Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Namaz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171037" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2800 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) şunu söylemiştir: "Başını imamdan önce kaldırıp indiren kimsenin alnı şeytanın elindedir. ''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Muvatta, Salât 57,(1, 92).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2801 - Berâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kılarken, o "semi'allahu li-men hamideh" deyince, bizden kimse, Resulullh (aleyhissalâtu vesselâm) alnını yere koyuncaya kadar, sırtını eğmezdi. "</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buhârî, Ezân 52, 91, 133; Müslim, Salât 198, (474);Ebu Dâvud, Salât 75, (620, 621, 622); Tirmizî, Salât 208, (281); Nesâî, İmâmet 38, (2, 96).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2802 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir kimse, namazdan tek rek'ati imamla kılabilmişse, namazın tamamını beraber kılmış gibi olur. ''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2803 - Ebu Dâvud'un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Siz namaza gelince biz secdede isek hemen secdeye katılın, fakat onu (rek'at veya başka) bir şey saymayın, tek rek'ate kavuşan namaza kavuşmuş sayılır. ''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2804 - Muvatta'nın rivayetinde şöyledir: "Rek'ate kavuşan secdeye kavuşur. Kim Fâtiha'ya yetişemezse, pek çok hayrı kaçırmış demektir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buhari, Mevâkîtu's-Salât 29; Müslim, Mesâcid 162, (607) ; Muvatta, Vukûtu's-Salât 18, (1, 11); Ebu Dâvud, Salât 156, (893).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2805 - Hz. Ali ve Hz. Mu'âz (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Siz mescide geldiğinizde (cemaatle namaza başlanmış ise), imam (kıyâm, rükû, secde, kuûd) hangi hâl üzere olursa olsun hemen uyun ve yapmakta olduğunu yapın.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Tirmizî, Salât 414, (591); Ebu Dâvud, Salât 28, (506).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2806 - Hemmâm İbnu'l-Hâris anlatıyor: "Huzeyfe (radıyallahu anh) Medâin şehrinde yüksekçe bir yerde durarak cemaate imam olmuştu. Ebu Mes 'ud kamîsinden tutarak onu çekti. Namazdan çıkınca, Ebu Mes'ud:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"İnsanların bundan men edildiklerini bilmiyor musun?" dedi. Öbürü:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Evet, ancak siz beni (gömleğimden tutup) çekince hatırladım!'' dedi.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud, Salât 67, (597).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2807 - Ebu Hâzım İbnu Dînar (rahimehullah) anlatıyor: "Sehl İbnu Sa'd'a bir grup insan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) 'in minberinin hangi ağaçtan yapıldığı hususunda münakaşa etmek üzere geldiler. Sehl:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Ben onun hangi ağaçtan yapıldığını, kimin yaptığını, Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm'ın hangi gün üzerine oturduğunu biliyorum!'' dedi ve açıkladı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ensârdan falanca kadına bir adam gönderdi: "Marangoz kölene söyle, bana ahşaptan münasib bir şey yapsın da üzerine çıkıp halka hitabette bulunayım'' dedi. Köle de O'na şu üç basamaklı şeyi imal ediverdi. Sonra Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bunun şu yere konmasını emretti. Mezkur minber, el-Gâbe'nin ılgın ağacından yapılmıştı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) minberin üzerine çıkıp namaza durdu ve tekbir getirdi, cemaat de O 'nunla birlikte arkasından tekbir getirdi. Sonra nükûya gitti, sonra geri geri gelerek minberden indi ve minberin dibinde secde yaptı, sonra namazdan çıktı, sonra halka yöneldi ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Ben bunu, bana uymanız ve namazımı bilmeniz için yaptım" buyurdu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buharî, Salât 64,18, Cum'a 36, İ'tikaf 32, Hibe 3; Müslim, Mesâcid 44, (544) ; Ebu Dâvud, Salât 221, (1080); Nesâî, Mesâcid 45, (2, 57-59).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2808 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) geceleyin duvarları alçak olan hücresinde namaz kılardı. Halk bu sebeple aleyhissalatu vesselam'ın karaltısını (sülüetini) görürdü. Böylece onlar da kalkıp geceleyin, O 'na uyarak O'nunki gibi namaz kıldılar. Sabah olunca bu durumu konuştular.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikinci gece de kalktı, halk da aynı şekilde yaptı. Üçüncügece de aynı şey tekerrür etti. Bundan sonra Resulullah oturdu ve çıkmadı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Sabah olunca durumu medar-ı bahs ettiler, sebebini sordular. Efendimiz şu cevabı verdi:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Gece namazının sizlere farz olmasından korktum.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buharî, Ezân 80 Libâs 43 ; Ebu Dâvud, Salât 243, ( 1126).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2809 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İkâmetin okunduğunu duydunuz mu namaza yürüyün. Sakin ve vakûr olmayı unutmayın. Sakın koşuşmayın. Yetiştiğiniz yerden kılın, kaçırdığınız kısmı tamamlayın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buharî, Ezân 23,Cum'a 18; Müslim, Mesâcid 151, (602); Muvatta, Salât 4, (1, 68-69); Ebu Dâvud, Salât 55, (572-573) ; Tirmizî, .Salât 244, (327) ; Nesâî, İmâmet 57, (2,114-115).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2810 - Esmâ Bintu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim, kadınlara diyordu ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Sizden kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, erkekler başlarını kaldırıncaya kadar başını yerden kaldırmasın, böylece erkeklerin avretlerini görmekten korunmuş olur.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud, Salât l46, (851 ).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2811 - Ubâdetu 'bnu 's-Sâmit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize, içinde Kur'an ın cehren okunduğu bir namaz kıldırdı. Namazda kıraatta bir iltibasta bulundu. Namazdan çıkınca yüzünü bize çevirdi ve:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">" Kıraatı cehren okuduğum zaman siz de okuyor musunuz? '' diye sordu. Bazılarımız:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Evet bunu yapıyoruz !'' dediler. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Sakın ha! Ben kendi kendime: "Kim, ben okurken okuyarak benden okumayı kapmaya çalışıyor?" diyordum. Kur'an'ı cehren okuduğum zaman, Kur'an'dan Fatiha hariç hiçbir şeyi okumayın!" buyurdular. "</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud, Salât 136, (823, 824); Tirmizî, Salât 232, (311); Nesâî, İftitâh 29, (2, 141.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2812 - İmrân İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğle namazına durdu. Bir adam da arkasında Sebbihisme Rabbike'l A'lâ sûresini okumaya başladı. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Kimdi okuyan?" diye sordu. Adam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Bendim! '' dedi. Bunun üzerine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Hakikaten anladım ki biriniz bunu benden cezbedip aldı.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Müslim, Salât 47, (398); Ebu Dâvud, Salât 138, (828); Nesâî, İftitah 27, 28, (2,140-141).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2813 - Müsevver İbnu Yezîd el-Mâliki (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda (cehrî olarak) kıraatte bulunuyordu. Birkısmı okumayı terketti. (Namazdan sonra, cemaatten) bir adam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">" Allah 'ın Resûlü, şu şu âyetleri okumayı terkettiniz!'' dedi. Resulullah:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">" Niye bana hatırlatmadın? '' buyurdular.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "(Adam). . . ben onların neshedildiğini zannetmiştim. ''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud, Salât 163, (907).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2814 - Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ey Ali, namazda (takılırsa) imamı açma!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud. Salât 164, (903).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2815 - Bişr İbnu Mahcan babasından anlattığına göre, babası (Mahcan) Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın meclisinde idi. O sırada namaz için ezan okundu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kalktı, namaz kıldı ve döndü. Mahcan hâla yerindeydi.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Herkesle beraber namaz kılmana mâni olan şey nedir, sen müslüman değil misin?" diye sordu. Mahcan:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Elbette müslümanım, ancak ben âilemle namazımı kılmıştım! '' dedi. Efendimiz:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Mescide geldiğin zaman namaza kalkılırsa kılımış bile olsan cemaatle birlikte sen de kıl!" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 8, (1,132); Nesâî, İmâmet 53, (2, 112).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2816 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'in anlattığın göre, bir adam kendisine sordu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Ben evde namazımı kılıp sonra da imamla namaza yetişiyorum; onunula da namaz kılayım mı?,''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Evet! '' deyince adam tekrar. sordu:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Peki, bunlardan hangisini (farz olan) namazım yapayım ? ''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Bu senin elinde mi? dedi, bu Allah'a kalmışıtır, dilediğini (asıl farz olan) namazın yerine sayar!"</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 9, (1, 133).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2817 - Süleyman Mevlâ Meymûne 'nin İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) 'den naklettiğine göre, İbnu Ömer şunu anlatmıştır:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir günde aynı namazı iki sefer kılmayın."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud, Salât 58, (579); Nesâî, İmâmet 56,(2, 114).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2818 - Nâfî (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) diyordu ki: "Kim akşamla sabahı kılar sonra da bu namazlarda imama yetişirse, onlara dönmesin. ''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 12, (1, 133).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2819 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallalhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Namaz için ikâmet okununca farzdan başka namaz yoktur (kılınmaz). ''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Müslim, Müsafirîn 63, (710) ; Ebu Dâvud, Salât 294, (1266); Tirmizî, Salât 312, (421); Nesâî, İmâmet 60, (2, 126).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2820 - Rebî'a İbnu Ebî Abdirrahmân (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), mescide geldiği vakit, cemaat namazı kılmış ise hemen farza başlardı, ondan önce başka namaz kılmazdı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Muvatta, Kasru's-Salât 75, (1, 168).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2821 - Abdullah İbnu Amr İbni 'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">"İmam namazı kılıp teşehhüdü tamamladıktan sonra, selam vermezden önce hades vaki olsa (yani abdesti bozulsa), namazı tamamlanmıştır, namazını tamamlayan cemâatteki diğer kimselerin namazı da tamamlanmıştır.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Ebu Dâvud, Salât 74, (617); Tirmizî, Salât 300 (408).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">2822 - Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: ''Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "(İmamlar) sizin için kılarlar. Doğru kılarlarsa (sevabı) sizedir. Hatalı kılarlarsa (sizin namazınızın sevabı) sizedir, hata onların aleyhlerinedir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: RoyalBlue">Buharî, Ezân 55.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171037, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="RoyalBlue"]2800 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) şunu söylemiştir: "Başını imamdan önce kaldırıp indiren kimsenin alnı şeytanın elindedir. '' Muvatta, Salât 57,(1, 92). 2801 - Berâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kılarken, o "semi'allahu li-men hamideh" deyince, bizden kimse, Resulullh (aleyhissalâtu vesselâm) alnını yere koyuncaya kadar, sırtını eğmezdi. " Buhârî, Ezân 52, 91, 133; Müslim, Salât 198, (474);Ebu Dâvud, Salât 75, (620, 621, 622); Tirmizî, Salât 208, (281); Nesâî, İmâmet 38, (2, 96). 2802 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir kimse, namazdan tek rek'ati imamla kılabilmişse, namazın tamamını beraber kılmış gibi olur. '' 2803 - Ebu Dâvud'un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Siz namaza gelince biz secdede isek hemen secdeye katılın, fakat onu (rek'at veya başka) bir şey saymayın, tek rek'ate kavuşan namaza kavuşmuş sayılır. '' 2804 - Muvatta'nın rivayetinde şöyledir: "Rek'ate kavuşan secdeye kavuşur. Kim Fâtiha'ya yetişemezse, pek çok hayrı kaçırmış demektir. Buhari, Mevâkîtu's-Salât 29; Müslim, Mesâcid 162, (607) ; Muvatta, Vukûtu's-Salât 18, (1, 11); Ebu Dâvud, Salât 156, (893). 2805 - Hz. Ali ve Hz. Mu'âz (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Siz mescide geldiğinizde (cemaatle namaza başlanmış ise), imam (kıyâm, rükû, secde, kuûd) hangi hâl üzere olursa olsun hemen uyun ve yapmakta olduğunu yapın.'' Tirmizî, Salât 414, (591); Ebu Dâvud, Salât 28, (506). 2806 - Hemmâm İbnu'l-Hâris anlatıyor: "Huzeyfe (radıyallahu anh) Medâin şehrinde yüksekçe bir yerde durarak cemaate imam olmuştu. Ebu Mes 'ud kamîsinden tutarak onu çekti. Namazdan çıkınca, Ebu Mes'ud: "İnsanların bundan men edildiklerini bilmiyor musun?" dedi. Öbürü: "Evet, ancak siz beni (gömleğimden tutup) çekince hatırladım!'' dedi.'' Ebu Dâvud, Salât 67, (597). 2807 - Ebu Hâzım İbnu Dînar (rahimehullah) anlatıyor: "Sehl İbnu Sa'd'a bir grup insan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) 'in minberinin hangi ağaçtan yapıldığı hususunda münakaşa etmek üzere geldiler. Sehl: "Ben onun hangi ağaçtan yapıldığını, kimin yaptığını, Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm'ın hangi gün üzerine oturduğunu biliyorum!'' dedi ve açıkladı: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ensârdan falanca kadına bir adam gönderdi: "Marangoz kölene söyle, bana ahşaptan münasib bir şey yapsın da üzerine çıkıp halka hitabette bulunayım'' dedi. Köle de O'na şu üç basamaklı şeyi imal ediverdi. Sonra Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bunun şu yere konmasını emretti. Mezkur minber, el-Gâbe'nin ılgın ağacından yapılmıştı. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) minberin üzerine çıkıp namaza durdu ve tekbir getirdi, cemaat de O 'nunla birlikte arkasından tekbir getirdi. Sonra nükûya gitti, sonra geri geri gelerek minberden indi ve minberin dibinde secde yaptı, sonra namazdan çıktı, sonra halka yöneldi ve: "Ben bunu, bana uymanız ve namazımı bilmeniz için yaptım" buyurdu. Buharî, Salât 64,18, Cum'a 36, İ'tikaf 32, Hibe 3; Müslim, Mesâcid 44, (544) ; Ebu Dâvud, Salât 221, (1080); Nesâî, Mesâcid 45, (2, 57-59). 2808 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) geceleyin duvarları alçak olan hücresinde namaz kılardı. Halk bu sebeple aleyhissalatu vesselam'ın karaltısını (sülüetini) görürdü. Böylece onlar da kalkıp geceleyin, O 'na uyarak O'nunki gibi namaz kıldılar. Sabah olunca bu durumu konuştular. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikinci gece de kalktı, halk da aynı şekilde yaptı. Üçüncügece de aynı şey tekerrür etti. Bundan sonra Resulullah oturdu ve çıkmadı. Sabah olunca durumu medar-ı bahs ettiler, sebebini sordular. Efendimiz şu cevabı verdi: "Gece namazının sizlere farz olmasından korktum.'' Buharî, Ezân 80 Libâs 43 ; Ebu Dâvud, Salât 243, ( 1126). 2809 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İkâmetin okunduğunu duydunuz mu namaza yürüyün. Sakin ve vakûr olmayı unutmayın. Sakın koşuşmayın. Yetiştiğiniz yerden kılın, kaçırdığınız kısmı tamamlayın." Buharî, Ezân 23,Cum'a 18; Müslim, Mesâcid 151, (602); Muvatta, Salât 4, (1, 68-69); Ebu Dâvud, Salât 55, (572-573) ; Tirmizî, .Salât 244, (327) ; Nesâî, İmâmet 57, (2,114-115). 2810 - Esmâ Bintu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı işittim, kadınlara diyordu ki: "Sizden kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, erkekler başlarını kaldırıncaya kadar başını yerden kaldırmasın, böylece erkeklerin avretlerini görmekten korunmuş olur.'' Ebu Dâvud, Salât l46, (851 ). 2811 - Ubâdetu 'bnu 's-Sâmit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize, içinde Kur'an ın cehren okunduğu bir namaz kıldırdı. Namazda kıraatta bir iltibasta bulundu. Namazdan çıkınca yüzünü bize çevirdi ve: " Kıraatı cehren okuduğum zaman siz de okuyor musunuz? '' diye sordu. Bazılarımız: "Evet bunu yapıyoruz !'' dediler. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Sakın ha! Ben kendi kendime: "Kim, ben okurken okuyarak benden okumayı kapmaya çalışıyor?" diyordum. Kur'an'ı cehren okuduğum zaman, Kur'an'dan Fatiha hariç hiçbir şeyi okumayın!" buyurdular. " Ebu Dâvud, Salât 136, (823, 824); Tirmizî, Salât 232, (311); Nesâî, İftitâh 29, (2, 141. 2812 - İmrân İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğle namazına durdu. Bir adam da arkasında Sebbihisme Rabbike'l A'lâ sûresini okumaya başladı. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca: "Kimdi okuyan?" diye sordu. Adam: "Bendim! '' dedi. Bunun üzerine: "Hakikaten anladım ki biriniz bunu benden cezbedip aldı.'' Müslim, Salât 47, (398); Ebu Dâvud, Salât 138, (828); Nesâî, İftitah 27, 28, (2,140-141). 2813 - Müsevver İbnu Yezîd el-Mâliki (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda (cehrî olarak) kıraatte bulunuyordu. Birkısmı okumayı terketti. (Namazdan sonra, cemaatten) bir adam: " Allah 'ın Resûlü, şu şu âyetleri okumayı terkettiniz!'' dedi. Resulullah: " Niye bana hatırlatmadın? '' buyurdular.'' Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "(Adam). . . ben onların neshedildiğini zannetmiştim. '' Ebu Dâvud, Salât 163, (907). 2814 - Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ey Ali, namazda (takılırsa) imamı açma!" Ebu Dâvud. Salât 164, (903). 2815 - Bişr İbnu Mahcan babasından anlattığına göre, babası (Mahcan) Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın meclisinde idi. O sırada namaz için ezan okundu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kalktı, namaz kıldı ve döndü. Mahcan hâla yerindeydi. "Herkesle beraber namaz kılmana mâni olan şey nedir, sen müslüman değil misin?" diye sordu. Mahcan: "Elbette müslümanım, ancak ben âilemle namazımı kılmıştım! '' dedi. Efendimiz: "Mescide geldiğin zaman namaza kalkılırsa kılımış bile olsan cemaatle birlikte sen de kıl!" buyurdu." Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 8, (1,132); Nesâî, İmâmet 53, (2, 112). 2816 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'in anlattığın göre, bir adam kendisine sordu: "Ben evde namazımı kılıp sonra da imamla namaza yetişiyorum; onunula da namaz kılayım mı?,'' "Evet! '' deyince adam tekrar. sordu: "Peki, bunlardan hangisini (farz olan) namazım yapayım ? '' "Bu senin elinde mi? dedi, bu Allah'a kalmışıtır, dilediğini (asıl farz olan) namazın yerine sayar!" Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 9, (1, 133). 2817 - Süleyman Mevlâ Meymûne 'nin İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) 'den naklettiğine göre, İbnu Ömer şunu anlatmıştır: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir günde aynı namazı iki sefer kılmayın." Ebu Dâvud, Salât 58, (579); Nesâî, İmâmet 56,(2, 114). 2818 - Nâfî (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) diyordu ki: "Kim akşamla sabahı kılar sonra da bu namazlarda imama yetişirse, onlara dönmesin. '' Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 12, (1, 133). 2819 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallalhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Namaz için ikâmet okununca farzdan başka namaz yoktur (kılınmaz). '' Müslim, Müsafirîn 63, (710) ; Ebu Dâvud, Salât 294, (1266); Tirmizî, Salât 312, (421); Nesâî, İmâmet 60, (2, 126). 2820 - Rebî'a İbnu Ebî Abdirrahmân (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), mescide geldiği vakit, cemaat namazı kılmış ise hemen farza başlardı, ondan önce başka namaz kılmazdı." Muvatta, Kasru's-Salât 75, (1, 168). 2821 - Abdullah İbnu Amr İbni 'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İmam namazı kılıp teşehhüdü tamamladıktan sonra, selam vermezden önce hades vaki olsa (yani abdesti bozulsa), namazı tamamlanmıştır, namazını tamamlayan cemâatteki diğer kimselerin namazı da tamamlanmıştır.'' Ebu Dâvud, Salât 74, (617); Tirmizî, Salât 300 (408). 2822 - Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: ''Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "(İmamlar) sizin için kılarlar. Doğru kılarlarsa (sevabı) sizedir. Hatalı kılarlarsa (sizin namazınızın sevabı) sizedir, hata onların aleyhlerinedir." Buharî, Ezân 55.[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Namaz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst