Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Kıyamet ve Kıyametle İlgili Meseleler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 170699" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">SÛR'A ÜFLENMESİ VE NEŞR</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5014 - Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Sûr'un sahibi (İsrafil aleyhisselâm), sûr denen sorusunu ağzına dayamış, yüzünü çevirmiş, kulağını dikmiş, üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu, sanki ashabına çok ağır gelmişti:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!), Allah'a tevekkül ettik. -belki de "tevekkülümüz Allah'adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Tirmizi, Kıyamet 9, (2433).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5015 - İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a Sûr'dan sorulmuştu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Bu, içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Ebu Davud, Sünnet 24, (4742); Tirmizi, Kıyamet 9, (2432).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5016 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"İki sûr arasında kırk vardır!" buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resûlullah'ın hadisine devam etti)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Sonra Allah semâdan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler. İnsanda bir kemik hâriç hepsi çürür. Bu çürümeyen, acbu'z-zeneb denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkîb edilecektir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhari, Tefsir, Zümer 3, Amme 1; Müslim, Fiten 141, (2955) Muvatta, Cenâiz 48, (1, 239)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Ebu Davud, Sünnet 24, (4743) Nesai, Cenâiz 117, (4, 111).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5017 - Ka'b İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Mü'minin ruhu, cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Muvatta, Cenaiz 49, (1, 240); Nesai, Cenaiz 117, (4, 108); İbnu Mace, Zühd 32, (4271).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5018 - Ebu Rezin el-Ukayli radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, Allah, mahlûkatı nasıl iade eder, (yeniden diriltir)? Bunun dünyadaki örneği nedir?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Sen dedi, hiç kavminin üzerinde yaşadığı vâdiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de her tarafın yemyeşil üğründüğü münbit mevsimde uğramadın mı?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Ben "Elbette!" deyince:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"İşte bu, (yeniden) yaratmasına Allah'ın delilidir. Allah, ölüleri de böyle diriltecektir!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Rezin tahric etmiştir. Bu hadis Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde biraz farklı lafızlarla rivayet etilmiştir (4, 11).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5019 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma "Fe iza nûgirâ finnâgûri" "O boru öttürülünce" (Müddessir 8) ayeti ile ilgili olarak dedi ki: "Bu, sûr'dur. Surede geçen râcife, birinci nefha (üfleme), râdife de ikinci nefhadır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhari, Rikâk 43 (muallak olarak).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5020 - Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün bize) Sâhib-i Sûr'u (İsrafili) zikretti ve dedi ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Sağında Cibril, solunda da Mikâil aleyhimusselâm var."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Rezin tahric etmiştir. Ebu Davud, Hurûf ve'l-kırâ'at 1, (3999).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">HAŞR HAKKINDA</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5021 - Süheyl İbnu Sa'd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Kıyamet günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöreği gibi bir yerde toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir işareti (evi, bağı vs.) olmayacak."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhari, Rikak 44; Müslim, Münafikun 28, (2790).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5022 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Sizler Allah'a yalınayak, bedenleriniz çıplak ve kabuklu (sünnet edilmemiş) olarak haşr olunacaksınız!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5023 - Bir diğer rivayette İbnu Mes'ûd şöyle demiştir: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm va'z etmek üzere aramızda doğruldu ve dedi ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey insanlar! Sizler (Kıyamet günü) Allah'ın yanında yalınayak, çıplak ve kabuklu olarak toplanacaksınız. (Sonra şu ayeti okudu) "İlk yaratışa nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edeceğiz..." (Enbiya 104). Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazı kimseler getirilir ve sol tarafa alınırlar. Bunun üzerine ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ey Rabbim! Bunlar ashabımdır!" derim. Bana:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar" denilir. ben sâlih kul (İsâ)'nın dediği gibi diyeceğim:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen benni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehbân yalnız sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her şeye hakkıyla şâhidsin. Eğer kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen mutlak gâlib ve yegâne hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin sen" (Mâide 117-118).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm devamla dedi ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Bunun üzerine bana: "Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!" denilecek."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Bir rivayette şu ziyade var: "Ben: "Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!" derim."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhari, Rikak 45, Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57, (2860); Tirmizi, Kıyamet 4, (3329); Nesai, Cenaiz 118, (4, 114).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5024 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Kıyamet günü insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">-Yayalar sınıfı,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">-Binekliler sınıfı,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">-Yüzü üstü sürünenler sınıfı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Aleyhissalatu vesselam'a soruldu: "Ey Allah'ın Resûlü! Bunlar yüzleri üzerine nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"Onları ayakları üzerine yürüten Zât-ı Zülcelal, yüzleri üzerine yürütmeye de kâdirdir. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan her engele, her dikene karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Tirmizi, Tefsir, Beni İsra'il (İsra), (3141).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5025 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İnsanlar Kıyamet günü üç hal üzere haşrolunurlar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">1. İstekliler, korkanlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">2. İki kişi bir deve üzerinde olanlar, üç kişi bir deve üzerinde olanlar, dört kişi bir deve üzerinde olanlar, on kişi bir deve üzerinde olanlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">3. Geri kalanları, ateşe tapanlar. Cehennem, onların kaylûle yaptığı yerde onlarla kaylûle yapar, geceledikleri yerde onlarla birlikte geceler, onların sabahladıkları yerde onlarla sabahlar, onların akşamladıkları yerde onlarla beraber akşamlar."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhari, Rikak 48; Müslim, Cennet 59, (2861); Nesai, Cenaiz 118, (4, 115, 116).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">5026 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">"İnsanlar Kıyamet günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde yetmiş zirâ'lık derinliğe kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanları konuşamaz hale getirmek üzere ağızlarına) gem vurur ve kulaklarına kadar ulaşır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: DimGray">Buhari, Rikak 47; Müslim, Cennet 61, (2863).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 170699, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="DimGray"]SÛR'A ÜFLENMESİ VE NEŞR 5014 - Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Sûr'un sahibi (İsrafil aleyhisselâm), sûr denen sorusunu ağzına dayamış, yüzünü çevirmiş, kulağını dikmiş, üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu, sanki ashabına çok ağır gelmişti: "Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah'ın Resûlü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!), Allah'a tevekkül ettik. -belki de "tevekkülümüz Allah'adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular." Tirmizi, Kıyamet 9, (2433). 5015 - İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a Sûr'dan sorulmuştu: "Bu, içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi." Ebu Davud, Sünnet 24, (4742); Tirmizi, Kıyamet 9, (2432). 5016 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "İki sûr arasında kırk vardır!" buyurmuştur. Bunun üzerine oradakiler: "Ey Ebu Hureyre! Kırk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birşey diyemem!" cevabını verdi. Tekrar: "Kırk ay mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi. "Kırk yıl mı?" dediler. O yine: "Bir şey diyemem!" cevabını verdi ve (Resûlullah'ın hadisine devam etti) "Sonra Allah semâdan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler. İnsanda bir kemik hâriç hepsi çürür. Bu çürümeyen, acbu'z-zeneb denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkîb edilecektir." Buhari, Tefsir, Zümer 3, Amme 1; Müslim, Fiten 141, (2955) Muvatta, Cenâiz 48, (1, 239) Ebu Davud, Sünnet 24, (4743) Nesai, Cenâiz 117, (4, 111). 5017 - Ka'b İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mü'minin ruhu, cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir." Muvatta, Cenaiz 49, (1, 240); Nesai, Cenaiz 117, (4, 108); İbnu Mace, Zühd 32, (4271). 5018 - Ebu Rezin el-Ukayli radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, Allah, mahlûkatı nasıl iade eder, (yeniden diriltir)? Bunun dünyadaki örneği nedir?" "Sen dedi, hiç kavminin üzerinde yaşadığı vâdiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de her tarafın yemyeşil üğründüğü münbit mevsimde uğramadın mı?" Ben "Elbette!" deyince: "İşte bu, (yeniden) yaratmasına Allah'ın delilidir. Allah, ölüleri de böyle diriltecektir!" buyurdular." Rezin tahric etmiştir. Bu hadis Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde biraz farklı lafızlarla rivayet etilmiştir (4, 11). 5019 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma "Fe iza nûgirâ finnâgûri" "O boru öttürülünce" (Müddessir 8) ayeti ile ilgili olarak dedi ki: "Bu, sûr'dur. Surede geçen râcife, birinci nefha (üfleme), râdife de ikinci nefhadır." Buhari, Rikâk 43 (muallak olarak). 5020 - Ebu Saîd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün bize) Sâhib-i Sûr'u (İsrafili) zikretti ve dedi ki: "Sağında Cibril, solunda da Mikâil aleyhimusselâm var." Rezin tahric etmiştir. Ebu Davud, Hurûf ve'l-kırâ'at 1, (3999). HAŞR HAKKINDA 5021 - Süheyl İbnu Sa'd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöreği gibi bir yerde toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir işareti (evi, bağı vs.) olmayacak." Buhari, Rikak 44; Müslim, Münafikun 28, (2790). 5022 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Sizler Allah'a yalınayak, bedenleriniz çıplak ve kabuklu (sünnet edilmemiş) olarak haşr olunacaksınız!" buyurdular." 5023 - Bir diğer rivayette İbnu Mes'ûd şöyle demiştir: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm va'z etmek üzere aramızda doğruldu ve dedi ki: "Ey insanlar! Sizler (Kıyamet günü) Allah'ın yanında yalınayak, çıplak ve kabuklu olarak toplanacaksınız. (Sonra şu ayeti okudu) "İlk yaratışa nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edeceğiz..." (Enbiya 104). Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazı kimseler getirilir ve sol tarafa alınırlar. Bunun üzerine ben: "Ey Rabbim! Bunlar ashabımdır!" derim. Bana: "Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar" denilir. ben sâlih kul (İsâ)'nın dediği gibi diyeceğim: "Ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen benni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehbân yalnız sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her şeye hakkıyla şâhidsin. Eğer kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen mutlak gâlib ve yegâne hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin sen" (Mâide 117-118). Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm devamla dedi ki: "Bunun üzerine bana: "Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!" denilecek." Bir rivayette şu ziyade var: "Ben: "Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!" derim." Buhari, Rikak 45, Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57, (2860); Tirmizi, Kıyamet 4, (3329); Nesai, Cenaiz 118, (4, 114). 5024 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet günü insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar: -Yayalar sınıfı, -Binekliler sınıfı, -Yüzü üstü sürünenler sınıfı." Aleyhissalatu vesselam'a soruldu: "Ey Allah'ın Resûlü! Bunlar yüzleri üzerine nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler: "Onları ayakları üzerine yürüten Zât-ı Zülcelal, yüzleri üzerine yürütmeye de kâdirdir. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan her engele, her dikene karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar." Tirmizi, Tefsir, Beni İsra'il (İsra), (3141). 5025 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İnsanlar Kıyamet günü üç hal üzere haşrolunurlar: 1. İstekliler, korkanlar. 2. İki kişi bir deve üzerinde olanlar, üç kişi bir deve üzerinde olanlar, dört kişi bir deve üzerinde olanlar, on kişi bir deve üzerinde olanlar. 3. Geri kalanları, ateşe tapanlar. Cehennem, onların kaylûle yaptığı yerde onlarla kaylûle yapar, geceledikleri yerde onlarla birlikte geceler, onların sabahladıkları yerde onlarla sabahlar, onların akşamladıkları yerde onlarla beraber akşamlar." Buhari, Rikak 48; Müslim, Cennet 59, (2861); Nesai, Cenaiz 118, (4, 115, 116). 5026 - Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İnsanlar Kıyamet günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde yetmiş zirâ'lık derinliğe kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanları konuşamaz hale getirmek üzere ağızlarına) gem vurur ve kulaklarına kadar ulaşır." Buhari, Rikak 47; Müslim, Cennet 61, (2863).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Kıyamet ve Kıyametle İlgili Meseleler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst