Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Hilafet ve İmamet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170422" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">İMAM VE EMÎRİN VAZİFELERİ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1687 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden mes'ulsünüz. İmam çobandır ve sürüsünden mes'üldür. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes'uldür. Kadın, kocasının evinde çobandır, o da sürüsünden mes'üldür. Hizmetçi, efendisinin malından sorumludur ve sürüsünden mes'üldür."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">İbnu Ömer der ki: "Bunları Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'tan işitmiştim. Zannediyorum ki şöyle de demişti:"Kişi bâbasının malında çobandır, o da sürüsünden mes'üldür."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhârî, Ahkâm 1, Cum'a 11, İstikrâz 20, Itk 17,19, Vesâya 9, Nikâh 81, 90; Müslim, İmâret 20, (1829); Tirmizî, Cihâd 27,1705; Ebû Dâvud, İmâret 1, (2928).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1688 - İbnu Meryem el-Ezdî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Muâviye (radıyallâhu anh)'nin yanına girmiştim. Bana:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Ebû fülân, seni hangi rüzgâr attı?" diyerek (ziyaretimden memnuniyeti izhâr etti). Ben de: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'tan işitmiş olduğum şu hadisi, (size hatırlatmayı düşündüm)" dedim: "Allah kime Müslümanların işlerinden birşeyler tevdi eder, o da onların ihtiyaçlarına, isteklerine, darlıklarına perde olur (giderirse), kıyâmet gününde Allah da onun ihtiyaç, istek ve darlıklarına perde olur (giderir)."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Râvî der ki: "Bunun üzerine Hz. Muâviye (radıyallâhu anh) insanların ihtiyaçlarıyla ilgilenmek üzere bir adam tâyin etti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Tirmizi, Ahkâm 6, (1332,1333); Ebû Davud, Harâc 13, (2948).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1689 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Adil olanlar, kıyamet günü, Allah'ın yanında, nurdan minberler üzerine Rahman'ın sağ cihetinde olmak üzere yerlerini alırlar. -Allah'ın her iki eli de sağdır Onlar hükümlerinde, aileleri ile velâyeti altında bulunanlar hakkında hep adâleti gözetenlerdir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Müslim, İmâret 18, (1827); Nesâî, Âdâb 1, (8, 221).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1690 - Hasan el-Basrî, Ma'kıl İbnu Yesâr (radıyallâhu anh)'dan naklediyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim, demişti ki: "Allah bir kimseyi başkaları üzerine çoban yapmış, o da idaresi altındakilere hile yapmış olarak ölmüş ise, Allah ona cennetini kesinlikle haram eder."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhârî, Ahkâm 8, Müslim, İman 227, (142); İmâret 21, (142).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Müslim'in Hasan Basrî'den kaydettiği diğer bir rivâyet şöyledir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Aiz İbnu Amr (radıyallâhu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Ashâb-ı Güzin'inden biri idi. Ubeydillah İbnu Ziyad'ın yanına girdi ve hemen ona: "Ey oğulcuğum, ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın: "Çobanların en kötüsü hutame denen merhametsiz deve sürücüsüdür, sakın onlardan olma"dediğini işittim" dedi. Ubeydullah: "Otur, sen muhakkak ki Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabının kepeğindensin" deyince: "Onların kepeği var mıydı? Kepek onlardan sonra ve onların dışındakiler arasında zuhur etti" diye cevap verdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1691 - Adiyy İbnu Amîre el-Kindî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Bir işe me'mur tayin ettiğimiz kimse, bizden bir iğne veya ondan daha küçük bir şeyi gizlemiş olsa, bu bir hiyanettir (gulûl), kıyamet günü onu getirecektir. "</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Bunun üzerine, Ensar'dan bir zat kalkarak:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Allah'ın Resûlü! Vazifeyi benden geri al!" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Sana ne oldu?" diye sordu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Senin (az önce şunu şunu) söylediğini işittim ya!" deyince Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ben onu şu anda tekrar ediyorum: "Kimi memur tayin edersek az veya çok ne varsa bize getirsin. Ondan kendisine ne verilirse alır, ne yasaklanırsa onu terkeder."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Müslim, İmâret 30, (1833).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1692 - Ebû Said (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Kıyamet günü, insanların Allah'a en sevgi1i ve mekân olarak en yakın olanı, âdil imamdır. Kıyamet günü, insanların Allah'a en menfuru O'ndan mekân olarak en uzak olanı da zâlim sultandır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Tirmizî, Ahkâm 4, (1329).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">EMİR OLMANIN KÖTÜLÜĞÜĞÜ</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1693 - Mikdâm İbnu Ma'dikerib (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) omuzuma vurdu ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Kudeym (Mikdamcık)! Emîr, kâtip, ârif olmadan ölürsen kurtuluşa erdin demektir!" dedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Ebü Dâvud, Harâc 5, (2933).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1694 - Ebû Zerr (radıyallâhu anh) anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Allah'ın Resûlü! dedim, beni memur ta'yin etmez misin?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Bu sözüm üzerine, elini omuzuma vurdu ve sonra da:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Ebû Zerr, sen zayıfsın, memurluk ise bir emanettir. (Hakkını veremediğin taktirde) kıyamet günü rüsvaylık ve pişmanlıktır. Ancak kim onu hakederek alır ve onun sebebiyle üzerine düşen vazifeleri eksiksiz edâ ederse o hâriç" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Müslim" İmâret 17, (1826); Ebü Dâvud, Vesâyâ 4, (2868); Nesâî, Vesâya 10, (6, 255).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Ebû Dâvud'un diğer bir rivâyetinde şöyle gelmiştir: "Ey Ebû Zerr, ben seni zayıf görüyorum. Ben kendim için istediğimi senin için de isterim. Sakın iki kişi üzerine âmir olma, yetim malına da velilik yapma."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Yine Ebû Dâvud'un bir diğer rivâyeti (Harâc 5, (2934) şöyle: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Âriflik haktır, halka âriflik gereklidir, ancak ârifler ateştedir. "</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1695 - Abdurrahman İbnu Semüre (radıyallâhu anh) anlatıyor:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Abdurrahman! Emîrlik isteme. Eğer senin talebin üzerine sana emîrlik verilirse, istediğin şeyin sorumluluğu sana yüklenir. Eğer sen talibi olmadan sana emîrlik verilirse, o işte yardım görürsün. Bir iş için yemin eder, sonra da aksini yapmakta hayır görürsen, daha hayırlı gördüğün ne ise onu yap, ettiğin yemin için de kefârette bulun."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhârî, Ahkâm 5, 6, Eymân 1; Müslim, İmâret 19, (1652); Ebü Dâvud, Harâc 2, (2929); Tirmizî, Nüzür 5, (1529); Nesâî, Adâbu'l-Kudat 5, (8, 225).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1696 - Ebû Musa (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Yanımda amcamın evlatlarından iki kişi daha olduğu halde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın huzuruna girdim. Yanımdakilerden biri:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Allah'ın Resûlü! Allah'ın sana tevdi ettiğn işlerden bazıları üzerine bizi emîr tayin et" dedi. Diğeri de aynı talepde bulundu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın onlara cevabı şu oldu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Biz, -Allah'a kasem olsun- bu işe, onu taleb eden veya ona hırs gösteren hiç kimseyi tayin etmeyiz!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhârî, Ahkâm 7,12, İcâre 8, İstitâbe 2; Müslim, İmâret 7, (1733); Ebû Dâvud, Harâc 2, (2930); Nesâî, Adâbu'1-Kudât 4, (8, 224).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170422, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DimGray"]İMAM VE EMÎRİN VAZİFELERİ 1687 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden mes'ulsünüz. İmam çobandır ve sürüsünden mes'üldür. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes'uldür. Kadın, kocasının evinde çobandır, o da sürüsünden mes'üldür. Hizmetçi, efendisinin malından sorumludur ve sürüsünden mes'üldür." İbnu Ömer der ki: "Bunları Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'tan işitmiştim. Zannediyorum ki şöyle de demişti:"Kişi bâbasının malında çobandır, o da sürüsünden mes'üldür." Buhârî, Ahkâm 1, Cum'a 11, İstikrâz 20, Itk 17,19, Vesâya 9, Nikâh 81, 90; Müslim, İmâret 20, (1829); Tirmizî, Cihâd 27,1705; Ebû Dâvud, İmâret 1, (2928). 1688 - İbnu Meryem el-Ezdî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Muâviye (radıyallâhu anh)'nin yanına girmiştim. Bana: "Ey Ebû fülân, seni hangi rüzgâr attı?" diyerek (ziyaretimden memnuniyeti izhâr etti). Ben de: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'tan işitmiş olduğum şu hadisi, (size hatırlatmayı düşündüm)" dedim: "Allah kime Müslümanların işlerinden birşeyler tevdi eder, o da onların ihtiyaçlarına, isteklerine, darlıklarına perde olur (giderirse), kıyâmet gününde Allah da onun ihtiyaç, istek ve darlıklarına perde olur (giderir)." Râvî der ki: "Bunun üzerine Hz. Muâviye (radıyallâhu anh) insanların ihtiyaçlarıyla ilgilenmek üzere bir adam tâyin etti." Tirmizi, Ahkâm 6, (1332,1333); Ebû Davud, Harâc 13, (2948). 1689 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Adil olanlar, kıyamet günü, Allah'ın yanında, nurdan minberler üzerine Rahman'ın sağ cihetinde olmak üzere yerlerini alırlar. -Allah'ın her iki eli de sağdır Onlar hükümlerinde, aileleri ile velâyeti altında bulunanlar hakkında hep adâleti gözetenlerdir." Müslim, İmâret 18, (1827); Nesâî, Âdâb 1, (8, 221). 1690 - Hasan el-Basrî, Ma'kıl İbnu Yesâr (radıyallâhu anh)'dan naklediyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim, demişti ki: "Allah bir kimseyi başkaları üzerine çoban yapmış, o da idaresi altındakilere hile yapmış olarak ölmüş ise, Allah ona cennetini kesinlikle haram eder." Buhârî, Ahkâm 8, Müslim, İman 227, (142); İmâret 21, (142). Müslim'in Hasan Basrî'den kaydettiği diğer bir rivâyet şöyledir: "Aiz İbnu Amr (radıyallâhu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Ashâb-ı Güzin'inden biri idi. Ubeydillah İbnu Ziyad'ın yanına girdi ve hemen ona: "Ey oğulcuğum, ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın: "Çobanların en kötüsü hutame denen merhametsiz deve sürücüsüdür, sakın onlardan olma"dediğini işittim" dedi. Ubeydullah: "Otur, sen muhakkak ki Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabının kepeğindensin" deyince: "Onların kepeği var mıydı? Kepek onlardan sonra ve onların dışındakiler arasında zuhur etti" diye cevap verdi." 1691 - Adiyy İbnu Amîre el-Kindî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir işe me'mur tayin ettiğimiz kimse, bizden bir iğne veya ondan daha küçük bir şeyi gizlemiş olsa, bu bir hiyanettir (gulûl), kıyamet günü onu getirecektir. " Bunun üzerine, Ensar'dan bir zat kalkarak: "Ey Allah'ın Resûlü! Vazifeyi benden geri al!" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Sana ne oldu?" diye sordu: "Senin (az önce şunu şunu) söylediğini işittim ya!" deyince Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Ben onu şu anda tekrar ediyorum: "Kimi memur tayin edersek az veya çok ne varsa bize getirsin. Ondan kendisine ne verilirse alır, ne yasaklanırsa onu terkeder." Müslim, İmâret 30, (1833). 1692 - Ebû Said (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kıyamet günü, insanların Allah'a en sevgi1i ve mekân olarak en yakın olanı, âdil imamdır. Kıyamet günü, insanların Allah'a en menfuru O'ndan mekân olarak en uzak olanı da zâlim sultandır." Tirmizî, Ahkâm 4, (1329). EMİR OLMANIN KÖTÜLÜĞÜĞÜ 1693 - Mikdâm İbnu Ma'dikerib (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) omuzuma vurdu ve: "Ey Kudeym (Mikdamcık)! Emîr, kâtip, ârif olmadan ölürsen kurtuluşa erdin demektir!" dedi." Ebü Dâvud, Harâc 5, (2933). 1694 - Ebû Zerr (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim, beni memur ta'yin etmez misin?" Bu sözüm üzerine, elini omuzuma vurdu ve sonra da: "Ey Ebû Zerr, sen zayıfsın, memurluk ise bir emanettir. (Hakkını veremediğin taktirde) kıyamet günü rüsvaylık ve pişmanlıktır. Ancak kim onu hakederek alır ve onun sebebiyle üzerine düşen vazifeleri eksiksiz edâ ederse o hâriç" buyurdu." Müslim" İmâret 17, (1826); Ebü Dâvud, Vesâyâ 4, (2868); Nesâî, Vesâya 10, (6, 255). Ebû Dâvud'un diğer bir rivâyetinde şöyle gelmiştir: "Ey Ebû Zerr, ben seni zayıf görüyorum. Ben kendim için istediğimi senin için de isterim. Sakın iki kişi üzerine âmir olma, yetim malına da velilik yapma." Yine Ebû Dâvud'un bir diğer rivâyeti (Harâc 5, (2934) şöyle: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Âriflik haktır, halka âriflik gereklidir, ancak ârifler ateştedir. " 1695 - Abdurrahman İbnu Semüre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ey Abdurrahman! Emîrlik isteme. Eğer senin talebin üzerine sana emîrlik verilirse, istediğin şeyin sorumluluğu sana yüklenir. Eğer sen talibi olmadan sana emîrlik verilirse, o işte yardım görürsün. Bir iş için yemin eder, sonra da aksini yapmakta hayır görürsen, daha hayırlı gördüğün ne ise onu yap, ettiğin yemin için de kefârette bulun." Buhârî, Ahkâm 5, 6, Eymân 1; Müslim, İmâret 19, (1652); Ebü Dâvud, Harâc 2, (2929); Tirmizî, Nüzür 5, (1529); Nesâî, Adâbu'l-Kudat 5, (8, 225). 1696 - Ebû Musa (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Yanımda amcamın evlatlarından iki kişi daha olduğu halde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın huzuruna girdim. Yanımdakilerden biri: "Ey Allah'ın Resûlü! Allah'ın sana tevdi ettiğn işlerden bazıları üzerine bizi emîr tayin et" dedi. Diğeri de aynı talepde bulundu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın onlara cevabı şu oldu: "Biz, -Allah'a kasem olsun- bu işe, onu taleb eden veya ona hırs gösteren hiç kimseyi tayin etmeyiz!" Buhârî, Ahkâm 7,12, İcâre 8, İstitâbe 2; Müslim, İmâret 7, (1733); Ebû Dâvud, Harâc 2, (2930); Nesâî, Adâbu'1-Kudât 4, (8, 224).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Hilafet ve İmamet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst