Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- İyilik ebeveyne
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170489" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">CİMRİLİKLE İLGİLİ BÖLÜM</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">389 - Ahnef İbnu Kays anlatıyor: "Ben Kureys'ten bir grubla oturuyordum. Oradan Ebu Zerr (radıyallahu anh) geçti. Şöyle diyordu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">"-Mal biriktirenleri, cehennem ateşinde kızdırılan taşlarla müjdele. Bu kızgın taşlar onların her birinin memelerinin uçlarına konacak, tâ kürek kemiklerinden çıkacak; kürek kemiklerine konacak, ta meme uçlarından çıkacak. (Böylece) çalkalanıp duracaklar" dedi. Bu konuşmayı dinleyenler başlarını indirdiler. Onlardan hiçbirinin bu adama cevap verdiğini görmedim. Bunun üzerine adam dönüp gitti. Ben de peşinden onu takip ettim. Nihayet bir direğin dibine oturdu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Bu adamların, senin kendisine söylediklerinden hoşlanmadıklarını görüyorum, dedim. Şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Bunların hakikaten hiçbir şeye aklı ermiyor. Dostum Ebu'l-Kâsım (aleyhissalâtu vesselâm) bir keresinde beni çağırdı. Yanına varınca bana:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Uhud'u görüyormusun? dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Evet görüyorum dedim. Bunun üzerine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Bunun kadar altınım olmasını istemem, (olsaydı) üç dinar müstesna hepsini infak ederdim, buyurdu. Ebu Zerr (radıyallahu anh) önceki sözünü te'kiden:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Bu (Kureyşliler var ya) dünyayı topluyorlar hiçbir şeye akılları ermiyor, dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Seninle bu Kureyşli kardeşlerinin arasında ne var ki, onların yanına uğramıyor, onlardan birşey almıyorsun? dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Ebu Zerr:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Hayır! Rabbine yemin ederim, taa Allah ve Resûlüne kavuşuncaya kadar ben onlardanne dünyalık isterim ne de kendilerine din nâmına bir şey sorarım, dedi. Ben tekrar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Şu ihsan meselesi hakkında ne dersin? dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Sen onu al. Çünkü, bugün onda bir nafaka var. Ancak, bu ihsan dinin karşılığında yapılırsa, bırak alma, dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Buhârî, Zekât 4; Müslim, Zekât 34. (992).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">390 - Bir başka rivayette şöyle denmiştir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">"Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la beraber yürüyordum. O, Uhud dağına bakıyordu. Bir ara: "Evimde üç gece kalacak altınım olsun istemem. Ancak üzerimdeki bir borç sebebiyle tek dinarı koruyabilir, geri kalanın da Allah'ın kullarına şöyle şöyle dağıtılmasını emrederdim" dedi ve elleriyle önüne, sağına soluna dağıtma işareti yaptı".</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Buhârî, Zekât 4; İstikrâz 3, Bed'u'l-Halk 6; İsti'zân 30, Rikâk 13, 14; Müslim, Zekât 34 (992).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">391 - Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Kâbe'nin gölgesinde otururken yanına geldim. Beni görünce: "Kâbe'nin Rabbine kasem olsun onlar zararda" buyurdu. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-Ey Allah'ın Resûlü, annem babam sana feda olsun, onlar kimlerdir? dedim. Buyurdu ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-"Onlar malca çok olanlardır. Ancak -eliyle ön, arka, sağ ve sol taraflarını göstererek- şöyle şöyle bol bol vermelerini emredenler müstesna" dedi ve hemen ilâve etti:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">-"Böyleleri ne kadar az! Şunu bilin ki, devesi, sığırı, davarı olup da zekâtını vermeyen her insan kıyamet günü, o malları, mümkün olan en iri ve en semiz şekilde karşısına çıkıp, sırayla boynuzlarıyla toslayacak, ayaklarıyla çiğneyecek. Sonuncusu da bu muameleyi yapınca birinci tekrar başlayacak. Bu hal, insanlar arasındaki hüküm bitinceye kadar devam edecek."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Müslim, Zekât, 301, (590); Buhârî, Eymân 3, Zekât 43; Tirmizî, Zekât 1, (617); Nesâî, Zekât 2, (5, 10-11).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">392 - İbnu Ömer anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize hitab ederek şöyle buyurdular: "Sıkılık huyundan kaçının. Zira sizden önce gelip geçenler bu huy yüzünden helâk oldular. Şöyle ki: Bu huy onlara cimrilik emretti, onlar hemen cimrileşiverdiler, sıla-ı rahmi kesmelerini emretti, hemen sıla-ı rahmi kestiler, doğru yoldan çıkmayı (fücur) emretti, hemen doğru yoldan çıktılar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Ebu Dâvud, Zekât 46, (1698).H.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170489, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Blue"]CİMRİLİKLE İLGİLİ BÖLÜM 389 - Ahnef İbnu Kays anlatıyor: "Ben Kureys'ten bir grubla oturuyordum. Oradan Ebu Zerr (radıyallahu anh) geçti. Şöyle diyordu: "-Mal biriktirenleri, cehennem ateşinde kızdırılan taşlarla müjdele. Bu kızgın taşlar onların her birinin memelerinin uçlarına konacak, tâ kürek kemiklerinden çıkacak; kürek kemiklerine konacak, ta meme uçlarından çıkacak. (Böylece) çalkalanıp duracaklar" dedi. Bu konuşmayı dinleyenler başlarını indirdiler. Onlardan hiçbirinin bu adama cevap verdiğini görmedim. Bunun üzerine adam dönüp gitti. Ben de peşinden onu takip ettim. Nihayet bir direğin dibine oturdu. -Bu adamların, senin kendisine söylediklerinden hoşlanmadıklarını görüyorum, dedim. Şu cevabı verdi: -Bunların hakikaten hiçbir şeye aklı ermiyor. Dostum Ebu'l-Kâsım (aleyhissalâtu vesselâm) bir keresinde beni çağırdı. Yanına varınca bana: -Uhud'u görüyormusun? dedi. -Evet görüyorum dedim. Bunun üzerine: -Bunun kadar altınım olmasını istemem, (olsaydı) üç dinar müstesna hepsini infak ederdim, buyurdu. Ebu Zerr (radıyallahu anh) önceki sözünü te'kiden: -Bu (Kureyşliler var ya) dünyayı topluyorlar hiçbir şeye akılları ermiyor, dedi. Ben: -Seninle bu Kureyşli kardeşlerinin arasında ne var ki, onların yanına uğramıyor, onlardan birşey almıyorsun? dedim. Ebu Zerr: -Hayır! Rabbine yemin ederim, taa Allah ve Resûlüne kavuşuncaya kadar ben onlardanne dünyalık isterim ne de kendilerine din nâmına bir şey sorarım, dedi. Ben tekrar: -Şu ihsan meselesi hakkında ne dersin? dedim. -Sen onu al. Çünkü, bugün onda bir nafaka var. Ancak, bu ihsan dinin karşılığında yapılırsa, bırak alma, dedi. Buhârî, Zekât 4; Müslim, Zekât 34. (992). 390 - Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la beraber yürüyordum. O, Uhud dağına bakıyordu. Bir ara: "Evimde üç gece kalacak altınım olsun istemem. Ancak üzerimdeki bir borç sebebiyle tek dinarı koruyabilir, geri kalanın da Allah'ın kullarına şöyle şöyle dağıtılmasını emrederdim" dedi ve elleriyle önüne, sağına soluna dağıtma işareti yaptı". Buhârî, Zekât 4; İstikrâz 3, Bed'u'l-Halk 6; İsti'zân 30, Rikâk 13, 14; Müslim, Zekât 34 (992). 391 - Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Kâbe'nin gölgesinde otururken yanına geldim. Beni görünce: "Kâbe'nin Rabbine kasem olsun onlar zararda" buyurdu. Ben: -Ey Allah'ın Resûlü, annem babam sana feda olsun, onlar kimlerdir? dedim. Buyurdu ki: -"Onlar malca çok olanlardır. Ancak -eliyle ön, arka, sağ ve sol taraflarını göstererek- şöyle şöyle bol bol vermelerini emredenler müstesna" dedi ve hemen ilâve etti: -"Böyleleri ne kadar az! Şunu bilin ki, devesi, sığırı, davarı olup da zekâtını vermeyen her insan kıyamet günü, o malları, mümkün olan en iri ve en semiz şekilde karşısına çıkıp, sırayla boynuzlarıyla toslayacak, ayaklarıyla çiğneyecek. Sonuncusu da bu muameleyi yapınca birinci tekrar başlayacak. Bu hal, insanlar arasındaki hüküm bitinceye kadar devam edecek." Müslim, Zekât, 301, (590); Buhârî, Eymân 3, Zekât 43; Tirmizî, Zekât 1, (617); Nesâî, Zekât 2, (5, 10-11). 392 - İbnu Ömer anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize hitab ederek şöyle buyurdular: "Sıkılık huyundan kaçının. Zira sizden önce gelip geçenler bu huy yüzünden helâk oldular. Şöyle ki: Bu huy onlara cimrilik emretti, onlar hemen cimrileşiverdiler, sıla-ı rahmi kesmelerini emretti, hemen sıla-ı rahmi kestiler, doğru yoldan çıkmayı (fücur) emretti, hemen doğru yoldan çıktılar." Ebu Dâvud, Zekât 46, (1698).H.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- İyilik ebeveyne
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst