Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Sabır
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 171745" data-attributes="member: 5987"><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">SABIR</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">3207 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), (ölen) çocuğu için ağlamakta olan bir kadına rastlamıştı:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Allah'tan kork ve sabret!" buyurdu: Kadın (ızdırabından kendisine hitab edenin kim olduğuna bile bakmadan):</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Benim başıma gelenden sana ne?'' dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) uzaklaşınca, kadına:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Bu Resulullah idi!'' dendi. Bunun üzerine, kadın çocuğun ölümü kadar da söylediği sözden dolayı (utanıp) üzüldü. (Özür dilemek için) doğru aleyhissalâtu vesselâmın kapısına koştu: Ama kapıda bekleyen kapıcılar görmedi, doğrudan huzuruna çıktı ve:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Ey Allah'ın Resulü, (o yakışıksız sözü) sizi tanımadan sarfettim (bağışlayın!)" dedi. Aleyhissalâtu vesselam:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Makbul sabır, musibetle karşılaştığın ilk andakidir" buyurdu."</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Buhari; Cenâiz 43; 7, 32, Ahkâm 11; Müslim, Cenâiz 14, (626); Ebu Dâvud, Cenâiz 27, (3124); Tirmizi, Cenâiz 13, (987); Nesâi; Cenâiz 22, (4, 22).</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">3208 - Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı şunları söylerken işittim:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Kendisine bir musibet gelen müslüman Allah'ın emrettiği: "İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râci'ün, allahümme ecirni fi musibeti vahluf li hayran minhâ. "Biz Allah'ınız ve ancak O'na döneceğiz. Bana bu musibetim için ücret ver. Ve bana bunun arkasından daha hayırlısını ver'' derse Allah o musibeti alır ve mutlaka daha hayırlısını verir."</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Ümm-ü Seleme der ki: "Ebu Seleme (radıyallahu anh) vefat ettiği zaman ben: "Ebu Seleme'den daha hayırlı olan hangi müslüman var? Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ilk hicret eden hâne, onun hânesiydi'' dedim. Ben bunu söyledikten sonra Allah, onun yerine bana Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı verdi. Şöyle ki: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana Hâtib İbnu Ebi Belte'a'yı göndererek kendisi için beni istetti. Ben: "Benim (küçük) bir kız çocuğum var, ayrıca ben kıskanç bir kadınım. (Resulullah'ın ise birçok hanımı var, imtizacsızlıktan korkarım)'' diye cevap verdim. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Kız çocuğuna gelince, Allah'a dua ederiz, onu kendisinden müstağni kılar, kıskançlığı için de Allah'a gidermesini dua ederim'' buyurdular.''</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">MüsIim, Cenâiz 3, (918); Muvatta; Cenâiz 42, (1, 236); Ebu Dâvud, Cenâiz 22, (3119); Tirmizi, Da'avât 88; (3506).</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">3209 - Ebu Sinân anlatıyor: "Oğlum Sinan'ı defnettiğimde kabrin kenarında Ebu Talha el-Havlani oturuyordu. Defin işinden çıkınca bana:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Sana müjde vermeyeyim mi?'' dedi. Ben:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Tabii, söyle!'' dedim.</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Ebu Musa el-Eş'ari (radıyallahu anh) bana anlattı'' diye söze başlayıp Resulullah'ın şu sözlerini nakletti:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Bir kulun çocuğu ölürse, Allah meleklere şöyle söyler:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Kulumun çocuğunu kabzettiniz mi?"</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Evet" derler.</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Yani kalbinin meyvesini elinden mi aldınız?'' Melekler yine:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Evet" derler. Allah tekrar sorar:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Kulum (bu esnâda) ne dedi?''</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Sana hamdetti ve istircâda bulundu'' derler. Bunun üzerine Allah Teâla hazretleri şöyle emreder:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Öyleyse, kulum için cennette bir köşk inşa edin ve bunu Beytu'l-hamd (hamd evi) diye isimlendirin.''</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Tirmizi; Cenâiz, 36; (1021).</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">3210 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri şöyle demiştir: "Ben kimin iki sevdiğini almışsam ve o da sevabını umarak sabretmişse, ona cennet dışında bir mükafaat vermeye razı olmam.''</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Tirmizi, Zühd 58, (2403).</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Derim ki: "Bu hadisi Buhari de tahric etti. Ondaki ibare şöyle: "Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Allah Teâla hazretleri buyurdu ki: "Ben kulumu iki sevdiğiyle imtihan edersem o da sabır gösterir (ve sevap umarsa) onlara bedel cenneti veririm.'' (Buradaki "iki sevdiği'' ile gözlerini kastediyor.'' Doğruyu Allah bilir.")</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Buhari, Marzâ 7.</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">3211 - Abdullah İbnu Amr İbni'I-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Mü'min kul, arz ahalisi içindeki has sevdiği (evladı) elinden alındığı zaman sabreder ve mükâfaat umarsa Allah o kulu için cennetten aşağı bir mükâfaata razı olmaz."</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Nesai, Cenaiz 23, (4, 23).</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">3212 - Atâ İbnu Ebi Rabâh rahimehullah anlatıyor: "İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) bana:</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"Sana cennet ehlinden bir kadın göstermeyeyim mi?'' dedi. Ben de: "Evet göster!'' dedim.</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">"İşte dedi, şu siyah kadın var ya, o, Resulullah'a gelip: "Ben saralıyım, (nöbet gelince) üstümü başımı açıyorum, Allah'a benim için dua ediver (hastalıktan kurtulayım)'' dedi. Aleyhissalâtu vesselâm; "Dilersen sabret, sana cennet verilsin, dilersen sana şifa vermesi için Allah'a dua edivereyim'' dedi. Kadın: "Öyleyse sabredeceğim, ancak üstümü başımı açmamam için dua ediver'' dedi. Resulullah da ona öyle dua etti.''</span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: SeaGreen"><span style="font-size: 15px">Buhari, Marzâ 6; Müslim, Birr 54; (2576).</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 171745, member: 5987"] [COLOR="SeaGreen"][SIZE="4"]SABIR 3207 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), (ölen) çocuğu için ağlamakta olan bir kadına rastlamıştı: "Allah'tan kork ve sabret!" buyurdu: Kadın (ızdırabından kendisine hitab edenin kim olduğuna bile bakmadan): "Benim başıma gelenden sana ne?'' dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) uzaklaşınca, kadına: "Bu Resulullah idi!'' dendi. Bunun üzerine, kadın çocuğun ölümü kadar da söylediği sözden dolayı (utanıp) üzüldü. (Özür dilemek için) doğru aleyhissalâtu vesselâmın kapısına koştu: Ama kapıda bekleyen kapıcılar görmedi, doğrudan huzuruna çıktı ve: "Ey Allah'ın Resulü, (o yakışıksız sözü) sizi tanımadan sarfettim (bağışlayın!)" dedi. Aleyhissalâtu vesselam: "Makbul sabır, musibetle karşılaştığın ilk andakidir" buyurdu." Buhari; Cenâiz 43; 7, 32, Ahkâm 11; Müslim, Cenâiz 14, (626); Ebu Dâvud, Cenâiz 27, (3124); Tirmizi, Cenâiz 13, (987); Nesâi; Cenâiz 22, (4, 22). 3208 - Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı şunları söylerken işittim: "Kendisine bir musibet gelen müslüman Allah'ın emrettiği: "İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râci'ün, allahümme ecirni fi musibeti vahluf li hayran minhâ. "Biz Allah'ınız ve ancak O'na döneceğiz. Bana bu musibetim için ücret ver. Ve bana bunun arkasından daha hayırlısını ver'' derse Allah o musibeti alır ve mutlaka daha hayırlısını verir." Ümm-ü Seleme der ki: "Ebu Seleme (radıyallahu anh) vefat ettiği zaman ben: "Ebu Seleme'den daha hayırlı olan hangi müslüman var? Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ilk hicret eden hâne, onun hânesiydi'' dedim. Ben bunu söyledikten sonra Allah, onun yerine bana Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı verdi. Şöyle ki: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana Hâtib İbnu Ebi Belte'a'yı göndererek kendisi için beni istetti. Ben: "Benim (küçük) bir kız çocuğum var, ayrıca ben kıskanç bir kadınım. (Resulullah'ın ise birçok hanımı var, imtizacsızlıktan korkarım)'' diye cevap verdim. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Kız çocuğuna gelince, Allah'a dua ederiz, onu kendisinden müstağni kılar, kıskançlığı için de Allah'a gidermesini dua ederim'' buyurdular.'' MüsIim, Cenâiz 3, (918); Muvatta; Cenâiz 42, (1, 236); Ebu Dâvud, Cenâiz 22, (3119); Tirmizi, Da'avât 88; (3506). 3209 - Ebu Sinân anlatıyor: "Oğlum Sinan'ı defnettiğimde kabrin kenarında Ebu Talha el-Havlani oturuyordu. Defin işinden çıkınca bana: "Sana müjde vermeyeyim mi?'' dedi. Ben: "Tabii, söyle!'' dedim. "Ebu Musa el-Eş'ari (radıyallahu anh) bana anlattı'' diye söze başlayıp Resulullah'ın şu sözlerini nakletti: "Bir kulun çocuğu ölürse, Allah meleklere şöyle söyler: "Kulumun çocuğunu kabzettiniz mi?" "Evet" derler. "Yani kalbinin meyvesini elinden mi aldınız?'' Melekler yine: "Evet" derler. Allah tekrar sorar: "Kulum (bu esnâda) ne dedi?'' "Sana hamdetti ve istircâda bulundu'' derler. Bunun üzerine Allah Teâla hazretleri şöyle emreder: "Öyleyse, kulum için cennette bir köşk inşa edin ve bunu Beytu'l-hamd (hamd evi) diye isimlendirin.'' Tirmizi; Cenâiz, 36; (1021). 3210 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri şöyle demiştir: "Ben kimin iki sevdiğini almışsam ve o da sevabını umarak sabretmişse, ona cennet dışında bir mükafaat vermeye razı olmam.'' Tirmizi, Zühd 58, (2403). Derim ki: "Bu hadisi Buhari de tahric etti. Ondaki ibare şöyle: "Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Allah Teâla hazretleri buyurdu ki: "Ben kulumu iki sevdiğiyle imtihan edersem o da sabır gösterir (ve sevap umarsa) onlara bedel cenneti veririm.'' (Buradaki "iki sevdiği'' ile gözlerini kastediyor.'' Doğruyu Allah bilir.") Buhari, Marzâ 7. 3211 - Abdullah İbnu Amr İbni'I-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Mü'min kul, arz ahalisi içindeki has sevdiği (evladı) elinden alındığı zaman sabreder ve mükâfaat umarsa Allah o kulu için cennetten aşağı bir mükâfaata razı olmaz." Nesai, Cenaiz 23, (4, 23). 3212 - Atâ İbnu Ebi Rabâh rahimehullah anlatıyor: "İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) bana: "Sana cennet ehlinden bir kadın göstermeyeyim mi?'' dedi. Ben de: "Evet göster!'' dedim. "İşte dedi, şu siyah kadın var ya, o, Resulullah'a gelip: "Ben saralıyım, (nöbet gelince) üstümü başımı açıyorum, Allah'a benim için dua ediver (hastalıktan kurtulayım)'' dedi. Aleyhissalâtu vesselâm; "Dilersen sabret, sana cennet verilsin, dilersen sana şifa vermesi için Allah'a dua edivereyim'' dedi. Kadın: "Öyleyse sabredeceğim, ancak üstümü başımı açmamam için dua ediver'' dedi. Resulullah da ona öyle dua etti.'' Buhari, Marzâ 6; Müslim, Birr 54; (2576).[/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
Kütüb- ü sitte- Sabır
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst