Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Kader
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170493" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">4799 - Hz. Cabir (R.a) anlatıyor: "Süraka İbnu Malik İbnu Cu'şem (R.a) gelerek sordu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Ey Allah'ın Resûlü! Bize dinimizi açıkla. Sanki yeni yaratılmış gibiyiz. Şimdi amel ne husustadır: Kalemlerin kuruduğu, miktarların kesinleştiği şeylerde mi, yoksa istikbale ait şeylerde mi çalışacağız?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Hayır (istikbale ait şeylerde değil). Bilakis kalemlerin kuruduğu, miktarların cereyan ettiği (kesinleştiği) hususta!" buyurdular. Sürâka tekrar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Öyleyse niye amel edelim (boşa zahmet çekelim)?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Çalışın! Herkes yaratıldığı şeye erecektir! Herkes, (yazıldığı) ameliyle amil olacaktır!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Müslim, Kader 8, (2648).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">4800 - İbnu Mes'ud (R.a) anlatıyor: "Sâdık ve Masdûk olan Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra bu kadar müddetle "alaka" olur. Sonra bu kadar müddette "mudga" olur. Sonra Allah bir meleği dört kelimeyle gönderir: (Bu melek) rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar, sonra ona ruh üflenir. Kendinden başka ilah olmayan zâta yemin olsun, sizden biri, (hayatı boyunca) cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki, kendisiyle cennet arasında bir zirâlık mesafe kaldığı zaman ona yazısı galebe çalar ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden biri (hayatı boyunca) cehennem ehlinin amelini işler. Kendisiyle cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazısı ona galebe çalar ve cennet ehlinin amelini işleyerek cennete girer."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Buhari, Kader 1, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 1, Tevhid 28; Müslim, Kader 1, (2643); Ebu Davud, Sünnet 17, (4708); Tirmizi, Kader 4, (2138).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Rezin şu ziyadede bulundu: "(Resûlullah) şunu da buyurdular: "Nutfe düştü mü, kırk gün rahimde uçar. Sonra kırk günde alaka olur. Sonra kırkgünde mudga olur. Bir nefis olarak yaratılma safhasına gelince, Allah onu tasfir edecek (şekillendirecek) bir melek gönderir. Melek iki parmağının arasında toprak olduğu halde gelir. Onu mudgaya karıştırır. Sonra onu yoğurur, sonra da emredildiği üzere onu tasvir eder."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">4801 - Âmr İbnu Vasıla anlatıyor: "Abdullah İbnu Mes'ûd (R.a)'ı dinledim. Demişti ki: "Şakî, annesinin karnında iken şaki olandır. Said de başkasından ibret alandır." (Bunu işittikten sonra) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın ashabından Huzeyfe denen zata uğradı ve İbnu Mes'ud'un söylediğini anlattı ve sordu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Kişi amelsiz nasıl şakî olur?" Huzeyfe radıyallahu anh:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Buna hayret mi ediyorsun? Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim:"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Nutfenin (rahme düşmesinden sonra) kırkiki gece geçti mi, Allah ona bir melek gönderir (ve onun vasıtasıyla) nutfeyi şekillendirir; işitmesini, görmesini, derisini, etini, kemiğini yaratır. Sonra melek sorar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Ey Rabbim! Bu erkek mi, dişi mi?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra sorar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Ey Rabbim! Eceli nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Tekrar sorar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Ey Rabbim! Rızkı nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra melek elinde sahife olduğu halde çıkar. Artık buna ne bir şey ilave eder ne de eksilir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Müslim, Kader 3, (2645).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">4802 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) aramızda doğrulup:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"(Hastalık nev'inden) hiçbir şey hiçbir şeye sirayet etmez!" buyurmuşlardı ki bir bedevi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Ey Allah'ın Resûlü! Nasıl olur? Bir deve sürüsüne, kuyruğu ile haşefesini uyuzlamış bir deve gelince hepsini uyuzlu yapar!" dedi. Aleyhissalatu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Pekalâ, birincisini kim uyuzladı? Ne sirayet, ne safer (inancınızda hakikat) vardır. Şurası muhakkak ki, Allah her nefsi yaratmış, onun hayatını, ölümünü, rızkını ve uğrayacağı musibetlerini yazmıştır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Tirmizi, Kader 9, (2144).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">4803 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Allah Teâla hazretleri bir kulun hayrını diledi mi onu istimal eder!" buyurmuştu. Kendisine: "Onu nasıl istimal eder?" diye soruldu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Ölümden önce salih amel işlemede muvaffak kılar!" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Tirmizi, Kader 8, (2134).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">4804 - Hz. Ebu Hureyre (R.a) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Kişi vardır, uzun müddet cennet ehlinin amelini işler, sonra da ameli cehennem ehlinin ameliyle hitam bulur. Yine kişi vardır, uzun müddet cehennem ehlinin ameliyle amel eder de sonunda cennet ehlinin ameliyle hitam bulur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Müslim, Kader 11, (2651).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">4805 - İbnu Amr İbni'l-Âs (R.a) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">"Allah (cin ve ins dahil) mahlukatını bir karanlık içinde yarattı. Sonra üzerlerine kendi nurundan serpti. Bu nur, kimlere isabet ettiyse hidayeti buldular, kimlere de isabet etmediyse sapıttılar. Bu sebeple diyorum ki: "Kalem, Allah Teâla'nın ilmi hususunda kurumuştur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: SeaGreen">Tirmizi, İman 18, (2644).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170493, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="SeaGreen"]4799 - Hz. Cabir (R.a) anlatıyor: "Süraka İbnu Malik İbnu Cu'şem (R.a) gelerek sordu: "Ey Allah'ın Resûlü! Bize dinimizi açıkla. Sanki yeni yaratılmış gibiyiz. Şimdi amel ne husustadır: Kalemlerin kuruduğu, miktarların kesinleştiği şeylerde mi, yoksa istikbale ait şeylerde mi çalışacağız?" "Hayır (istikbale ait şeylerde değil). Bilakis kalemlerin kuruduğu, miktarların cereyan ettiği (kesinleştiği) hususta!" buyurdular. Sürâka tekrar: "Öyleyse niye amel edelim (boşa zahmet çekelim)?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm: "Çalışın! Herkes yaratıldığı şeye erecektir! Herkes, (yazıldığı) ameliyle amil olacaktır!" buyurdular." Müslim, Kader 8, (2648). 4800 - İbnu Mes'ud (R.a) anlatıyor: "Sâdık ve Masdûk olan Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra bu kadar müddetle "alaka" olur. Sonra bu kadar müddette "mudga" olur. Sonra Allah bir meleği dört kelimeyle gönderir: (Bu melek) rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar, sonra ona ruh üflenir. Kendinden başka ilah olmayan zâta yemin olsun, sizden biri, (hayatı boyunca) cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki, kendisiyle cennet arasında bir zirâlık mesafe kaldığı zaman ona yazısı galebe çalar ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden biri (hayatı boyunca) cehennem ehlinin amelini işler. Kendisiyle cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazısı ona galebe çalar ve cennet ehlinin amelini işleyerek cennete girer." Buhari, Kader 1, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 1, Tevhid 28; Müslim, Kader 1, (2643); Ebu Davud, Sünnet 17, (4708); Tirmizi, Kader 4, (2138). Rezin şu ziyadede bulundu: "(Resûlullah) şunu da buyurdular: "Nutfe düştü mü, kırk gün rahimde uçar. Sonra kırk günde alaka olur. Sonra kırkgünde mudga olur. Bir nefis olarak yaratılma safhasına gelince, Allah onu tasfir edecek (şekillendirecek) bir melek gönderir. Melek iki parmağının arasında toprak olduğu halde gelir. Onu mudgaya karıştırır. Sonra onu yoğurur, sonra da emredildiği üzere onu tasvir eder." 4801 - Âmr İbnu Vasıla anlatıyor: "Abdullah İbnu Mes'ûd (R.a)'ı dinledim. Demişti ki: "Şakî, annesinin karnında iken şaki olandır. Said de başkasından ibret alandır." (Bunu işittikten sonra) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın ashabından Huzeyfe denen zata uğradı ve İbnu Mes'ud'un söylediğini anlattı ve sordu: "Kişi amelsiz nasıl şakî olur?" Huzeyfe radıyallahu anh: "Buna hayret mi ediyorsun? Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim:" "Nutfenin (rahme düşmesinden sonra) kırkiki gece geçti mi, Allah ona bir melek gönderir (ve onun vasıtasıyla) nutfeyi şekillendirir; işitmesini, görmesini, derisini, etini, kemiğini yaratır. Sonra melek sorar: "Ey Rabbim! Bu erkek mi, dişi mi?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra sorar: "Ey Rabbim! Eceli nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Tekrar sorar: "Ey Rabbim! Rızkı nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra melek elinde sahife olduğu halde çıkar. Artık buna ne bir şey ilave eder ne de eksilir." Müslim, Kader 3, (2645). 4802 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) aramızda doğrulup: "(Hastalık nev'inden) hiçbir şey hiçbir şeye sirayet etmez!" buyurmuşlardı ki bir bedevi: "Ey Allah'ın Resûlü! Nasıl olur? Bir deve sürüsüne, kuyruğu ile haşefesini uyuzlamış bir deve gelince hepsini uyuzlu yapar!" dedi. Aleyhissalatu vesselâm: "Pekalâ, birincisini kim uyuzladı? Ne sirayet, ne safer (inancınızda hakikat) vardır. Şurası muhakkak ki, Allah her nefsi yaratmış, onun hayatını, ölümünü, rızkını ve uğrayacağı musibetlerini yazmıştır." Tirmizi, Kader 9, (2144). 4803 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): "Allah Teâla hazretleri bir kulun hayrını diledi mi onu istimal eder!" buyurmuştu. Kendisine: "Onu nasıl istimal eder?" diye soruldu. "Ölümden önce salih amel işlemede muvaffak kılar!" buyurdu." Tirmizi, Kader 8, (2134). 4804 - Hz. Ebu Hureyre (R.a) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kişi vardır, uzun müddet cennet ehlinin amelini işler, sonra da ameli cehennem ehlinin ameliyle hitam bulur. Yine kişi vardır, uzun müddet cehennem ehlinin ameliyle amel eder de sonunda cennet ehlinin ameliyle hitam bulur." Müslim, Kader 11, (2651). 4805 - İbnu Amr İbni'l-Âs (R.a) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah (cin ve ins dahil) mahlukatını bir karanlık içinde yarattı. Sonra üzerlerine kendi nurundan serpti. Bu nur, kimlere isabet ettiyse hidayeti buldular, kimlere de isabet etmediyse sapıttılar. Bu sebeple diyorum ki: "Kalem, Allah Teâla'nın ilmi hususunda kurumuştur." Tirmizi, İman 18, (2644).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Kader
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst