Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Fitneler, Hevalar ve İhtilaflar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170185" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">4753 - Ebu Mâlik veya Ebu Amir el-Eş'ari radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Ümmetimden bir kavim, ferci (zinayı), ipeği, içkiyi, çalgıyı helal addedecektir. Birkısım kavimler de bir dağın eteğine inecekler. Onların sürüsünü, çoban sabahları yanlarına getirecek. (Fakir) bir adam da, bir ihtiyacı için yanlarına gelecek. Onlar adama:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Bize yarın gel! derler. Bunun üzerine Allah onları geceleyin yakalayıverir ve dağı tepelerine koyarak birkısmını helak eder. Geri kalanları da mesh ederek Kıyamete kadar maymun ve hınzırlara çevirir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Buhari, Eşribe 6.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">4754 - Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a halk hayırdan sorardı. Ben ise, bana da ulaşabilir korkusuyla, hep şerden sorardım. (Yine bir gün<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite1" alt=":)" title="Smile :)" loading="lazy" data-shortname=":)" /></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Ey Allah'ın Resûlü! Biz Cahiliye devrinde şer içerisinde idik. Allah bize bu hayrı verdi. Bu hayırdan sonra tekrar şer var mı?" diye sordum.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Evet var!" buyurdular. Ben tekrar: "Pekiyi bu şerden sonra hayır var mı?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Evet, var! Fakat onda duman da var" buyurdular. Ben: "duman da ne?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Bir kavim var. Sünnetimden başka bir sünnet edinir; hidayetimden başka bir hidayet arar. Bazı işlerini iyi (ma'rûf) bulursun, bazı işlerini kötü (münker) bulursun" buyurdular. Ben tekrar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Bu hayırdan sonra başka bir şer kaldı mı?" diye sordum.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Evet! buyurdular. Cehennem kapısına çağıran davetçiler var. Kim onlara icabet ederek o kapıya doğru giderse, onlar bunu ateşe atarlar" buyurdular. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben (o güne) ulaşırsam, bana ne emredersiniz?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Müslümanların cemaatine ve imamlarına uy, onlardan ayrılma. (İmam sırtına (zulmen) vursa, malını (haksızlıkla) alsa da onu dinle ve itaat et!)" buyurdular.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"O zaman ne cemaat ne de imam yoksa?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"O takdirde bütün fırkaları terket (kaç)! Öyle ki, bir ağacın köküne dişlerinle tutunmuş bile olsan, ölüm sana gelinceye kadar o vaziyette kal" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Buhari, Fiten 11, Menakıb 25; Müslim, İmaret 51, (1847); Ebu Davud, Fiten 1, (4244, 4245, 4246, 4247).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">4755 - Abdurrahman İbnu Abdi'l-ka'be anlatıyor: "Mescide girmiştim. Abdullah İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma'yı gördüm: Ka'be'nin gölgesinde oturuyordu. Ka'be'nin gölgesinde birçok kimse ona müteveccih olarak oturmuştu. Ben de ona doğru oturdum. Şunu anlattı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Bir seferde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la beraberdik. Bir yerde konakladık. Kimimiz çadırını tamir ediyor, kimimiz yerini düzlüyor, kimimiz hayvanlarını güdüyordu. Derken Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın münadisi seslendi: "es-Salâtu câmi'a: "Haydin namaza!" Resûlullah'a gittik, yanında toplandık.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Benden önce her peygamber, ümmeti için hayır bildiği şeyi onlara öğretmekle mükellef idi. Onlar için şer bildiği şeyden de onları inzar etmesi (korkutması) gerekli idi. Bilesiniz, şu ümmetinizin afiyeti önce gelenler hakkında kesin kılınmıştır. Sonrakiler belaya ve kötü addedeceğiniz birkısım hallere maruz kalacaklardır. Birbirini takip eden fitneler gelecek. Mü'min: "Bu fitne helâkimdir" diyecek. Sonra bu kalkacak, başka bir fitne gelecek. "Helakim işte bundan, işte bundan" diyecek. Öyleyse, kim ateşten uzak kalmayı ve cennete girmeyi dilerse, Allah'a ve ahiret gününe inanır olduğu halde ölümü karşılasın. İnsanlara, onların kendisine nasıl muamele etmelerini dilerse öyle muamelede bulunsun. Kim bir imama biat edip, samimiyetle sadakat sözü vermiş ise, elinden geldikçe ona itaat etsin. Bir başkası gelip, önceki ile münâzaaya girişecek olursan sonradan çıkanın boynunu uçurun."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Ravi (Abdurrahman) der ki: "Abdullah İbnu Amr'a yanaştım ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Allah aşkına söyle. Bu anlattıklarını bizzat kendin Resûlullah aleyhissalâm'dan işittin mi?" dedim. Sorum üzerine eliyle kulak ve kalbini tutarak:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Evet kulaklarım işitti, kalbim de belledi" dedi. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Ama, amcaoğlun Muaviye, bize mallarımızı aramızda batıl bir şekilde yememizi, birbirimizi öldürmemizi emrediyor. Halbuki Allah Teâla hazretleri (mealen): "Ey iman edenler! Birbirinizin malını haram şekilde yemeyin; ancak karşılıklı rıza ile yaptığınız ticaret başkadır. Birbirinizi ve kendinizi öldürmeyin. Canlarınızı da boşu boşuna tehlikeye atmayın. Şüphesiz ki Allah size merhametlidir" (Nisa 29) buyuruyor" dedim. Biraz sustu sonra:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Allah'a itaatte ona itaat et, Allah'a isyanda ona isyan et!" dedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Müslim, İmaret 46, (1844); Nesai, Bey'at 25, (7, 153); Ebu Davud, Fiten 1, (4248); İbnu Mace, Fiten 9, (3956).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">4756 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Irak ehline bir ölçeklik yiyecek ve tek dirhemlik paranın gelmeyeceği zaman yakındır!" buyurmuşlardı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Nereden?" diye soruldu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Acem diyarından. Onlar bunu yasaklayacak" buyurdu ve devamla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Şam ehline de tek dinarlık paranın ve bir ölçeklik yiyeceğin gelmeyeceği zaman yakındır!" buyurdular. Yine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Bu nereden gelmeyecek?" diye soruldu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Rum cihetinden!" buyurdular. Sonra (Hz. Cabir) bir müddet sustu (ve ilave etti: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm dedi ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Ümmetimin sonunda bir halife gelecek; malı sayı ile değil, avuç avuç dağıtacak!)"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Müslim, Fiten 67, (2913).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">4757 - Yine Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Ümmetimin sonunda bir halife gelecek, malı sayarak değil, avuçlayarak dağıtacak."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Hadisi (Hz. Cabir'den rivayet eden) Ebu Nadre ve Ebu'l-Alâ'ya:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Bunun Ömer İbnu Abdilaziz olmasına ne dersiniz?" diye sorulmuştu. Onlar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Hayır, (o değildir)!" dediler."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Müslim, Fiten 67, (2913).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">4758 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">"Irak'a ölçeği ve dirhemi verilmeyecek. Şam'a da ölçeği ve dinarı verilmeyecek. Mısır'a ölçeği ve dinarı verilmeyecek. Başladığınız yere döneceksiniz" buyurdu ve üç kere tekrar etti. Buna Ebu Hureyre'nin eti ve kanı şahit oldu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DeepSkyBlue">Müslim, Fiten 33, (2896); Ebu Davud, Harac 29, (3035).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170185, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DeepSkyBlue"]4753 - Ebu Mâlik veya Ebu Amir el-Eş'ari radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ümmetimden bir kavim, ferci (zinayı), ipeği, içkiyi, çalgıyı helal addedecektir. Birkısım kavimler de bir dağın eteğine inecekler. Onların sürüsünü, çoban sabahları yanlarına getirecek. (Fakir) bir adam da, bir ihtiyacı için yanlarına gelecek. Onlar adama: "Bize yarın gel! derler. Bunun üzerine Allah onları geceleyin yakalayıverir ve dağı tepelerine koyarak birkısmını helak eder. Geri kalanları da mesh ederek Kıyamete kadar maymun ve hınzırlara çevirir." Buhari, Eşribe 6. 4754 - Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a halk hayırdan sorardı. Ben ise, bana da ulaşabilir korkusuyla, hep şerden sorardım. (Yine bir gün:) "Ey Allah'ın Resûlü! Biz Cahiliye devrinde şer içerisinde idik. Allah bize bu hayrı verdi. Bu hayırdan sonra tekrar şer var mı?" diye sordum. "Evet var!" buyurdular. Ben tekrar: "Pekiyi bu şerden sonra hayır var mı?" dedim. "Evet, var! Fakat onda duman da var" buyurdular. Ben: "duman da ne?" dedim. "Bir kavim var. Sünnetimden başka bir sünnet edinir; hidayetimden başka bir hidayet arar. Bazı işlerini iyi (ma'rûf) bulursun, bazı işlerini kötü (münker) bulursun" buyurdular. Ben tekrar: "Bu hayırdan sonra başka bir şer kaldı mı?" diye sordum. "Evet! buyurdular. Cehennem kapısına çağıran davetçiler var. Kim onlara icabet ederek o kapıya doğru giderse, onlar bunu ateşe atarlar" buyurdular. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Ben (o güne) ulaşırsam, bana ne emredersiniz?" dedim. "Müslümanların cemaatine ve imamlarına uy, onlardan ayrılma. (İmam sırtına (zulmen) vursa, malını (haksızlıkla) alsa da onu dinle ve itaat et!)" buyurdular. "O zaman ne cemaat ne de imam yoksa?" dedim. "O takdirde bütün fırkaları terket (kaç)! Öyle ki, bir ağacın köküne dişlerinle tutunmuş bile olsan, ölüm sana gelinceye kadar o vaziyette kal" buyurdular." Buhari, Fiten 11, Menakıb 25; Müslim, İmaret 51, (1847); Ebu Davud, Fiten 1, (4244, 4245, 4246, 4247). 4755 - Abdurrahman İbnu Abdi'l-ka'be anlatıyor: "Mescide girmiştim. Abdullah İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma'yı gördüm: Ka'be'nin gölgesinde oturuyordu. Ka'be'nin gölgesinde birçok kimse ona müteveccih olarak oturmuştu. Ben de ona doğru oturdum. Şunu anlattı: "Bir seferde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la beraberdik. Bir yerde konakladık. Kimimiz çadırını tamir ediyor, kimimiz yerini düzlüyor, kimimiz hayvanlarını güdüyordu. Derken Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın münadisi seslendi: "es-Salâtu câmi'a: "Haydin namaza!" Resûlullah'a gittik, yanında toplandık. "Benden önce her peygamber, ümmeti için hayır bildiği şeyi onlara öğretmekle mükellef idi. Onlar için şer bildiği şeyden de onları inzar etmesi (korkutması) gerekli idi. Bilesiniz, şu ümmetinizin afiyeti önce gelenler hakkında kesin kılınmıştır. Sonrakiler belaya ve kötü addedeceğiniz birkısım hallere maruz kalacaklardır. Birbirini takip eden fitneler gelecek. Mü'min: "Bu fitne helâkimdir" diyecek. Sonra bu kalkacak, başka bir fitne gelecek. "Helakim işte bundan, işte bundan" diyecek. Öyleyse, kim ateşten uzak kalmayı ve cennete girmeyi dilerse, Allah'a ve ahiret gününe inanır olduğu halde ölümü karşılasın. İnsanlara, onların kendisine nasıl muamele etmelerini dilerse öyle muamelede bulunsun. Kim bir imama biat edip, samimiyetle sadakat sözü vermiş ise, elinden geldikçe ona itaat etsin. Bir başkası gelip, önceki ile münâzaaya girişecek olursan sonradan çıkanın boynunu uçurun." Ravi (Abdurrahman) der ki: "Abdullah İbnu Amr'a yanaştım ve: "Allah aşkına söyle. Bu anlattıklarını bizzat kendin Resûlullah aleyhissalâm'dan işittin mi?" dedim. Sorum üzerine eliyle kulak ve kalbini tutarak: "Evet kulaklarım işitti, kalbim de belledi" dedi. Ben: "Ama, amcaoğlun Muaviye, bize mallarımızı aramızda batıl bir şekilde yememizi, birbirimizi öldürmemizi emrediyor. Halbuki Allah Teâla hazretleri (mealen): "Ey iman edenler! Birbirinizin malını haram şekilde yemeyin; ancak karşılıklı rıza ile yaptığınız ticaret başkadır. Birbirinizi ve kendinizi öldürmeyin. Canlarınızı da boşu boşuna tehlikeye atmayın. Şüphesiz ki Allah size merhametlidir" (Nisa 29) buyuruyor" dedim. Biraz sustu sonra: "Allah'a itaatte ona itaat et, Allah'a isyanda ona isyan et!" dedi." Müslim, İmaret 46, (1844); Nesai, Bey'at 25, (7, 153); Ebu Davud, Fiten 1, (4248); İbnu Mace, Fiten 9, (3956). 4756 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Irak ehline bir ölçeklik yiyecek ve tek dirhemlik paranın gelmeyeceği zaman yakındır!" buyurmuşlardı. "Nereden?" diye soruldu. "Acem diyarından. Onlar bunu yasaklayacak" buyurdu ve devamla: "Şam ehline de tek dinarlık paranın ve bir ölçeklik yiyeceğin gelmeyeceği zaman yakındır!" buyurdular. Yine: "Bu nereden gelmeyecek?" diye soruldu. "Rum cihetinden!" buyurdular. Sonra (Hz. Cabir) bir müddet sustu (ve ilave etti: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm dedi ki: "Ümmetimin sonunda bir halife gelecek; malı sayı ile değil, avuç avuç dağıtacak!)" Müslim, Fiten 67, (2913). 4757 - Yine Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ümmetimin sonunda bir halife gelecek, malı sayarak değil, avuçlayarak dağıtacak." Hadisi (Hz. Cabir'den rivayet eden) Ebu Nadre ve Ebu'l-Alâ'ya: "Bunun Ömer İbnu Abdilaziz olmasına ne dersiniz?" diye sorulmuştu. Onlar: "Hayır, (o değildir)!" dediler." Müslim, Fiten 67, (2913). 4758 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Irak'a ölçeği ve dirhemi verilmeyecek. Şam'a da ölçeği ve dinarı verilmeyecek. Mısır'a ölçeği ve dinarı verilmeyecek. Başladığınız yere döneceksiniz" buyurdu ve üç kere tekrar etti. Buna Ebu Hureyre'nin eti ve kanı şahit oldu." Müslim, Fiten 33, (2896); Ebu Davud, Harac 29, (3035).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Fitneler, Hevalar ve İhtilaflar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst