Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Gadab(öfke)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170192" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">GADAB (ÖFKE)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4281 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?" diye sordu. Ashab radıyallahu anhüm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Hayır, dedi, gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Müslim, Birr 106, (2608); Ebu Davud, Edeb 3, (4779).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4282 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhari, Edeb 76, Müslim, Birr 107, (2760); Muvatta, Hüsnü'l-Halk 12, (2, 906).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4283 - Ebu Vail radıyallahu anh anlatıyor: "Urve İbnu Muhammed es-Sa'di'nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Babam, dedem Atiyye radıyallahu anh'tan anlattı ki, o, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini nakletmiştir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebu Davud, Edeb 4, (4784).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4284 - Ebu Zerr el-Gıfari radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize buyurmuştu ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne ala geçmezse yatsın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebu Davud, Edeb 4, (4782).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4285 - Hz. Mu'az İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor. "İki kişi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinde zuhur eden öfke giderdi: Eûzu billahi mineşşeytanirracim" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Tirmizi, Da'avat 53, (3448); Ebu Davud, Edebb 4, (4780).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4286 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Tâ ki nasihatini unutmayayım" demişti (ve birkaç kere tekrar etmişti). Aleyhissalatu vesselam (bir kelimeyle):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Öfkelenme!" cevabını verdi!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4287 - Sehl İbnu Mu'az İbni Enes el-Cüheni, babası radıyallahu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Öfkesinin gereğini yerine getirebilecek güçte olduğu halde öfkesini tutan kimseyi, Allah Teâla Hazretleri, Kıyamet günü, mahlukatın başları üstüne davet eder; tâ ki, (onlardan önce) dilediği huriyi kendine seçsin."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Tirmizi, Birr 74, (2022); Ebu Davud, Edeb 3, (4777).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">4288 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Uyeyne İbnu Hısn (Medine'ye) gelince, kardeşinin oğlu Hürr İbnu Kays'ın yanına indi. Hürr İbnu Kays ise Hz. Ömer'in yakınlarındandı. Onun meclisinde yaşlı veya genç bir kısım kurrâ ve fakihler müşavere heyeti olarak bulunurdu. Uyeyne İbnu Hısn:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ey kardeşimin oğlu! Emirü'l-mü'minin'in yanına girmem için izin taleb et!" dedi. O da izin istedi. Ancak yanına girince:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Yeter artık! Ey İbnu'l-Hattab sen bize bol vermediğin gibi, aramızda adaletle de hükmetmiyorsun!" dedi. Hz. Ömer radıyallahu anh pek öfkelendi. Neredeyse dövmek için üzerine yürüyecekti ki, Hürr radıyallahu anh atılıp:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ey emire'l-mü'minin! Allah Teâla Hazretleri, Resûlüne: "Affı eses tut, ma'rufu emret ve cahillerden de yüz çevir!" (A'raf 199) emretmiştir. Bu adam da cahillerden biridir" dedi. Vallahi, Hürr ayeti okuyunca, Hz. Ömer olduğu yerde kalıp hiçbir şey yapmadı. Hz. Ömer Kitabullah'ın yanında hemen durur, onu koyup geçmezdi (radıyallahu anh)."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhari, İ'tisam 2, Tefsir, A'raf 5.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170192, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Purple"]GADAB (ÖFKE) 4281 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): "Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?" diye sordu. Ashab radıyallahu anhüm: "Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Hayır, dedi, gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir." Müslim, Birr 106, (2608); Ebu Davud, Edeb 3, (4779). 4282 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir." Buhari, Edeb 76, Müslim, Birr 107, (2760); Muvatta, Hüsnü'l-Halk 12, (2, 906). 4283 - Ebu Vail radıyallahu anh anlatıyor: "Urve İbnu Muhammed es-Sa'di'nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve: "Babam, dedem Atiyye radıyallahu anh'tan anlattı ki, o, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini nakletmiştir: "Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın." Ebu Davud, Edeb 4, (4784). 4284 - Ebu Zerr el-Gıfari radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize buyurmuştu ki: "Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne ala geçmezse yatsın." Ebu Davud, Edeb 4, (4782). 4285 - Hz. Mu'az İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor. "İki kişi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinde zuhur eden öfke giderdi: Eûzu billahi mineşşeytanirracim" buyurdular." Tirmizi, Da'avat 53, (3448); Ebu Davud, Edebb 4, (4780). 4286 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Tâ ki nasihatini unutmayayım" demişti (ve birkaç kere tekrar etmişti). Aleyhissalatu vesselam (bir kelimeyle): "Öfkelenme!" cevabını verdi!" Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906). 4287 - Sehl İbnu Mu'az İbni Enes el-Cüheni, babası radıyallahu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Öfkesinin gereğini yerine getirebilecek güçte olduğu halde öfkesini tutan kimseyi, Allah Teâla Hazretleri, Kıyamet günü, mahlukatın başları üstüne davet eder; tâ ki, (onlardan önce) dilediği huriyi kendine seçsin." Tirmizi, Birr 74, (2022); Ebu Davud, Edeb 3, (4777). 4288 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Uyeyne İbnu Hısn (Medine'ye) gelince, kardeşinin oğlu Hürr İbnu Kays'ın yanına indi. Hürr İbnu Kays ise Hz. Ömer'in yakınlarındandı. Onun meclisinde yaşlı veya genç bir kısım kurrâ ve fakihler müşavere heyeti olarak bulunurdu. Uyeyne İbnu Hısn: "Ey kardeşimin oğlu! Emirü'l-mü'minin'in yanına girmem için izin taleb et!" dedi. O da izin istedi. Ancak yanına girince: "Yeter artık! Ey İbnu'l-Hattab sen bize bol vermediğin gibi, aramızda adaletle de hükmetmiyorsun!" dedi. Hz. Ömer radıyallahu anh pek öfkelendi. Neredeyse dövmek için üzerine yürüyecekti ki, Hürr radıyallahu anh atılıp: "Ey emire'l-mü'minin! Allah Teâla Hazretleri, Resûlüne: "Affı eses tut, ma'rufu emret ve cahillerden de yüz çevir!" (A'raf 199) emretmiştir. Bu adam da cahillerden biridir" dedi. Vallahi, Hürr ayeti okuyunca, Hz. Ömer olduğu yerde kalıp hiçbir şey yapmadı. Hz. Ömer Kitabullah'ın yanında hemen durur, onu koyup geçmezdi (radıyallahu anh)." Buhari, İ'tisam 2, Tefsir, A'raf 5.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb-ü sitte- Gadab(öfke)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst