Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Namaz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171025" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">SETRÜ'L-AVRET</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2652 - Behz İbnu Hakîm (radıyallâhu anh) anlatıyor: "(Bir gün Hz. Peygamber'e sorarak) dedim ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ey Allah'ın Resülü! Hangi avretimizi açıp, hangi avretimizi örtelim?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Zevcen ve sağ elinin sahip oldukIarı dışında herkese karşı avretini koru!" cevabını verdi. Ben tekrar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ey Allah'ın Resülü, erkekle olursa?" dedim,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Gücün yeterse avretini kimseye gösterme!" dedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Kişi tek başına olursa?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Kendisine karşı haya edilmeye Allah daha lâyıktır" dedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud, Hamâm 3, (4017); Tirmizî, Edeb 22, ,(2770), 39, (2795); İbnu Mâce, Nikâh 28, (1920).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2653 - Ebü Saîd el'Hudrî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir erkek başka bir erkeğin avretine bakmasın, kadın da kadının avretine. Bir erkek aynı örtünün içinde bir başka erkeğe sokulmasın. Kadın da aynı örtünün içinde bir başka kadına sokulmasın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Müslim, Hayz 74, (338); Ebü Dâvud, Hamâm 3, (4018); Tirmizî, Edeb 39, (2794).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2654 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Çıplaklıktan sakının! Zîra sizin yanınızda sadece helâya girdiğiniz zaman ve erkek hanımına sokulunca ayrılan melekler var. Onlardan utanın ve onlara karşı saygılı olun."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Tirmizî, Edeb 42, (2801).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2655 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri cariyesini veya kölesini veya ücretlisini evlendirdi mi, artık onun avretine bakmasın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud, Libâs 37, (4113, 4114).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2656 - Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissulatu vesselâm) bana: "Ey Ali, dizini çıkarma, ne canlı, ne ölü, başkasının dizine de bakma" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud, Cenâiz 32, (3140).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2657 - İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) uyluğu avret addetti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Tirmizî, Edeb 40, (2798).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2658 - Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Omuzunuzu da örtmeyen -veya şöyle demişti bir parçası iki omuzunuzu da örtmeyen- tek parçadan müteşekkil kumaş içerisinde kimse namaz kılmasın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Salât 5; Müslim, Salât 277, (516); Ebü Dâvud, Salât 78, (626); Nesâî, Kıble 18, (2, 71).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2659 - Yine Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Kim tek parçalı kumaş içerisinde namaz kılarsa onu iki omuzu arasında çaprazlasın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhâri, Salât 5; Ebu Dâvud, Salât 78, (627).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud'un metninde: "(Kumaşın) iki ucuyla omuzunda çapraz yapsın" denmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2660 - Yine Ebü Hüreyre'nin rivayeti de şöyle gelmiştir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a tek bir kumaş içinde kılınacak namazdan sorulmuştu şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Hepinizin iki parçası var mı?"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Salât 4, 9; Müslim, Salât 275, (515); Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 30, (1,140); Ebü Dâvud, Salât 78, (625); Nesâî, Kıble 14, (2, 69-70).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2661 - Ömer İbnu Ebî Seleme (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) tek parça kumaşa sarınmış olarak namaz kıldı. İki ucu omuzlardan çaprazlama geçmişti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Salât 4; Müslim, Salât 279, (517); Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 29, (1, 140); Ebü Dâvud, Salât 78, (628); Tirmizî, Salât 254, (339); Nesâî, Kıble 14, (2, 70).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2662 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah hayız görenin (kadının) namazını başörtüsüz kabul etmez."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud, Salat 85, (641); Tirmizî, Salât 277, (377).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2663 - Ubeydullah İbnu'I-Esved el-Havlânî -ki Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ın zevce-i pâkleri Meymüne (radıyallahu anhâ)'nin terbiyesinde idi anlatıyor: "Meymüne (radıyallâhu anhâ) üzerinde izar olmaksızın tek entari (dır') ile başörtüsü giyinmiş olduğu halde namaz kılardı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Muvatta, Salâtu'l-Cema'a 37, (1,142).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2664 - Muhammed İbnu Zeyd, İbnu Kunfuz'un annesinden yaptığı nakle göre, annesi Ümmü Seleme (radıyallâhu anhâ)'ye "Kadın, hangi giysiler içerisinde namaz kılmalı?" diye sormuştur. 0 da;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Başörtüsü ve ayağın üzerini örtecek kadar uzun entari içerisinde!" diye Cevap vermiştir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 36, (1,142); Ebü Dâvud, Salât 84, (639, 640).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2665 - Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), üzerinde çizgiler olan hamîsa kumaşı üzerinde namaz kılmıştı. (Namazdan sonra) çizgilere bir göz attı ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Bu hamisa'yı Ebü Cehm İbnu Huzeyfe'ye götürün, onun enbicâniye'sini getirin. Zîra bu beni az önce namazda meşgul etti" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî Salât 14, Ezân 93, Libâs 19; Müslim, Mesâcid 61, (556); Muvatta, Salât 67, (1,</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">97, 98); Ebü Dâvud, Salât 167, (914), Libâs 11; Nesâî, Kıble 20, (2, 72).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2666 - Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ipekten mamul bir kaftan hediye edildi. Kaftanı giyip içinde namaz kıldı. Sonra namazdan ayrılıp hemen kaftanı şiddetle çıkarıp attı, sanki kaftandan gayr-ı memnundu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Bu, muttakîlere muvafık düşmüyor!" dedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Nesâî, Kıble 19, (2, 72); Buhâri, bu ma'nâda bir rivayette bulunmuştur. Salât,16, Libâs 12; Müslim, Libâs 23, (2075).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2667 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) demiştir ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) bir ucu beni örtmekte olan bir kumaşın diğer ucuyla örtünerek, içinde namaz kıldı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebu Dâvud, Salât 80, (631).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">NAMAZ KILINAN YERLER</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2668 - Hz. Enes (radıyallâhu anh)'in anlattığına göre, büyükannesi Müleyke (radıyallâhu anhâ) hazırladığı bir yemeğe Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı davet etti. (Efendimiz şeref vererek) yemekten yediler. Sonra:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Kalkın size namaz kıldırayım!" buyurdular. Enes (radıyallâhu anh) der ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ben uzun müddettir kullanılmaktan kararmış olan hasırımızı getirdim, üzerine su çiledim. Aleyhissalâtu vesselâm üzerinde namaza durdu. Ben ve yetim, arkasında saf yaptık, yaşlı (annem) de bizim arkamızda durdu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize iki rek'at (nafile namaz) kıdırıp, sonra ayrıldı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Salât 20, Ezân 78, 161, 164, Teheccüd 25; Müslim, Mesâcid 266-268, (658-660); Muvatta, Kasru's-Salât 31, (1, 153); Ebü Dâvud, Salât 71, (612, 658); Tirmizi, Salât 173, (234); Nesâî, Mesâcid 43, (2, 56, 57); İmâmet 19, (2, 85-86).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2669 - Hz. Meymüne (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ben hayızlı halde tam hizasında dururken, namaz kılardı. Secde ettiği vakit bazan elbisesi bana değerdi. Humra üzerinde namaz kılardı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Salât 21, 19, 107, Hayz 29; Müslim, Mesacid, 273, (513); Ebü Dâvud, Salât 91, (656); Nesâî Mesâcid 44, (2, 57).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2670 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz çok sıcak günlerde Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la birlikte namaz kılardık. Biriniz alnını sıcak sebebiyle yere koyamayacak olsa, giysisini serer onun üzerine secde ederdi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Amel fis-Salât 9, Salat 23, Mevat 11; Müslim, Mesâcid 191, (620); Ebü Dâvud, Salât 93, (660); Tirmizî, Salât 411, (584); Nesai, İftitah 144, (2, 216); İbnu Mâce, İkâmetu's-Salât 64, (1033).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2671 - Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Koyun ağıllarında namaz kılın. Zîra koyunlar mübarek (hayvanlar)dır. Deve damlarında namaz kılmayın, zîra onlar şeytanlardandır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud, Salât 25, (493).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2672 - İbnu Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) yedi yerde namaz kılmayı yasakladı: "Mezbele (çöplük), meczere (hayvan kesilen yer), makbere (mezarlık), yol geçeği, hammâm, deve damı, Beytullâhi'l-Haram'ın damının üstü."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Tirmizî, Salât 255, (346).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2673 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) şöyle dediler:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Allah yahudilere ve hıristiyanlara lânet etsin. Peygamberlerinin kabirlerini mescide çevirdiler."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Salât 54; Müslim, Mesâcid 20, (530); Ebu Dâvud, Cenâiz 76; Nesâî, Cenâiz 106, (4, 95, 96).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud'un dışındaki bir rivayette Hz. Âişe'den şu ziyadeye yer verilmiştir: "Eğer bu (endişe) olmasaydı, (Resülullah'ın) kabri açıkta bulundurulacaktı. Ancak mescid ittihaz edilmesinden korkuldu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2674 - Atâ İbnu Yesâr (rahimehullah) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle duâ buyurdular: "Allahım, kabrimi ibâdet edilen bir put kılma" (ve devamla dedi ki): "Nebilerinin kabirlerini mescidler haline getiren bir kavme Allah'ın öfkesi artmıştır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Muvatta, Kasru's-Salât 85, (1, 172).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2675 - Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), beni mezarlıkta namaz kılmaktan menetti. Beni Bâbil toprağında da namaz kılmaktan menetti (ve şöyle dedi) "Zîra orası mel'undur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Ebü Dâvud, Salât 24, (490).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Hattabî der ki: "Bu hadisin senedinde zayıflık olduğu söylenmiştir. Ben âlimlerden kimseyi bilmem ki Bâbil toprağında namaz kılmayı yasaklamış olsun. Hadis(in Resülullah'a nisbeti) sahih ise, bu yasak sadece, Hz. Ali'nin şahsıyla ilgilidir; böylece, onu Küfe'de maruz kaldığı mihnete (sıkıntılı hadislere) karşı uyarmak istemiştir. (Malum olduğu üzere) Küfe, Bâbil diyarındadır."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2676 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resüllullah (aleyhissalatu vesselâm) bineğinin üzerinde iken yönü hangi istikâmette olursa olsun tesbih ediyor, (nafile namaz kılıyor, rükü ve secde içinde) başıyla imada bulunuyordu. İbnu Ömer de böyle yapıyordu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Taksirus-Salât 7, 8, 11, 12, Vitr 5, 6; Müslim, Müsâfırîn 39, (700); Muvatta, Kasru's-Salât 22, (1,150,151); Ebü Dâvud, Salât 277, (1224,1225); Tirmizî, Salât 345, (472); Tefsir, Bakara (2961); Nesâî, Kıble 23, (243, 244). Kıyâmu'l-Leyl 23, (3, 232).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2677 - Ebü Dâvud bir diğer rivayette şu ziyadeyi kaydeder: "Aleyhissalâtu vesselâm nafile namaz kılmak isteyince, devesini kıbleye çevirir, sonra iftitah tekbiri getir(erek) namaza başlar, sonra bineği nereye yöneltirse yöneltsin, namazını kılardı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2678 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Küre-i arz bana bir mescid ve temiz kılındı. Ümmetimden her kim bir namaz vaktine ulaştımı nerede olursa namazını kılstn."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Nesâî, Mesâcid 42, (2, 56).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2679 - İbrahim İbnu Yezîd et-Teymî (rahimehullah) anlatıyor: "Babamdan mescidin avlusunun kenarında Kur'an öğreniyordum. Bu sırada secde âyeti okumuşsam babam hemen secdeye kapanıyordu. Kendisine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Babacığım yolda niye secde ediyorsun?" diye sordum... Dedi ki: "Ben Ebü Zerr (radıyallahu anh)'in şöyle söylediğini işittim: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum: "Mescid-i Haram" olduğunu söyledi. Ben: "Sonra hangisi?" dedim, "Mescid-i Aksa!" diye cevap verdi. Ben: "İkisi arasında kaç yıl fark var?" dedim. "Kırk yıl!" dedi ve ilave etti: "Arz sana (baştan ayağa) bir mesciddir, öyleyse nerede namaz vaktine ulaşırsan namazını (orada) kıl, çünkü fazîlet ondadır (namaz vaktinin girdiği ilk andadır)"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Enbiyâ 8, 40; Müslim, Mesâcid 2, (520); Nesâî, Mesâcid 3, (2, 32); İbnu Mâce, İkâmet, Mesâcid 7, (753).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2680 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın, sakın onları kabirlere çevirmeyin!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Salât 52, Teheccüd 38; Müslim, Musâfirîn 208, (777); Ebü Dâvud, Salât 346, (1448); Tirmizî, Salât 331, (451); Nesâî, Salâtu'l-Leyl 1, (3,197).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2681 - Müslim'in Hz. Câbir (radıyallâhu anh)'den kaydettiği bir rivayette Aleyhissalatu vesselâm şöyle emretmiştir:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Sizden kim namazını mescidde kılarsa namazından bir pay da evi için ayırsın. Zîra Allah, evinde kılacağı namaz için dahi bir hayır takdir etmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Müslim, Müsâfirîn 210, (778).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2682 - Mu'âz İbnu Cebel (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bağ ve bahçelerde namaz kılmayı da müstehab (sevimli ve hoş) addederdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Tirmizî, Salat 249, (334).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">NAMAZDA KONUŞMAMAK</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2683 - Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, namaz kılarken konuşurduk. Öyle ki herkes kendi yanındakine birşeyler söyleyebilirdi. Derken şu ayet nazil oldu: "Allah'ın divanına tam huşü ve tâatle durun" (Bakara 238). Böylece süküt etmekle emrolunduk ve konuşmaktan menedildik."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Amel fi's-Salât 2, Tefsir, Bakara 43; Müslim, Mesâcid 35, (539); Ebü Dâvud,178, (949); Tirmizî, Salât 297 (405); Nesâî, Sehv 20.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2684 - İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a selam verirdik, O da bize mukâbele ederdi. Necâşi'nin yanından döndüğümüz zaman O'na yine (namazda) selam vermiştik, bize mukabeleten selam vermedi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ey Alah'ın Resülü, dedik, biz sana vaktiyle namazda selam verirdik, sen de selamımızı alırdın (şimdi niye almıyorsun)?" dedik. Bizi şöyle cevapladı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Namazda meşguliyet var!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Buhârî, Amel fis's-Salât 2, 15, Fadilu'l-Ashâb 37, Müslim, Mesâcid 34, (538); Ebü Dâvud,170, (923, 924); Nesâî, Sehv 20, (3, 19).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2685 - Mu'âviye İbnu'l-Hakem es-Sülemî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissâltu vesselâm) ile birlikte namaz kılıyordum. Derken cemaatten bir Şahıs hapşırdı. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">" Yerhamükallah '' dedim. Cemaattekiler bana bed bed baktılar. Bunu üzerine (kızıp) :</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">" Vay başıma gelen, niye bana böyle bakıyorsunuz? '' dedim. Bu sefer ellerini dizlerine vurarak beni susturmak istediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazı bitirince (bana iyi davrandı), annem babam O'na fedâ olsun, ben O 'ndan, ne önce ne de sonra, ondan daha iyi öğreten bir muallim görmedim. Allah'a yemin olsun O beni ne azarladı ne dövdü, ne de betimi yıktı; sadece:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Namazda insan kelamından (dünyevi) bir söz münasib degildir, ona uygun olan söz, tesbîh, tekbîr ve Kur'an kiraatıdır!" dedi. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ey Allah 'ın Resulû, dedim, ben cahiliyeden daha yeni çıkmış birisiyim. Allah bize İslâm'ı lütfetti ama bizde öyleleri var ki, hâlâ kâhinlere geliyorlar, (bu hususta ne tavsiye edersiniz?) '' dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">" Sen onlara gitme!'' buyurdu. Ben tekrar:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Bizde (kuşun uçuşuna vs 'ye bakarak) uğursuzluk çıkaranlar da var?'' dedim. Cevaben :</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Bu (uğursuzluk zannı) kalplerinde mevcut olan bir (kuruntu)dur. Sakın onları (gayelerine gitmekten) alıkoymasın!'' dedi. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Bizde, kuma hatlar cizerek fala bakanlar da var? '' dedim. Şu açıklamayı yaptı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Peygamberlerden biri de (kuma) çizgi çizerdi. Kim çizgisini onun çizgisine uygun düşürürse isabet eder!'' buyurdu. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Benim bir câriyem vardı, Uhud ve Cevâniyye taraflarında koyun otlatırdı. Bir gün öğrendim ki bir kurt peyda olmuş ve sürüden bir koyun götürmüş. Ben bir insanoğluyum, herkes gibi ben de öfkelenirim. (Bu hâdise yüzünden kızıp) câriyeye bir tokat askettim. (Râvi der ki: Bu sözümü işitince) Resûlullah tokadımı fazla buldu, (yakıştıramadı).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"O halde onu âzad etmiyeyim mi?" dedim.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Bana bir getir hele!'' dedi. Ben de câriyeyi ona getirdim. Ona :</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Allah nerde?" diye sordu. Cariye:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Semâda!" diy cevap verdi. Bu sefer:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ben kimim?" diye sordu. O da:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Sen Resûlullah'sın!'' diye cevap verdi. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Onu âzad et, çünkü mü'mine'dir" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Müslim, Mesâcid 33, (537); Ebu Dâvud, Salât 171, (930, 931 ); Nesâî Sehv 20, (3, 14-1 8).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">2686 - Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza kalktı. Şunu okuduğunu işttik: "Senden Allah'a sığınırım. '' Sonra da üç kere: ''Seni Allah'ın lânetiyle lânetliyorum'' dedi ve sanki bir şey yakalıyormuşcasına elini uzattı. Namazı bitirince:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Ey Allah 'ın Resûlü! dedik, senden bugün daha önce hiç söylemediğin bir şey işittik. Ayrıca ellerini de açtığını gördük? şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">"Allah'ın düşmanı olan iblis, yüzüme koymak için ateşten bir alev getirdi. Ben de ona, üç kere : " Eûzu billahi '' dedim. Sonra da: " Seni Allah'ın eksiksiz lanetiyle lânetliyorum'' dedim, geri çekilmedi, üç kere tekrarladım. Sonunda onu yakalamak istedim. Vallahi kardeşim Süleymân'ın duası olmasa idi, bağlı olarak sabaha erecek ve Medine'nin çocukları onunla oynayacaklardı.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Purple">Müslim, Mesâcid 40, (542); Nesâ, Sehv 19, (3,13).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171025, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Purple"]SETRÜ'L-AVRET 2652 - Behz İbnu Hakîm (radıyallâhu anh) anlatıyor: "(Bir gün Hz. Peygamber'e sorarak) dedim ki: "Ey Allah'ın Resülü! Hangi avretimizi açıp, hangi avretimizi örtelim?" "Zevcen ve sağ elinin sahip oldukIarı dışında herkese karşı avretini koru!" cevabını verdi. Ben tekrar: "Ey Allah'ın Resülü, erkekle olursa?" dedim, "Gücün yeterse avretini kimseye gösterme!" dedi. "Kişi tek başına olursa?" dedim. "Kendisine karşı haya edilmeye Allah daha lâyıktır" dedi." Ebü Dâvud, Hamâm 3, (4017); Tirmizî, Edeb 22, ,(2770), 39, (2795); İbnu Mâce, Nikâh 28, (1920). 2653 - Ebü Saîd el'Hudrî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir erkek başka bir erkeğin avretine bakmasın, kadın da kadının avretine. Bir erkek aynı örtünün içinde bir başka erkeğe sokulmasın. Kadın da aynı örtünün içinde bir başka kadına sokulmasın." Müslim, Hayz 74, (338); Ebü Dâvud, Hamâm 3, (4018); Tirmizî, Edeb 39, (2794). 2654 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Çıplaklıktan sakının! Zîra sizin yanınızda sadece helâya girdiğiniz zaman ve erkek hanımına sokulunca ayrılan melekler var. Onlardan utanın ve onlara karşı saygılı olun." Tirmizî, Edeb 42, (2801). 2655 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri cariyesini veya kölesini veya ücretlisini evlendirdi mi, artık onun avretine bakmasın." Ebü Dâvud, Libâs 37, (4113, 4114). 2656 - Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissulatu vesselâm) bana: "Ey Ali, dizini çıkarma, ne canlı, ne ölü, başkasının dizine de bakma" buyurdu." Ebü Dâvud, Cenâiz 32, (3140). 2657 - İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) uyluğu avret addetti." Tirmizî, Edeb 40, (2798). 2658 - Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Omuzunuzu da örtmeyen -veya şöyle demişti bir parçası iki omuzunuzu da örtmeyen- tek parçadan müteşekkil kumaş içerisinde kimse namaz kılmasın." Buhârî, Salât 5; Müslim, Salât 277, (516); Ebü Dâvud, Salât 78, (626); Nesâî, Kıble 18, (2, 71). 2659 - Yine Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Kim tek parçalı kumaş içerisinde namaz kılarsa onu iki omuzu arasında çaprazlasın." Buhâri, Salât 5; Ebu Dâvud, Salât 78, (627). Ebü Dâvud'un metninde: "(Kumaşın) iki ucuyla omuzunda çapraz yapsın" denmiştir. 2660 - Yine Ebü Hüreyre'nin rivayeti de şöyle gelmiştir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a tek bir kumaş içinde kılınacak namazdan sorulmuştu şu cevabı verdi: "Hepinizin iki parçası var mı?" Buhârî, Salât 4, 9; Müslim, Salât 275, (515); Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 30, (1,140); Ebü Dâvud, Salât 78, (625); Nesâî, Kıble 14, (2, 69-70). 2661 - Ömer İbnu Ebî Seleme (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) tek parça kumaşa sarınmış olarak namaz kıldı. İki ucu omuzlardan çaprazlama geçmişti." Buhârî, Salât 4; Müslim, Salât 279, (517); Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 29, (1, 140); Ebü Dâvud, Salât 78, (628); Tirmizî, Salât 254, (339); Nesâî, Kıble 14, (2, 70). 2662 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah hayız görenin (kadının) namazını başörtüsüz kabul etmez." Ebü Dâvud, Salat 85, (641); Tirmizî, Salât 277, (377). 2663 - Ubeydullah İbnu'I-Esved el-Havlânî -ki Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ın zevce-i pâkleri Meymüne (radıyallahu anhâ)'nin terbiyesinde idi anlatıyor: "Meymüne (radıyallâhu anhâ) üzerinde izar olmaksızın tek entari (dır') ile başörtüsü giyinmiş olduğu halde namaz kılardı." Muvatta, Salâtu'l-Cema'a 37, (1,142). 2664 - Muhammed İbnu Zeyd, İbnu Kunfuz'un annesinden yaptığı nakle göre, annesi Ümmü Seleme (radıyallâhu anhâ)'ye "Kadın, hangi giysiler içerisinde namaz kılmalı?" diye sormuştur. 0 da; "Başörtüsü ve ayağın üzerini örtecek kadar uzun entari içerisinde!" diye Cevap vermiştir." Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 36, (1,142); Ebü Dâvud, Salât 84, (639, 640). 2665 - Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), üzerinde çizgiler olan hamîsa kumaşı üzerinde namaz kılmıştı. (Namazdan sonra) çizgilere bir göz attı ve: "Bu hamisa'yı Ebü Cehm İbnu Huzeyfe'ye götürün, onun enbicâniye'sini getirin. Zîra bu beni az önce namazda meşgul etti" buyurdu." Buhârî Salât 14, Ezân 93, Libâs 19; Müslim, Mesâcid 61, (556); Muvatta, Salât 67, (1, 97, 98); Ebü Dâvud, Salât 167, (914), Libâs 11; Nesâî, Kıble 20, (2, 72). 2666 - Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ipekten mamul bir kaftan hediye edildi. Kaftanı giyip içinde namaz kıldı. Sonra namazdan ayrılıp hemen kaftanı şiddetle çıkarıp attı, sanki kaftandan gayr-ı memnundu: "Bu, muttakîlere muvafık düşmüyor!" dedi." Nesâî, Kıble 19, (2, 72); Buhâri, bu ma'nâda bir rivayette bulunmuştur. Salât,16, Libâs 12; Müslim, Libâs 23, (2075). 2667 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) demiştir ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) bir ucu beni örtmekte olan bir kumaşın diğer ucuyla örtünerek, içinde namaz kıldı." Ebu Dâvud, Salât 80, (631). NAMAZ KILINAN YERLER 2668 - Hz. Enes (radıyallâhu anh)'in anlattığına göre, büyükannesi Müleyke (radıyallâhu anhâ) hazırladığı bir yemeğe Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı davet etti. (Efendimiz şeref vererek) yemekten yediler. Sonra: "Kalkın size namaz kıldırayım!" buyurdular. Enes (radıyallâhu anh) der ki: "Ben uzun müddettir kullanılmaktan kararmış olan hasırımızı getirdim, üzerine su çiledim. Aleyhissalâtu vesselâm üzerinde namaza durdu. Ben ve yetim, arkasında saf yaptık, yaşlı (annem) de bizim arkamızda durdu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize iki rek'at (nafile namaz) kıdırıp, sonra ayrıldı." Buhârî, Salât 20, Ezân 78, 161, 164, Teheccüd 25; Müslim, Mesâcid 266-268, (658-660); Muvatta, Kasru's-Salât 31, (1, 153); Ebü Dâvud, Salât 71, (612, 658); Tirmizi, Salât 173, (234); Nesâî, Mesâcid 43, (2, 56, 57); İmâmet 19, (2, 85-86). 2669 - Hz. Meymüne (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ben hayızlı halde tam hizasında dururken, namaz kılardı. Secde ettiği vakit bazan elbisesi bana değerdi. Humra üzerinde namaz kılardı." Buhârî, Salât 21, 19, 107, Hayz 29; Müslim, Mesacid, 273, (513); Ebü Dâvud, Salât 91, (656); Nesâî Mesâcid 44, (2, 57). 2670 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz çok sıcak günlerde Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la birlikte namaz kılardık. Biriniz alnını sıcak sebebiyle yere koyamayacak olsa, giysisini serer onun üzerine secde ederdi. Buhârî, Amel fis-Salât 9, Salat 23, Mevat 11; Müslim, Mesâcid 191, (620); Ebü Dâvud, Salât 93, (660); Tirmizî, Salât 411, (584); Nesai, İftitah 144, (2, 216); İbnu Mâce, İkâmetu's-Salât 64, (1033). 2671 - Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Koyun ağıllarında namaz kılın. Zîra koyunlar mübarek (hayvanlar)dır. Deve damlarında namaz kılmayın, zîra onlar şeytanlardandır." Ebü Dâvud, Salât 25, (493). 2672 - İbnu Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) yedi yerde namaz kılmayı yasakladı: "Mezbele (çöplük), meczere (hayvan kesilen yer), makbere (mezarlık), yol geçeği, hammâm, deve damı, Beytullâhi'l-Haram'ın damının üstü." Tirmizî, Salât 255, (346). 2673 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) şöyle dediler: "Allah yahudilere ve hıristiyanlara lânet etsin. Peygamberlerinin kabirlerini mescide çevirdiler." Buhârî, Salât 54; Müslim, Mesâcid 20, (530); Ebu Dâvud, Cenâiz 76; Nesâî, Cenâiz 106, (4, 95, 96). Ebü Dâvud'un dışındaki bir rivayette Hz. Âişe'den şu ziyadeye yer verilmiştir: "Eğer bu (endişe) olmasaydı, (Resülullah'ın) kabri açıkta bulundurulacaktı. Ancak mescid ittihaz edilmesinden korkuldu." 2674 - Atâ İbnu Yesâr (rahimehullah) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle duâ buyurdular: "Allahım, kabrimi ibâdet edilen bir put kılma" (ve devamla dedi ki): "Nebilerinin kabirlerini mescidler haline getiren bir kavme Allah'ın öfkesi artmıştır." Muvatta, Kasru's-Salât 85, (1, 172). 2675 - Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), beni mezarlıkta namaz kılmaktan menetti. Beni Bâbil toprağında da namaz kılmaktan menetti (ve şöyle dedi) "Zîra orası mel'undur." Ebü Dâvud, Salât 24, (490). Hattabî der ki: "Bu hadisin senedinde zayıflık olduğu söylenmiştir. Ben âlimlerden kimseyi bilmem ki Bâbil toprağında namaz kılmayı yasaklamış olsun. Hadis(in Resülullah'a nisbeti) sahih ise, bu yasak sadece, Hz. Ali'nin şahsıyla ilgilidir; böylece, onu Küfe'de maruz kaldığı mihnete (sıkıntılı hadislere) karşı uyarmak istemiştir. (Malum olduğu üzere) Küfe, Bâbil diyarındadır." 2676 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resüllullah (aleyhissalatu vesselâm) bineğinin üzerinde iken yönü hangi istikâmette olursa olsun tesbih ediyor, (nafile namaz kılıyor, rükü ve secde içinde) başıyla imada bulunuyordu. İbnu Ömer de böyle yapıyordu." Buhârî, Taksirus-Salât 7, 8, 11, 12, Vitr 5, 6; Müslim, Müsâfırîn 39, (700); Muvatta, Kasru's-Salât 22, (1,150,151); Ebü Dâvud, Salât 277, (1224,1225); Tirmizî, Salât 345, (472); Tefsir, Bakara (2961); Nesâî, Kıble 23, (243, 244). Kıyâmu'l-Leyl 23, (3, 232). 2677 - Ebü Dâvud bir diğer rivayette şu ziyadeyi kaydeder: "Aleyhissalâtu vesselâm nafile namaz kılmak isteyince, devesini kıbleye çevirir, sonra iftitah tekbiri getir(erek) namaza başlar, sonra bineği nereye yöneltirse yöneltsin, namazını kılardı." 2678 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Küre-i arz bana bir mescid ve temiz kılındı. Ümmetimden her kim bir namaz vaktine ulaştımı nerede olursa namazını kılstn." Nesâî, Mesâcid 42, (2, 56). 2679 - İbrahim İbnu Yezîd et-Teymî (rahimehullah) anlatıyor: "Babamdan mescidin avlusunun kenarında Kur'an öğreniyordum. Bu sırada secde âyeti okumuşsam babam hemen secdeye kapanıyordu. Kendisine: "Babacığım yolda niye secde ediyorsun?" diye sordum... Dedi ki: "Ben Ebü Zerr (radıyallahu anh)'in şöyle söylediğini işittim: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum: "Mescid-i Haram" olduğunu söyledi. Ben: "Sonra hangisi?" dedim, "Mescid-i Aksa!" diye cevap verdi. Ben: "İkisi arasında kaç yıl fark var?" dedim. "Kırk yıl!" dedi ve ilave etti: "Arz sana (baştan ayağa) bir mesciddir, öyleyse nerede namaz vaktine ulaşırsan namazını (orada) kıl, çünkü fazîlet ondadır (namaz vaktinin girdiği ilk andadır)" Buhârî, Enbiyâ 8, 40; Müslim, Mesâcid 2, (520); Nesâî, Mesâcid 3, (2, 32); İbnu Mâce, İkâmet, Mesâcid 7, (753). 2680 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın, sakın onları kabirlere çevirmeyin!" Buhârî, Salât 52, Teheccüd 38; Müslim, Musâfirîn 208, (777); Ebü Dâvud, Salât 346, (1448); Tirmizî, Salât 331, (451); Nesâî, Salâtu'l-Leyl 1, (3,197). 2681 - Müslim'in Hz. Câbir (radıyallâhu anh)'den kaydettiği bir rivayette Aleyhissalatu vesselâm şöyle emretmiştir: "Sizden kim namazını mescidde kılarsa namazından bir pay da evi için ayırsın. Zîra Allah, evinde kılacağı namaz için dahi bir hayır takdir etmiştir. Müslim, Müsâfirîn 210, (778). 2682 - Mu'âz İbnu Cebel (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bağ ve bahçelerde namaz kılmayı da müstehab (sevimli ve hoş) addederdi." Tirmizî, Salat 249, (334). NAMAZDA KONUŞMAMAK 2683 - Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, namaz kılarken konuşurduk. Öyle ki herkes kendi yanındakine birşeyler söyleyebilirdi. Derken şu ayet nazil oldu: "Allah'ın divanına tam huşü ve tâatle durun" (Bakara 238). Böylece süküt etmekle emrolunduk ve konuşmaktan menedildik." Buhârî, Amel fi's-Salât 2, Tefsir, Bakara 43; Müslim, Mesâcid 35, (539); Ebü Dâvud,178, (949); Tirmizî, Salât 297 (405); Nesâî, Sehv 20. 2684 - İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a selam verirdik, O da bize mukâbele ederdi. Necâşi'nin yanından döndüğümüz zaman O'na yine (namazda) selam vermiştik, bize mukabeleten selam vermedi. "Ey Alah'ın Resülü, dedik, biz sana vaktiyle namazda selam verirdik, sen de selamımızı alırdın (şimdi niye almıyorsun)?" dedik. Bizi şöyle cevapladı: "Namazda meşguliyet var!" Buhârî, Amel fis's-Salât 2, 15, Fadilu'l-Ashâb 37, Müslim, Mesâcid 34, (538); Ebü Dâvud,170, (923, 924); Nesâî, Sehv 20, (3, 19). 2685 - Mu'âviye İbnu'l-Hakem es-Sülemî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissâltu vesselâm) ile birlikte namaz kılıyordum. Derken cemaatten bir Şahıs hapşırdı. Ben: " Yerhamükallah '' dedim. Cemaattekiler bana bed bed baktılar. Bunu üzerine (kızıp) : " Vay başıma gelen, niye bana böyle bakıyorsunuz? '' dedim. Bu sefer ellerini dizlerine vurarak beni susturmak istediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazı bitirince (bana iyi davrandı), annem babam O'na fedâ olsun, ben O 'ndan, ne önce ne de sonra, ondan daha iyi öğreten bir muallim görmedim. Allah'a yemin olsun O beni ne azarladı ne dövdü, ne de betimi yıktı; sadece: "Namazda insan kelamından (dünyevi) bir söz münasib degildir, ona uygun olan söz, tesbîh, tekbîr ve Kur'an kiraatıdır!" dedi. Ben: "Ey Allah 'ın Resulû, dedim, ben cahiliyeden daha yeni çıkmış birisiyim. Allah bize İslâm'ı lütfetti ama bizde öyleleri var ki, hâlâ kâhinlere geliyorlar, (bu hususta ne tavsiye edersiniz?) '' dedim. " Sen onlara gitme!'' buyurdu. Ben tekrar: "Bizde (kuşun uçuşuna vs 'ye bakarak) uğursuzluk çıkaranlar da var?'' dedim. Cevaben : "Bu (uğursuzluk zannı) kalplerinde mevcut olan bir (kuruntu)dur. Sakın onları (gayelerine gitmekten) alıkoymasın!'' dedi. Ben: "Bizde, kuma hatlar cizerek fala bakanlar da var? '' dedim. Şu açıklamayı yaptı: "Peygamberlerden biri de (kuma) çizgi çizerdi. Kim çizgisini onun çizgisine uygun düşürürse isabet eder!'' buyurdu. Ben: "Benim bir câriyem vardı, Uhud ve Cevâniyye taraflarında koyun otlatırdı. Bir gün öğrendim ki bir kurt peyda olmuş ve sürüden bir koyun götürmüş. Ben bir insanoğluyum, herkes gibi ben de öfkelenirim. (Bu hâdise yüzünden kızıp) câriyeye bir tokat askettim. (Râvi der ki: Bu sözümü işitince) Resûlullah tokadımı fazla buldu, (yakıştıramadı). "O halde onu âzad etmiyeyim mi?" dedim. "Bana bir getir hele!'' dedi. Ben de câriyeyi ona getirdim. Ona : "Allah nerde?" diye sordu. Cariye: "Semâda!" diy cevap verdi. Bu sefer: "Ben kimim?" diye sordu. O da: "Sen Resûlullah'sın!'' diye cevap verdi. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam: "Onu âzad et, çünkü mü'mine'dir" buyurdu." Müslim, Mesâcid 33, (537); Ebu Dâvud, Salât 171, (930, 931 ); Nesâî Sehv 20, (3, 14-1 8). 2686 - Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza kalktı. Şunu okuduğunu işttik: "Senden Allah'a sığınırım. '' Sonra da üç kere: ''Seni Allah'ın lânetiyle lânetliyorum'' dedi ve sanki bir şey yakalıyormuşcasına elini uzattı. Namazı bitirince: "Ey Allah 'ın Resûlü! dedik, senden bugün daha önce hiç söylemediğin bir şey işittik. Ayrıca ellerini de açtığını gördük? şu cevabı verdi: "Allah'ın düşmanı olan iblis, yüzüme koymak için ateşten bir alev getirdi. Ben de ona, üç kere : " Eûzu billahi '' dedim. Sonra da: " Seni Allah'ın eksiksiz lanetiyle lânetliyorum'' dedim, geri çekilmedi, üç kere tekrarladım. Sonunda onu yakalamak istedim. Vallahi kardeşim Süleymân'ın duası olmasa idi, bağlı olarak sabaha erecek ve Medine'nin çocukları onunla oynayacaklardı.'' Müslim, Mesâcid 40, (542); Nesâ, Sehv 19, (3,13).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Namaz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst