Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Oruç
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171552" data-attributes="member: 5987"><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">ORUCU AÇMANIN MÜBAH OLMA ŞARTLARI</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3179 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) fetih yılında Mekke'ye müteveccihen Ramazan ayında yola çıkmıştı. Kürâ'u'l-Gamim nam mevkiye gelinceye kadar kendisi de, beraberindekiler de oruç tuttular. Sonra orada bir bardak su istedi ve bardağı kaldırdı. Herkes bardağa baktı. Sonra sudan içti. Bundan sonra bazıları kendisine: "Halkın bir kısmı oruç tuttu" diye haber verdi. Aleyhissalâtu vesselam:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Onlar âsilerdir! Onlar âsilerdir!" buyurdular."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Müslim, Sıyâm 90, (1114); Tirmizi, Savm 18, (710); Nesâi, Savm 49, (4, 177).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3180 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz bir seferde Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) ile beraberdik. Aramızda bir kısmı oruç tutuyor, bir kısmı da tutmuyordu: Sıcak bir günde bir yerde konakladık. Gölgelenenlerin çoğu elbisesi olanlardı. Bir kısmımız güneşe karşı eliyle korunuyordu. Derken oruçlular yığılıp kaldılar, oruçsuzlar kalkıp çadırları kurdular, hayvanları suladılar. Bunun üzerine, Resül-i Ekrem aleyhissalâtu vessalâm:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Bugün sevabı oruçsuzlar kazandı!" buyurdular.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Buhari, Cihâd 71; Müslim, Sıyâm 100; (1119); Nesâi, Savm 52, (4, 182).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3181 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir seferdeydi. Etrafına insanların toplandığı bir adam gördü, ona gölge yapıyorlardı.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Nesi var?" diye sordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Oruçlu biri!'' dediler. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Seferde oruç birr (Allah'ı memnun edecek dindarlık) değildir!" buyurdular.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Bir rivayette: "Seferde oruç birr'den değildir" denmiştir."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Buhari, Savm 36, Müslim, Sıyam 92, (1115); Ebu Dâvud, Savm 43, (2407); Nesâi, Savm 48 (4, 176).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3182 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Hamza İbnu Amr el Eslemi (radıyallahu anh), Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan yolculuk sırasında tutulan orucu sordu. Kendisi çok oruç tutan birisi idi. Resulullah şöyle cevap verdiler:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Dilersen tut, dilersen tutma."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Buhari, Savm 33; Müslim, Sıyâm 103, (1, 121); Muvatta, Siyâm 24, (1, 295); Tirmizi, Savm 19, (711); Ebu Dâvud, Savm 42, (2402); Nesâi, Savm 56, (4, 185).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3183 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber (seferde) idik. Bir kısmımız oruçlu bir kısmımız oruçsuz idi. Ne oruçlu oruçsuzu ayıplıyor, ne de oruçsuz, oruçluyu kınıyordu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Buhari, Savm 37, Müslim, Sıyâm 98, (1118); Muvatta, 23, (1, 295); Ebu Dâvud, Savm 42, (2405).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3184 - Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz çok şiddetli sıcak bir mevsimde, Ramazan ayında Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) ile birlikte sefere çıktık. Hararetin şiddetinden herkes elini başına koyuyordu. Aramızda oıuçlu olarak sadece Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile İbnu Ravâha vardı.''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Buhari, Savm 35; Müslim, Savm 108, (1122); Ebu Dâvud, Savm 44, (2409).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3185 - Amr İbnu Ümeyye ed-Damri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir sefer dönüşü Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a uğradım. Bana: "Ey Ebu Umeyye, sabah yemeğini bekle (beraber yiyelim)" buyurdular. Ben: "Oruçluyum'' dedim:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Öyleyse gel yaklaş, sana yolcudan haber vereyim (de dinle!" dedi ve devamla<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite1" alt=":)" title="Smile :)" loading="lazy" data-shortname=":)" /> "Allah Teâla Hazretleri yolcudan orucu ve namazın yarısını kaldırdı" buyurdu."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Nesâi, Savm 50, (4, 178).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3186 - Abudullah İbnu Ka'b İbni Mâlikoğullarından ismi Enes İbnu Mâlik olan bir adamdan anlatıldığına göre, demiştir ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâla Hazretleri, yolcudan namazın yarısını kaldırdı, oruca da yeme hususunda ruhsat tanıdı. Ayrıca çocuk emziren ve hamile kadınlara, çocukları hususunda endişe ettikleri takdirde, orucu yeme ruhsatı tanıdı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Ebu Dâvud, Savm 43, (2408); Tirmizi, Savm 21, (715); Nesâi, Savm 51, (4, 180-182), 62, (4,190); İbnu Mace, Sıyam 12, (1668).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3187 - Muhammed İbnu Ka'b anlatıyor: "Ramazanda Enes İbnu Malik (radıyallahu anh)in yanına geldim. Sefer hazırlığı yapıyordu. Devesi hazırlandı, yolculuk elbisesini giydi. Yemek getirtip yedi. Ben kendisine:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"(Yola çıkarken orucu bozmak) sünnet midir?" diye sordum.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Evet!" dedi ve bineğine atlayıp yola çıktı."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Tirmizi, Savm 76, (799, 800).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3188 - İmam Malik'e ulaştığına göre, Hz. Ömer (radıyallahu anh) Ramazan ayında yolcu ise ve Medine'ye günün başında gireceğini tahmin etmişse, oruçlu olarak şehre girerdi."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Muvatta, Sıyam 27, (1, 296).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3189 - Mansür el Kelbi anlatıyor: "Dıhye İbnu Halife (radıyallahu anh), Ramazan'da Dımeşk'e bağlı köylerden (Mizze adındaki) birinden çıkıp Fustat'tan Akabe köyüne olan mesafe kadar bir yol aldı. Bu mesafe üç millik bir uzakİıktı. Dıhye ve beraberindekilerden bir kısmı (o gün) orucu yediler. Bir kısmı ise orucu yemeyi uygun görmediler. Dıhye, köyüne dönünce;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Vallahi bugün, vuküa geleceği lıiç aklımdan geçmeyen bir hadise ile karşılaştım: Bir kısım kimseler Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ve ashâbı'nın sünnetini beğenmediler" dedi. Bunu, o gün orucu açmayanlar için söylemişti. Dıhye (radıyallahu anh) bu hayıflanmasını şöyle noktaladı:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Allahım beni yanına al!''</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Ebu Dâvud, Savm 46, (2413).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3190 - Ubeyd İbnu Cübeyr rahimehullah anlatıyor: "Ben, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabından olan Ebu Basra el-Gıfari (radıyallahu anh) ile Fustât'tan yola çıkan bir gemide Ramazan'da beraberdik. (İskenderiye'ye gitmek istiyordu. Ebu Basra ve beraberindekiler) gemiye çıkarıldı. (Daha evleri tamamen geçmemişti ki sofra emretti.) Sabah yemeği getirildi. Bana da: "Yaklaş (beraber yiyelim!)" dedi. Ben:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Evleri hâlâ görmüyor musun?" dedim. Bana:</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">"Yoksa sen Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sünnetinden hoşlanmıyor musun?" dedi. Bunun üzerine o yedi, ben de yedim."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Ebu Dâvud, Savm 45, (2412).</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">3191 - Seleme İbnu'l- Muhabbak (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim sefer sırasında Ramazan'a erer ve beraberinde kendisini karnını doyuracak yere götürecek bir bineği varsa nerede olursa olsun orucunu tutsun."</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: Black">Ebu Davud, Savm 44, (2410, 2411).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171552, member: 5987"] [SIZE="4"][COLOR="Black"]ORUCU AÇMANIN MÜBAH OLMA ŞARTLARI 3179 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) fetih yılında Mekke'ye müteveccihen Ramazan ayında yola çıkmıştı. Kürâ'u'l-Gamim nam mevkiye gelinceye kadar kendisi de, beraberindekiler de oruç tuttular. Sonra orada bir bardak su istedi ve bardağı kaldırdı. Herkes bardağa baktı. Sonra sudan içti. Bundan sonra bazıları kendisine: "Halkın bir kısmı oruç tuttu" diye haber verdi. Aleyhissalâtu vesselam: "Onlar âsilerdir! Onlar âsilerdir!" buyurdular." Müslim, Sıyâm 90, (1114); Tirmizi, Savm 18, (710); Nesâi, Savm 49, (4, 177). 3180 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz bir seferde Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) ile beraberdik. Aramızda bir kısmı oruç tutuyor, bir kısmı da tutmuyordu: Sıcak bir günde bir yerde konakladık. Gölgelenenlerin çoğu elbisesi olanlardı. Bir kısmımız güneşe karşı eliyle korunuyordu. Derken oruçlular yığılıp kaldılar, oruçsuzlar kalkıp çadırları kurdular, hayvanları suladılar. Bunun üzerine, Resül-i Ekrem aleyhissalâtu vessalâm: "Bugün sevabı oruçsuzlar kazandı!" buyurdular.'' Buhari, Cihâd 71; Müslim, Sıyâm 100; (1119); Nesâi, Savm 52, (4, 182). 3181 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir seferdeydi. Etrafına insanların toplandığı bir adam gördü, ona gölge yapıyorlardı. "Nesi var?" diye sordu. "Oruçlu biri!'' dediler. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Seferde oruç birr (Allah'ı memnun edecek dindarlık) değildir!" buyurdular.'' Bir rivayette: "Seferde oruç birr'den değildir" denmiştir." Buhari, Savm 36, Müslim, Sıyam 92, (1115); Ebu Dâvud, Savm 43, (2407); Nesâi, Savm 48 (4, 176). 3182 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Hamza İbnu Amr el Eslemi (radıyallahu anh), Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan yolculuk sırasında tutulan orucu sordu. Kendisi çok oruç tutan birisi idi. Resulullah şöyle cevap verdiler: "Dilersen tut, dilersen tutma." Buhari, Savm 33; Müslim, Sıyâm 103, (1, 121); Muvatta, Siyâm 24, (1, 295); Tirmizi, Savm 19, (711); Ebu Dâvud, Savm 42, (2402); Nesâi, Savm 56, (4, 185). 3183 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber (seferde) idik. Bir kısmımız oruçlu bir kısmımız oruçsuz idi. Ne oruçlu oruçsuzu ayıplıyor, ne de oruçsuz, oruçluyu kınıyordu." Buhari, Savm 37, Müslim, Sıyâm 98, (1118); Muvatta, 23, (1, 295); Ebu Dâvud, Savm 42, (2405). 3184 - Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz çok şiddetli sıcak bir mevsimde, Ramazan ayında Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) ile birlikte sefere çıktık. Hararetin şiddetinden herkes elini başına koyuyordu. Aramızda oıuçlu olarak sadece Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile İbnu Ravâha vardı.'' Buhari, Savm 35; Müslim, Savm 108, (1122); Ebu Dâvud, Savm 44, (2409). 3185 - Amr İbnu Ümeyye ed-Damri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir sefer dönüşü Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a uğradım. Bana: "Ey Ebu Umeyye, sabah yemeğini bekle (beraber yiyelim)" buyurdular. Ben: "Oruçluyum'' dedim: "Öyleyse gel yaklaş, sana yolcudan haber vereyim (de dinle!" dedi ve devamla:) "Allah Teâla Hazretleri yolcudan orucu ve namazın yarısını kaldırdı" buyurdu." Nesâi, Savm 50, (4, 178). 3186 - Abudullah İbnu Ka'b İbni Mâlikoğullarından ismi Enes İbnu Mâlik olan bir adamdan anlatıldığına göre, demiştir ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâla Hazretleri, yolcudan namazın yarısını kaldırdı, oruca da yeme hususunda ruhsat tanıdı. Ayrıca çocuk emziren ve hamile kadınlara, çocukları hususunda endişe ettikleri takdirde, orucu yeme ruhsatı tanıdı." Ebu Dâvud, Savm 43, (2408); Tirmizi, Savm 21, (715); Nesâi, Savm 51, (4, 180-182), 62, (4,190); İbnu Mace, Sıyam 12, (1668). 3187 - Muhammed İbnu Ka'b anlatıyor: "Ramazanda Enes İbnu Malik (radıyallahu anh)in yanına geldim. Sefer hazırlığı yapıyordu. Devesi hazırlandı, yolculuk elbisesini giydi. Yemek getirtip yedi. Ben kendisine: "(Yola çıkarken orucu bozmak) sünnet midir?" diye sordum. "Evet!" dedi ve bineğine atlayıp yola çıktı." Tirmizi, Savm 76, (799, 800). 3188 - İmam Malik'e ulaştığına göre, Hz. Ömer (radıyallahu anh) Ramazan ayında yolcu ise ve Medine'ye günün başında gireceğini tahmin etmişse, oruçlu olarak şehre girerdi." Muvatta, Sıyam 27, (1, 296). 3189 - Mansür el Kelbi anlatıyor: "Dıhye İbnu Halife (radıyallahu anh), Ramazan'da Dımeşk'e bağlı köylerden (Mizze adındaki) birinden çıkıp Fustat'tan Akabe köyüne olan mesafe kadar bir yol aldı. Bu mesafe üç millik bir uzakİıktı. Dıhye ve beraberindekilerden bir kısmı (o gün) orucu yediler. Bir kısmı ise orucu yemeyi uygun görmediler. Dıhye, köyüne dönünce; "Vallahi bugün, vuküa geleceği lıiç aklımdan geçmeyen bir hadise ile karşılaştım: Bir kısım kimseler Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ve ashâbı'nın sünnetini beğenmediler" dedi. Bunu, o gün orucu açmayanlar için söylemişti. Dıhye (radıyallahu anh) bu hayıflanmasını şöyle noktaladı: "Allahım beni yanına al!'' Ebu Dâvud, Savm 46, (2413). 3190 - Ubeyd İbnu Cübeyr rahimehullah anlatıyor: "Ben, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabından olan Ebu Basra el-Gıfari (radıyallahu anh) ile Fustât'tan yola çıkan bir gemide Ramazan'da beraberdik. (İskenderiye'ye gitmek istiyordu. Ebu Basra ve beraberindekiler) gemiye çıkarıldı. (Daha evleri tamamen geçmemişti ki sofra emretti.) Sabah yemeği getirildi. Bana da: "Yaklaş (beraber yiyelim!)" dedi. Ben: "Evleri hâlâ görmüyor musun?" dedim. Bana: "Yoksa sen Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sünnetinden hoşlanmıyor musun?" dedi. Bunun üzerine o yedi, ben de yedim." Ebu Dâvud, Savm 45, (2412). 3191 - Seleme İbnu'l- Muhabbak (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim sefer sırasında Ramazan'a erer ve beraberinde kendisini karnını doyuracak yere götürecek bir bineği varsa nerede olursa olsun orucunu tutsun." Ebu Davud, Savm 44, (2410, 2411).[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Oruç
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst