Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Cennet ve Cehennem
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170085" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">CEHENNEMLİKLER</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5107 - Nu'mân İbnu Beşir radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Cehennemliklerin azab cihetiyle en hafif olanı, ayağında ateşten bir nalın ve nalın bağı olan kimsedir ki, ayağındakiler sebebiyle, tıpkı tencerenin kaynaması gibi, başında dimağı kaynar. Öyle tahammülfersa bir azam duyar ki, azabca insanların en hafifi olduğu halde, kendinden şiddetli azab çeken olmadığını zanneder."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Buhari, Rikâk 8; Müslim, İman 363, (213); Tirmizi, Cehennem 12, (2607).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5108 - Semüre İbnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"(Cehennemlikler derece derecedir.) Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar, bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar, bir kısmı vardır kemere kadar yakalar, bir kısmı vardır köprücük kemiğine kadar yakalar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Müslim, Cennet 33, (2845).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5109 - Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Cehennem ehline açlık musallat edilir. Bu, içinde bulundukları azaba eşit dereceye ulaşır. Açlığa karşı yardım talep ederler. Onlara besleyici olmayan ve açlığı gidermeyen darî' (denen dikenli bir ot) verilir. Tekrar yiyecek isterler, bu sefer de boğazda tıkanıp kalan bir yiyecekle imdat edilir. (Bu da boğazlarında takılır kalır, ne ileri geçer, ne de geri gelir.) Derken, dünyada iken, bu durumda, bir içecekle takılan lokmaları kaydırdıklarını hatırlarlar ve bir içecek talep ederler. Kendilerine demir kancalar bulunan kaplarda kaynar sular verilir. Bu kaplar, yüzlerine yaklaştırılınca, yüzlerini dağlayıp atar. Su karınlarına girince, içerilerini param parça eder. Bu sefer de:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Cehennemin bekçilerini çağırın, ola ki azabımızı biraz hafifletir!" derler. Onları çağırırlar. Onlar gelince:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Size peygamberleriniz bu halleri açıklayan haberleri getirmemiş miydi?" derler. Onlar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Evet getirmişti (ama dinlemedik)" derler. Bunun üzerine, bekçiler:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Siz isteyin durun! Kâfirlerin istekleri (burada) boşadır!" derler" (Gâfir 50). Cehennemlikler bekçilerden ümidi kesince:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"(Cehenneme müvekkel melek) Mâlik'i çağırın!" derler. (Mâlik gelince):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Mâlik, (söyle de) Rabbin bizim hakkımızda ölüme hükmetsin!" derler. Mâlik de onlara:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Hayır! (Siz burada canlı olarak ebedi) kalıcılarsınız!" diye cevap verecek" (Zuhruf 77).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">(Hadisin ravilerinden) A'meş rahimehullah der ki: "Bana bildirildi ki, cehennemliklerin Mâlik'e yalvarmaları ile Mâlik'in onlara verdiği cevap arasında bin yıllak zaman geçecektir. Cehennemlikler, bu sefer aralarında:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Rabbinize dua edin, sizin için O'ndan daha hayırlı kimse yok!" diyecekler ve elbirlik şöyle yakaracaklar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe çalmıştı, biz gerçekten sapıtmış kimselerdik. Ey Rabbimiz bizi bundan çıkar. Eğer (yine) küfre dönersek artık hiç şüphesiz ki zâlimlerden oluruz" (Mü'minûn 106-107). Rab Teâl, onlara: "Cehennemin içine yıkılıp gidin! Bana bir şey söylemeyin!" diyecek" (Mü'minûn 108).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Resûlullah devamla dedi ki: "Bu cevap üzerine, cehennem ehli her çeşit hayırdan ümidlerini keserler; hıçkırmaya, nedâmet etmeye, dövünüp yırtınmaya başlarlar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Tirmizi, Cehennem 5, (2589).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5110 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarının içine nüfuz eder, öyle ki karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarını delip geçer. Bu hâdise "Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen eritme (es-Sahru) hâdisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Tirmizi, Cehennem 4, (2585).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5111 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Kâfirin cehennemdeki bir azı dişi Uhud dağı kadardır. Derisinin kalınlığı da üç gecelik yol mesafesidir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Müslim, Cennet 44, (2851); Tirmizi, Cehennem 3, (2580, 2581, 2582).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5112 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Kâfir, bir iki fersah uzunluğundaki dilini Kıyamet günü yerde sürür, (Mevkıf'te) insanlar onun üzerine basarlar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Tirmizi, Cehennem 3, (2583).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5113 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Kıyamet günü ilk çağrılacak olan, Hz. Âdem'dir. Hak Teâla Hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Âdem!" der. Hz. Âdem:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Buyur ey Rabbim, emrindeyim!" der. Rabb Teâla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Zürriyyetinden cehenneme girecekleri ayır!" emreder. Âdem:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim ne miktarını ayırayım?" diye sorar. Rabb Teâla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Her yüzden doksandokuzunu!" ferman buyurur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">(Ashab bu esnada atılıp): "Ey Allah'ın Resûlü! Bizden geriye ne kaldı?" derler. Aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Benim ümmetim, diğer ümmetler yanında siyah öküzün başındaki beyaz tüy gibi (az)dır!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Buhari, Rikak 45.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5114 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Hz. İbrahim aleyhisselâm, Kıyamet günü, babası Azer'i (yüzü) üzerinde bir siyahlık ve toz toprak olduğu halde görür. Babasına:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ben sana dünyada iken, "Bana, âsi olma!" demedim mi?" der. Babası ona:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"İşte bugün ben artık sana âsi olmayacağım!" der. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim! Sen yeniden diriltilme gününde beni rüsvay etmeyeceğini vaadetmiştin. Rahmetten uzak babamın halinden daha rüsvay edici başka ne var?" diye yakarır. Allah Teâla Hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ben cenneti kâfirlere haram kıldım!" cevabında bulunur. Sonra şöyle nida edilir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey İbrahim, ayaklarının altında ne var, biliyor musun?" İbrahim yere bakar ve kana bulanmış bir sırtlan görür. Derhal ayaklarından tutulup ateşe atılır. (İşte bu, İbrahim'in babasıdır, o çirkin surete sokulmuştur)."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Buhari, Enbiya 8, Tefsir, Şu'arâ 1.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">CENNETLİKLERİN VE CEHENNEMLİKLERİN MÜŞTEREKEN ZİKREDİLDİĞİ HADİSLER</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5115 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde) dâvâ açtılar. Cehennem:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!" diye övündü. Cennet de:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"(Ey Rabbim!) Bana niçin sadece zayıflar ve (insanlar nazarında) düşük olanlar, (hakir görülenler) girer?" dedi. Allah Teâla Hazretleri önce cennete hitap etti:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Sen benim rahmetimsin. Kullarımdan dilediklerime rahmetimi seninle ulaştıracağım!" Sonra da cehenneme hitap etti:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Sen de benim azabımsın. Kullarımdan dilediğimi seninle azablandıracağım!" (Her ikisine yönelerek):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"İkiniz(in de vazifesi var! İkiniz de) dolacaksınız!" buyurdu. Ancak cehennem, bir türlü dolmak bilmedi. Allah Teâla da ayağını üzerine bastı. Derken cehennem:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Yeter! Yeter!" diye inledi. Bu suretle dolmuş olan cehennemin ağzı birbirine kavuştu. Allah mahlûkatından hiçbir ferde asla zulmetmez.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Cennete gelince, Allah onu yeni mahlûkat yaratarak onu dolduracaktır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Buhari, Tefsir, Kâf 1, Tevhid 25; Müslim, Cennet 35, (2846); Tirmizi, Cennet 22, (2564).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5116 - Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Hakkıyla cehennemlik olan cehennemlikler var ya, onlar cehennemde ne ölürler ne de yaşarlar. Lâkin günahları -yahut hataları denmiştir- sebebiyle ateşe dûçar olan birkısım kimseler vardır ki, ateş onları tamamen öldürür. Yanıp kömür olduktan sonra, kendilerine şefaat edilme izni verilir. Böylece grup grup getirilirler ve cennet nehirlerine dağıtılırlar. Sonra:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey cennet ehli! Bunların üzerlerine su dökün" denilir. Bunlar, sel yatağında biten bir ot gibi yeniden biterler."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Müslim, İman 306, (185).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5117 - Yine Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Mü'minler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan herbiri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5118 - İmran İbnu Husayn radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Muhammed aleyhissalâtu vesselâm'ın şefaati ile, birkısım insanlar cehennemden çıkacak, cennete girecektir. Bunlara cehennemlikler denecektir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Buhari, Rikak 513, Ebu Davud, Sünnet 23, (4740); Tirmizi, Cehennem 10, (2603).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5119 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Cehenneme giren iki kişinin oradaki bağırtıları şiddetlenecek. Allah Teâla Hazretleri: "Çıkarın bunları!" buyuracak. Onlara:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Niçin bağırıyorsunuz?" diye sorulacak. Onlar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Bize merhamet edesin diye böyle yaptık!" diyecekler. Rab Teâla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Benim size rahmetim, gidip kendinizi ateşe atmanız şeklindedir!" buyuracak. Onlar gidecekler. Biri kendisini ateşe atacak. Allah da ateşi ona soğuk ve selametli kılacak. Diğeri kalkar fakat kendini ateşe atamaz. Allah Teâla hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Arkadaşının attığı gibi, seni de kendini atmaktan alıkoyan nedir?" diye sorar. Adam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim, beni ondan çıkardıktan sonra oraya bir kere daha göndermeyeceğini ümid ediyorum!" der. Allah Teâla hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Haydi ümidini verdim!" der. İkisi de Allah'ın rahmetiyle cennete sokulurlar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Tirmizi, Cehennem 10, (2602).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">5120 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teâla hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ya Rabbi! der, beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim!" Allah Teâla hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey âdemoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teâla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey âdemoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim" Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teâla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey âdemoğlu! Sen ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Evet, Rabbim! Senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teâla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey âdemoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? sen ki âlemlerin Rabbisin!" der."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">İbnu Mes'ûd bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Niye güldün söyle!" dediler.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki âlemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Allah Teâla Hazretleri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">"Ben seninle istihza etmiyorum. Lâkin ben, Azimüşşân dilediğimi yapmaya kâdirim!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red">Müslim, İman 310, (187).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170085, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Red"]CEHENNEMLİKLER 5107 - Nu'mân İbnu Beşir radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cehennemliklerin azab cihetiyle en hafif olanı, ayağında ateşten bir nalın ve nalın bağı olan kimsedir ki, ayağındakiler sebebiyle, tıpkı tencerenin kaynaması gibi, başında dimağı kaynar. Öyle tahammülfersa bir azam duyar ki, azabca insanların en hafifi olduğu halde, kendinden şiddetli azab çeken olmadığını zanneder." Buhari, Rikâk 8; Müslim, İman 363, (213); Tirmizi, Cehennem 12, (2607). 5108 - Semüre İbnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(Cehennemlikler derece derecedir.) Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar, bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar, bir kısmı vardır kemere kadar yakalar, bir kısmı vardır köprücük kemiğine kadar yakalar." Müslim, Cennet 33, (2845). 5109 - Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cehennem ehline açlık musallat edilir. Bu, içinde bulundukları azaba eşit dereceye ulaşır. Açlığa karşı yardım talep ederler. Onlara besleyici olmayan ve açlığı gidermeyen darî' (denen dikenli bir ot) verilir. Tekrar yiyecek isterler, bu sefer de boğazda tıkanıp kalan bir yiyecekle imdat edilir. (Bu da boğazlarında takılır kalır, ne ileri geçer, ne de geri gelir.) Derken, dünyada iken, bu durumda, bir içecekle takılan lokmaları kaydırdıklarını hatırlarlar ve bir içecek talep ederler. Kendilerine demir kancalar bulunan kaplarda kaynar sular verilir. Bu kaplar, yüzlerine yaklaştırılınca, yüzlerini dağlayıp atar. Su karınlarına girince, içerilerini param parça eder. Bu sefer de: "Cehennemin bekçilerini çağırın, ola ki azabımızı biraz hafifletir!" derler. Onları çağırırlar. Onlar gelince: "Size peygamberleriniz bu halleri açıklayan haberleri getirmemiş miydi?" derler. Onlar: "Evet getirmişti (ama dinlemedik)" derler. Bunun üzerine, bekçiler: "Siz isteyin durun! Kâfirlerin istekleri (burada) boşadır!" derler" (Gâfir 50). Cehennemlikler bekçilerden ümidi kesince: "(Cehenneme müvekkel melek) Mâlik'i çağırın!" derler. (Mâlik gelince): "Ey Mâlik, (söyle de) Rabbin bizim hakkımızda ölüme hükmetsin!" derler. Mâlik de onlara: "Hayır! (Siz burada canlı olarak ebedi) kalıcılarsınız!" diye cevap verecek" (Zuhruf 77). (Hadisin ravilerinden) A'meş rahimehullah der ki: "Bana bildirildi ki, cehennemliklerin Mâlik'e yalvarmaları ile Mâlik'in onlara verdiği cevap arasında bin yıllak zaman geçecektir. Cehennemlikler, bu sefer aralarında: "Rabbinize dua edin, sizin için O'ndan daha hayırlı kimse yok!" diyecekler ve elbirlik şöyle yakaracaklar: "Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe çalmıştı, biz gerçekten sapıtmış kimselerdik. Ey Rabbimiz bizi bundan çıkar. Eğer (yine) küfre dönersek artık hiç şüphesiz ki zâlimlerden oluruz" (Mü'minûn 106-107). Rab Teâl, onlara: "Cehennemin içine yıkılıp gidin! Bana bir şey söylemeyin!" diyecek" (Mü'minûn 108). Resûlullah devamla dedi ki: "Bu cevap üzerine, cehennem ehli her çeşit hayırdan ümidlerini keserler; hıçkırmaya, nedâmet etmeye, dövünüp yırtınmaya başlarlar." Tirmizi, Cehennem 5, (2589). 5110 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarının içine nüfuz eder, öyle ki karınlarına kadar ulaşır; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarını delip geçer. Bu hâdise "Bununla karınlarının içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen eritme (es-Sahru) hâdisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir." Tirmizi, Cehennem 4, (2585). 5111 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kâfirin cehennemdeki bir azı dişi Uhud dağı kadardır. Derisinin kalınlığı da üç gecelik yol mesafesidir." Müslim, Cennet 44, (2851); Tirmizi, Cehennem 3, (2580, 2581, 2582). 5112 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kâfir, bir iki fersah uzunluğundaki dilini Kıyamet günü yerde sürür, (Mevkıf'te) insanlar onun üzerine basarlar." Tirmizi, Cehennem 3, (2583). 5113 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet günü ilk çağrılacak olan, Hz. Âdem'dir. Hak Teâla Hazretleri: "Ey Âdem!" der. Hz. Âdem: "Buyur ey Rabbim, emrindeyim!" der. Rabb Teâla: "Zürriyyetinden cehenneme girecekleri ayır!" emreder. Âdem: "Ey Rabbim ne miktarını ayırayım?" diye sorar. Rabb Teâla: "Her yüzden doksandokuzunu!" ferman buyurur." (Ashab bu esnada atılıp): "Ey Allah'ın Resûlü! Bizden geriye ne kaldı?" derler. Aleyhissalâtu vesselâm: "Benim ümmetim, diğer ümmetler yanında siyah öküzün başındaki beyaz tüy gibi (az)dır!" buyurdular." Buhari, Rikak 45. 5114 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Hz. İbrahim aleyhisselâm, Kıyamet günü, babası Azer'i (yüzü) üzerinde bir siyahlık ve toz toprak olduğu halde görür. Babasına: "Ben sana dünyada iken, "Bana, âsi olma!" demedim mi?" der. Babası ona: "İşte bugün ben artık sana âsi olmayacağım!" der. Bunun üzerine İbrahim aleyhisselâm: "Ey Rabbim! Sen yeniden diriltilme gününde beni rüsvay etmeyeceğini vaadetmiştin. Rahmetten uzak babamın halinden daha rüsvay edici başka ne var?" diye yakarır. Allah Teâla Hazretleri: "Ben cenneti kâfirlere haram kıldım!" cevabında bulunur. Sonra şöyle nida edilir: "Ey İbrahim, ayaklarının altında ne var, biliyor musun?" İbrahim yere bakar ve kana bulanmış bir sırtlan görür. Derhal ayaklarından tutulup ateşe atılır. (İşte bu, İbrahim'in babasıdır, o çirkin surete sokulmuştur)." Buhari, Enbiya 8, Tefsir, Şu'arâ 1. CENNETLİKLERİN VE CEHENNEMLİKLERİN MÜŞTEREKEN ZİKREDİLDİĞİ HADİSLER 5115 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde) dâvâ açtılar. Cehennem: "Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!" diye övündü. Cennet de: "(Ey Rabbim!) Bana niçin sadece zayıflar ve (insanlar nazarında) düşük olanlar, (hakir görülenler) girer?" dedi. Allah Teâla Hazretleri önce cennete hitap etti: "Sen benim rahmetimsin. Kullarımdan dilediklerime rahmetimi seninle ulaştıracağım!" Sonra da cehenneme hitap etti: "Sen de benim azabımsın. Kullarımdan dilediğimi seninle azablandıracağım!" (Her ikisine yönelerek): "İkiniz(in de vazifesi var! İkiniz de) dolacaksınız!" buyurdu. Ancak cehennem, bir türlü dolmak bilmedi. Allah Teâla da ayağını üzerine bastı. Derken cehennem: "Yeter! Yeter!" diye inledi. Bu suretle dolmuş olan cehennemin ağzı birbirine kavuştu. Allah mahlûkatından hiçbir ferde asla zulmetmez. Cennete gelince, Allah onu yeni mahlûkat yaratarak onu dolduracaktır." Buhari, Tefsir, Kâf 1, Tevhid 25; Müslim, Cennet 35, (2846); Tirmizi, Cennet 22, (2564). 5116 - Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Hakkıyla cehennemlik olan cehennemlikler var ya, onlar cehennemde ne ölürler ne de yaşarlar. Lâkin günahları -yahut hataları denmiştir- sebebiyle ateşe dûçar olan birkısım kimseler vardır ki, ateş onları tamamen öldürür. Yanıp kömür olduktan sonra, kendilerine şefaat edilme izni verilir. Böylece grup grup getirilirler ve cennet nehirlerine dağıtılırlar. Sonra: "Ey cennet ehli! Bunların üzerlerine su dökün" denilir. Bunlar, sel yatağında biten bir ot gibi yeniden biterler." Müslim, İman 306, (185). 5117 - Yine Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mü'minler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan herbiri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir." Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48. 5118 - İmran İbnu Husayn radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Muhammed aleyhissalâtu vesselâm'ın şefaati ile, birkısım insanlar cehennemden çıkacak, cennete girecektir. Bunlara cehennemlikler denecektir." Buhari, Rikak 513, Ebu Davud, Sünnet 23, (4740); Tirmizi, Cehennem 10, (2603). 5119 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cehenneme giren iki kişinin oradaki bağırtıları şiddetlenecek. Allah Teâla Hazretleri: "Çıkarın bunları!" buyuracak. Onlara: "Niçin bağırıyorsunuz?" diye sorulacak. Onlar: "Bize merhamet edesin diye böyle yaptık!" diyecekler. Rab Teâla: "Benim size rahmetim, gidip kendinizi ateşe atmanız şeklindedir!" buyuracak. Onlar gidecekler. Biri kendisini ateşe atacak. Allah da ateşi ona soğuk ve selametli kılacak. Diğeri kalkar fakat kendini ateşe atamaz. Allah Teâla hazretleri: "Arkadaşının attığı gibi, seni de kendini atmaktan alıkoyan nedir?" diye sorar. Adam: "Ey Rabbim, beni ondan çıkardıktan sonra oraya bir kere daha göndermeyeceğini ümid ediyorum!" der. Allah Teâla hazretleri: "Haydi ümidini verdim!" der. İkisi de Allah'ın rahmetiyle cennete sokulurlar." Tirmizi, Cehennem 10, (2602). 5120 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: "senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teâla hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermediği şeyi verdi!" der. Derken ona bir ağaç gösterilir. "Ya Rabbi! der, beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim!" Allah Teâla hazretleri: "Ey âdemoğlu! Dilediğini versem benden başka bir şey istemezsin değil mi?" der. Adam: "Ey Rabbim, ondan başka bir şey istemeyeceğim!" der ve başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Adamcağız, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir ağaç daha gösterilir. Dayanamayıp: "Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Allah Teâla: "Ey âdemoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni yaklaştıracak olsam başka şeyler isteyeceksin!" der. Adam, başka şey istemeyeceği hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Adamı ona yaklaştırır. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra ona cennetin kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç diğer ikisinden daha güzeldir. Adam yine: "Ey Rabbim" Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden başka bir şey istemiyorum!" der. Rab Teâla: "Ey âdemoğlu! Sen ondan başka bir şey istemeyeceğine dair bana söz vermemiş miydin?" der. Adam: "Evet, Rabbim! Senden başka bir şey istemeyeceğim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca yaklaştırır. Adam ona yaklaştırılınca cennet ehlinin seslerini işitir. (Dayanamayıp): "Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teâla: "Ey âdemoğlu! Beni senden kurtaracak şey nedir! Dünya kadarını ve beraberinde mislini versem razı olur musun!" der. Adam: "Ey Rabbim! Benimle istihza mı ediyorsun? sen ki âlemlerin Rabbisin!" der." İbnu Mes'ûd bu noktada güldü ve: "Niye güldüğümü sormuyor musunuz?" dedi. "Niye güldün söyle!" dediler. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da böyle gülmüştü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da: "Rabbülalemin'in, adamın "Sen ki âlemlerin Rabbisin, benimle istihza mı ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi. Allah Teâla Hazretleri: "Ben seninle istihza etmiyorum. Lâkin ben, Azimüşşân dilediğimi yapmaya kâdirim!" buyurdular." Müslim, İman 310, (187).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Cennet ve Cehennem
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst