Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte-Ashabın Faziletleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 169736" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4339 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ümmetim(in ferdleri arasında) ümmetime karşı en çok merhametli olan kimse Ebu Bekr'dir. Onlar içinde Allah'ın emri hususunda en çok titiz olanı Ömer'dir. Haya cihetiyle en şiddetli olanı Osman'dır. (Davalarda) en isabetli hüküm vereni Ali'dir. Helal ve haramı en iyi bileni Muaz İbnu Cebel'dir. Ferâizi en iyi bilen Zeyd İbnu Sâbit'tir. Kur'ân okumasını en iyi bileni Übey İbnu Ka'b'dır. Her ümmetin bir emini vardır. Bu ümmetin emini Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrâh'dır. Ebu Zerr'den daha doğru sözlü olan birini ne gök gölgeledi, ne de yer taşıdı. O, verada Hz. İsa aleyhisselam gibiydi." </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Hz. Ömer radıyallahu anh (hased etmişçesine): "Yani biz bu hasletin onda olduğunu kabul edecek miyiz?" dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Evet. Bu hasletleri onda var bilin!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Tirmizi, Menakıb (3793, 3794).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4340 - Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ben aranızda ne kadar kalacağımı bilemiyorum. Benden sonra "iki'ye uyun" dedi ve Ebu Bekr ile Ömer'e işaret etti. (Sözlerine devam ederek): "Ammar'ın davranışlarını örnek alın. İbnu Mes'ud ne söylemişse tasdik edin" buyurdu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Tirmizi, Menakıb (3804).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4341 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Geceleyin (rüyamda) bana salih bir adam gönderildi. Sanki Ebu Bekr, Resulullah'a yamanmış gibiydi, Ömer de Ebu Bekr'e yamanmış gibiydi. Osman da Ömer'e yamanmış gibiydi." </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Cabir der ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanından kalktığımız zaman dedik ki: "(Rüyanın yorumu şöyle olmalıdır<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite1" alt=":)" title="Smile :)" loading="lazy" data-shortname=":)" /> "Oradaki salih kimse Resûlullah'tır. Onların birbirlerine yamanmaları, Allah'ın, peygamberiyle gönderdiği işin (dinin) sorumluları olmalarıdır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Ebu Davud, Sünnet 9, (4639).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4342 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ben kendimi cennete girmiş gördüm. Derken Ebu Talha'nın hanımı Rumeysa ile karşılaştım (radıyallahu anhüma). Bir de hışırtı kulağıma geldi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Bu kim(in hışırtısı)?" dedim. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Bilal(in)!" dediler. Avlusunda bir cariye bulunan bir köşk gördüm. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Bu kime ait?" dedim. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ömer İbnu'l-Hattab'ındır!" dediler. İçine girip bakmayı arzu ettim. Ancak senin kıskanç olduğunu hatırladım ve geri döndüm!" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Ömer, bu söz üzerine ağladı ve: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Sana karşı da mı kıskanç olacağım ey Allah'ın Resûlü!" dedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Buhari, Ta'bir 31, 32, Bed'ü'l-Halk 9, Fezailu'l-Ashab 19, Nikah 107; Müslim, Fezailü's-Sahabe 21, (2395).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4343 - Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ey Bilal! Ne ile benden önce cennete girdin? Her ne zaman cennete girdiysem, her seferinde önümde senin hışırtını işittim. Dün gece de cennete girmiştim, önümde (yine) senin hışırtını duydum. Sonra altından şerefeleri olan murabba bir köşke geldim. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Bu köşk kimin?" diye sordum. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Araplardan birinin!" dediler. Ben cevaben: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ama ben de bir Arabım, (benim olmadığına göre) bu köşk kimin?" dedim. Bunun üzerine: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Kureyş'ten birinin!" dediler. Ben tekrar: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ben de bir Kureyşliyim, bu köşk kimin?" dedim. Bu sefer: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Muhammed ümmetinden birinin!" dediler. Ben de: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Muhammed benim, bu köşk kimin?" dedim. Bunun üzerine: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ömer İbnu'l-Hattab'ın!" dediler, radıyallahu anh. Bunun üzerine bilal: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ya Resûlullah! Her ezan okuyuşumda iki rek'at namaz kıldım. Her ne zaman hades vaki oldu ise derhal abdest tazeledim ve Allah'a iki rek'at namaz kılmayı üzerimde borç gördüm" dedi. Bilal'in bu açıklaması üzerine Aleyhissalatu vesselam: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"İşte bu iki şey sebebiyle (cennete girmede benden evvel davranmış olmalısın)" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Tirmizi, Menâkıb, (3690).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4344 - Amr İbnu'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a sordum: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"(Ey Allah'ın Resulü!) İnsanların hangisi size daha sevgilidir?" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Aişe!" buyurdular. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ya erkeklerden?" dedim. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Babası!" buyurdular. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Sonra kim?" dedim. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ömer!" buyurdular ve başka bazı erkekler saydılar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Buhari, Meğazi 63; Müslim, Fezailu's-Sahabe 8, (2384); Tirmizi, Menakıb, (3879).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4345 - Usame İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında oturuyordum. Ali ve Abbas radıyallahu anhümâ gelip (huzuruna girmek için) izin istediler. Aleyhissalatu vesselâm: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ne getirdiler biliyor musun?" buyurdular. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Hayır, bilmiyorum!" dedim. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ama ben biliyorum, onlara izin ver!" buyurdular. (İçeri aldım), onlar da girdiler. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ey Allah'ın Resûlü! Ehlinden hangisi sana daha sevgili? Sormaya geldik!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Fatıma Bintu Muhammed" buyurdular. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"(Kan bağı) olan ailenden kimi sevdiğinizi sormuyoruz. (Yakınlarından kimi sevdiğini) soruyoruz" dediler. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ehlimin bana en sevgili olanı, kendisine (hidayet ederek) Allah'ın nimetlendirdiği, (azad edip evlat edinmemle de) kendimin ikram etmiş olduğu kimsedir!" buyurdu ve Üsâme İbnu Zeyd radıyallahu anhümâ'yı zikretti. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Pekalâ sonra kim?" dediler. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Sonra Ali İbnu Ebi Talib!" buyurdular. Bunun üzerine amcası Abbas radıyallahu anh: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ey Allah'ın Resûlü! Amcanı en sona bıraktın!" dedi. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">"Ali hicrette senden önce davrandı!" cevabını verdiler."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Tirmizi, Menakıb, (3821).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">4346 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında insanları derecelendirir ve şöyle sıralardık: (Ümmet-i Muhammed'in, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan sonra en efdali) Ebu Bekr, sonra Ömer, sonra Osman, (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bu sıralamayı işitir) bize itiraz etmezdi (Radıyallahu anhüm ecmain)."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: seagreen">Buhari, Fezailu'l-Ashab 4, 7; Ebu Davud, Sünnet 8, (4627, 4628); Tirmizi, Menakıb, (3707).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 169736, member: 5987"] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4339 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#2e8b57][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ümmetim(in ferdleri arasında) ümmetime karşı en çok merhametli olan kimse Ebu Bekr'dir. Onlar içinde Allah'ın emri hususunda en çok titiz olanı Ömer'dir. Haya cihetiyle en şiddetli olanı Osman'dır. (Davalarda) en isabetli hüküm vereni Ali'dir. Helal ve haramı en iyi bileni Muaz İbnu Cebel'dir. Ferâizi en iyi bilen Zeyd İbnu Sâbit'tir. Kur'ân okumasını en iyi bileni Übey İbnu Ka'b'dır. Her ümmetin bir emini vardır. Bu ümmetin emini Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrâh'dır. Ebu Zerr'den daha doğru sözlü olan birini ne gök gölgeledi, ne de yer taşıdı. O, verada Hz. İsa aleyhisselam gibiydi." [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Hz. Ömer radıyallahu anh (hased etmişçesine): "Yani biz bu hasletin onda olduğunu kabul edecek miyiz?" dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Evet. Bu hasletleri onda var bilin!" buyurdular."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Tirmizi, Menakıb (3793, 3794).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#2e8b57][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4340 - Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ben aranızda ne kadar kalacağımı bilemiyorum. Benden sonra "iki'ye uyun" dedi ve Ebu Bekr ile Ömer'e işaret etti. (Sözlerine devam ederek): "Ammar'ın davranışlarını örnek alın. İbnu Mes'ud ne söylemişse tasdik edin" buyurdu.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Tirmizi, Menakıb (3804).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#2e8b57][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4341 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Geceleyin (rüyamda) bana salih bir adam gönderildi. Sanki Ebu Bekr, Resulullah'a yamanmış gibiydi, Ömer de Ebu Bekr'e yamanmış gibiydi. Osman da Ömer'e yamanmış gibiydi." [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Cabir der ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanından kalktığımız zaman dedik ki: "(Rüyanın yorumu şöyle olmalıdır:) "Oradaki salih kimse Resûlullah'tır. Onların birbirlerine yamanmaları, Allah'ın, peygamberiyle gönderdiği işin (dinin) sorumluları olmalarıdır."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Ebu Davud, Sünnet 9, (4639).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#2e8b57][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4342 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ben kendimi cennete girmiş gördüm. Derken Ebu Talha'nın hanımı Rumeysa ile karşılaştım (radıyallahu anhüma). Bir de hışırtı kulağıma geldi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Bu kim(in hışırtısı)?" dedim. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Bilal(in)!" dediler. Avlusunda bir cariye bulunan bir köşk gördüm. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Bu kime ait?" dedim. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ömer İbnu'l-Hattab'ındır!" dediler. İçine girip bakmayı arzu ettim. Ancak senin kıskanç olduğunu hatırladım ve geri döndüm!" [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Ömer, bu söz üzerine ağladı ve: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Sana karşı da mı kıskanç olacağım ey Allah'ın Resûlü!" dedi."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Buhari, Ta'bir 31, 32, Bed'ü'l-Halk 9, Fezailu'l-Ashab 19, Nikah 107; Müslim, Fezailü's-Sahabe 21, (2395).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#2e8b57][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4343 - Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ey Bilal! Ne ile benden önce cennete girdin? Her ne zaman cennete girdiysem, her seferinde önümde senin hışırtını işittim. Dün gece de cennete girmiştim, önümde (yine) senin hışırtını duydum. Sonra altından şerefeleri olan murabba bir köşke geldim. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Bu köşk kimin?" diye sordum. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Araplardan birinin!" dediler. Ben cevaben: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ama ben de bir Arabım, (benim olmadığına göre) bu köşk kimin?" dedim. Bunun üzerine: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Kureyş'ten birinin!" dediler. Ben tekrar: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ben de bir Kureyşliyim, bu köşk kimin?" dedim. Bu sefer: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Muhammed ümmetinden birinin!" dediler. Ben de: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Muhammed benim, bu köşk kimin?" dedim. Bunun üzerine: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ömer İbnu'l-Hattab'ın!" dediler, radıyallahu anh. Bunun üzerine bilal: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ya Resûlullah! Her ezan okuyuşumda iki rek'at namaz kıldım. Her ne zaman hades vaki oldu ise derhal abdest tazeledim ve Allah'a iki rek'at namaz kılmayı üzerimde borç gördüm" dedi. Bilal'in bu açıklaması üzerine Aleyhissalatu vesselam: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"İşte bu iki şey sebebiyle (cennete girmede benden evvel davranmış olmalısın)" buyurdular."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Tirmizi, Menâkıb, (3690).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#2e8b57][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4344 - Amr İbnu'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a sordum: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"(Ey Allah'ın Resulü!) İnsanların hangisi size daha sevgilidir?" [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Aişe!" buyurdular. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ya erkeklerden?" dedim. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Babası!" buyurdular. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Sonra kim?" dedim. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ömer!" buyurdular ve başka bazı erkekler saydılar."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Buhari, Meğazi 63; Müslim, Fezailu's-Sahabe 8, (2384); Tirmizi, Menakıb, (3879).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#2e8b57][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4345 - Usame İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında oturuyordum. Ali ve Abbas radıyallahu anhümâ gelip (huzuruna girmek için) izin istediler. Aleyhissalatu vesselâm: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ne getirdiler biliyor musun?" buyurdular. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Hayır, bilmiyorum!" dedim. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ama ben biliyorum, onlara izin ver!" buyurdular. (İçeri aldım), onlar da girdiler. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ey Allah'ın Resûlü! Ehlinden hangisi sana daha sevgili? Sormaya geldik!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Fatıma Bintu Muhammed" buyurdular. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"(Kan bağı) olan ailenden kimi sevdiğinizi sormuyoruz. (Yakınlarından kimi sevdiğini) soruyoruz" dediler. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ehlimin bana en sevgili olanı, kendisine (hidayet ederek) Allah'ın nimetlendirdiği, (azad edip evlat edinmemle de) kendimin ikram etmiş olduğu kimsedir!" buyurdu ve Üsâme İbnu Zeyd radıyallahu anhümâ'yı zikretti. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Pekalâ sonra kim?" dediler. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Sonra Ali İbnu Ebi Talib!" buyurdular. Bunun üzerine amcası Abbas radıyallahu anh: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ey Allah'ın Resûlü! Amcanı en sona bıraktın!" dedi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]"Ali hicrette senden önce davrandı!" cevabını verdiler."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Tirmizi, Menakıb, (3821).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]4346 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında insanları derecelendirir ve şöyle sıralardık: (Ümmet-i Muhammed'in, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan sonra en efdali) Ebu Bekr, sonra Ömer, sonra Osman, (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bu sıralamayı işitir) bize itiraz etmezdi (Radıyallahu anhüm ecmain)."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=seagreen]Buhari, Fezailu'l-Ashab 4, 7; Ebu Davud, Sünnet 8, (4627, 4628); Tirmizi, Menakıb, (3707).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte-Ashabın Faziletleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst