Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Kıyamet ve Kıyametle İlgili Meseleler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170695" data-attributes="member: 5987"><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">İBNU SAYYÂD</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4978 - Muhammed İbnu'l-Münkedir anlatıyor: "Câbir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma, İbnu Sayyâd'ın Deccal olduğu hususunda yemin ederdi. Ben:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Sen Allah'a yeni de ediyorsun ha!" dedim. Bana şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"(Nasıl etmeyeyim?) Ömer İbnu'l-Hattâb radıyallahu anh'a, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında İbnu Sayyâd'ın Deccal olduğu hususunda yemin ettiğini işittim. Buna rağmen aleyhissalâtu vesselâm kendisini reddetmemişti."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Buhari, İ'tisam 23; Müslim, Fiten 94, (4929), Ebu Dâvud, Melahim 16, (4331).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4979 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Ömer İbnu'l-Hattab radıyallahu anh, ashabtan bir grup içerisinde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte İbnu Sayyâd'a doğru gittiler, Onu, Beni Megâle şatosunun yanında çocuklarla oynar buldular. O sıralarda bülûğa yaklaşmış durumdaydı. İbnu Sayyâd, Aleyhissalâtu vesselam, eliyle sırtına vuruncaya kadar (onların geldiğini) hissetmedi. Aleyhissalatu vesselam, omuzuna vurup:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Benim Allah'ın Resûlü olduğuma şehâdet ediyor musun?" diye sordu. İbnu Sayyad ona bakıp:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Şehadet ederim ki, sen ümmilerin peygamberisin!" dedi. İbnu Sayyad da Resulullah'a:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Sen, benim Allah'ın Resulü olduğuma şehadet eder misin?" dedi. Aleyhissalatu vesselam onu reddetti ve:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Ben Allah'a ve O'nun resullerine iman ettim!" buyurdu ve sonra sordu:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Pekiyi, ne görüyorsun?"</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Bana bir doğru sözlü (sadık), bir de yalancı (kâzib) gelmektedir" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Sana bu iş karıştırıldı! (Sıdkı kizb; kizbi sıdk ile karıştırıyorsun)" buyurdular. Sonra da Aleyhissalatu vesselam ona:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Ben senin için (içimde) bir şey sakladım (bil bakalım!) dedi. İbnu Sayyad:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"O dumandır!" diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Sus, sen kendi kadrini hiçbir vakit aşamayacaksın!" buyurdular. bunun üzerine Hz. Ömer radıyallahu anh:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Ey Allah'ın Resulü! Bana müsaade buyurun şunun boynunu vurayım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Eğer (Deccal) bu ise, sen ona musallat edilecek değilsin, eğer bu Deccal değilse onu öldürmekte sana bir hayır yok!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Buhari, Cenaiz 80, Şehadat 3, Cihad 178, Edeb 97; Müslim, Fiten 85, 95, (2924, 2930); Ebu Davud, Melahim 16, (4329); Tirmizi, Fiten 63, (2250), 56, (2236).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Tirmizi, "Ben senin için (içimde) bir şey sakladım (bil bakalım!)" sözünden sonra şu ibareyi ilave etti: "Onun için (içinde) "O halde semanın apaşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habibim)" (Duhan 10) ayetini gizlemişti."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4980 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "İbnu Sayyad, Harre savaşı sırasında kaybedildi."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Ebu Davud, Melahim 16, (4332).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">KIYAMET ÖNCESİ FİTNELER</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4981 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Buhari, Cihad 95, 96, Menakıb 25; Müslim, Fiten 62, (2912); Ebu Davud, Melahim 9, (4303, 4304); Tirmizi, Fiten 40, (2216); Nesai, Cihad 42, (6, 45).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4982 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "rumlar, A'mak ve Dâbık nam mahallere inmedikçe Kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine'den bir ordu çıkar. Bunlar o gün Arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak üzere saf saf düzen alınca, rumlar:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Bizden esir edilenlerle aramızdan çekilin de onları öldürelim!" derler. Müslümanlar da:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Hayır" Vallahi sizinle, kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz" derler. Bunun üzerine (müslümanlar) onlarla harb eder. bunlardan üçte biri inhizama uğrar. Allah ebediyen bunların tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde şehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler. Bunlar İstanbul'u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin ağacına asmış ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle bir nida atar:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldı!"</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Bunun üzerine, çıkarlar. Ancak bu haber bâtıldır. Şam'a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için hazırlık yapıp safları tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken İsa İbnu Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah'ın düşmanı, Hz. İsa'yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu kudret eliyle öldürür; öyle ki onlara, harbesindeki kanını gösterir."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Müslim, Fiten 34, (2897).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4983 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün):</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Bir tarafı karada bir tarafı da denizde olan bir şehir işittiniz mi?" diye sordular. Oradakiler: "Evet!" deyince, şöyle buyurdular:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"İshakoğullarından yetmişbin kişi bu şehre sefer tertiplemedikçe Kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. "Lâilâhe illallahu vallahu ekber!" derler. Bunun üzerine şehrin kara tarafı düşer. Sonra askerler ikinci kere, "Lâilâhe illallahu vallahu ekber!" derler, şehrin diğer tarafı da düşer. Sonra tekrar "Lâilahe illalllahu vallahu ekber!" derler. Bu sefer onlara (kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir münâdi gelip: "Deccal çıktı!" diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Müslim, Fiten 78, (2920).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4984 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz. Öyle ki taş dahi: "Ey müslüman! işte yahudi, arkamda (saklandı), gel, öldür onu!" diyecek."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Buhari, Cihad 94, Menakıb 25; Müslim, Fiten 79, (2921); Tirmizi, Fiten 56, (2237).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4985 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat dâvaları birdir."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Buhari, Fiten 24, Menakıb 25, İstitabe 8; Müslim, İman 248, (157), Fiten 17, (157).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4986 - Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Nefsim yed-i kudretinde olan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun! İmamınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça Kıyamet kopmaz."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Tirmizi, Fiten 9, (2171).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4987 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Herc artmadıkça Kıyamet kopmaz!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite1" alt=":)" title="Smile :)" loading="lazy" data-shortname=":)" /></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Herc nedir ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular.</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Müslim, Fiten 18, (157).</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">4988 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">"Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığının parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur. Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar."</span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: Green"><span style="font-size: 15px">Tirmizi, Fiten 30, (2196).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170695, member: 5987"] [COLOR="Green"][SIZE="4"]İBNU SAYYÂD 4978 - Muhammed İbnu'l-Münkedir anlatıyor: "Câbir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma, İbnu Sayyâd'ın Deccal olduğu hususunda yemin ederdi. Ben: "Sen Allah'a yeni de ediyorsun ha!" dedim. Bana şu cevabı verdi: "(Nasıl etmeyeyim?) Ömer İbnu'l-Hattâb radıyallahu anh'a, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında İbnu Sayyâd'ın Deccal olduğu hususunda yemin ettiğini işittim. Buna rağmen aleyhissalâtu vesselâm kendisini reddetmemişti." Buhari, İ'tisam 23; Müslim, Fiten 94, (4929), Ebu Dâvud, Melahim 16, (4331). 4979 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Ömer İbnu'l-Hattab radıyallahu anh, ashabtan bir grup içerisinde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte İbnu Sayyâd'a doğru gittiler, Onu, Beni Megâle şatosunun yanında çocuklarla oynar buldular. O sıralarda bülûğa yaklaşmış durumdaydı. İbnu Sayyâd, Aleyhissalâtu vesselam, eliyle sırtına vuruncaya kadar (onların geldiğini) hissetmedi. Aleyhissalatu vesselam, omuzuna vurup: "Benim Allah'ın Resûlü olduğuma şehâdet ediyor musun?" diye sordu. İbnu Sayyad ona bakıp: "Şehadet ederim ki, sen ümmilerin peygamberisin!" dedi. İbnu Sayyad da Resulullah'a: "Sen, benim Allah'ın Resulü olduğuma şehadet eder misin?" dedi. Aleyhissalatu vesselam onu reddetti ve: "Ben Allah'a ve O'nun resullerine iman ettim!" buyurdu ve sonra sordu: "Pekiyi, ne görüyorsun?" "Bana bir doğru sözlü (sadık), bir de yalancı (kâzib) gelmektedir" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Sana bu iş karıştırıldı! (Sıdkı kizb; kizbi sıdk ile karıştırıyorsun)" buyurdular. Sonra da Aleyhissalatu vesselam ona: "Ben senin için (içimde) bir şey sakladım (bil bakalım!) dedi. İbnu Sayyad: "O dumandır!" diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam: "Sus, sen kendi kadrini hiçbir vakit aşamayacaksın!" buyurdular. bunun üzerine Hz. Ömer radıyallahu anh: "Ey Allah'ın Resulü! Bana müsaade buyurun şunun boynunu vurayım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Eğer (Deccal) bu ise, sen ona musallat edilecek değilsin, eğer bu Deccal değilse onu öldürmekte sana bir hayır yok!" buyurdular." Buhari, Cenaiz 80, Şehadat 3, Cihad 178, Edeb 97; Müslim, Fiten 85, 95, (2924, 2930); Ebu Davud, Melahim 16, (4329); Tirmizi, Fiten 63, (2250), 56, (2236). Tirmizi, "Ben senin için (içimde) bir şey sakladım (bil bakalım!)" sözünden sonra şu ibareyi ilave etti: "Onun için (içinde) "O halde semanın apaşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habibim)" (Duhan 10) ayetini gizlemişti." 4980 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "İbnu Sayyad, Harre savaşı sırasında kaybedildi." Ebu Davud, Melahim 16, (4332). KIYAMET ÖNCESİ FİTNELER 4981 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça Kıyamet kopmaz." Buhari, Cihad 95, 96, Menakıb 25; Müslim, Fiten 62, (2912); Ebu Davud, Melahim 9, (4303, 4304); Tirmizi, Fiten 40, (2216); Nesai, Cihad 42, (6, 45). 4982 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "rumlar, A'mak ve Dâbık nam mahallere inmedikçe Kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine'den bir ordu çıkar. Bunlar o gün Arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak üzere saf saf düzen alınca, rumlar: "Bizden esir edilenlerle aramızdan çekilin de onları öldürelim!" derler. Müslümanlar da: "Hayır" Vallahi sizinle, kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz" derler. Bunun üzerine (müslümanlar) onlarla harb eder. bunlardan üçte biri inhizama uğrar. Allah ebediyen bunların tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde şehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler. Bunlar İstanbul'u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin ağacına asmış ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle bir nida atar: "Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldı!" Bunun üzerine, çıkarlar. Ancak bu haber bâtıldır. Şam'a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için hazırlık yapıp safları tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken İsa İbnu Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah'ın düşmanı, Hz. İsa'yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu kudret eliyle öldürür; öyle ki onlara, harbesindeki kanını gösterir." Müslim, Fiten 34, (2897). 4983 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): "Bir tarafı karada bir tarafı da denizde olan bir şehir işittiniz mi?" diye sordular. Oradakiler: "Evet!" deyince, şöyle buyurdular: "İshakoğullarından yetmişbin kişi bu şehre sefer tertiplemedikçe Kıyamet kopmaz. Askerler şehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savaşmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. "Lâilâhe illallahu vallahu ekber!" derler. Bunun üzerine şehrin kara tarafı düşer. Sonra askerler ikinci kere, "Lâilâhe illallahu vallahu ekber!" derler, şehrin diğer tarafı da düşer. Sonra tekrar "Lâilahe illalllahu vallahu ekber!" derler. Bu sefer onlara (kapılar) açılır. Oradan şehre girerler ve şehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarında taksim ederlerken, yanlarına bir münâdi gelip: "Deccal çıktı!" diye bağırır. Askerler her şeyi bırakıp geri dönerler." Müslim, Fiten 78, (2920). 4984 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz. Öyle ki taş dahi: "Ey müslüman! işte yahudi, arkamda (saklandı), gel, öldür onu!" diyecek." Buhari, Cihad 94, Menakıb 25; Müslim, Fiten 79, (2921); Tirmizi, Fiten 56, (2237). 4985 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat dâvaları birdir." Buhari, Fiten 24, Menakıb 25, İstitabe 8; Müslim, İman 248, (157), Fiten 17, (157). 4986 - Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun! İmamınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça Kıyamet kopmaz." Tirmizi, Fiten 9, (2171). 4987 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Herc artmadıkça Kıyamet kopmaz!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler:) "Herc nedir ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular. "Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular." Müslim, Fiten 18, (157). 4988 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığının parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur. Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar." Tirmizi, Fiten 30, (2196).[/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Kıyamet ve Kıyametle İlgili Meseleler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst