Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Cihad
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170096" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">976 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile, Allah yolunda uyanık sabahlayan göz."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">(Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 7, (1632).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">977 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Rasûlullah buyurdu ki: "Kâfır ile onu öldüren ebediyyen cehennemde bir araya gelmezler, keza bir kulun karnında, Allah yolunda (yutulmuş olan) tozla cehennem ateşi bir araya gelmezler, keza, bir kulun kalbinde imanla hased bir araya gelmezler."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Müslim, İmâret 130, 131, (1891); Ebu Dâvud, Cihad 11, (2495); Nesâî, Cihâd 8, (6,12-14); İbnu Mâce, Cihâd 9.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">978 - Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün şöyle dedi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Kim Rabb olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan, peygamber olarak Muhammed'den râzı ise ona cennet vâcib olmuştur." Bu söz hayretime gitti ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"- Ey Allah'ın Resûlü, bir kere daha tekrar eder misiniz?" dedim. Aynen tekrar etti ve arkadan da şunu söyledi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">" Bir başka şey daha var ki, Allah, onun sebebiyle, kulun cennetteki makamını yüz derece yüceltir. Bu derecelerden ikisi arasındaki uzaklık sema ile arz arasındaki mesâfe gibidir. " Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"- Öyleyse bu nedir`?" dedim. Şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">" Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Müslim, İmâret 116, (1884); Nesâî, Cihâd 18, (6,19-20).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">979 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Allah iki kişi hakkında güler: Bunlardan biri diğerini öldürmüş olduğu halde ikisi de cennete gider. Bunlardan diğeri, Allah yolunda cihad eder ve şehid olur. Allah katile mağfiretini ulaştırır, o da Müslüman olur, sonra Allah yolunda cihâda katılır ve şehid olur (Böylece her ikisi de Cennette buluşurlar)."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Buharî, Cihâd 28; Müslim, İmâret 128,129, (1890); Muvatta, Cihâd 28, (2, 460); Nesâi, Cihâd 37, (2, 38); İbnu Mâce, Mukaddime 13, (191).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">980 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Kim Allah iman ederek ve va'dini tasdik ederek, Allah yolunda (kullanmak üzere) bir at "tutarsa" bu atın yediği, teri, gübresi, bevli kıyamet günü terâzisine girecektir, yani sahibine sevap olacaktır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Buharî, Cihâd 46; Nesâî, Hayl 11.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">981 - Ebu Mes'ud el-Bedri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a, yularlanmış bir deve getirerek: "Bu Allah yoluna bağışımdır" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) adama:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">" Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Müslim, İmâret 132, (1892); Nesâî, Cihâd 46, (6, 49).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">982 - Adiyy İbnu Hâtim (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"- Sadakanın hangisi efdâl (Allah nazarında en kıymetli)dir?" diye sorulmuştu, şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">" Allah yolunda bir köleyi hizmete koymak veya Allah yolunda (askerler için) bir çadır kurmak (bağışlamak) veya döl alma yaşına basan bir deveyi (hibe, iâre veya karz suretinde) bağışlamak. "</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 5, (1626).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">983 - Zeyd İbnu Hâlid (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan âilesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Buharî, Cihâd 38; Müslim, Emâret 135,136, (1899); Ebu Dâvud, Cihâd 21, (2509); Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6, (1628); Nesâî, Cih d 44, (6, 46).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">984 - Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalàtu vesselâm)'ı dinledim şöyle demişti:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Size bir çok memleketlerin fethi müyesser kılınacak. Oralarda (komşu küffarla cihad için) toplanmış askeri birlikler göreceksiniz. Size bu birliklerle sefere çıkmak vazifesi verilecek. Bazılarınız onlarla (hasbi olarak) sefere çıkmak istemiyerek, adamlarının arasından svışıp gazveye (ücretsiz) katılmamanın yollarını arayacak. Arkadan da kendileriyle anlaşacak kabileler araştırıp, onlara: "Falanca orduya size bedel katılmam için beni ücretle tutacak yok mu, falanca orduya size bedel katılmam için beni ücretle tutacak yok mu?" diyecek. Bilesiniz, (hasbeten gazveye gitmekten kaçan bu adam) bir ücretlidir, son damlasına kadar kanını akıtsa da (gazi değildir, şehit sayılmaz, uhrevî ücretten mahrumdur)."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Ebu Dâvud, Cihâd 30, (2525).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">985 - Zeyd İbnu Eslem anlatıyor: "Ebu Ubeyde, Hz. Ömer (radıyallahu anhümâ)'e yazarak Rum cemaatlerini ve bunlardan duyduğu endişeyi belirtti. Hz. Ömer (radıyallahu anh) kendisine şu cevabı verdi: "Emmâ ba'd: Bil ki, mü'min bir kula nerede bir şiddet inecek olsa Allah ondan sonra bir ferec (kurtuluş) verir. Zira bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamaz. Cenâb-ı Hakk da Kur'ân-ı Kerim'inde şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler, sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihâda hazır bulunun, Allah'tan da korkun ki başarıya eresiniz" (Al-i Imrân 200).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p>Muvatta, Cihâd 6, (2, 446).</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170096, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="SeaGreen"]976 - İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile, Allah yolunda uyanık sabahlayan göz." (Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 7, (1632). 977 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Rasûlullah buyurdu ki: "Kâfır ile onu öldüren ebediyyen cehennemde bir araya gelmezler, keza bir kulun karnında, Allah yolunda (yutulmuş olan) tozla cehennem ateşi bir araya gelmezler, keza, bir kulun kalbinde imanla hased bir araya gelmezler." Müslim, İmâret 130, 131, (1891); Ebu Dâvud, Cihad 11, (2495); Nesâî, Cihâd 8, (6,12-14); İbnu Mâce, Cihâd 9. 978 - Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün şöyle dedi: "Kim Rabb olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan, peygamber olarak Muhammed'den râzı ise ona cennet vâcib olmuştur." Bu söz hayretime gitti ve: "- Ey Allah'ın Resûlü, bir kere daha tekrar eder misiniz?" dedim. Aynen tekrar etti ve arkadan da şunu söyledi. " Bir başka şey daha var ki, Allah, onun sebebiyle, kulun cennetteki makamını yüz derece yüceltir. Bu derecelerden ikisi arasındaki uzaklık sema ile arz arasındaki mesâfe gibidir. " Ben: "- Öyleyse bu nedir`?" dedim. Şu cevabı verdi: " Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad!" Müslim, İmâret 116, (1884); Nesâî, Cihâd 18, (6,19-20). 979 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah iki kişi hakkında güler: Bunlardan biri diğerini öldürmüş olduğu halde ikisi de cennete gider. Bunlardan diğeri, Allah yolunda cihad eder ve şehid olur. Allah katile mağfiretini ulaştırır, o da Müslüman olur, sonra Allah yolunda cihâda katılır ve şehid olur (Böylece her ikisi de Cennette buluşurlar)." Buharî, Cihâd 28; Müslim, İmâret 128,129, (1890); Muvatta, Cihâd 28, (2, 460); Nesâi, Cihâd 37, (2, 38); İbnu Mâce, Mukaddime 13, (191). 980 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Allah iman ederek ve va'dini tasdik ederek, Allah yolunda (kullanmak üzere) bir at "tutarsa" bu atın yediği, teri, gübresi, bevli kıyamet günü terâzisine girecektir, yani sahibine sevap olacaktır." Buharî, Cihâd 46; Nesâî, Hayl 11. 981 - Ebu Mes'ud el-Bedri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a, yularlanmış bir deve getirerek: "Bu Allah yoluna bağışımdır" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) adama: " Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!" dedi. Müslim, İmâret 132, (1892); Nesâî, Cihâd 46, (6, 49). 982 - Adiyy İbnu Hâtim (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a: "- Sadakanın hangisi efdâl (Allah nazarında en kıymetli)dir?" diye sorulmuştu, şu cevabı verdi: " Allah yolunda bir köleyi hizmete koymak veya Allah yolunda (askerler için) bir çadır kurmak (bağışlamak) veya döl alma yaşına basan bir deveyi (hibe, iâre veya karz suretinde) bağışlamak. " Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 5, (1626). 983 - Zeyd İbnu Hâlid (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan âilesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur." Buharî, Cihâd 38; Müslim, Emâret 135,136, (1899); Ebu Dâvud, Cihâd 21, (2509); Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6, (1628); Nesâî, Cih d 44, (6, 46). 984 - Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalàtu vesselâm)'ı dinledim şöyle demişti: "Size bir çok memleketlerin fethi müyesser kılınacak. Oralarda (komşu küffarla cihad için) toplanmış askeri birlikler göreceksiniz. Size bu birliklerle sefere çıkmak vazifesi verilecek. Bazılarınız onlarla (hasbi olarak) sefere çıkmak istemiyerek, adamlarının arasından svışıp gazveye (ücretsiz) katılmamanın yollarını arayacak. Arkadan da kendileriyle anlaşacak kabileler araştırıp, onlara: "Falanca orduya size bedel katılmam için beni ücretle tutacak yok mu, falanca orduya size bedel katılmam için beni ücretle tutacak yok mu?" diyecek. Bilesiniz, (hasbeten gazveye gitmekten kaçan bu adam) bir ücretlidir, son damlasına kadar kanını akıtsa da (gazi değildir, şehit sayılmaz, uhrevî ücretten mahrumdur)." Ebu Dâvud, Cihâd 30, (2525). 985 - Zeyd İbnu Eslem anlatıyor: "Ebu Ubeyde, Hz. Ömer (radıyallahu anhümâ)'e yazarak Rum cemaatlerini ve bunlardan duyduğu endişeyi belirtti. Hz. Ömer (radıyallahu anh) kendisine şu cevabı verdi: "Emmâ ba'd: Bil ki, mü'min bir kula nerede bir şiddet inecek olsa Allah ondan sonra bir ferec (kurtuluş) verir. Zira bir zorluk iki kolaylığa asla galebe çalamaz. Cenâb-ı Hakk da Kur'ân-ı Kerim'inde şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler, sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihâda hazır bulunun, Allah'tan da korkun ki başarıya eresiniz" (Al-i Imrân 200). [/COLOR][/SIZE] Muvatta, Cihâd 6, (2, 446). [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Cihad
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst