Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Fitneler, Hevalar ve İhtilaflar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170186" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4759 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İblis'in arşı deniz üzerindedir. Oradan askerlerini gönderip insanları fitneye atar. Bunlardan, yanında mertebece en yüksek olanı en büyük fitneyi çıkarandır. Askerlerinden biri gelip: "Şunu şunu yaptım!" der. İblis: "Hiçbir şey yapmamışsın!" der. Sonra bir diğeri gelip: "Ben falanı(n peşini) hanımıyla arasını açıncaya kadar bırakmadım!" der. İblis onu kendisine yaklaştırıp: "sen ne iyisin!" der."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Müslim, Münafikûn 66-67, (2813).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4760 - Ebu'l-Bahteri anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı dinleyen bir zatın bana anlattığına göre Resûlullah demiştir ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"İnsanlar, günahları çoğalmadıkça helak olmayacaklardır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Ebu Davud, Melahim 17, (4347).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4761 - Seleme İbnu'l-Ekva' radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bize kılıç kaldırırsa bizden değildir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Müslim, İman 162, (99).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4762 - Ebu Musa ve İbnu Ömer radıyallahu anhüm anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Kim bize karşı silah taşırsa bizden değildir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Buhari, Fiten 7; Müslim, İman 163, (100); Tirmizi, Hudûd 26, (1459).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4763 - Abdullah İbnu'z-Zübeyr radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Kim kılıcını çeker sonra koyarsa kanı hederdir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Nesai, Tahrim 26, (7, 117).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">ASABİYET VE EHVA</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4764 - Cündeb İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Kim ummiyye (gayesi İslam olmayan) bir bayrak altında bir asabiyete yardım ederken öldürülürse onun ölümü, cahiliye ölümü üzeredir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Müslim, İmaret 57, (1850); Nesai, Tahrim 28, (7, 123).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4765 - Süraka İbnu Malik el-Cu'şemi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"En hayırlınız, (zulme düşerek) günah işlemedikçe aşiretini müdafaa edendir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Ebu Davud, Edeb 121, (5120).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4766 - Vasile İbnu'l-Eska' radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, asabiyet nedir?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Asabiyet, buyurdular, zulümde kavmine yardım etmendir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Ebu Davud, Edeb 121, (5519).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4767 - Amr İbnu Ebi Kurre anlatıyor: "Huzeyfe radıyallahu anh Medain'de iken, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın öfke halinde, ashabından bazılarına sarfettiği sözleri anlatıyordu. Huzeyfe'den bunları işitenlerden birkısmı Selmân radıyallahu anh'a gelip, Huzeyfe'nin anlattıklarını kendisine söylüyorlardı. Selmân da onlara:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Huzeyfe söylediğini daha iyi bilir!" diyordu. Onlar da tekrar Huzeyfe'nin yanına dönüp kendisine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Biz senin söylediklerini Selman'a sorduk. Ne tasdik etti ne de reddetti" dediler. Bunun üzerine Huzeyfe (Sebze tarlasında bulunan) Selmân radıyallahu anhüma'nın yanına gidip:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan işittiğim şeyler hususunda beni niye tasdik etmedin?" diye sordu. Selman da:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm öfkelenir ve öfkeli iken konuşurdu. Razı olur ve rıza halinde de konuşurdu!" cevabını verdi ve sonra devamla:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Ey Huzeyfe! dedi. Sen, kalplerde, birkısım insanlara sevgi, birkısım insanlara buğz hasıl edip aralarında ihtilaf ve ayrılıklara sebep olan bu konuşmalardan vazgeçsen olmaz mı! Nitekim biliyorsun ki, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) hutbesinde şöyle buyurmuştu: "Allahım! Ben senin katından bir garanti talep ediyorum: Ümmetimden kime öfkeli halimde (haksız yere) sebbetmiş veya lanet etmiş (veya vurmuş veya incitmiş) isem -ki ben de ademoğluyum, tıpkı onların öfkelenmeleri gibi öfkelenirim. Halbuki sen beni alemlere rahmet olarak gönderdin- bu (haksız sözümü) o kimseler için Kıyamet günü rahmet, (zekat, ecir, yakınlık vesilesi, tuhûr) kıl. (Ta ki o vesile ile sana yaklaşsın!)"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Ey Huzeyfe! Allah'a yemin olsun, ya bu konuşmalardan vazgeçeceksin, yahut da seni Ömer İbnu'l-Hattab radıyallahu anh'a yazıp şikayet edeceğim!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Ebu Dâvud, Sünnet 11, (4659).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">FİTNELERİN GELDİĞİ CİHET VE FİTNELERİN ÇIKTIĞI KİMSELER</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4768 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"Küfrün başı doğu cihetindedir. Övünme ve çalım satma işi at, deve, sığır besleyenler, çadırda oturanlar arasındadır. Sükûnet de koyun besleyenlerdedir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4769 - Buhari'nin bir diğer rivayetinde denir ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">"İman Yemenlidir. Fitne şu tarafta, şeytanın boynuzunun doğduğu yerdedir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">4770 - Müslim'in rivayetinde şöyledir: "İman Yemenlidir. Küfür de şark cihetindedir. Sükûnet koyun besleyenlerin yanındadır. Övünmek ve çalım satmak feddâdların, yani at besleyip çadırda kalanların yanındadır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkOrange">Buhari, Bed'ü'l-Halk 15, Menakıb 1, Megazi 74; Müslim, İman 85, (52); Muvatta, İsti'zan 15, (2, 920).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170186, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DarkOrange"]4759 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İblis'in arşı deniz üzerindedir. Oradan askerlerini gönderip insanları fitneye atar. Bunlardan, yanında mertebece en yüksek olanı en büyük fitneyi çıkarandır. Askerlerinden biri gelip: "Şunu şunu yaptım!" der. İblis: "Hiçbir şey yapmamışsın!" der. Sonra bir diğeri gelip: "Ben falanı(n peşini) hanımıyla arasını açıncaya kadar bırakmadım!" der. İblis onu kendisine yaklaştırıp: "sen ne iyisin!" der." Müslim, Münafikûn 66-67, (2813). 4760 - Ebu'l-Bahteri anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı dinleyen bir zatın bana anlattığına göre Resûlullah demiştir ki: "İnsanlar, günahları çoğalmadıkça helak olmayacaklardır." Ebu Davud, Melahim 17, (4347). 4761 - Seleme İbnu'l-Ekva' radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bize kılıç kaldırırsa bizden değildir." Müslim, İman 162, (99). 4762 - Ebu Musa ve İbnu Ömer radıyallahu anhüm anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bize karşı silah taşırsa bizden değildir." Buhari, Fiten 7; Müslim, İman 163, (100); Tirmizi, Hudûd 26, (1459). 4763 - Abdullah İbnu'z-Zübeyr radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim kılıcını çeker sonra koyarsa kanı hederdir." Nesai, Tahrim 26, (7, 117). ASABİYET VE EHVA 4764 - Cündeb İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim ummiyye (gayesi İslam olmayan) bir bayrak altında bir asabiyete yardım ederken öldürülürse onun ölümü, cahiliye ölümü üzeredir." Müslim, İmaret 57, (1850); Nesai, Tahrim 28, (7, 123). 4765 - Süraka İbnu Malik el-Cu'şemi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "En hayırlınız, (zulme düşerek) günah işlemedikçe aşiretini müdafaa edendir." Ebu Davud, Edeb 121, (5120). 4766 - Vasile İbnu'l-Eska' radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, asabiyet nedir?" "Asabiyet, buyurdular, zulümde kavmine yardım etmendir." Ebu Davud, Edeb 121, (5519). 4767 - Amr İbnu Ebi Kurre anlatıyor: "Huzeyfe radıyallahu anh Medain'de iken, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın öfke halinde, ashabından bazılarına sarfettiği sözleri anlatıyordu. Huzeyfe'den bunları işitenlerden birkısmı Selmân radıyallahu anh'a gelip, Huzeyfe'nin anlattıklarını kendisine söylüyorlardı. Selmân da onlara: "Huzeyfe söylediğini daha iyi bilir!" diyordu. Onlar da tekrar Huzeyfe'nin yanına dönüp kendisine: "Biz senin söylediklerini Selman'a sorduk. Ne tasdik etti ne de reddetti" dediler. Bunun üzerine Huzeyfe (Sebze tarlasında bulunan) Selmân radıyallahu anhüma'nın yanına gidip: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan işittiğim şeyler hususunda beni niye tasdik etmedin?" diye sordu. Selman da: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm öfkelenir ve öfkeli iken konuşurdu. Razı olur ve rıza halinde de konuşurdu!" cevabını verdi ve sonra devamla: "Ey Huzeyfe! dedi. Sen, kalplerde, birkısım insanlara sevgi, birkısım insanlara buğz hasıl edip aralarında ihtilaf ve ayrılıklara sebep olan bu konuşmalardan vazgeçsen olmaz mı! Nitekim biliyorsun ki, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) hutbesinde şöyle buyurmuştu: "Allahım! Ben senin katından bir garanti talep ediyorum: Ümmetimden kime öfkeli halimde (haksız yere) sebbetmiş veya lanet etmiş (veya vurmuş veya incitmiş) isem -ki ben de ademoğluyum, tıpkı onların öfkelenmeleri gibi öfkelenirim. Halbuki sen beni alemlere rahmet olarak gönderdin- bu (haksız sözümü) o kimseler için Kıyamet günü rahmet, (zekat, ecir, yakınlık vesilesi, tuhûr) kıl. (Ta ki o vesile ile sana yaklaşsın!)" Ey Huzeyfe! Allah'a yemin olsun, ya bu konuşmalardan vazgeçeceksin, yahut da seni Ömer İbnu'l-Hattab radıyallahu anh'a yazıp şikayet edeceğim!" Ebu Dâvud, Sünnet 11, (4659). FİTNELERİN GELDİĞİ CİHET VE FİTNELERİN ÇIKTIĞI KİMSELER 4768 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Küfrün başı doğu cihetindedir. Övünme ve çalım satma işi at, deve, sığır besleyenler, çadırda oturanlar arasındadır. Sükûnet de koyun besleyenlerdedir." 4769 - Buhari'nin bir diğer rivayetinde denir ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İman Yemenlidir. Fitne şu tarafta, şeytanın boynuzunun doğduğu yerdedir." 4770 - Müslim'in rivayetinde şöyledir: "İman Yemenlidir. Küfür de şark cihetindedir. Sükûnet koyun besleyenlerin yanındadır. Övünmek ve çalım satmak feddâdların, yani at besleyip çadırda kalanların yanındadır." Buhari, Bed'ü'l-Halk 15, Menakıb 1, Megazi 74; Müslim, İman 85, (52); Muvatta, İsti'zan 15, (2, 920).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Fitneler, Hevalar ve İhtilaflar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst