Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte-Ashabın Faziletleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 169749" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">HZ. OSMAN RADIYALLAHU ANH</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">4368 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına girmek üzere izin istedi. Bu sırada Aleyhissalatu vesselam yatağı üzerinde yatmakta idi. Üzerinde benim bürgüm vardı. Resûlullah halini bozmadan izin verdi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">(Konuştular), meselelerini hallettiler. Hz. Ebu Bekr gitti. Bir müddet sonra Hz. Ömer girmek için izin istedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm aynı halini hiç değiştirmeden ona da izin verdi. Ömer'in ihtiyacını da gördü. Sonra o da gitti. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Bir müddet sonra Osman izin istedi. Bu sefer Aleyhissalatu vesselam yatağında doğrulup oturdu. Üstünü başını düzeltti. Bana da: "Elbiseni üzerine topla!" emretti. Ve ona da girmesi için izin verdi. Onun da ihtiyacını gördü. Osman da gitti. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">O gidince ben dayanamayıp: "Ey Allah'ın Resûlü! Ebu Bekir ve Ömer gelince istifini bozmadığın halde Osman gelince kendine çekidüzen verdin. Sebebi nedir?" diye sordum. Dedi ki: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Osman çok utangaç birisidir. Ben istifimi hiç bozmadan eski halimde iken içeri aldığım takdirde arzusunu açmadan gideceğinden korktum." </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Bir rivayette: "Kendisinden meleklerin haya duydukları bir kimseden ben haya duymayayım mı?" demiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Müslim, Fezailu's-Sahabe 36, (4201).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">4369 - Osman İbnu Abdillah İbnu Mevhib anlatıyor: "Mısır, ehlinden biri geldi, hacc yapmak istiyordu. Oturan bir grup gördü ve: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Bunlar da kim?" dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Kureyşliler!" denildi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Aralarındaki yaşlı zat da kim?" dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anh)" denildi. (Abdullah'a yaklaşarak</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Sana bir şey soracağım, bana ondan haber ver. Hz. Osman Uhud günü (savaş meydanından) kaçmış mıydı, biliyor musun?" diye sordu. O da: "Evet!" dedi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Onun Bedir'de kaybolduğunu ve savaşta hazır bulunmadığını da biliyor musun?" diye sordu. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Evet!" dedi. Adam bu cevap üzerine: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Allahuekber!" deyip döndü. Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anh: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Gel!" dedi, sana açıklayayım: "Uhud'daki firarına gelince: Şehadet ederim ki, Allah onu affetti, mağfirette bulundu. Nitekim Allah Teâla Hazretleri, haklarında şu ayeti indirdi: "Muhakkak ki iki ordunun karşılaştığı günde içinizden geri dönen kimseleri, Resûlullah'ın emrine muhalefet gibi hareketleriyle kazandıkları bazı günahlar yüzünden şeytan kaydırmak istedi. Fakat gerçekten Allah onların günahlarını bağışladı..." (Al-i İmran 155). </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Bedir'deki kayboluşuna gelince: Onun nikahı altında Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın kerimeleri Rukiyye radıyallahu anha vardı ve hasta idi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Aleyhissalatu vesselam kendisine: "Rukiyye ile kal. Sana Bedr'e katılan bir kimsenin sevabı ve (ganimetten alacağı) pay var!" buyurdu. (O da bu istek üzerine kaldı). Bey'atu'r-Rıdvan'daki kayboluşuna gelince: Eğer Batn-ı Mekke'de ondan daha aziz biri olsaydı, (Resulullah), yerine onu gönderecekti. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Aleyhissalatu vesselam, Mekke'ye onu gönderdi. Bey'atu'r-Rıdvan, Osman radıyallahu anh Mekke'ye gittikten sonra akdedildi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Bey'at akdi sırasında sağ elini sol eli üzerine koyarak: "Bu da Osman yerine!" buyurdular. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın sol elinin Osman için hayrı, onların sağ elinin, kendileri için olan hayrından fazla idi. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Sonra İbnu Ömer radıyallahu anh, adama: </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Haydi şimdi bu (anlattıklarımı) beraberinde götür!" dedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Buhari, Fezailu'l-Ashab 7, Humus 14, Meğazi 19; Tirmizi, Menakıb, (3709).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">4370 - Abdurrahman İbnu Semüre radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Osman radıyallahu anh Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a ceyşü'l-Usre'yi (Tebük'e gidecek orduyu) techiz ettiği sırada bin dinar getirdi ve Resulullah'ın kucağına döktü. Aleyhissalatu vesselam, parayı kucağında (eliyle karıştırıp) altüst etti ve şöyle dedi: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Bugünden sonra Osman'a, (her ne) yapsa zarar vermeyecektir!" Ve bu sözü iki sefer tekrar etti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Tirmizi, Menakıb, (3702).</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">4371 - Abdurrahman İbnu Habbab radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ceyşü'l-Usre'yi techiz ederken şahid oldum. Osman İbnu Affan radıyallahu anh kaltı ve: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Ey Allah'ın Resûlü! dedi, yüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için (bağış olarak) bendendir!" </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ordu için bağış yapmaya tekrar teşvikte bulundu. Osman yine kalkıp: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Ey Allah'ın Resûlü! Çuluyla semeriyle ikiyüz deve Allah rızası için bendendir!" dedi. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ordu için bağışta bulunmaya yine teşvikte bulundu. Osman tekrar kalktı ve: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Ey Allah'ın Resûlü! dedi. Benden üçyüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için bağışımdır!" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Abdurrahman der ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı minberden inerken gördüm, hem iniyor, hem de: </span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">"Bu hayırdan sonra, Osman'ın yapacağı (kötü amel) aleyhine olmaz!" </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">diyordu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkorchid">Tirmizi, Menakıb, (3701).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 169749, member: 5987"] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]HZ. OSMAN RADIYALLAHU ANH[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]4368 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına girmek üzere izin istedi. Bu sırada Aleyhissalatu vesselam yatağı üzerinde yatmakta idi. Üzerinde benim bürgüm vardı. Resûlullah halini bozmadan izin verdi.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid](Konuştular), meselelerini hallettiler. Hz. Ebu Bekr gitti. Bir müddet sonra Hz. Ömer girmek için izin istedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm aynı halini hiç değiştirmeden ona da izin verdi. Ömer'in ihtiyacını da gördü. Sonra o da gitti. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Bir müddet sonra Osman izin istedi. Bu sefer Aleyhissalatu vesselam yatağında doğrulup oturdu. Üstünü başını düzeltti. Bana da: "Elbiseni üzerine topla!" emretti. Ve ona da girmesi için izin verdi. Onun da ihtiyacını gördü. Osman da gitti. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]O gidince ben dayanamayıp: "Ey Allah'ın Resûlü! Ebu Bekir ve Ömer gelince istifini bozmadığın halde Osman gelince kendine çekidüzen verdin. Sebebi nedir?" diye sordum. Dedi ki: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Osman çok utangaç birisidir. Ben istifimi hiç bozmadan eski halimde iken içeri aldığım takdirde arzusunu açmadan gideceğinden korktum." [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Bir rivayette: "Kendisinden meleklerin haya duydukları bir kimseden ben haya duymayayım mı?" demiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Müslim, Fezailu's-Sahabe 36, (4201).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]4369 - Osman İbnu Abdillah İbnu Mevhib anlatıyor: "Mısır, ehlinden biri geldi, hacc yapmak istiyordu. Oturan bir grup gördü ve: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Bunlar da kim?" dedi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Kureyşliler!" denildi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Aralarındaki yaşlı zat da kim?" dedi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anh)" denildi. (Abdullah'a yaklaşarak[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Sana bir şey soracağım, bana ondan haber ver. Hz. Osman Uhud günü (savaş meydanından) kaçmış mıydı, biliyor musun?" diye sordu. O da: "Evet!" dedi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Onun Bedir'de kaybolduğunu ve savaşta hazır bulunmadığını da biliyor musun?" diye sordu. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Evet!" dedi. Adam bu cevap üzerine: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Allahuekber!" deyip döndü. Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anh: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Gel!" dedi, sana açıklayayım: "Uhud'daki firarına gelince: Şehadet ederim ki, Allah onu affetti, mağfirette bulundu. Nitekim Allah Teâla Hazretleri, haklarında şu ayeti indirdi: "Muhakkak ki iki ordunun karşılaştığı günde içinizden geri dönen kimseleri, Resûlullah'ın emrine muhalefet gibi hareketleriyle kazandıkları bazı günahlar yüzünden şeytan kaydırmak istedi. Fakat gerçekten Allah onların günahlarını bağışladı..." (Al-i İmran 155). [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Bedir'deki kayboluşuna gelince: Onun nikahı altında Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın kerimeleri Rukiyye radıyallahu anha vardı ve hasta idi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Aleyhissalatu vesselam kendisine: "Rukiyye ile kal. Sana Bedr'e katılan bir kimsenin sevabı ve (ganimetten alacağı) pay var!" buyurdu. (O da bu istek üzerine kaldı). Bey'atu'r-Rıdvan'daki kayboluşuna gelince: Eğer Batn-ı Mekke'de ondan daha aziz biri olsaydı, (Resulullah), yerine onu gönderecekti. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Aleyhissalatu vesselam, Mekke'ye onu gönderdi. Bey'atu'r-Rıdvan, Osman radıyallahu anh Mekke'ye gittikten sonra akdedildi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Bey'at akdi sırasında sağ elini sol eli üzerine koyarak: "Bu da Osman yerine!" buyurdular. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın sol elinin Osman için hayrı, onların sağ elinin, kendileri için olan hayrından fazla idi. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Sonra İbnu Ömer radıyallahu anh, adama: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Haydi şimdi bu (anlattıklarımı) beraberinde götür!" dedi."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Buhari, Fezailu'l-Ashab 7, Humus 14, Meğazi 19; Tirmizi, Menakıb, (3709).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]4370 - Abdurrahman İbnu Semüre radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Osman radıyallahu anh Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a ceyşü'l-Usre'yi (Tebük'e gidecek orduyu) techiz ettiği sırada bin dinar getirdi ve Resulullah'ın kucağına döktü. Aleyhissalatu vesselam, parayı kucağında (eliyle karıştırıp) altüst etti ve şöyle dedi: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Bugünden sonra Osman'a, (her ne) yapsa zarar vermeyecektir!" Ve bu sözü iki sefer tekrar etti."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Tirmizi, Menakıb, (3702).[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#9932cc][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]4371 - Abdurrahman İbnu Habbab radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ceyşü'l-Usre'yi techiz ederken şahid oldum. Osman İbnu Affan radıyallahu anh kaltı ve: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#9932cc][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Ey Allah'ın Resûlü! dedi, yüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için (bağış olarak) bendendir!" [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#9932cc][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ordu için bağış yapmaya tekrar teşvikte bulundu. Osman yine kalkıp: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#9932cc][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Ey Allah'ın Resûlü! Çuluyla semeriyle ikiyüz deve Allah rızası için bendendir!" dedi. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ordu için bağışta bulunmaya yine teşvikte bulundu. Osman tekrar kalktı ve: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=#9932cc][/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Ey Allah'ın Resûlü! dedi. Benden üçyüz deve çuluyla, semeriyle Allah rızası için bağışımdır!" [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Abdurrahman der ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı minberden inerken gördüm, hem iniyor, hem de: [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]"Bu hayırdan sonra, Osman'ın yapacağı (kötü amel) aleyhine olmaz!" [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]diyordu."[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=darkorchid]Tirmizi, Menakıb, (3701).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte-Ashabın Faziletleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst