir rivayeti şöyledir: Resûlullah (S.a.v) menfaatin, zâmin olana aid olduğuna hükmetti ve zâmin olmayan kimsenin menfaat talebini yasakladı. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Tirmizî hazretleri, "Menfaat, zâmin olana aittir" sözünü şöyle açıkladı: "Burada zâmin o kimsedir ki, bir köle satın alır, bir müddet onu hizmetlenir, sonra onda bir kusur tesbit eder ve bu sebeple köleyi satıcısına iâde eder. Bu durumda, köleden hâsıl olan menfaat müşteriye aittir. Zira köle, şâyet helâk olsaydı, müşterinin malı olarak helâk olacaktı. Buna benzeyen bütün meselelerde menfaat, zâmin olana aittir."</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">384 - Ukbe İbnu Âmir (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdu ki: "Kölenin müddeti üç gündür. Şayet müşteri, bir hastalığa rastlarsa, herhangi bir delil ibraz etmeden köleyi satana geri verir. Üç günden sonra hastalığa rastlarsa, bu hastalığın, satın aldığı zamana ait olduğu hususunda delil ibraz etmesi gerekir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Ebu Dâvud, Büyü 72, 3506.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">385 - Ebu Seleme İbnu Abdirrahmân İbni Avf anlatıyor: "Abdurrahman İbnu Avf (R.a), Asım İbnu Adiy'den bir cariye almıştı. Cariyenin evli olduğunu anladı ve derhal geri verdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Muvatta, Büyü 8 (2, 617).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">386 - İbnu Ömer (R.a)'in anlattığına göre, "Kendisi, sekizyüz dirheme bir köle satar ve satarken "kusursuz" olduğunu söyler. Ancak, satın alan kimse bilahere: "Kölede bir hastalık var bana söylemedin" der. İhtilaf Hz. Osman (R.a)'a götürülür. Adam: "Kölede hastalık olduğu halde, haber vermeksizin bana sattı" der. Abdullah (R.a): "Ben onu 'kusursuz' olarak sattım" der. Hz. Osman (R.a) sattığı zaman kölede kusur olduğunu bilmediğine dair yemin etmesine hükmetti. Abdullah yemin etmekten imtina ederek, köleyi geri aldı. Köle yanında sıhhate kavuştu. Sonra onu yeniden sattı ve bu sefer bin beş yüz dirhem aldı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Muvatta, Büyü 4, (2, 613).</span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">AĞACI VE MEYVEYİ SATMAK, SATILAN KÖLENİN MALI VE MALA GELEN MUSİBETE DAİR</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">387 - İbnu Ömer (R.a) anlatıyor: "Hz. Peygamber (S.a.v)'in şöyle söylediğini işittim: "Kim döllemesi yapılmış bir hurmalık satarsa (bir başka rivayette satın alırsa) bunun meyvesi satana aittir. Satın alan kendisinin olacak diye şart koşmuşsa o haric (bu durumda meyve müşterinindir). Kim de bir köle satarsa, kölenin malı satanındır, burda da satın alan "benim olacak" diye şart koşmuşsa o hariç, bu takdirde kölenin malı varsa müşterinin olur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Buhârî, Büyü 90, 92, Şürb 17, Şürüt 2; Müslim, Büyü 77, (1543); Muvatta, Büyü 9 (2, 617); Tirmizi, Büyü 25, (1244); Ebu Dâvud, İcâre 44, (3433, 4434); Nesâî, Büyü 75, (7, 296).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">388 - Hz. Câbir (R.a) anlatıyor: "Hz. Peygamber (S.a.v) buyurdular ki: "Bir din kardeşine yemiş satsan sonra da buna bir âfet gelse, ondan bir şey alman sana helâl olmaz. Kardeşinin malını hakkın olmadığı halde nasıl alırsın?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Müslim, Müsâkat 14, (1554); Ebu Dâvud, İcâre 24, (3574), 60, (3470).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">Bir başka rivayette: Resûlullah (S.a.v) âfetle gelen zararın hesaptan düşülmesini emretti" demiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorange">(Müslim, Musâkat 17).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 169730, member: 5987"] [B][SIZE=4][COLOR=darkorange]AYIP SEBEBİYLE MALI GERİ VERMEYE DAİR[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkorange]382 - Hz. Aişe (R.a) anlatıyor: "Bir adam bir köle satın aldı. Köle, Allah'ın dilediği kadar (bir müddet) adamın yanında ikâmet etti. Sonra adam kölede bir kusur tesbit etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.a.v)'e gelerek şikayette bulundu ve eski sahibine iade etti. Eski sahibi: "Ey Allah'ın Resûlü, (yanında kaldığı müddetçe) kölemi kullandı, ondan istifade etti" dedi. Resûlullah (S.a.v): "Harac (menfaat), zâmin (kefil) olana aittir" buyurdu.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Ebu Dâvud, Büyû 71, (3508, 3509, 3510); Tirmizî, Büyü 53 (1285); Nesâî, Büyü 15, (8, 254, 255); İbnu Mâce, Ticârât 43, (2242-2243).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]383 - Nesâî'nin bir rivayeti şöyledir: Resûlullah (S.a.v) menfaatin, zâmin olana aid olduğuna hükmetti ve zâmin olmayan kimsenin menfaat talebini yasakladı. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Tirmizî hazretleri, "Menfaat, zâmin olana aittir" sözünü şöyle açıkladı: "Burada zâmin o kimsedir ki, bir köle satın alır, bir müddet onu hizmetlenir, sonra onda bir kusur tesbit eder ve bu sebeple köleyi satıcısına iâde eder. Bu durumda, köleden hâsıl olan menfaat müşteriye aittir. Zira köle, şâyet helâk olsaydı, müşterinin malı olarak helâk olacaktı. Buna benzeyen bütün meselelerde menfaat, zâmin olana aittir."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]384 - Ukbe İbnu Âmir (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdu ki: "Kölenin müddeti üç gündür. Şayet müşteri, bir hastalığa rastlarsa, herhangi bir delil ibraz etmeden köleyi satana geri verir. Üç günden sonra hastalığa rastlarsa, bu hastalığın, satın aldığı zamana ait olduğu hususunda delil ibraz etmesi gerekir."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Ebu Dâvud, Büyü 72, 3506.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]385 - Ebu Seleme İbnu Abdirrahmân İbni Avf anlatıyor: "Abdurrahman İbnu Avf (R.a), Asım İbnu Adiy'den bir cariye almıştı. Cariyenin evli olduğunu anladı ve derhal geri verdi."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Muvatta, Büyü 8 (2, 617).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]386 - İbnu Ömer (R.a)'in anlattığına göre, "Kendisi, sekizyüz dirheme bir köle satar ve satarken "kusursuz" olduğunu söyler. Ancak, satın alan kimse bilahere: "Kölede bir hastalık var bana söylemedin" der. İhtilaf Hz. Osman (R.a)'a götürülür. Adam: "Kölede hastalık olduğu halde, haber vermeksizin bana sattı" der. Abdullah (R.a): "Ben onu 'kusursuz' olarak sattım" der. Hz. Osman (R.a) sattığı zaman kölede kusur olduğunu bilmediğine dair yemin etmesine hükmetti. Abdullah yemin etmekten imtina ederek, köleyi geri aldı. Köle yanında sıhhate kavuştu. Sonra onu yeniden sattı ve bu sefer bin beş yüz dirhem aldı."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Muvatta, Büyü 4, (2, 613).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE] [B][SIZE=4][COLOR=darkorange]AĞACI VE MEYVEYİ SATMAK, SATILAN KÖLENİN MALI VE MALA GELEN MUSİBETE DAİR[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4][COLOR=darkorange]387 - İbnu Ömer (R.a) anlatıyor: "Hz. Peygamber (S.a.v)'in şöyle söylediğini işittim: "Kim döllemesi yapılmış bir hurmalık satarsa (bir başka rivayette satın alırsa) bunun meyvesi satana aittir. Satın alan kendisinin olacak diye şart koşmuşsa o haric (bu durumda meyve müşterinindir). Kim de bir köle satarsa, kölenin malı satanındır, burda da satın alan "benim olacak" diye şart koşmuşsa o hariç, bu takdirde kölenin malı varsa müşterinin olur."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Buhârî, Büyü 90, 92, Şürb 17, Şürüt 2; Müslim, Büyü 77, (1543); Muvatta, Büyü 9 (2, 617); Tirmizi, Büyü 25, (1244); Ebu Dâvud, İcâre 44, (3433, 4434); Nesâî, Büyü 75, (7, 296).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#ff8c00][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]388 - Hz. Câbir (R.a) anlatıyor: "Hz. Peygamber (S.a.v) buyurdular ki: "Bir din kardeşine yemiş satsan sonra da buna bir âfet gelse, ondan bir şey alman sana helâl olmaz. Kardeşinin malını hakkın olmadığı halde nasıl alırsın?"[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Müslim, Müsâkat 14, (1554); Ebu Dâvud, İcâre 24, (3574), 60, (3470).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange]Bir başka rivayette: Resûlullah (S.a.v) âfetle gelen zararın hesaptan düşülmesini emretti" demiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorange](Müslim, Musâkat 17).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- alim satim
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst