Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Ölüm
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171592" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">NİKÂHl FESHEDEN ŞEYLER, FESHETMEYEN ŞEYLER</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5661 - İbnu'l-Müseyyeb rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh dedi ki: "Kim, kendisinde delilik veya cüzzam veya baras (alaten) bulunan biriyle evlenir ve temasta da bulunursa, mehir tamamiyle kadının olur. Ancak bu, kadının velisi üzerinde erkeğe bir borç olur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">(Muvatta, Nikâh 9, (2, 526).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5662 - Yine İbnu'l-Müseyyeb anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh buyurdular ki: "Bir kadın kocasını kaybeder, nerede olduğunu da, bilemezse dört yıl bekler, sonra dört ay on gün oturur, sonra nikâhı (başkasına) helal olur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Muvatta, Talâk 52, (2, 575).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5663 - Yine İbnu'l-Müseyyeb, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın ashabından, Nadre İbnu'l-Ektem denen ensârdan bir zattan naklen kaydettiğine göre, demiştir ki:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Ben bâkire bildiğim bir kadınla evlendim, gerdeğe girince hâmile olduğunu gördüm. (Durumu Resûlullah'a arzettiğim vakit) Aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Fercinden istifaden sebebiyle mehir onundur, çocuk da sana köledir" buyurdu ve aramızı ayırdı. İlâveten: "Çocuğu doğurunca had uygulayın!" emretti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Ebu Davud, Nikâh 38, (2131, 2132).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5664 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir hıristiyan kadın, bir zımmînin nikâhı altında iken, kocasından bir müddet önce müslüman olsa, artık kocasına haram olur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Buhari, Talâk 20.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5665 - Yine İbnu Abbâs radıyallahu anhüm anlatıyor: "Bir adam önce kendisi müslüman olup geldi; sonra da hanımı müslüman olup geldi. Kocası:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Ey Allah 'ın Resulü! Hanımım da benimle birlikte müslüman olmuştu!" dedi. Aleyhissalatu vesselâm, hanımını kendisine iade etti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Ebu Dâvud, Talâk 23, (2238); Tirmizi, Nikâh 43, (1144).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5666 - Yine İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir kadın müslüman oldu ve (yeni bir erkekle) evlendi. Bunun üzerine (eski) kocası Resûlullah</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Ey AIlah'ın Resulü! Ben de müslüman olmuştum. Hanımım müslüman olduğumu da biliyor" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm, kadını ikinci kocasından ayırıp eski kocasına iade etti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Ebu Dâvud, Talâk 23, (2239); İbnu Mâce, Nikah 60 (2008).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5667 - Yine İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kızı Zeyneb'i, Ebu'l-As İbnu'r-Rebî'e, altı yıl sonra eski nikâhı ile geri verdi, (ne nikâh, ne mehir) hiçbir şeyi yenilemedi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Ebu Dâvud, Talâk 24, (2240); Tirmizi, Nikâh 43, (1143).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5668 - Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (kızı) Zeyneb radıyallahu anhâ'yı kocası (Ebu'l-Âs'a) yeni bir nikah, yeni bir mehirle iade etti."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Tirmizi, Nikâh 43, (1142); İbnu Mace, Nikâh 60, (2010).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5669 - İbnu Şihâb anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında, birkısım kadınlar, kendi yurtlarında müslüman oldular. Bunlar hicret de</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">etmediler. Bunlar İslâm'a girdikleri zaman kocaları kâfir idiler. Bunlardan biri Velîd İbnu'I-Mugîre'nin kızıydı. Bu kadın Safvân İbnu Ümeyye'nin nikâhı altında idi. Bu hanım Fetih günü müslüman olmuş, kocası Safvân da İslâm'dan kaçmıştı. Aleyhissalâtu vesselâm peşinden amcasının oğlu Vehb İbnu Umeyr'i, kendisine bir emân alâmeti olarak şahsi rıdasıyla birlikte gönderdi. (Resülullah onu İslâm'a çağırıyor ve yanına gelmeye davet ediyordu; (gelince bakacak), İslâm hoşuna giderse kabul edecekti, gitmezse kendisine iki ay müsaade edecekti.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Safvân, Aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına rıdasıyla birlikte gelince, yüksek sesle (halkın arasında) bağırarak:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Ey Muhammed! İşte Vehb İbnu Umeyr! Senin rıdanı bana getirdi ve senin beni yanına davet ettiğini, İslâm hoşuma giderse kabul edeceğimi, gitmezse bana iki ay mühlet tanıyacağını söyledi" dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kalkıp: "Ey Ebu Vehb (devenden) in!" buyurdu. Fakat o:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Hayır, vallahi, meseleyi benim için açıklığa kavuşturmadıkça inmem!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: "Sana, daha fazla, dört ay mühlet tanıyorum" buyurdular.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Sonra Resülullah Havâzin tarafına Huneyn seferine çıktı. (Sefer hazırlığı sırasında) Safvân'a adam göndererek çağırtıp, emaneten silah ve başka harp malzemesi vermesini talep etti. Safvân:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Zorla mı, gönül rızasıyla mı istiyorsun?" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">"Gönül rızasıyla!" buyurdu. Safvân (yanında bulunan) silah vs.yi iane olarak verdi. Sonra Safvân kâfir olduğu halde Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte döndü. Huneyn gazvesine, Tâif'in fethine katıldı. Bu esnada henüz kâfirdi. Ama hanımı müslüman olmuştu. Aleyhissalâtu vesselâm aralarını ayırmadı. Bu hal Safvân radıyallahu anh'ın müslüman oluşuna kadar devam etti. Müslüman olduktan sonra hanımı eski nikâhıyla onun yanında kaldı. Safvân ile hanımının müslüman oluşu arasında iki ay kadar bir zaman mevcuttur."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Muvatta, Nikah 44, (2, 543, 544).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5670 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ, bir kölenin nikâhı altında bulunan bir cariye, hürriyetine kavuşacak olursa, (bu azadlıktan sonra) kendisine</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">kocası temas etmedikçe (bu evliliğe devam edip etmemede) muhayyer olduğunu söylerdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Muvatta, Talâk 26, (2, 562).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">5671 - İmam Mâlik rahimehullah'a ulaştığına göre, "Hz. Ömer veya Hz. Osman- radıyallahu anhümâ, bir erkeği "hürüm" diye nefsiyle aldatıp evlenen ve birçok çocuk doğuran cariye hakkında "adam, çocukların, köle emsalleriyle fidyelerini öder" diye hükmetmiştir." İmâm Mâlik; "Bu kıymet, nazarımda en adilidir" demiştir. Rezin tahric etmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Sienna">Muvatta, Akdiye 23, (2, 741).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171592, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Sienna"]NİKÂHl FESHEDEN ŞEYLER, FESHETMEYEN ŞEYLER 5661 - İbnu'l-Müseyyeb rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh dedi ki: "Kim, kendisinde delilik veya cüzzam veya baras (alaten) bulunan biriyle evlenir ve temasta da bulunursa, mehir tamamiyle kadının olur. Ancak bu, kadının velisi üzerinde erkeğe bir borç olur." (Muvatta, Nikâh 9, (2, 526). 5662 - Yine İbnu'l-Müseyyeb anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh buyurdular ki: "Bir kadın kocasını kaybeder, nerede olduğunu da, bilemezse dört yıl bekler, sonra dört ay on gün oturur, sonra nikâhı (başkasına) helal olur." Muvatta, Talâk 52, (2, 575). 5663 - Yine İbnu'l-Müseyyeb, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın ashabından, Nadre İbnu'l-Ektem denen ensârdan bir zattan naklen kaydettiğine göre, demiştir ki: "Ben bâkire bildiğim bir kadınla evlendim, gerdeğe girince hâmile olduğunu gördüm. (Durumu Resûlullah'a arzettiğim vakit) Aleyhissalâtu vesselâm: "Fercinden istifaden sebebiyle mehir onundur, çocuk da sana köledir" buyurdu ve aramızı ayırdı. İlâveten: "Çocuğu doğurunca had uygulayın!" emretti." Ebu Davud, Nikâh 38, (2131, 2132). 5664 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir hıristiyan kadın, bir zımmînin nikâhı altında iken, kocasından bir müddet önce müslüman olsa, artık kocasına haram olur." Buhari, Talâk 20. 5665 - Yine İbnu Abbâs radıyallahu anhüm anlatıyor: "Bir adam önce kendisi müslüman olup geldi; sonra da hanımı müslüman olup geldi. Kocası: "Ey Allah 'ın Resulü! Hanımım da benimle birlikte müslüman olmuştu!" dedi. Aleyhissalatu vesselâm, hanımını kendisine iade etti." Ebu Dâvud, Talâk 23, (2238); Tirmizi, Nikâh 43, (1144). 5666 - Yine İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir kadın müslüman oldu ve (yeni bir erkekle) evlendi. Bunun üzerine (eski) kocası Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek: "Ey AIlah'ın Resulü! Ben de müslüman olmuştum. Hanımım müslüman olduğumu da biliyor" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm, kadını ikinci kocasından ayırıp eski kocasına iade etti." Ebu Dâvud, Talâk 23, (2239); İbnu Mâce, Nikah 60 (2008). 5667 - Yine İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kızı Zeyneb'i, Ebu'l-As İbnu'r-Rebî'e, altı yıl sonra eski nikâhı ile geri verdi, (ne nikâh, ne mehir) hiçbir şeyi yenilemedi." Ebu Dâvud, Talâk 24, (2240); Tirmizi, Nikâh 43, (1143). 5668 - Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (kızı) Zeyneb radıyallahu anhâ'yı kocası (Ebu'l-Âs'a) yeni bir nikah, yeni bir mehirle iade etti." Tirmizi, Nikâh 43, (1142); İbnu Mace, Nikâh 60, (2010). 5669 - İbnu Şihâb anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında, birkısım kadınlar, kendi yurtlarında müslüman oldular. Bunlar hicret de etmediler. Bunlar İslâm'a girdikleri zaman kocaları kâfir idiler. Bunlardan biri Velîd İbnu'I-Mugîre'nin kızıydı. Bu kadın Safvân İbnu Ümeyye'nin nikâhı altında idi. Bu hanım Fetih günü müslüman olmuş, kocası Safvân da İslâm'dan kaçmıştı. Aleyhissalâtu vesselâm peşinden amcasının oğlu Vehb İbnu Umeyr'i, kendisine bir emân alâmeti olarak şahsi rıdasıyla birlikte gönderdi. (Resülullah onu İslâm'a çağırıyor ve yanına gelmeye davet ediyordu; (gelince bakacak), İslâm hoşuna giderse kabul edecekti, gitmezse kendisine iki ay müsaade edecekti. Safvân, Aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına rıdasıyla birlikte gelince, yüksek sesle (halkın arasında) bağırarak: "Ey Muhammed! İşte Vehb İbnu Umeyr! Senin rıdanı bana getirdi ve senin beni yanına davet ettiğini, İslâm hoşuma giderse kabul edeceğimi, gitmezse bana iki ay mühlet tanıyacağını söyledi" dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kalkıp: "Ey Ebu Vehb (devenden) in!" buyurdu. Fakat o: "Hayır, vallahi, meseleyi benim için açıklığa kavuşturmadıkça inmem!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: "Sana, daha fazla, dört ay mühlet tanıyorum" buyurdular. Sonra Resülullah Havâzin tarafına Huneyn seferine çıktı. (Sefer hazırlığı sırasında) Safvân'a adam göndererek çağırtıp, emaneten silah ve başka harp malzemesi vermesini talep etti. Safvân: "Zorla mı, gönül rızasıyla mı istiyorsun?" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Gönül rızasıyla!" buyurdu. Safvân (yanında bulunan) silah vs.yi iane olarak verdi. Sonra Safvân kâfir olduğu halde Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte döndü. Huneyn gazvesine, Tâif'in fethine katıldı. Bu esnada henüz kâfirdi. Ama hanımı müslüman olmuştu. Aleyhissalâtu vesselâm aralarını ayırmadı. Bu hal Safvân radıyallahu anh'ın müslüman oluşuna kadar devam etti. Müslüman olduktan sonra hanımı eski nikâhıyla onun yanında kaldı. Safvân ile hanımının müslüman oluşu arasında iki ay kadar bir zaman mevcuttur." Muvatta, Nikah 44, (2, 543, 544). 5670 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ, bir kölenin nikâhı altında bulunan bir cariye, hürriyetine kavuşacak olursa, (bu azadlıktan sonra) kendisine kocası temas etmedikçe (bu evliliğe devam edip etmemede) muhayyer olduğunu söylerdi." Muvatta, Talâk 26, (2, 562). 5671 - İmam Mâlik rahimehullah'a ulaştığına göre, "Hz. Ömer veya Hz. Osman- radıyallahu anhümâ, bir erkeği "hürüm" diye nefsiyle aldatıp evlenen ve birçok çocuk doğuran cariye hakkında "adam, çocukların, köle emsalleriyle fidyelerini öder" diye hükmetmiştir." İmâm Mâlik; "Bu kıymet, nazarımda en adilidir" demiştir. Rezin tahric etmiştir. Muvatta, Akdiye 23, (2, 741).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Ölüm
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst